Metehan UD / EGEDESONSÖZ – Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda toplu taşıma desteklerinden belediye taşınmazlarına, Soma’daki bölgesel ısıtma sisteminden imara aykırı yapılara kadar dikkat çeken tespitlere yer verildi. Toplu taşıma kooperatiflerine 2025 yılında 682 milyon 465 bin TL net destek ödemesi yapılırken, akaryakıt alımlarında indirim imkânının kullanılmaması nedeniyle yaklaşık 28,7 milyon TL’lik tasarruf fırsatının kaçırıldığı belirtildi. Raporda, belediyeye ait AVM’de ruhsatsız işyerlerinin faaliyet gösterdiği, park alanlarının ticari işletmeler tarafından işgal edildiği ve Soma’daki bölgesel ısıtma faaliyetinde hukuki eksiklikler bulunduğu kaydedildi.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda beş ayrı bulgu üzerinden belediyenin mali işlemleri, taşınmaz yönetimi, ulaşım hizmetleri ve imar uygulamaları mercek altına alındı. Raporda kamu kaynaklarının etkin kullanılmaması, belediye mülkiyetindeki alanlarda mevzuata aykırı uygulamalar ve denetim eksikliklerine dikkat çekildi.

AKARYAKITTA 28,7 MİLYON TL’LİK TASARRUF FIRSATI

Sayıştay raporunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşıma kooperatiflerine yaptığı akaryakıt desteğinde toplu alımın sağlayabileceği indirimlerden yararlanılmadığı belirtildi.

2025 yılı boyunca toplu taşıma araçlarına sabit maliyetler kapsamında 1 milyar 2 milyon 759 bin 929 TL, kilometre bazlı akaryakıt giderleri kapsamında ise 410 milyon 623 bin 723 TL ödeme yapıldı. Kooperatiflere yönelik denetimlerde sözleşme ihlalleri nedeniyle 2 milyon 266 bin 222 TL ceza uygulandı. Manisa Kart bilet gelirleri düşüldükten sonra belediyenin kooperatiflere yaptığı net destek ödemesi 682 milyon 465 bin 74 TL oldu.

Raporda, akaryakıt hesabının Petrol Ofisi’nin Manisa’daki aylık motorin pompa fiyatı ortalaması üzerinden yapıldığı, toplu alım avantajını sağlayabilecek indirimli tedarik yöntemlerinin kullanılmadığı ifade edildi.

Belediyenin diğer araçları için Devlet Malzeme Ofisi (DMO) ve Kamu Akaryakıt Taşıt Otomasyon Sistemi (KamuTOS) üzerinden 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 7 indirimle akaryakıt temin edildiği belirtilen raporda, toplu taşıma kooperatiflerinin araçlarının da bu sisteme dahil edilebileceği kaydedildi.

Sayıştay, 410 milyon 623 bin 723 TL’lik akaryakıt desteğinde yüzde 7 indirim uygulanması halinde yıllık yaklaşık 28,7 milyon TL tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekti.

Raporda, “Kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından, toplu taşıma hizmeti veren kooperatif araçlarında kullanılan akaryakıt giderlerinin indirimli alım imkanları kullanılarak düşürülmesi yolu ile destek ödeme tutarından tasarruf imkanının hayata geçirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi.

Belediye yönetiminin de tespitlere katıldığı, gerekli teknik çalışmaların başlatıldığı ancak henüz tamamlanmadığı belirtildi.

TERMİNALDEKİ BİLET OFİSLERİNİN DEVRİNE HUKUKİ İTİRAZ

Sayıştay’ın ikinci bulgusu, Manisa Şehirlerarası Otobüs Terminali’ndeki bilet satış ofislerinin belediye şirketine devredilmesi ve terminaldeki taşınmazların kullanımıyla ilgili oldu.

Raporda, terminalin belediye bünyesinde işletilmesine rağmen bilet satış yerleri ve ofislerin, ana işlevi personel temini olan belediye şirketine devredildiği belirtildi. Şirketin bu alanları 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verdiği kaydedildi.

Sayıştay, bilet satış yerlerinin terminal işletmesinin doğrudan bir parçası olduğunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26’ncı maddesi kapsamında belediye şirketine devredilebilecek taşınmazlar arasında değerlendirilemeyeceğini bildirdi.

Raporda, bilet satış yerlerine ilişkin kira sözleşmelerinin 2017 ve 2018 yıllarında sona ermesine rağmen taşınmazların belediyeye devredilmediği, işgal durumunun da sonlandırılmadığı ve alanların ecrimisil karşılığında kullandırılmaya devam edildiği ifade edildi.

Terminalde bilet satışı ve ofis amacıyla ayrılan 21 bağımsız bölümden 10 firmanın kiraladığı büroların belediyenin yazılı izni olmadan ara duvarlarının kaldırılmasıyla birleştirildiği, böylece fiilen 11 bağımsız bölümün kullanılmaya devam ettiği belirtildi.

Raporda ayrıca, terminal binasında belediye şirketine devredilen diğer bağımsız bölümlerden 15 dükkânın boş ve atıl durumda tutulduğu tespitine yer verildi.

Belediye yönetiminin bilet gişelerini sosyal tesis kapsamında değerlendirdiği ve devir işleminin hukuka uygun olduğunu savunduğu aktarılan raporda, bu görüşe karşılık şu değerlendirme yapıldı:

“Bilet gişeleri doğrudan terminal işletmesinin bir unsuru olup ‘sosyal tesis’ olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.”

Sayıştay, bilet satış yerlerinin devir işlemlerinin sonlandırılması, işgalin sona erdirilmesi ve kiralama işlemlerinde ilgili ihale mevzuatının uygulanması gerektiğini bildirdi.

SOMA’DA 6,6 MİLYON TL’LİK ALACAK TAKİP EDİLMEDİ

Raporda, Soma ilçesinde yaklaşık 15 bin bağımsız birime hizmet veren bölgesel ısıtma sisteminin hukuki ve idari yapısındaki eksikliklere de dikkat çekildi.

Kasım-mayıs döneminde yaklaşık 3 bin 500 binanın, 15 bin bağımsız birimin ve 1,5 milyon metrekarelik alanın ısıtıldığı sistemin Soma’nın yaklaşık yüzde 55’ine karşılık gelen bölgesine hizmet verdiği belirtildi.

Sayıştay incelemesinde, bölgesel ısıtma faaliyetini düzenleyen kapsamlı bir iç düzenlemenin bulunmadığı, 2011 yılında Soma Belediyesi ile termik santrali işleten şirket arasında imzalanan ısı satış sözleşmesinin taraflarının zaman içinde değişmesine rağmen yeni bir sözleşme yapılmadığı kaydedildi.

Termik santralin özelleştirilmesinin ardından sistemin özel sektörün işletme kararlarına bağımlı hale geldiği vurgulanan raporda, santralin çalışmaması veya faaliyetlerini kısmen durdurması halinde abonelere ısı sağlanamaması riskine işaret edildi.

Raporda, tedarik edilen sıcak suyun sözleşmede belirlenen basınç ve sıcaklık değerlerini karşılayıp karşılamadığının da kontrol edilemediği, tedarikçi şirketin bu konuda ölçüm ve raporlama yapmadığı belirtildi.

Abonelik sözleşmelerinde fesih, devir ve tahsilat hükümlerinin yetersiz olduğu, bazı sözleşmelerin belediye adına imza yetkisi bulunmayan bir memur tarafından imzalandığı da tespitler arasında yer aldı.

