Metehan UD / EGEDESONSÖZ – İzmir’de Karşıyaka Belediyesi bünyesindeki Kent Karşıyaka Sosyal Tesis İşletmeleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda şirketin mali yapısına ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Rapora göre şirket, 2020-2025 yılları arasında her yıl zarar açıkladı. Şirketin vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçlarının toplamı, 2025 yılında yıllık gelirinin yüzde 177,53’üne ulaştı.
Sayıştay raporunda, şirketin zararlarının her yıl arttığı, zararın en önemli kaynaklarından birinin yüksek personel giderleri olduğu belirtildi. Raporda ayrıca borçların gelirlere oranının son iki yılda yükseliş eğilimine girdiği ve 2025’te yüzde 177 gibi yüksek bir seviyeye çıktığı vurgulandı.
BORÇ 848,6 MİLYON TL’YE ULAŞTI
Raporda yer alan verilere göre şirketin vergi ve SGK prim borçlarının toplamı 2020’de 67 milyon 280 bin TL seviyesindeyken, 2025’te 848 milyon 676 bin TL’ye yükseldi. Böylece söz konusu borç toplamı altı yıllık dönemde yaklaşık 12,6 katına çıktı.
Şirketin toplam geliri 2025 yılında 669 milyon 675 bin TL olarak kaydedilirken, toplam gideri 938 milyon 997 bin TL oldu. Vergi ve SGK prim borçlarının toplam gelire oranı ise yüzde 177,53 olarak hesaplandı.
2025’TE ZARAR 467,2 MİLYON TL’YE ÇIKTI
Şirketin mali tablolarına göre 2020’de 31 milyon 789 bin TL olan dönem zararı, 2021’de 53 milyon 937 bin TL’ye, 2022’de 93 milyon 12 bin TL’ye ve 2023’te 169 milyon 11 bin TL’ye yükseldi. Zarar, 2024’te 234 milyon 476 bin TL’ye, 2025’te ise 467 milyon 243 bin TL’ye ulaştı.
Böylece şirketin 2025 yılı zararı, bir önceki yıla göre yaklaşık iki katına çıktı. Altı yıllık dönemde açıklanan zararların toplamı ise yaklaşık 1 milyar 49 milyon TL oldu.
PERSONEL GİDERLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Sayıştay, şirketin mali durumunu değerlendirirken personel sayısındaki artışa ve yüksek enflasyon nedeniyle asgari ücrette yaşanan yükselişlere dikkat çekti. Raporda, bu gelişmelerin personel maaşları, ücretler ve sosyal güvenlik prim giderlerini yüksek seviyelere taşıdığı ifade edildi.
Şirketin personel giderleri 2020’de yaklaşık 53,4 milyon TL iken 2025’te 710 milyon 37 bin TL’ye yükseldi. Böylece personel giderleri altı yıllık dönemde yaklaşık 13,3 katına çıktı. 2025 yılı personel giderleri, şirketin aynı yıl kaydedilen toplam gelirini de aştı.
Sayıştay, personel giderlerini zararların en önemli kaynaklarından biri olarak değerlendirirken, şirketin borçlarının gelirlere oranındaki yükselişin özellikle 2025 yılında belirginleştiğine işaret etti.
SAYIŞTAY’DAN MUHASEBE KAYITLARINA VE GECİKME ZAMLARINA ELEŞTİRİ
Sayıştay raporunda, şirketin ödenmemiş vergi ve SGK prim borçlarına ilişkin muhasebe kayıtlarında da mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Raporda, ödenmeyen SGK primlerinin bir bölümünün “Gelecek Yıllara Ait Giderler” hesabına aktarılarak aktifleştirildiği, vergi ve SGK prim borçlarına işleyen gecikme zamlarının ise muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirtildi.
Sayıştay, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olmadığını vurgulayarak, “Ödenmeyen prim borçlarının, vergi kanunları ve 5510 sayılı Kanun gereği gider yazılamaması nedeniyle faaliyet dönemi sonunda 280 Gelecek Yıllara Ait Giderler Hesabının borcuna ve 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar Hesabının alacağına kaydedilmek suretiyle ticari kazanca ilave edilmesi Tekdüzen Muhasebe Sistemine ve uluslararası muhasebe standartlarına uygun değildir” değerlendirmesinde bulundu.
