Çok kültürlü, çok dilli, çok dinli çoğulcu toplum anlayışını öne çıkaran dijital çağın eşiğindeyiz. Sanayi devrimiyle gelen Dünya düzeni son buluyor. Yeni Dünya düzeninde devletin tanımı değişiyor. Devletin kayıt altına almakla yükümlü olduğu yurttaş kimliği değişiyor. İnsanlığı kayıt altına almaya hazırlanan akıllı sistemler devlete olan ihtiyacın niteliğini değiştirdi. Ve yeni sosyoloji bir gerçek.
Sistem patron değiştiriyor. Sayısal evrenin patronları geliyor. Ancak yollarına halı seren falan yok. Aksine, sanayi devrimiyle kurulan dünya düzeninin patronları direniyor. Yanı sıra, Doğu/Batı Bloku mücadelesi tırmanıyor. En vahim olan ise, büyük uygarlık krizi ve kapitalist sistemin tarihsel sonu sarmalında Dünya ahvali.
Dünyanın yeni efendileri, uluslararası sistemi dijital dönüşüme hazırlıyor. Küreselleşmeyle başlayan süreçte sınırların yeniden çizilmesi, devletin yeniden tanımlanması ve yeni toplumun inşası, Dünya savaşına yol açar mı, tartışılıyor.
Dünya nüfusunun dörtte üçü yoksul ve her gün 25 binden fazla insan açlıktan ölür iken Dünya savaşını konuşmak… Sonucunda, insanlık yeni bir çağın eşiğinde, yeni muktedirlerini bekliyor. Muktedirler arası iktidar mücadelesini kim önde bitirecek, büyük efendiler kimler olacak, göreceğiz.
Yeni Dünya düzeninin inşa sürecinin çok sancılı olacağını söylemek, kehanet değildir. Sistem dönüşürken, elbet de kamusal alanda hayatın akışı köklü değişim geçirecektir. Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, istihdam politikalarında çöküş başladı bile. Toplumsal düzenin bütün taşları yerinden oynadı.
Kavga çok büyük. 8,5 milyar insanın yeryüzünde yeni durumunun koşulları belirlenirken, yeni düzen muktedirlerinin bu süreci ellerindeki felaket senaryosuna göre yönettikleri bir vakıa. Belli ki insanlık çok acı çekecek.
İnsanın aklı ile vedalaşması çağa damgasını vuruyor. Kendi aklını terk ederek yapay zekanın yol göstericiliğinde yola devam kararı alan insan, yeni hayata hazırlanıyor. Soru sormayı bırakan insan, akıllı sistemlere sığınıyor. 2500 yıldır, dinlerin bütün soruların cevaplarını verdiği koşullarda, muktedirin huzurunda eğilen insan, şimdi de “yapay zekâ” ile yola devam ediyor.
Yeni hayat, 500 yıldır kapitalist sistemin, 250 yıldır sanayi devriminin getirdiklerinin dijital devrimle dönüşümü sonucu zuhur ediyor.