En dikkat çekici bulgulardan biri ise tahsil edilemeyen alacaklar oldu. Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla toplam ısı bedeli ve aboneliklerden kaynaklanan alacaklar 6 milyon 633 bin 943 TL’ye ulaştı. Buna karşın 2025 yılında borçlulara herhangi bir ödeme emri gönderilmedi ve alacakların etkin biçimde takip edilmediği belirlendi.

Belediyenin yanıtında, termik santrali işleten şirketin 2026 yılında santral faaliyetlerini durdurma kararı aldığı ve ısınma sorunlarını çözmek amacıyla doğalgaz altyapı çalışmalarının başlatıldığı bildirildi. Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12 Mayıs 2026 tarihli kararıyla bölgesel ısıtma sistemlerinin tasfiyesine karar verildiği de raporda aktarıldı.

Sayıştay, eksikliklerin giderilmesine yönelik adımlar atıldığını ancak sürecin henüz tamamlanmadığını kaydetti.

BELEDİYENİN AVM’SİNDE RUHSATSIZ İŞYERLERİ

Sayıştay’ın imar mevzuatına ilişkin bulgusunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki alışveriş merkezi ve beş yıldızlı otel yapısında ruhsata aykırı yapılaşmalar tespit edildi.

Yunusemre ilçesi Laleli Mahallesi’ndeki 3413 ada 9 parsel üzerinde bulunan ve A, B ve C bloklardan oluşan taşınmazın A bloğundaki AVM ve ofis alanları ile B bloğundaki otel üzerinde 13 Nisan 2021 tarihli sözleşmeyle 25 yıllığına sınırlı ayni hak kurulduğu belirtildi.

Yerinde yapılan incelemelerde AVM’de bazı işyerlerine ruhsat projelerinde bulunmayan asma katlar eklendiği, bağımsız bölümlerin birleştirildiği ve ortak kullanım alanlarının kapatılarak işyerlerine dahil edildiği tespit edildi. Ayrıca imar planında park alanı olarak belirlenen bölgelerde de kapalı kullanım alanları oluşturulduğu kaydedildi.

Raporda, A02, A18, A25, A26 ve A38 numaralı işyerlerinin projeye aykırı tadilatlar nedeniyle itfaiye raporu alamadığı ve işyeri açma ve çalışma ruhsatları bulunmamasına rağmen faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.

AVM’deki aykırılıkların kapsamını ortaya koyan tabloda, farklı bağımsız bölümlerde izinsiz asma katlar, parsel dışına taşan kapalı alanlar ve ortak alan işgalleri sıralandı. Örneğin A73-A74-A75-A76 numaralı bölümlerde toplam 301 metrekarelik projeye aykırı alan tespit edilirken, bunun 184 metrekarelik kısmının izinsiz parsel dışı kapalı alan, 117 metrekarelik kısmının ise izinsiz asma kat olduğu kaydedildi.

A62 ve A64 numaralı bağımsız bölümlerde 298 metrekarelik alana ilişkin tespitte ise 88 metrekare izinsiz parsel dışı kapalı alan, 108 metrekare izinsiz asma kat ve 102 metrekare ortak alanda izinsiz kapalı alan bulunduğu belirtildi.

Raporda, A02 numaralı işyerinin bulunduğu eksi ikinci katta ortak otopark alanının 135 metrekarelik bölümünün izinsiz kullanıldığı da ifade edildi.

Sayıştay, belediyeye ait taşınmazdaki imara aykırı yapılaşmaların bugüne kadar tespit edilmemiş olmasının kontrol ve denetim eksikliğine işaret ettiğini bildirdi. Belediyenin de tespitlere katıldığı ancak gerekli işlemlerin tamamlanmadığı kaydedildi.

PARKLARDAKİ TİCARİ ALANLAR MEVZUAT SINIRLARINI AŞTI

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay raporundaki beşinci bulgu, imar planlarında park olarak belirlenen alanların ticari işletmeler tarafından kullanılması oldu.

Raporda, park alanlarında aile çay bahçeleri, kafeteryalar, restoranlar, spor tesisleri, büfeler ve diğer ticari işletmelerin bulunduğu; bazı yapıların ruhsatsız olduğu ve mevcut yapı alanlarının mevzuatta öngörülen sınırları aştığı belirtildi.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin park alanlarında hangi yapıların hangi koşullarla yapılabileceğini düzenlediği hatırlatılan raporda, parkların kamunun dinlenme ve yeşil alan ihtiyacını karşılayacak niteliğini koruması gerektiği vurgulandı.

Sayıştay, özellikle Yunusemre ilçesi Uncubozköy Mahallesi’ndeki park alanında bulunan işletmelerin yapılaşması ve alan işgalinin ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. Raporda, “Parktan yararlanmak isteyen bir vatandaş için bu alanın park vasfı adeta ortadan kalkmış, park işletmenin ticari alanı halini almıştır” değerlendirmesine yer verildi.

Rapordaki tabloda 17 ayrı alan ve işletmeye ilişkin tespitler sıralandı. Bunlar arasında Uncubozköy Aile Çay Bahçesi’nde ruhsatsız 440 metrekarelik, Karaköy Aile Çay Bahçesi’nde 373 metrekarelik ve Şehzadeler ilçesindeki Ulupark Aile Çay Bahçesi’nde 1.172 metrekarelik yapı alanları yer aldı.

Yunusemre ilçesi Merkez Efendi Mahallesi’ndeki Çakra Kafe için ruhsatlı yapı alanının 508 metrekare, mevcut yapı alanının ise 1.515 metrekare olduğu belirtildi. Şehzadeler ilçesindeki Sümerpark Kafeteryası’nda da ruhsatlı 370 metrekarelik alana karşılık mevcut yapı alanının 1.172 metrekareye ulaştığı kaydedildi.

Raporda ayrıca Sümerpark’taki havuz ve spor salonunun ruhsatlı alanının 950 metrekare, mevcut alanının 1.052 metrekare olduğu bilgisi paylaşıldı.

Belediyenin yanıtında, listedeki 1 ve 17 sıra numaralı alanlardaki yapıların yıkıldığı belirtilirken diğer alanlara ilişkin çalışmaların tamamlanmadığı ifade edildi.

Sayıştay, mevzuata aykırı yapılaşma ve kullanımların sonlandırılması, gerekli tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve parkların yeniden kamunun kullanımına sunulması gerektiğini bildirdi. Raporda, park alanlarındaki yapılaşmaların Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde belirlenen sınırlar içinde tutulması gerektiği vurgulandı.

30 YILLIK OTEL VE AKARYAKIT İSTASYONUNDA TAHLİYE SORUNU

Sayıştay raporunun altıncı bulgusunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki beş yıldızlı otel ve akaryakıt istasyonunun işletme ve tahliye sürecindeki hukuki eksikliklere dikkat çekildi. Raporda, sözleşme süreleri 2025 yılında sona ermesine rağmen tesislerin belediyeye teslim edilmediği, otelin yangın güvenliği eksiklikleri ve ruhsatsız faaliyetinin sürdüğü belirtildi.

Yunusemre ilçesi Keçiliköy Mahallesi’nde bulunan 10 bin 286 metrekarelik taşınmaz üzerindeki otel ve akaryakıt istasyonu, 1999 yılında yapılan ihale kapsamında işletmeye verildi. Sözleşme uyarınca iki yıllık inşaat süresiyle birlikte toplam 27 yıllık süre belirlenirken, tesislerin işletme süresi akaryakıt istasyonu için 21 Mayıs 2025’te, otel için ise Aralık 2025’te sona erdi.