348,8 MİLYON TL’LİK PRİM BORCU AKTİFLEŞTİRİLDİ
Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla şirketin ödenmemiş SGK prim borcu 598 milyon 245 bin TL’ye ulaştı. Bu tutarın 348 milyon 800 bin TL’lik bölümü, 2022-2025 yıllarının dönem sonlarında “Gelecek Yıllara Ait Giderler” hesabına aktarılarak bilançonun aktifinde gösterildi.
Sayıştay, söz konusu muhasebe yönteminin doğru olmadığını belirterek, ödenmeyen primlerin ilgili dönemin giderlerinden çıkarılıp başka bir hesapta aktifleştirilmesinin muhasebe ilkelerine aykırı olduğunu kaydetti.
GECİKME ZAMLARI 868,9 MİLYON TL
Raporda, ödenmemiş vergi ve SGK prim borçlarına ilişkin gecikme zamlarının mali tablolarda gösterilmediği tespitine de yer verildi. 2025 yılı sonu itibarıyla SGK prim borçlarından kaynaklanan gecikme zammı 632 milyon 744 bin TL, vergi borçlarından kaynaklanan gecikme zammı ise 236 milyon 149 bin TL olarak hesaplandı. İki kalemin toplamı 868 milyon 893 bin TL’ye ulaştı.
Sayıştay, bu tutarın muhasebeleştirilmesi gerektiğini belirterek, “Vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının işlemiş gecikme zamlarından kaynaklanan 868.893.482,22 TL tutarın da nazım hesaplara alınarak muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarda gösterilerek dip notlarda açıklanması gerektiği değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.
MÜKERRER VERGİ MATRAHI İŞLEMİ TESPİT EDİLDİ
Raporda, şirketin ödenmemiş SGK primlerini kurumlar vergisi matrahına ekleme yönteminde de hata yapıldığı belirtildi. Şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin düzeltme beyannamelerinde toplam 128 milyon 633 bin TL, 2025 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde ise 191 milyon 626 bin TL tutarındaki ödenmemiş SGK primini kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösterdiği kaydedildi.
Ancak Sayıştay, bu tutarların daha önce muhasebe kayıtlarında “Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar” hesabına gelir yazılarak kurumlar vergisi matrahına esas kazanca eklendiğine dikkat çekti. Raporda, “İlgili yıllar kurum kazancına (kurumlar vergisi matrahına esas) düzeltme beyannameleri (2023-2024) ve yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde (2025) KKEG olarak gösterilerek ikinci kez ilave edilmesi hatalı olup mükerrerliğe sebebiyet verilmesi durumunu ortaya çıkarmaktadır” denildi.
ŞİRKET BULGUYU KABUL ETTİ
Sayıştay raporunda, şirket yönetiminin bulguyu kabul ettiği belirtildi. 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin düzeltme beyannamelerinin 2025 yılında verildiği, sonraki dönemlerde muhasebe kayıtlarının raporda belirtilen öneriler doğrultusunda düzenleneceği ve vergi ile SGK borçlarına ilişkin gecikme zamları ve faizlerinin dönem sonlarında takip edileceğinin bildirildiği aktarıldı.
Sayıştay, şirketin 31 Aralık 2025 tarihli mali tablolarında “Gelecek Yıllara Ait Giderler”, “Ödenecek Vergi ve Fonlar”, “Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri” ile “Vadesi Geçmiş, Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Vergi ve Diğer Yükümlülükler” hesaplarının bakiyelerinin hatalı olduğu sonucuna vardı. Raporda, ödenmeyen vergi ve prim borçlarının doğru hesaplarda izlenmesi, gecikme zamlarının mali tablolara yansıtılması ve muhasebe kayıtlarının mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
BORÇ 1,7 MİLYAR TL’Yİ AŞTI!
Sayıştay’ın 2025 yılı denetim raporunda, Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent Karşıyaka Sosyal Tesis İşletmeleri AŞ’nin mali yapısına ilişkin çarpıcı tespitlere yer verildi. Raporda, şirketin vergi ve SGK prim borçlarının gecikme zamlarıyla birlikte 1 milyar 717 milyon TL’yi aştığı, faaliyet gelirlerinin giderleri karşılamaktan uzak olduğu ve şirketin borçlarını ödeme kabiliyeti ile faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin risk altında bulunduğu belirtildi.
Sayıştay, şirketin personel giderleri ile vergi ve SGK prim borçlarının yıllar içinde arttığına dikkat çekerek, mevcut mali yapının devam etmesi halinde şirketin zarar etmekten kurtulmasının zor olduğunu değerlendirdi. Raporda, “Mevcut mali yapı, borçların ödenme kabiliyetinin ve faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin risk altında olduğunu” ifade eden Sayıştay, maliyetleri azaltıcı önlemler ile gelir artırıcı politikaların daha sıkı uygulanması gerektiğini vurguladı.
