Novi Sad'daki tren istasyonu faciasının ardından yollara düşen öğrenciler, iktidarın medya ablukasını ve geleneksel muhalefetin aşamadığı toplumsal sınırları yüz yüze temasla zorladı. Şimdi önlerindeki sınav daha çetin: Devleti yönetmek.

30 Ocak 2025 gecesi Belgrad'dan yola çıkan üniversite öğrencileri Inđija kasabasına vardığında kırk kilometreden fazla yol almıştı. Yol boyunca çiftçiler traktörleriyle korteje katılmış, çevre köylerden gelenler yol kenarında bekleyip yiyecek ve sıcak içecek uzatmıştı. Kasabaya girerken havai fişeklerle karşılandılar; geceyi futbol stadyumunda geçirecekti.

Stadyumda çadırlar kurulmuş, battaniyeler ve ağrı kesiciler hazırlanmıştı. Öğrencilerin uyku tulumlarının altına koyması için strafor levhalar getirilmişti. Ertesi sabah basına konuşan bir öğrenci pek uyuyamadıklarını söyledi; onları yürüten motivasyonun, geçtikleri her yerleşimde insanların kendilerini sahiplenmesi olduğunu ekledi.

Yola çıkış nedeni üç ay öncesine uzanıyordu. 1 Kasım 2024'te saat 11.52'de Novi Sad tren istasyonunun kısa süre önce yenilenen beton sundurması çöktü ve 16 kişi öldü. Çinli şirketlerin de yer aldığı demiryolu projesinde denetim eksikliği ve ihale belgelerinin gizlenmesi yönündeki eleştiriler, Vučić iktidarının sorumluları koruduğu kanaatiyle birleşince biriken hoşnutsuzluk öfkeye dönüştü. Öğrenciler Novi Sad'a ölenleri anmak, sorumluların yargılanmasını istemek ve kentteki protestoya katılmak için yürüyordu.

Inđija'daki gece, Sırbistan'da siyasetin alışılmış sırasının değiştiğini gösteriyordu. Kasabalılar öğrencilere yardım etmek için siyasal yakınlık aramadı. İnsanlar önce birlikte bir iş yaptı; varsa, siyasi yakınlık bu işin içinde gelişti.

Medya duvarını yürüyerek aşmak

Fakültelerde boykotlar ve amfi işgalleri sürerken iktidar protestoları yaftalamaya girişti. İktidara yakın televizyonlarda öğrenciler, ülkeyi istikrarsızlaştırmak isteyen Batı destekli unsurlar olarak sunuldu. Bu anlatı, muhalif seslerin ulaşmakta zorlandığı taşra yerleşimlerinde etkili olabiliyordu.

Öğrenciler rotalarını genişletti. Belgrad–Novi Sad hattını diğer şehirler ve küçük sanayi kasabaları izledi. Amaç, iktidar medyasının kötülediği öğrencilerin gerçekte kim olduklarını insanların kendi gözleriyle görmesini sağlamaktı. Bir televizyon yayını dakikalar içinde milyonlara ulaşır ama tek yönlüdür. Yürüyen öğrenciler günlerce kasabaların içinden geçti; meydanlarda durdu, kahvelerde oturdu, halkın şikâyetlerini dinledi. Karşılaşma iki yönlüydü: Büyük kentli üniversiteliler küçük yerleşimlerdeki çiftçinin, esnafın, emeklinin geçim derdini yerinde gördü; taşradakiler televizyonda karalanan gençlerin taleplerini aracısız dinledi.

Manastırda bir gece

Ekim 2025'te Novi Pazar Devlet Üniversitesi'nden bir grup öğrenci, facianın birinci yıl dönümünde Novi Sad'da olmak için yaklaşık 340 kilometrelik bir yürüyüşe çıktı. Novi Pazar, Boşnak ve Müslüman nüfusun ağırlıkta olduğu bir kent; 1990'ların savaşlarının bıraktığı etnik ve dinî güvensizlik bölgede hâlâ canlı.