Sözleşmede aylık kira bedeli otel için 150 dolar, akaryakıt istasyonu için 100 dolar olarak belirlendi. 2025 yılında uygulanan kira tutarları ise otel için 15 bin 10 TL, akaryakıt istasyonu için 9 bin 6 TL oldu.

Sayıştay incelemesinde, sözleşme süreleri dolmasına ve belediye tarafından uyarı yazıları gönderilmesine rağmen tesislerin 2025 yılı sonunda teslim edilmediği ve işletilmeye devam edildiği tespit edildi. Sözleşme süresi Mayıs 2025’te biten akaryakıt istasyonu için tahliye işlemi başlatılmadığı gibi ecrimisil bedeli de tahakkuk ettirilmediği belirtildi.

OTEL RUHSATSIZ FAALİYET GÖSTERDİ

Raporda, otelin yangın güvenliği bakımından da ciddi eksiklikler taşıdığı kaydedildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yazısı üzerine Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından yapılan denetimler sonucunda 1 Ağustos 2024 tarihli uygunsuzluk raporu düzenlendiği, ancak raporda belirtilen eksikliklerin 2025 yılı sonuna kadar giderilmediği ifade edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 28 Şubat 2025 tarihli işlemiyle otelin turizm işletme belgesinin iptal edildiği belirtilen raporda, itfaiye raporundaki eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatı da alınamadığı kaydedildi. Buna rağmen otelin 2025 yılında son 10 ay boyunca ruhsatsız faaliyet gösterdiği bildirildi.

Sayıştay, ruhsat alınmadan çalıştırılan işyerlerinin kapatılmasını öngören mevzuata rağmen belediye tarafından gerekli idari ve cezai yaptırımların uygulanmadığına dikkat çekti. Raporda, taşınmazların hukuki düzenlemelere uygun biçimde ve bir komisyon aracılığıyla teslim alınması, gerekli tespitlerin yapılması ve yaptırımların uygulanması gerektiği belirtildi.

BELEDİYE ŞİRKETLERİNE İHALESİZ TAŞINMAZ DEVRİ

Sayıştay’ın yedinci bulgusunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bazı işyeri, ofis, yazıhane, umumi tuvalet, spor salonu ve dükkânların işletme haklarının belediye şirketlerine ihale yapılmadan devredildiği tespit edildi.

Raporda, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26’ncı maddesinin belediye şirketlerine ihalesiz devredilebilecek taşınmazları sınırlı biçimde saydığı hatırlatıldı. Hafriyat sahaları, toplu ulaşım hizmetleri, sosyal tesisler, büfeler, otoparklar ve çay bahçelerinin bu kapsamda değerlendirilebildiği; bunların dışındaki taşınmazların ise aynı yöntemle devredilemeyeceği vurgulandı.

Sayıştay, belediye şirketlerinin kamu idaresi veya mahallî idare statüsünde olmadığını belirterek, kanunda sayılan istisnalar dışında taşınmazların ihalesiz biçimde şirketlere kiralanmasının veya tahsis edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu kaydetti.

Rapordaki listede MANULAŞ AŞ ve BESOT AŞ’ye devredilen yedi taşınmaz yer aldı. Bunlar arasında Yunusemre’deki kamyon-tır parkı, BESOT AŞ’ye devredilen kafeterya ve restoranlar, oda ve dernekler binası ile Sümerpark içindeki taşınmazlar bulunuyor. Tabloda söz konusu işlemlerde pazarlık usulünün uygulandığı belirtildi.

Sayıştay, taşınmazların kiralama işlemlerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında açık veya kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilmesi gerektiğini bildirdi.

BELEDİYE ŞİRKETLERİNİN KİRALAMALARINA DA İTİRAZ

Raporun sekizinci bulgusunda ise belediye tarafından 5216 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi kapsamında şirketlere ihalesiz devredilen taşınmazların, bu şirketler tarafından üçüncü kişilere pazarlık usulüyle kiraya verilmesi eleştirildi.

Sayıştay, belediye şirketlerine kanun kapsamında ihalesiz devredilebilen taşınmazların üçüncü kişilere kiralanması sırasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti. Raporda, belediye mülkiyetindeki taşınmazların 2886 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verilmesinin mümkün olmadığı ifade edildi.

BESOT AŞ tarafından kiraya verilen aile çay bahçeleri, kafeteryalar, büfeler, restoranlar, spor salonları ve otogar içindeki ticari alanlar bulgu kapsamında sıralandı. Listede 30’u BESOT AŞ, biri MANULAŞ AŞ tarafından kiralanan toplam 31 taşınmaz yer aldı.

Bunlar arasında Uncubozköy ve Akmescit aile çay bahçeleri, Zoone Cafe, Papyon Cafe, Manisa 236 Cafe, Tarihi Darphane Binası, Ulutepe Sosyal Tesisleri, otogar içerisindeki fastfood işletmeleri, büfeler, umumi tuvaletler ve spor salonları bulunuyor.

Raporda, pazarlık usulünün yalnızca kanunda belirtilen istisnai durumlarda uygulanabileceği vurgulanarak belediye şirketlerinin taşınmaz kiralama işlemlerinin mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiği kaydedildi.

DOĞRUDAN TEMİNLE ALIMLARDA PARÇALAMA TESPİTİ

Sayıştay’ın dokuzuncu bulgusunda, bazı mal ve hizmet alımlarının doğrudan temin limitinin altında kalmak amacıyla kısımlara bölündüğü belirtildi.

2025 yılı için büyükşehir belediyelerinde doğrudan temin limiti 800 bin 366 TL olarak uygulanırken, raporda aynı nitelikteki ihtiyaçların parçalanarak bu yöntemle karşılanmasının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.

İncelemede dağıtılmak üzere alınan kırtasiye malzemeleri, bayraklar, aşevinde kullanılacak ürünler, temizlik malzemeleri, masa ve sandalyeler, masa-sandalye kiralama işleri ile organizasyon hizmetlerinin kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespit edildi.

Sayıştay, aynı nitelikte olan ve bütünlük taşıyan alımların açık ihale gibi temel ihale usulleriyle yapılması, doğrudan temin yönteminin ise kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde kullanılması gerektiğini bildirdi.

1.113 RESMÎ, 148 KİRALIK ARAÇ DENETİMİNDE GÖREVLENDİRME EKSİKLİĞİ

Sayıştay raporunun onuncu bulgusunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde veya kiralama yoluyla kullanımında bulunan araçların denetiminde eksiklikler tespit edildi.

Belediyenin 1.113 resmî ve 148 kiralık aracı bulunduğu belirtilen raporda, araçların kullanımına ilişkin verilerin iki ayrı takip sistemi üzerinden incelendiği kaydedildi. 25 Ekim-25 Kasım 2025 dönemini kapsayan örneklem incelemesinde, şehir dışına çıkan araçların önemli bir bölümünde yazılı görevlendirme bulunmadığı belirlendi.

Rapora göre, bir aylık dönemde il dışına çıkan 913 aracın yalnızca 199’u için görevlendirme oluru düzenlendi. 534 araç için ise herhangi bir yazılı görevlendirme yapılmadığı tespit edildi. Raporda, görevlendirme yazısı bulunmayan araçların şehir dışına çıktığı, mesai saatleri dışında ve hafta sonlarında da kullanımların olduğu belirtildi.