BORÇLAR GELİRİN YÜZDE 177’SİNE ULAŞTI
Şirketin 2025 yılı sonu itibarıyla vergi borcu, gecikme zammı hariç 250 milyon 431 bin TL, SGK prim borcu ise 598 milyon 245 bin TL olarak kaydedildi. Böylece iki kalemdeki toplam borç aslı 848 milyon 676 bin TL’ye ulaştı.
Gecikme zamları eklendiğinde SGK prim borcu 1 milyar 230 milyon 989 bin TL’ye, vergi borcu ise 486 milyon 580 bin TL’ye yükseldi. İki kalemin toplamı 1 milyar 717 milyon 570 bin TL’yi buldu.
Raporda, şirketin vergi ve SGK prim borçlarının toplamının yıllar boyunca gelirlerinin yüzde 100’ü civarında ya da üzerinde seyrettiği, 2025 yılında ise bu oranın yüzde 177,53’e çıktığı belirtildi. Gecikme zamlarıyla birlikte hesaplanan borçların gelirler karşısındaki ağırlığının çok daha yüksek seviyelere ulaştığına dikkat çekildi.
Sayıştay, borç yüküne ilişkin değerlendirmesinde, “İlave gelecek borçlar hariç mevcut borçların gecikmeden kaynaklı tutarlarının dahi faaliyet gelirleriyle ödenebilmesinin ihtimal dahilinde olmadığı öngörülebilmektedir” ifadelerini kullandı.
GELİRLER GİDERLERİN YÜZDE 50’SİNİ KARŞILADI
Raporda, şirketin toplam gelirlerinin yıllar boyunca toplam giderlerini karşılamaktan uzak kaldığı belirtildi. Gelirlerin giderlere oranının yüzde 50 ile yüzde 70 aralığında seyrettiği, 2025 yılı sonunda ise yüzde 50 seviyesine gerilediği kaydedildi.
Şirketin 2025 yılı toplam geliri 669 milyon 675 bin TL, toplam gideri ise 938 milyon 996 bin TL olarak açıklandı. Şirketin aynı yıl 467 milyon 243 bin TL dönem zararı kaydettiği de rapordaki mali tablolarda yer aldı.
Sayıştay, şirketin yıllar itibarıyla zarar açıkladığını ve zarar miktarının her yıl arttığını belirterek, “Zararın en önemli kaynağının yüksek personel giderleri olduğu görülmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
PERSONEL GİDERLERİ 710 MİLYON TL’Yİ AŞTI
Şirketin toplam personel giderleri 2025 yılında 710 milyon 37 bin TL’ye ulaştı. Böylece personel giderleri, aynı yılın toplam gelirini geride bıraktı. Raporda, personel giderlerinin toplam giderler içindeki payının bazı yıllarda yüzde 85 seviyesine çıktığı, son iki yılda ise yeniden yükselerek yüzde 75 civarına ulaştığı belirtildi.
Belediye hizmetlerinde istihdam edilen destek personelinin giderlerinin toplam personel giderleri içindeki payının da yıllar içinde yüzde 11’lerden yüzde 33’lere yükseldiği kaydedildi.
Sayıştay, bu personelin ücret ve giderlerinin hakediş kapsamında belediyeden tahsil edilememesinin mali yükü şirketin üzerinde bıraktığına dikkat çekti. Raporda, “Söz konusu personelin işçi statüsüyle doğrudan hizmet alım sözleşmesi kapsamına dahil edilememesi, ücret ve giderlerinin hakediş kapsamında belediyeden tahsil edilememesi bu personelin tüm yükünün şirketin üzerinde kalmasına sebep olmakta” denildi.
Şirket gelirlerinin personel giderlerini karşılama oranının da gerilediği belirtildi. 2020 yılında yüzde 130 seviyelerinde olan bu oran, 2025 yılı sonunda yüzde 67,33’e düştü. Sayıştay, gelirlerin personel giderlerini dahi karşılayamamasında destek personeli giderlerindeki artışın etkili olduğunu değerlendirdi.