Yürüyüşün ilk günlerinde Raška'daki konaklama iptal edildi. Yolda konuştukları insanlar yakındaki Studenica Manastırı'nın konukevini önerdi. Sırp Ortodoks Kilisesi'ne bağlı manastırın görevlileri kapıyı açtı; sabah, Müslüman öğrencilerin beslenme kurallarına uygun bir kahvaltı hazırlanmıştı. Öğrencilerden biri geceyi ruhuna iyi gelen bir deneyim olarak anlattı.

Hikâye burada bitmiyor. Öğrencilerin ağırlanmasına onay veren Žiča Metropoliti Justin, harekete destek veren din adamlarından biriydi. Kilise yönetiminin bazı temsilcileri ise yürüyen Novi Pazarlı öğrencileri “fundamentalist” diye nitelemişti. Sırp Ortodoks Kilisesi yönetimi, olayın ardından Metropolit Justin’in sorumlu olduğu bölgedeki yönetim uygulamalarını incelemek üzere bir komisyon kurdu. Justin Şubat 2026'da görevden uzaklaştırıldı ve yerine Niš Piskoposu getirildi. Kilise bu iki olay arasında açık bir bağ kurmadı; ama neden böyle bir karar alındığı kamuoyunca anlaşıldı.

Studenica’daki gece dinî ve siyasi ayrılıkları ortadan kaldırmadı kuşkusuz. Ama Müslüman öğrencilerin bir Sırp Ortodoks manastırında ağırlanması, yıllardır birbirinden uzak tutulan insanların dayanışma içinde buluşabileceğini gösterdi.

Kapı kapı siyaset

2025'in sonunda öğrenciler yürüyüşlerde kurdukları teması daha sistemli bir çalışmaya taşıdı. “Her Köye Bir Öğrenci” girişimi 15 Aralık'ta “Kapınıza Geliyoruz” adıyla ev ziyaretlerine başladı. Belgrad ve diğer önemli şehirlerde en az iki kişilik gruplar kapıları çaldı; mümkünse gruba o bölgeden bir öğrenci ya da yurttaş eşlik etti. İlk günlerde bazı kapılar kapandı, bazıları öğrencileri iktidar partisinin görevlisi sanıyordu; konuşmaya başlayınca dinleyenler ve katılmak isteyenler çoğaldı. Önceki çalışmalarda stant kurup insanların gelmesini bekleyen öğrenciler, artık etken bir iletişim içine girmişlerdi.

Konuşmaların konusu da genişledi. Yalnızca facianın sorumlularından hesap istenmiyordu; erken seçim talebi anlatılıyor, yolsuzluk tartışılıyor, seçim günü sandıklarda görev alacak gönüllülere ihtiyaç olduğu söyleniyordu. Yürüyüşlerde öğrencilere yemek ve araç sağlayan insanların bir kısmı artık seçim güvenliği için sorumluluk üstleniyordu. 2026 ilkbaharında yurtiçi ve yurtdışındaki ağlarla birlikte yaklaşık 60 bin kişilik bir gönüllü tabanı oluşmuştu.

Karar süreçleri fakültelerdeki genel kurullara (plenum) ve mahallelerdeki yurttaş meclislerine (zbor) dayanıyordu. Bu yapılar kararları yavaşlattı ama hareketin tek bir liderin iradesine bağlanmasını önledi. Seçime girme kararı alındığında kurallar da kondu: Öğrenciler aday olmayacak, iktidar partisinin üyeleri ve parlamentodaki muhalefetin yöneticileri listeye alınmayacaktı. Adaylar genel kurullarda tartışıldı; önce uzlaşma arandı, olmazsa oylama yapıldı. Böylece öğrenciler kazandıkları güveni kendi siyasi kariyerlerine çevirmeden, işbaşına gelecek kadrolar üzerinde söz sahibi olmayı denedi.