Ayrıca 45 M 1951, 45 ALN 637, 45 ATU 387, 45 M 2181, 45 M 2866 ve 45 AUD 064 plakalı altı aracın takip sisteminde verisinin bulunmadığı kaydedildi.

Sayıştay, belediyede araçların kullanımını düzenleyen bir taşıt kullanım yönergesinin de bulunmadığını bildirdi. Belediyenin yanıtında tespitlere katıldığı, Araç Takip Birimi kurulması ve Taşıt Kullanım Yönergesi hazırlanması yönünde çalışmalar başlatıldığı aktarıldı.

Raporda, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılabilmesi için araçların görevlendirme, kilometre, yakıt ve kullanım sürelerinin etkin biçimde izlenmesi, kontrol sisteminin güçlendirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulandı.

RİSKLİ YAPILARDA ÖNLEYİCİ YANGIN DENETİMİ YOK

Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nın faaliyetlerinin incelendiği raporda, itfaiye teşkilatının işletmelerin ruhsat alması öncesinde düzenlediği raporlar dışında, yangın risklerini önlemeye yönelik yeterli denetim gerçekleştirmediği tespit edildi.

Raporda, 2025 yılı sonu itibarıyla turizm tesisleri dışındaki riskli yapılarda denetim yapılmadığı, binaların yangından korunmasına ilişkin eksikliklerin zamanında tespit edilmesini sağlayacak önleyici raporlama faaliyetinin yürütülmediği ifade edildi. Ruhsat kapsamında yapılan denetimlerde hazırlanan raporların da kontrol faaliyetlerini gösterecek şekilde düzenlenmediği, denetimlerde kontrol listesi veya benzeri kanıtlayıcı araçların kullanılmadığı belirtildi.

Belediye kayıtlarında kent genelinde 33 turizm işletme belgeli konaklama tesisi, 10 alışveriş merkezi, 17 özel hastane, 21 kamu hastanesi, 28 kamu öğrenci yurdu, 91 özel öğrenci yurdu, 449 akaryakıt istasyonu ve 97 fabrika bulunduğu aktarıldı. Raporda, özellikle yoğun nüfus barındıran bu tür alanların yangın ve afetler açısından risk taşıdığına dikkat çekildi.

İtfaiye teşkilatının çalışmalarının mevzuat kapsamında denetlenmesi gerekirken bu denetimlerin de yapılmadığı belirtilen raporda, Manisa Organize Sanayi Bölgesi bünyesindeki itfaiye biriminin standartlara uygunluğunun kontrol edilmediği ve yangın önleme ile söndürme konusunda yeterli iç düzenleme bulunmadığı kaydedildi.

Belediyenin tespitlere katıldığı, eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar başlatıldığı ancak sürecin tamamlanmadığı bildirildi. Sayıştay, denetimlerin risk analizine dayalı ve düzenli biçimde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

36 TAKSİ DURAĞINDAN KİRA ALINMADI

Raporda, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki taksi duraklarına ilişkin tespitler de yer aldı. Buna göre, kent merkezindeki 36 taksi durağının hiçbirinden kira veya ecrimisil geliri elde edilmedi.

Duraklardan yalnızca birinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunduğu, diğerlerinin ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirtildi. Ayrıca ticari taksi sahiplerinin, belediyenin ilgili yönergesi uyarınca üye olmaları gereken nitelikli kooperatif yapısının da kurulmadığı ifade edildi.

Sayıştay raporunda, taksi duraklarının yerlerini belirleme, işletme, işlettirme veya kiraya verme yetkisinin büyükşehir belediyesine ait olduğu hatırlatıldı. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında durakların ruhsatlandırılması gerektiği belirtilirken, mevcut eksikliklerin giderilmesi ve belediyenin gelir kaybının önlenmesi gerektiği kaydedildi.

Belediyenin de bulgudaki tespitlere katıldığı ve faaliyet gösteren taksi duraklarının ruhsatlandırılması ile kira alınmasına yönelik çalışmaların başlatılacağını bildirdiği aktarıldı.

TOPLU TAŞIMA HATLARI İHALESİZ VE SÜRESİZ KULLANDIRILDI

Sayıştay raporunun bir diğer önemli bulgusu, Manisa’daki toplu taşıma hatlarının kullandırılma yöntemi oldu. Raporda, büyükşehir statüsüne geçilmeden önce ihalesiz veya süresiz olarak tahsis edilen özel halk otobüsü hatları ile D4 yetki belgeli yolcu taşımacılığı haklarının, statü değişikliğinden sonra da benzer biçimde devam ettirildiği belirtildi.

Manisa’nın 1 Nisan 2014’te büyükşehir statüsüne geçmesinin ardından, il içi taşımacılık yapan yaklaşık 1.350 D4 yetki belgeli taşımacı ile çeşitli ilçelerde faaliyet gösteren 325 D plakalı özel halk otobüsünün belediyeye devredildiği kaydedildi.

2015 yılında hazırlanan ulaşım ana planları ve hat optimizasyonu çalışmaları kapsamında D4 yetki belgeli araç sayısının 501’e düşürüldüğü, D plakalı özel halk otobüsü sayısının ise 325 olarak kaldığı ve toplam araç sayısının 826’ya indirildiği aktarıldı.

Mevcut uygulamada toplu taşıma araçlarına iki yılda bir taşıma sözleşmesi yapılarak çalışma ruhsatı verildiği belirtilirken, hatların üçüncü kişilere kullandırılmasında ihale ve belirli süre şartlarına uyulması gerektiği vurgulandı. Raporda, toplu taşıma hizmetlerinin imtiyaz, kiralama, ruhsat veya hizmet satın alma yöntemleriyle gördürülebileceği ancak bu yöntemlerin mevzuata uygun biçimde uygulanmasının zorunlu olduğu ifade edildi.

Sayıştay, toplu taşıma hatlarının ihalesiz ve süresiz kullandırılmasının mevzuata aykırı olduğunu belirterek, uygulamanın belediyeyi önemli bir gelir kaynağından da mahrum bıraktığına dikkat çekti.

GÜZERGÂH İZİN ÜCRETLERİ DE İADE EDİLDİ

Raporda, toplu taşıma araçlarından “Güzergâh İzin Belgesi” adı altında alınan ücretlerin de yargı kararları doğrultusunda ilgililere iade edildiği belirtildi. Vergi mahkemelerinin, belediyenin aldığı ücret karşılığında herhangi bir hizmet sunulmadığı gerekçesiyle iade yönünde karar verdiği ve söz konusu ücretin belediyenin gelir tarifesinden çıkarıldığı aktarıldı.

Belediyenin, bulgudaki tespitlere katıldığı ve yeni gelişmeler doğrultusunda işlemlerin ihale yoluyla yürütüleceğini bildirdiği kaydedildi. Sayıştay, toplu taşıma hizmetlerinin mevzuata uygun hale getirilmesi için ihale yapılması gerektiğini belirtti.

TAKSİ VE SERVİS PLAKALARI SÜRESİZ KULLANDIRILDI

Sayıştay raporunda, Manisa’da ticari taksi ve servis taşımacılığı haklarının ihalesiz ve süresiz kullandırılmasına da dikkat çekildi. 2025 yılı sonu itibarıyla kent genelinde 563 taksi plakası ve 5 bin 36 servis plakası bulunduğu belirtilen raporda, bunlardan 2014 öncesinde tahsis edilen 530 taksi plakası ile 3 bin 764 servis plakasının ihalesiz ve süresiz verildiği kaydedildi.

