Sokaktaki insanın siyasete ve siyasetçiye duyduğu güvensizlik hızla tırmanıyor. Sistemden beslenenlerin sistemi değiştiremeyeceği gerçeğini artık hayat yoksullara öğretiyor. Ve bu bilgi günümüz siyaset biliminin de sonunu getirecek.
Sivil toplumda kişinin gönüllü teslimiyetini sağlayan hegemonyanın rıza oluşturması, kamusal yaşamın örgütlenmesiyle mümkün oluyor. Ancak kamusal alan normları çökerken bu rızanın oluşması pek mümkün olmuyor.
Gerçek yürüyor, muhalefetin asıl işlevi adamakıllı görünür oldu; kitlelerin sisteme doğrudan muhalefetinin önüne set çekmek. Temsili muhalefet, halkları saf dışı bırakmanın en etkili yolu. Yerine muhalefet, yerine düşünmek, yerine konuşmak, yerine hareket etmek… “Biz sizin adınıza mücadele ediyoruz!” argümanı. Adına davranmak için seçimlerle alınan yetki de demokrasi gereği oluyor.
Demokrasi, halkları en iyi zapt eden yönetim biçimi. Halkın duymak istediği her şeyi duymasını sağlayan fakat temsili sistemle yapabileceklerini sınırlayan demokrasilerde muktedirin mutlak iktidarıdır, nihai sonuç.
Acı bilgi; barınma ve beslenme koşulları sürekli kötüleşen yoksullar, ahlakın her alanda yerle bir oluşunu izlerken, suçun çıkış yollarında nasıl etkili olduğunu görüyor. Bir yanda siyaset yalanları, bir yanda da suç işleyerek kazanılan büyük paralar… Ve bu gerilim hattında, yoksulların çıkışsızlığı…
Yoksullar çıkışsız, çünkü geçen yüzyılda sağlı sollu ağır darbeler alan yoksul kitleler artık biliyor ki sistemde çıkışlar kapalı. Solun sistemi yıkmaktan ziyade sisteme uyum politikası Sovyetler Birliği ve Çin deneyimiyle kesinleşince, umutlar tükendi.
Ülkemizde, seksen darbesini izleyen 1980-2000 döneminde, siyasetin ve siyasanın Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinden kopuş koşulları oluşturuldu. Ve ikibinlerin başında, liberal politikaları savunan AKP iktidara geldi. Liberal ve islamcı… 24 yılın özeti. Şimdilerde ana muhalefet de caminin önünden ayrılmıyor.
Bütün bu olan bitenin özeti; siyasetin gerçek amacı ve hedefi, muktedirin her koşulda iktidarını sürdürmesidir. Ve bu hedefe varmak, bu amacı gerçekleştirmek için siyasete yüklenen anlam ve misyonun en etkili örgütlenmesi, demokrasiyle mümkün oluyor. Siyasetten para kazananların demokratlığı boşuna değil.
Sonuç olarak, siyasetin sefaleti gün be gün derinleşiyor. Siyasetin finansmanı gerekçesiyle çeteleşen kimi siyasal partilerin rezilliği ve temsilin ucuzluğu artık sınır tanımıyor.