Eski muhalefetin ötesine

Siyaset bilimci Murat Somer'in Fayn'a verdiği söyleşi, bu deneyimin neden önemli olduğunu anlamaya yardım ediyor. Sırbistan'da sokak siyaseti yeni değildi: Halk 2017'de demokratik gerilemeye, 2018–2020'de siyasi şiddete ve yolsuzluğa, 2021–22'de lityum projesi başta olmak üzere çevre politikalarına, 2023'te okul saldırılarının ardından şiddete karşı yürümüştü. Somer'e göre bunların hiçbiri iktidar ya da politika değişikliği üretemedi, çünkü kutuplaşmayı aşamadı. İktidar toplumu bölmeyi ve muhalefetin daha kötü olacağına ikna etmeyi başarmıştı. Öğrencilerin yalnızca iktidarı değil eski muhalefeti de geride bıraktı.

Yürüyüşlerin bu tabloyu nasıl değiştirmiş olabileceğine dair açıklamam şu: Geleneksel muhalefet insanları siyasi tutumları üzerinden bir araya getirmeye çalışırken, öğrenciler birlikte bir şey yaparak siyasi yakınlık kurdu. Bir kasabada öğrencilere yemek hazırlayan bir kişi onların siyasi görüşünü benimsemeden de dayanışma içinde olabilirdi. Yardımlaşma, siyasi yakınlaşmanın önüne geçebiliyordu. Yürüyüş kendi başına kalıcı güç üretmedi elbette. Asıl belirleyici halka, bu geçici karşılaşmaların kasaba toplantılarına, kapı kapı ziyaretlere ve sandık örgütlenmesine bağlanmasıydı.

Seçim sonucu ve yönetme sınavı

Seçim eşit olmayan koşullarda yapıldı. Gözlemciler kamu kaynaklarının iktidar lehine kullanılmasını, medyadaki eşitsizliği ve kamu çalışanları üzerindeki baskıları önemli sorunlar olarak kaydetti. 25 Ekim 2026'daki oylamada, ön sonuçlara göre Öğrenci Listesi yüzde 52,71 oyla 250 sandalyeli mecliste 140 sandalye kazandı; Vučić'in listesi yüzde 39,17'de kaldı. Vučić, seçimden kısa süre önce cumhurbaşkanlığından ayrılıp listenin başına geçmişti; sonuçlar belli olunca yenilgiyi kabul etti. Katılım rekor düzeydeydi.

Öğrencilerin yürüyerek kurduğu ilişkilerin bu sonuca katkısını ölçen bir veri henüz yok. İktidarın yıpranması, yolsuzluğa tepki, Novi Sad faciasının etkisi ve geleneksel muhalefetin geri çekilmesi de sonuçlarda önemli rol oynadı tabii. Ama bütün bunları siyasete tercüme eden öğrencilerin eylemliliğiydi.

Öğrenci Listesi ortak bir ideolojiyle kurulmadı; içinde milliyetçi-muhafazakârlar, liberaller, sosyal demokratlar, solcular ve ekolojistler var. Onları yolsuzluğa son verme, hukuku yeniden işler kılma ve kurumları parti denetiminden çıkarma isteği bir arada tuttu. Şimdi ekonomik kaynakların dağılımı, özelleştirme, Kosova, Rusya ve Avrupa Birliği ile ilişkiler somut karar gerektirecek; geri planda kalan ayrılıklar bu konularda yeniden ortaya çıkacak.

Öğrencilerin genel kurullara dayanan örgütlenmesi de şimdi başka bir sınavla karşı karşıya. Bugüne kadar kararlar fakültelerde birlikte alındı. Bundan sonra parlamentoda milletvekilleri, hükümette bakanlar karar verecek. Öğrenci genel kurullarının karşı çıktığı bir kararı hükümet gerekli görürse ne olacak? Seçilenler kendilerini seçtiren hareketi ne kadar dinleyecek?

Inđija'da öğrencilerin altına strafor levhalar seren kasabalılar, Studenica'da Müslüman gençlere kapısını açan rahipler, evlerinde öğrencileri dinleyen köylüler aynı siyasi görüşü paylaşmadan birbirlerine güvenmeyi öğrendi. Şimdi o güvenin üzerine bir iktidar kurulacak.

Anlaşmadan birlikte yürüyebilen insanlar, birlikte yönetmek için anlaşmak zorunda kalacak.

Indija, Strafor levhaların üzerinde geçirilen gece.