1 Nisan 2014 sonrasında tahsis edilen 33 taksi plakası ile bin 272 servis plakasının ise ihale yöntemiyle kiralandığı ancak bu işlemlerde de süre belirtilmediği tespit edildi. Raporda, hem eski tahsislerin ihalesiz ve süresiz devam ettirilmesinin hem de yeni plakaların süre öngörülmeden kiraya verilmesinin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, taşımacılık haklarının belirli sürelerle ve ihale yoluyla kullandırılması gerektiği vurgulandı.

BELEDİYE ALANLARINDA İZİNSİZ ŞARJ İSTASYONLARI

Raporda, Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ait dört ayrı alanda belediyenin izni olmadan elektrikli araç şarj istasyonu kurulduğu tespit edildi. İstasyonların üçüncü kişilerin başvurusu üzerine hizmet sağlayıcı şirketler tarafından sözleşmeye dayalı olarak kurulduğu belirtildi.

Şarj istasyonlarından birinin belediyeye ait ve kirada bulunan bir otelin otoparkında, birinin alışveriş merkezi olarak kullanılan alanın arkasında, diğer ikisinin ise belediyenin yetki alanındaki park yerlerinde bulunduğu aktarıldı. İstasyonların gelir getirici nitelikte olduğuna dikkat çekilen raporda, belediyenin mülkiyetindeki alanlarda izinsiz kurulan istasyonlar için gerekli hukuki girişimlerin başlatılması ve gelir boyutunun da değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Belediyenin tespitlere katıldığı ancak çalışmaların henüz tamamlanmadığı bildirildi.

SEBZE MEYVE HALİNDE TEMİNAT EKSİĞİ, DERNEĞE ÜCRETSİZ TAŞINMAZ

Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Toptan Sebze ve Meyve Hali’nde yapılan incelemede de çeşitli mevzuat eksiklikleri tespit edildi. Rapora göre, halde faaliyet gösteren 55 işletmeciden 9’u teminat vermeden veya teminat işlemlerini tamamlamadan çalışmaya başladı. Devir işlemlerinde de yeni işletmecilerden teminat alınmadan faaliyete izin verildiği belirtildi.

Raporda ayrıca, sebze ve meyve komisyoncuları ile tüccarlarına ait bir derneğe, tadilat masrafları dernek tarafından karşılanan bir taşınmazın bedelsiz kullandırıldığı ifade edildi. Halde bulunması gereken hizmet tesislerine ilişkin eksiklikler de sıralanırken, fiyat panosunun aktif kullanılmadığı, dijital fiyat panosunun çalışmadığı ve hoparlör sisteminin faal olmadığı kaydedildi. Yönetmelik gereği bulunması gereken ilk yardım merkezinin de hal bünyesinde yer almadığı belirtildi. Belediye yönetiminin bulgudaki tespitlere katıldığı, gerekli çalışmaların başlatıldığı ancak tamamlanmadığı aktarıldı.

KADINLAR VE ÇOCUKLAR İÇİN KONUKEVİ AÇILMADI

Sayıştay, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlar ve çocuklar için konukevi açma yükümlülüğünü yerine getirmediğini de rapora taşıdı. Belediyenin 2024 yılı Sayıştay raporunda da yer alan eksikliğin 2025 yılında devam ettiği belirtildi.

Raporda, belediyenin ihtiyaç sahibi kız öğrenciler için 80 kişi kapasiteli kız öğrenci misafirhanesini hizmete açtığı ancak bu tesisin şiddete veya istismara maruz kalan kadınlar ile çocuklarına yönelik konukevi niteliği taşımadığı vurgulandı. Belediye yönetiminin tespitlere katıldığı ancak eksikliğin giderilmediği kaydedilerek, kadın ve çocuklara yönelik konukevi açılması gerektiği ifade edildi.

KİRALANAN İŞYERLERİNDE RUHSAT EKSİKLİĞİ

Belediyenin kiraya verdiği taşınmazlar ile işletme hakkını devrettiği yerlerde de ruhsat sorunu tespit edildi. Sayıştay raporuna göre, belediye tarafından kiraya verilen 75 taşınmazın 26’sında, işletme hakkı devredilen 52 işletmenin ise 42’sinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmuyordu.

Ruhsatsız faaliyet gösteren işyerlerinden işyeri açma izni harcı da tahsil edilmediği belirtildi. Raporda, ruhsatsız işletmelerin mevzuata uygun şekilde ruhsatlandırılması, gerekli yaptırımların uygulanması ve ilgili harçların tahsil edilmesi gerektiği vurgulandı. Belediyenin, gerekli işlemlerin başvuru yapılması halinde başlatılacağını bildirdiği ancak eksikliklerin giderilmediği kaydedildi.

ÜÇ İLÇEDE NAZIM İMAR PLANI BULUNMUYOR

Sayıştay raporunda, Manisa’nın bazı ilçe merkezleri ve büyük yerleşim alanlarında nazım imar planlarının bulunmadığı ya da planların revizyona ihtiyaç duyduğu da belirtildi. Demirci, Ahmetli ve Köprübaşı ilçelerinde nazım imar planlarının halen bulunmadığı kaydedildi.

Alaşehir, Gölmarmara, Kırkağaç, Sarıgöl, Turgutlu, Şehzadeler ve Yunusemre’de ise plan revizyonu çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Aynı tespitin 2024 yılı raporunda da yer aldığı belirtilirken, belediyenin eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalarının tamamlanmadığı ifade edildi. Raporda, düzenli kentleşme ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygunluğu açısından nazım imar planlarının hazırlanması gerektiği vurgulandı.

İMAR PLANLARINDAKİ DEĞER ARTIŞI İÇİN KOMİSYON KURULMADI

Raporda, taşınmaz maliklerinin talebiyle yapılan imar planı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkan değer artışlarının takip ve tahsil edilmesine ilişkin işlemlerin de tamamlanmadığı belirtildi. 31 Aralık 2025 itibarıyla değer artış paylarını belirlemekle görevli kıymet takdir komisyonunun kurulmadığı ve söz konusu payların belediye hesabına aktarılmadığı tespit edildi.

Mevzuata göre, imar planı değişikliğiyle taşınmazlarda meydana gelen değer artışının belirlenmesi ve ilgili payın kamuya kazandırılması için belediye bünyesinde kıymet takdir komisyonu oluşturulması gerekiyor. Sayıştay, gerekli olur alınmasına rağmen komisyonun kurulmadığına dikkat çekerek değer artış paylarının takibi ve tahsili için işlemlerin tamamlanması gerektiğini belirtti.

MUHTARLARA AYLIK 5 BİN TL AKARYAKIT DESTEĞİNE MEVZUAT ENGELİ

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi, 1.089 mahalle muhtarının her birine aylık 5 bin TL akaryakıt desteği verilmesine karar verdi. Karar doğrultusunda 9 Aralık 2025’te 55 milyon 594 bin 740 TL bedelli akaryakıt ihalesi yapıldı. Ödemelerin 2026 yılında başlamasının planlandığı belirtilirken Sayıştay, düzenli akaryakıt yardımının mevzuata aykırı olduğunu tespit etti. Raporda, belediyelerin mahalle ve muhtarlıkların ihtiyaçları için bütçe imkânları doğrultusunda ayni yardım yapabileceği, ancak bu kapsamda düzenli akaryakıt desteği kararı alınmasının 5393 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olduğu ifade edildi.