BELEDİYE YÖNETİMİNDEN ‘SÜREKLİLİK RİSKİ YOK’ SAVUNMASI
Sayıştay raporunda, şirket yönetiminin denetim bulgusuna verdiği yanıta da yer verildi. Yönetim, özellikle son iki yılda varlık yönetimi, istihdam politikası, organizasyon ve operasyon süreçlerinde değişiklikler yapıldığını; giderleri azaltıcı ve gelirleri artırıcı uygulamalarla sürdürülebilir bir mali yapı oluşturulmaya çalışıldığını bildirdi.
Şirket yönetimi ayrıca vergi ve SGK yükümlülüklerinin yönetilebilir ve ödenebilir seviyelere çekilmesinin hedeflendiğini belirterek, şirketin geleceğe taşınması açısından herhangi bir süreklilik riski bulunmadığını ifade etti.
Ancak Sayıştay, yönetimin açıkladığı iyileştirmelere karşın mevcut mali tabloların risklere işaret ettiğini belirtti. Raporda, şirketin personel politikasının profesyonel yönetim anlayışı ve Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan “basiretli iş adamı gibi hareket etme” yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
KARŞIYAKA BELEDİYESİ’NE EK SERMAYE YÜKÜ UYARISI
Sayıştay, şirketin mevcut personel giderleri ve borç yüküyle faaliyetlerini sürdürmesinin güç olduğunu, bu durumun sürekli ilave sermaye ihtiyacı doğurduğunu belirtti. Şirket sermayesinin yüzde 96’sına sahip olan Karşıyaka Belediyesi açısından da bu durumun sürdürülebilir olmadığı ifade edildi.
Raporda, “Faaliyet gelirlerinin artırılması, personel giderleri başta olmak üzere giderlerin azaltılması ve mevcut SGK prim ve vergi borçlarının ödenmesi yönünde çalışmalar yapılarak ciddi önlemlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir” denildi.
243,8 MİLYON TL MAAŞ BORCU BİRİKTİ
Sayıştay, Karşıyaka Belediyesi’nin yüzde 96 sermaye payına sahip olduğu Kent Karşıyaka Sosyal Tesis İşletmeleri AŞ’de personel istihdamı ve giderlerine ilişkin mevzuata aykırılıklar tespit etti. Rapora göre, belediye hizmetlerinde çalıştırılan ancak ücretleri belediyeden tahsil edilemeyen destek personelinin şirkete mali yükü 2018-2025 döneminde 632,9 milyon TL’ye ulaştı. Şirketin 2025 yılı personel giderleri 710 milyon TL’yi aşarken, yıl sonu itibarıyla ödenemeyen maaş ve ücretlerin toplamı 243 milyon 884 bin TL oldu.
DESTEK PERSONELİ SAYISI 719’A KADAR ÇIKTI
Sayıştay raporunda, şirket bünyesinde belediye hizmetlerinde çalıştırılan destek personeli sayısındaki artışa dikkat çekildi. 2018 yılı sonunda 328 olan destek personeli sayısı, 2023 yılı sonunda 719’a yükseldi. 2025 yılı sonunda ise bu sayı 531 olarak kaydedildi. Bu personelin 237’sinin belediye hizmetlerinde, 294’ünün ise şirkete ait tesis ve işletmelerde çalıştırıldığı belirtildi.
Raporda, belediye hizmetlerinde istihdam edilen destek personeli sayısının 2018 yılı sonuna göre yüzde 930,43 artarak 23’ten 237’ye çıktığı ifade edildi. Şirketin doğrudan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırdığı işçi sayısı ise 2018’deki 167 kişiden 2025 yılı sonunda 44’e geriledi.
632,9 MİLYON TL’LİK GİDER ŞİRKETİN ÜZERİNDE KALDI
Sayıştay, belediye hizmetlerinde çalıştırılan ancak ücretleri hakediş kapsamında belediyeden tahsil edilemeyen destek personelinin giderlerinin şirketin mali yapısını olumsuz etkilediğini vurguladı. Raporda, 2018-2025 döneminde bu personele ilişkin toplam 632 milyon 928 bin 521,35 TL’lik ücret giderinin şirket tarafından karşılanmak zorunda kalındığı belirtildi. Bu giderin 2025 yılındaki tutarı 239 milyon 897 bin 951,70 TL oldu.
Şirketin 2025 yılı toplam giderleri 938 milyon 996 bin 600,69 TL olarak kaydedilirken, personel giderleri 710 milyon 37 bin 202,45 TL’ye ulaştı. Böylece personel giderlerinin toplam giderler içindeki payı yüzde 75’i aştı.