9 MÜDÜRLÜK BOŞTA

Sayıştay, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanlığı ve müdürlük kadrolarının önemli bölümünün vekâleten veya tedviren yürütüldüğünü belirledi. Rapora göre 32 daire başkanlığının 20’sinde asaleten, 7’sinde vekâleten, 2’sinde tedviren görevlendirme yapıldı; 2 daire başkanlığı ise boş kaldı. Müdürlüklerde de 29 kadronun asaleten, 73’ünün vekâleten, 9’unun tedviren yürütüldüğü, 9 müdürlüğün boş olduğu tespit edildi. Raporda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda tedviren görevlendirmeye yer verilmediği vurgulanarak bu uygulamaya son verilmesi, vekâleten görevlendirmelerin ise istisnai ve geçici durumlarla sınırlandırılması gerektiği belirtildi. Uzun süreli vekâletlerin ve sık görev değişikliklerinin uzmanlaşmayı engelleyebileceği, çalışma verimini düşürebileceği kaydedildi.

835 PERSONEL ZABITA VE İTFAİYE HİZMETLERİNDE GÖREVLENDİRİLDİ

Belediye şirketinden hizmet alımı yoluyla temin edilen 835 işçinin zabıta ve itfaiye hizmetlerinde çalıştırıldığı tespit edildi. Bu personelin 468’inin itfaiye, 367’sinin ise zabıta birimlerinde görevlendirildiği belirtildi. Sayıştay, itfaiye ve zabıta hizmetlerinin asli ve sürekli kamu hizmetleri kapsamında olduğunu, bu görevlerin ilgili yönetmeliklere göre atanan kamu görevlileri tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Raporda, belediye şirketinde istihdam edilen işçilerin bu birimlerde görevlendirilmesinin mevzuata aykırı olduğu ifade edildi.

SOSYAL DENGE SÖZLEŞMESİNDE İZİN VE SINAV DÜZENLEMELERİNE ELEŞTİRİ

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile TÜM-YEREL SEN arasında 1 Nisan 2024-31 Mart 2026 dönemini kapsayan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşmenin konusu dışında hükümlere yer verildiği tespit edildi. Sözleşmenin 15’inci maddesinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Engelliler Haftası ve 3 Aralık Dünya Engelliler Günü için idari izin düzenlemeleri, bazı çalışanlara ulaşım kolaylığı sağlanması, vekâleten görevlendirmelerde işlem yapılması ve her yıl görevde yükselme sınavı açılması gibi hükümler yer aldı. Sayıştay, 4688 sayılı Kanun kapsamında belediye ile sendika arasında yapılacak sözleşmenin sosyal denge tazminatı tutarını belirlemekle sınırlı olduğunu belirtti. Raporda, sosyal denge ödemesiyle ilgisi bulunmayan hükümlerin sözleşmeye konulmaması gerektiği kaydedildi.

841 MİLYON TL’LİK ATIKSU GELİRİ BAŞKA HARCAMALARDA KULLANILDI

Sayıştay denetçilerinin tespitlerine göre MASKİ, 2025 yılında atıksu hizmetleri kapsamında abonelerden 841 milyon 310 bin 361 TL tahsil etti. Ancak bu gelirin yalnızca atıksu hizmetlerinde kullanılmadığı, diğer gelir kaynaklarına dahil edilerek cari harcamalarda değerlendirildiği belirtildi.

MASKİ yönetimi, harcamaların mevcut nakit durumuna göre gerçekleştirildiğini, gecikme cezası veya faiz gibi ek yük oluşturabilecek borçlar ile ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verildiğini bildirdi.

Raporda, atıksu hizmetleri için tahsil edilen tutarların yine bu hizmetlerde kullanılması gerektiği vurgulandı.

72 BİN 647 ABONENİN SÖZLEŞMESİ VE TEMİNATI YOK

Raporda öne çıkan bir diğer bulgu, abonelik işlemlerindeki eksiklikler oldu. MASKİ’nin sorumluluk alanındaki 72 bin 647 abonenin sözleşmesi ve teminatının bulunmadığı tespit edildi.

Söz konusu abonelerin büyük bölümünün, 2014 yılında 6360 sayılı Kanun kapsamında MASKİ’ye devredilen köy, belde, ilçe belediyeleri ve tüzel kişiliği kaldırılan içme suyu birliklerinden gelen aboneler olduğu belirtildi. Devir sırasında bu abonelere ait sözleşme ve teminatların MASKİ’ye aktarılmadığı kaydedildi.

Başkan ve eşi de gözaltında... Merkezefendi Belediyesi'ne operasyon!
Başkan ve eşi de gözaltında... Merkezefendi Belediyesi'ne operasyon!
İçeriği Görüntüle

MASKİ yönetimi, eksik sözleşmelerin tamamlanması için dijital arşiv çalışması başlatıldığını bildirdi. Sayıştay, eksikliğin su ve atıksu bedellerinin tahsilatını olumsuz etkileyebileceği ve idarenin denetim imkanlarını zayıflatabileceği uyarısında bulundu.

7 MİLYAR TL’LİK YATIRIMA RAĞMEN KATILMA PAYLARI TAHSİL EDİLMEDİ

MASKİ’nin geçmiş yıllardan gelen yatırımlarla birlikte su isale hatları için 3 milyar 4 milyon 701 bin TL, su kuyuları için 730 milyon 373 bin TL, kanalizasyon hatları için ise 3 milyar 287 milyon 321 bin TL harcama yaptığı belirtildi. Toplam yatırım tutarı 7 milyar 22 milyon 396 bin TL’ye ulaştı. Bu yatırımların 461 milyon 706 bin TL’lik kısmının 2025 yılında tamamlandığı kaydedildi.

Buna karşın su ve kanalizasyon altyapısından yararlanan mevcut gayrimenkullerin sahiplerinden alınması gereken harcamalara katılma paylarının tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı tespit edildi. MASKİ’nin 2025 yılında kanalizasyon harcamalarına katılma payı kapsamında 64 milyon 482 bin TL, su tesisleri harcamalarına katılma payı kapsamında ise 46 milyon 601 bin TL tahakkuk oluşturduğu, ancak bu işlemlerin yalnızca yeni yapılan binalar için gerçekleştirildiği belirtildi.

Sayıştay, mevzuat gereği altyapı hizmetlerinden yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinin de kapsama alınması gerektiğini bildirdi.

SU TARİFELERİ GERÇEK MALİYETLERE GÖRE BELİRLENMEDİ

Raporda, MASKİ’nin su ve atıksu tarifelerini belirlerken gerçek maliyetleri esas almadığı da ifade edildi. Tarifelerin belirlenmesi için maliyet çalışması yapılması ve bu çalışmaların ilgili kurulların onayına sunulması gerekirken, önceki dönem tarifelerine Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında artış yapıldığı tespit edildi.

Sayıştay, bu yöntemin ilgili mevzuata uygun olmadığını belirterek su ve atıksu ücretlerinin yönetim ve işletme giderleri, amortismanlar ile yenileme ve genişletme masrafları dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini vurguladı.

MASKİ yönetimi ise su ve atıksu maliyetlerinin hesaplanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

İNSANİ SU HAKKINDA 211 BİN ABONEYE İLİŞKİN BULGU

MASKİ’nin insani su hakkı uygulaması da raporda eleştirildi. İdarenin tarifesinde her hanenin ilk 2 metreküp su tüketimini metreküp başına 0,50 TL üzerinden ücretlendirdiği, ancak indirim oranının hane başına aylık toplam tüketimin beşte birini aşmaması gerektiği yönündeki düzenlemeye uyulmadığı belirtildi.

Sayıştay, uygulamada hane başına toplam tüketimin dikkate alınmadığını ve 2025 yılının ocak ayında 1-9 metreküp arasında su kullanan toplam 211 bin 119 abonenin indirimden idare aleyhine hatalı şekilde yararlandığını kaydetti. İlk 2 metreküplük tüketimde indirim oranının yüzde 97 seviyesine ulaştığı da raporda yer aldı.

Raporda ayrıca insani su hakkı kapsamında indirimli hesaplanan su bedeli üzerinden atıksu ücreti alınmasının mevzuatta dayanağı bulunmadığı belirtildi. İndirimli veya ücretsiz su tarifelerinden yararlanan aboneler için atıksu ücretinin de indirimli ya da ücretsiz hesaplanması eleştirildi.

31 Aralık 2025 itibarıyla indirimli ve ücretsiz su tarifelerinden yararlanan hane sayısının 219 bin 717 olduğu bildirildi.

TURİSTİK TESİSLERE DE İNSANİ SU HAKKI İNDİRİMİ

Sayıştay, turizm belgeli işletmelerin de insani su hakkı kapsamında değerlendirildiğini tespit etti. Raporda, MASKİ’nin yetki alanında bu kapsama giren 23 aboneliğin bulunduğu, ticari işletmelerin hane olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Bu işletmelerin ilk 2 metreküplük su tüketiminin indirimli hesaplandığı, atıksu bedelinin de bu indirim üzerinden belirlendiği kaydedildi. MASKİ yönetimi gerekli düzeltmenin yapıldığını bildirse de uygulamanın 2025 yılı mali tablolarını etkilediği ifade edildi.

1916 PERSONEL ŞİRKET ÜZERİNDEN İSTİHDAM EDİLİYOR

Personel yapısına ilişkin bulguda, MASKİ’nin norm kadrolarını kullanmak yerine personel ihtiyacını büyük ölçüde belediye şirketi Besot üzerinden karşıladığı belirtildi. Rapora göre 31 Aralık 2025 itibarıyla MASKİ’nin toplam norm kadro sayısı 783 olurken, bunların 323’ü dolu, 460’ı boştu. Ayrıca 369 işçi kadrosunun yalnızca 22’sinin dolu olduğu, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında şirkette 1.916 personelin çalıştırıldığı kaydedildi.

Memur kadrolarının doluluk oranı yüzde 41,25, işçi kadrolarının doluluk oranı ise yüzde 5,69 olarak hesaplandı. İdarede 2024 ve 2025 yıllarında yalnızca 8 kişinin açıktan atandığı belirtildi.

Sayıştay, asli ve sürekli kamu hizmetlerinin önemli bölümünün şirket işçileri eliyle yürütülmesini eleştirerek ihtiyaç duyulan personelin öncelikle norm kadrolar üzerinden istihdam edilmesi gerektiğini bildirdi.

KADROSU OLMAYAN DANIŞMAN İÇİN ODA VE SEKRETERYA

Raporda, MASKİ’nin personel kadrosunda bulunmayan bir kişinin “Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı” unvanıyla idare binasında tam zamanlı faaliyet yürüttüğü tespitine de yer verildi.

Söz konusu kişinin genel müdür yardımcılarının bulunduğu 12’nci katta, üzerinde “Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı” yazılı odada sekretaryayla birlikte çalıştığı, idarenin bilgi ve belgelerine erişebildiği ve kurum imkanlarını kullandığı belirtildi. İdare personeliyle yapılan görüşmelerde, kişinin bazı birimlerden bilgi ve belge talep ettiği de kaydedildi.

MASKİ yönetimi, söz konusu kişinin genel kurul üyesi olduğunu ve genel kurul öncesinde idare yöneticileriyle görüşmek amacıyla kurumda bulunduğunu belirterek odanın boşaltıldığını bildirdi. Sayıştay ise danışmanlık görevlendirmesine ilişkin yasal dayanak bulunmadığına dikkat çekerek tahsis edilen oda ve sekretaryanın kaldırılmasını, uygulamaya izin veren kamu görevlileri hakkında da yasal işlem başlatılmasını istedi.

FAALİYETİ OLMAYAN DAİRE BAŞKANLIĞI KADROSUNA ATAMA

MASKİ’de herhangi bir faaliyeti, organizasyonu, bütçesi ve harcama yetkisi bulunmayan daire başkanlığı kadrosuna atama yapıldığı da raporda yer aldı.

Sayıştay, söz konusu kadronun belirli bir görev ve yetki alanına dayanmadığını, buna rağmen atanan personelin daire başkanlığına bağlı ek gösterge, özel hizmet ve ek ödeme tazminatı ile diğer mali haklardan yararlandığını belirtti. Bu ödemelerin, ilgili daire başkanlığının bütçesi bulunmadığı için başka bir harcama biriminin bütçesinden yapıldığı kaydedildi.

Raporda, herhangi bir faaliyeti bulunmayan kadronun idarenin işleyişine katkı sunmadığı, buna karşılık bütçeye ek mali yük getirdiği ifade edildi.

MASKİ yönetimi, ihdas edilen 2 daire başkanlığı kadrosuyla ilgili gerekli düzenlemenin Kasım 2026’da yapılacak genel kurulda ele alınacağını bildirdi.

14 İŞLETMENİN ATIKSU DENETİMİ GECİKTİ

Çevre denetimlerine ilişkin bulguda, günlük atıksu debisi 50 metreküpün altında olan ve arıtma tesisi bulunan 14 işletmenin deşarj kontrollerinin bir yıllık süre içinde yapılmadığı tespit edildi.

Sayıştay, endüstriyel atıksuların niteliğinin ve deşarj standartlarına uygunluğunun denetlenmesinin su kirliliğinin önlenmesi açısından önem taşıdığını vurgulayarak periyodik kontrollerin zamanında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.

FAALİYET SONUCU 3,14 MİLYAR TL OLUMSUZ

MASKİ’nin 2025 yılı Faaliyet Sonuçları Tablosu’na göre faaliyet giderleri 4 milyar 362 milyon 747 bin TL, faaliyet gelirleri ise 4 milyar 271 milyon 252 bin TL olarak gerçekleşti. Raporda, 3 milyar 232 milyon 438 bin TL tutarındaki enflasyon düzeltmesi dahil dönem olumsuz faaliyet sonucunun 3 milyar 140 milyon 944 bin TL olduğu belirtildi.

Sayıştay raporunda yer alan bulgular, MASKİ’nin gelir tahsilatı, tarife hesaplamaları, personel yapılanması ve çevre denetimleri başta olmak üzere farklı alanlarda mevzuata uyum ve mali yönetim sorunları bulunduğuna işaret etti.

PERSONEL GİDERLERİ YASAL SINIRI AŞTI

Sayıştay raporunda, MASKİ’nin şirket personeli dahil toplam personel giderlerinin mevzuatta belirlenen yüzde 30’luk sınırı aştığı belirtildi. Rapora göre, 2025 yılı için personel giderlerine ilişkin üst sınır 1 milyar 198 milyon 335 bin TL olmasına rağmen toplam gider 1 milyar 380 milyon 192 bin TL’ye ulaştı. Böylece personel giderlerinin yeniden değerlenmiş bütçe gelirlerine oranı yüzde 34,55 olarak gerçekleşti.