Sayıştay raporunda, belediye hizmetlerinde çalıştırılan personelin ücretlerinin şirket üzerinde kalmasının mali sonuçlarına şu sözlerle dikkat çekildi:
“Bu personelin işçi statüsüyle doğrudan hizmet alım sözleşmesi kapsamına dahil edilememesi, ücret ve giderlerinin hakediş kapsamında belediyeden tahsil edilememesi bu personelin tüm yükünün şirketin üzerinde kalmasına sebep olmakta olup mevcut halin devam etmesi durumunda şirketin zarardan kurtulup mali tablolarında kar açıklamasının oldukça zor olduğu görülmektedir.”
243,8 MİLYON TL MAAŞ ÖDENEMEDİ
Raporda, şirketin personel giderlerindeki artışın yanı sıra çalışanlara yapılması gereken ödemelerde de ciddi sorunlar yaşandığı belirtildi. 31 Aralık 2025 itibarıyla tahakkuk ettiği halde ödenemeyen maaş ve ücretlerin toplamı 243 milyon 884 bin 168,17 TL olarak açıklandı.
Sayıştay raporunda, maaş ödemelerindeki gecikmeye ilişkin şu ifadeler yer aldı:
“31.12.2025 tarihi itibarıyla personele ilişkin tahakkuk ettiği halde henüz ödenememiş 243.884.168,17 TL tutarında maaş ve ücret gideri bulunmakta olup ödemelerin 6 - 8 ay gibi gecikmeli sürelerle yapılabildiği anlaşılmıştır.”
PERSONEL GİDERİ SINIRI YILLARCA AŞILDI
Sayıştay, şirketin personel sayısı ve giderlerindeki artışın yanı sıra belediyenin personel giderleri için belirlenen yasal sınırın da aşıldığını belirtti. Rapora göre, 2018 yılı dışında 2019-2025 döneminin tamamında personel giderleri mevzuatta belirlenen üst sınırın üzerine çıktı. Buna rağmen belediye hizmetlerinde çalıştırılmak üzere şirkete destek personeli alımının sürdüğü kaydedildi.
Raporda, doğrudan hizmet alım sözleşmesi kapsamına alınması mümkün olmayan personelin belediye hizmetlerinde çalıştırılmak üzere şirket bünyesinde istihdam edilmesinin mevzuata uygun olmadığı değerlendirmesine yer verildi. Bu personelin şirketin mali tablolarında açıklanan faaliyet giderleri ve zararlarındaki artışın en önemli etkenlerinden biri olduğu belirtildi.
Sayıştay, söz konusu durumu şu ifadelerle değerlendirdi:
“İşçi statüsüyle doğrudan hizmet alım sözleşmesi kapsamına dahil edilemeyen [...] söz konusu personelin şirketin yıllar itibarıyla mali tablolarında açıklanan faaliyet giderlerinin ve zararlarının artmasında en büyük etken olduğu.”
BELEDİYE DÜZELTİCİ ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜĞÜNÜ BİLDİRDİ
Kamu idaresinin yanıtında, Sayıştay’ın tespitlerinin kabul edildiği ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi amacıyla şirket, belediye ve ilgili bakanlıklarla birlikte çalışmaların sürdürüldüğü bildirildi.
KİRA UYARISI: 6 AYLIK CİRO PAYI TAHSİL EDİLEMEDİ!
Sayıştay, Karşıyaka Belediyesi’nin şirketi Kent Karşıyaka Sosyal Tesis İşletmeleri AŞ’nin Mavişehir’de kiraya verdiği restoran için sözleşmede belirlenen ciro payını tahsil edemediğini tespit etti. 26 Mart 2025’te imzalanan sözleşmeye göre işletmenin en geç 1 Ekim 2025’te faaliyete başlaması gerekirken, 1 Nisan 2026 itibarıyla işletmenin açılmadığı ve ciroya dayalı kira geliri elde edilemediği belirtildi. Raporda, ciro payının en düşük oran üzerinden hesaplanması halinde aylık 700 bin TL kira tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi gerektiği vurgulandı.
MAVİŞEHİR’DEKİ RESTORAN İÇİN 5+5 YILLIK SÖZLEŞME
Sayıştay raporunda yer alan bilgilere göre, şirketin intifa hakkına sahip olduğu Mavişehir Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı’ndaki işyeri, 26 Mart 2025 tarihinde restoran, kafeterya ve içkili et restoranı olarak işletilmek üzere bir şirkete kiralandı. Taraflar arasında 5+5 yıllık sözleşme imzalanırken işyeri, sözleşme eki demirbaşlarla birlikte aynı tarihte kiracıya teslim edildi.
Sözleşmede kira bedeli “sabit kira + ciro payı” şeklinde düzenlendi. Aylık sabit kira bedelinin 1 Haziran 2025’ten itibaren 200 bin TL + KDV olması kararlaştırıldı. Ciro üzerinden hesaplanacak kira bedelinin ise işletmenin faaliyete başlamasının öngörüldüğü 1 Ekim 2025’ten itibaren alınması hükme bağlandı.
CİROYA GÖRE YÜZDE 5 İLE YÜZDE 7 ARASINDA KİRA
Sözleşmeye göre 1 Ekim 2025 ile 1 Haziran 2026 arasındaki dönemde aylık cironun 10 milyon TL’ye kadar olan kısmı için yüzde 7, 10 milyon TL ile 15 milyon TL arasındaki kısmı için yüzde 6, 15 milyon TL’yi aşan kısmı için ise yüzde 5 oranında kira ödenmesi gerekiyordu.
Ancak Sayıştay incelemesinde, 1 Nisan 2026 itibarıyla işletmenin henüz faaliyete başlamadığı ve bu nedenle ciro payı olarak herhangi bir kira bedelinin tahsil edilemediği tespit edildi.
SAYIŞTAY: AYLIK EN AZ 700 BİN TL TAHSİLAT YAPILMALIYDI
Raporda, işletmenin sözleşmeye göre en geç 1 Ekim 2025’te faaliyete başlaması gerektiği, buna rağmen bu tarihte açılmaması üzerine sözleşmede öngörülen yaptırımların uygulanmadığı belirtildi.
Sayıştay, sözleşmede belirlenen en düşük ciro tutarı olan 10 milyon TL üzerinden yüzde 7 oranında hesaplama yapılarak aylık 700 bin TL kira bedelinin tahakkuk ettirilip tahsil edilmesi gerektiğini değerlendirdi. Bu hesaplamaya göre 1 Ekim 2025-1 Nisan 2026 dönemindeki altı aylık süre için toplam 4,2 milyon TL ciro payı tahakkuk ettirilmesi gerektiği ortaya çıktı.
Raporda, sözleşmedeki ödeme ve fesih hükümleri de hatırlatılarak şu değerlendirmeye yer verildi:
“İşbu sözleşmenin 5’inci maddesinde belirlenen kira bedelinin eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde kiracıya yazılı ihtarda bulunulacak, ihtarnamenin tebliğine müteakip üç iş günü içerisinde ödenmesi gereken tutarın ödenmemesi halinde kiralayan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheder.”
ŞİRKETTEN ‘BÜROKRATİK SÜREÇLER UZADI’ SAVUNMASI
Şirket yönetimi, Sayıştay’a verdiği yanıtta işletmenin açılışındaki gecikmenin kiracının sözleşme hükümlerini ihlal etmesinden kaynaklanmadığını savundu. İtfaiye uygunluk raporu, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, altyapı, elektrik, su, doğal gaz, atık su bağlantıları ve çevre yolu düzenlemeleri gibi idari süreçlerin öngörülenden uzun sürdüğü belirtildi.
İdare, gecikmenin mücbir sebeplerden kaynaklandığını ve ilerleyen dönemde yapılacak kira sözleşmelerinde idari ve operasyonel gecikmelere ilişkin daha katı cezai şartlara yer verileceğini bildirdi.
Ancak Sayıştay, işletmenin açılış tarihinin ertelendiğine ilişkin şirket yönetimince alınmış bir karar veya taraflar arasında imzalanmış ek protokol bulunmadığına dikkat çekti. Raporda, ciroya dayalı kira bedelinin başlangıç tarihinin tarafların mutabakatıyla ertelenebileceğine ilişkin sözleşmede bir hüküm de bulunmadığı kaydedildi.
“BASİRETLİ TACİR GİBİ DAVRANILMADI”
Sayıştay, şirketin ticari faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, sözleşmede belirtilen tarihte faaliyete başlamayan kiracıya karşı herhangi bir yaptırım uygulanmamasını eleştirdi.
Raporda, “Konuyla ilgili kiracıya herhangi bir yaptırım uygulanmaması suretiyle eylemsiz kalınmasının kira sözleşmesine aykırı olduğu gibi profesyonel yönetim anlayışına ve Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen ‘tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü’ esasına da uygun olmadığı” değerlendirmesi yapıldı.