MASKİ yönetimi, ücret artışları ve faaliyet alanının genişlemesinin giderleri artırdığını belirterek, yasal sınırın altına inilene kadar yeni personel alımı yapılmayacağını ve 2026 yılında ilgili bakanlıktan izin talep edileceğini bildirdi.

EMEKLİ ÜÇ SÖZLEŞMELİ PERSONELİN MEMURİYETE ATANMASI ELEŞTİRİLDİ

Raporda, daha önce TEDAŞ ve Türk Telekom’da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel olarak çalışıp emekli olan üç kişinin, geçmişte memuriyet hizmetleri bulunmamasına rağmen MASKİ’de memur ve mühendis kadrolarına atandığı tespit edildi.

Sayıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 93’üncü maddesi kapsamında yeniden memuriyete atanabilmek için geçmişte memur olarak çalışmış olma şartının bulunduğunu belirtti. Söz konusu kişilerin emeklilik statülerinin tek başına memuriyete atanma hakkı sağlamadığı ifade edildi.

MASKİ yönetimi, söz konusu personelden ikisinin 2025 ve 2026 yıllarında kurumdan ayrıldığını, diğerinin ise emekli olduğunu bildirerek bu statüde yeni personel alımı yapılmayacağını belirtti.

SÜRÜCÜLÜ ARAÇ KİRALAMA İHALESİNE MEVZUAT ELEŞTİRİSİ

MASKİ’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği iş makinesi ve özel amaçlı taşıt kiralama ihalesinde, araçların sürücülü olarak kiralanması ve 29 operatör ya da sürücünün çalıştırılması mevzuata aykırı bulundu.

Sayıştay, sürücülü araç ve iş makinesi kiralama işlerinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı niteliğinde olduğunu belirterek bu yöntemin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na aykırılık oluşturduğunu kaydetti. İdarenin, araç teminini işin asıl unsuru olarak değerlendirdiği ancak mevzuat hükümlerinin bu uygulamaya izin vermediği ifade edildi.

MASKİ yönetimi, sonraki alımlarda araç kiralama ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarının ayrıştırılacağını ve ihale dokümanlarının mevzuata uygun hazırlanacağını bildirdi.

SIVI KLOR İHALESİNDE YERLİ ÜRÜN AVANTAJI UYGULANMADI

Raporda, 1 milyon kilogram sodyum hipoklorit çözeltisi (sıvı klor) alımı ihalesinde yerli malı teklif eden istekliler lehine uygulanması zorunlu olan yüzde 15’lik fiyat avantajına ihale ilanı ve idari şartnamede yer verilmediği belirtildi.

MASKİ yönetimi, söz konusu avantaj uygulansaydı da teklif sıralamasının değişmeyeceğini ve kamu zararı oluşmadığını savundu. Dezenfektan ürünün insan sağlığı açısından önem taşıması ve yeni ihale sürecinin uzayabilecek olması nedeniyle mevcut ihalenin devam ettirildiği belirtildi.

Sayıştay, sonraki ihalelerde zorunlu fiyat avantajlarının ihale dokümanlarında açıkça düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

ARAÇ KİRALAMALARINDA TASARRUF TEDBİRLERİNE UYULMADI

MASKİ’nin araç kiralama ihalelerinde, Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ne aykırı olarak yeni model yılına sahip araçlar için şartlar belirlediği tespit edildi.

Raporda, 2025 yılında gerçekleştirilen iki ihalede su tankerleri, kamyonlar, kamyonetler, otomobiller ve iş makineleri için belirli model yılı alt sınırları getirildiği belirtildi. Genelge kapsamında, ekonomik olması şartıyla binek ve station wagon araçlarda 10 yaşını, diğer taşıtlarda ise 15 yaşını doldurmamış araçlara öncelik verilmesi gerektiği hatırlatıldı.

Sayıştay, yeni model yılı şartlarının kiralama maliyetlerini artırabileceğine dikkat çekerek kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılmasını istedi. MASKİ yönetimi, sonraki kiralama işlemlerinde tasarruf tedbirlerine uyulacağını bildirdi.

İHALE SÖZLEŞMELERİNDE ÖDEME SÜRELERİ ÇELİŞTİ

Bazı mal ve hizmet alımı ihalelerinin sözleşmelerinde ödeme sürelerine ilişkin birbiriyle çelişen hükümler bulunduğu belirtildi.

Rapora göre bazı mal alımlarında ödeme süresi bir maddede 180 gün olarak düzenlenirken başka bir maddede ödeme planına göre 180 gün içinde ödeme yapılacağı belirtildi. Hizmet alımlarının birinde tahakkuk sonrasında 90 günlük ödeme süresi öngörülürken başka bir maddede hakedişin 30 gün içinde tahakkuka bağlanması ve takip eden 30 gün içinde ödenmesi hükmüne yer verildi. Diğer bir hizmet alımında ise 150 günlük ödeme süresi ile 30’ar günlük tahakkuk ve ödeme süreleri bir arada düzenlendi.

Sayıştay, bu çelişkilerin ihaleye katılımı azaltabileceği ve sözleşme aşamasında ihtilaflara yol açabileceği uyarısında bulundu. MASKİ yönetimi, gerekli düzeltmelerin yapıldığını bildirdi.

SU SAYACI İHALELERİNDE TESLİM SÜRELERİ KISA TUTULDU

MASKİ’nin iki ayrı su sayacı alım ihalesinde teslim sürelerinin gereksiz şekilde kısa belirlendiği ve bu durumun rekabeti olumsuz etkileyebileceği tespit edildi.

2024 yılında gerçekleştirilen 60 bin adet sayaç alımında sözleşme 17 Aralık’ta imzalanmasına rağmen teslim süresinin fiilen 15 takvim gününe düştüğü belirtildi. 2025 yılında yapılan 40 bin adetlik alımda ise teslim süresi 30 gün olarak belirlendi.

Sayaçların MASKİ’ye özel teknik özelliklerle üretilmesinin gerektiğine dikkat çeken Sayıştay, kısa teslim sürelerinin üretim maliyetlerini artırabileceğini ve ihaleye katılımı sınırlandırabileceğini kaydetti. MASKİ yönetimi, 2026 yılında gerçekleştirilen 100 bin adetlik sayaç alımında teslim süresinin 150 gün olarak belirlendiğini ve kısmi teslimat yönteminin uygulandığını bildirdi.

BAZI İHALELERDE YAKLAŞIK MALİYET İLE SÖZLEŞME BEDELİ ARASINDA BÜYÜK FARK

Sayıştay, MASKİ’nin bazı mal alım ihalelerinde yaklaşık maliyet ile sözleşme bedeli arasında ciddi farklar bulunduğunu belirterek maliyet hesaplamalarının gerçekçi yapılması gerektiğini vurguladı.

Raporda yer alan örnekler arasında 1 milyon 479 bin TL yaklaşık maliyet belirlenen PVC boru alımının 679 bin 900 TL’ye, 2 milyon 211 bin TL yaklaşık maliyet belirlenen hırdavat alımının ise 1 milyon 37 bin 770 TL’ye sonuçlanması yer aldı.

Sıvı klor alımında da 12 milyon 670 bin TL olarak belirlenen yaklaşık maliyete karşılık sözleşme bedelinin 5 milyon 300 bin TL olduğu kaydedildi. Bir başka ihalede sondaj izleme sistemleri için 37 milyon 640 bin TL yaklaşık maliyet hesaplanırken sözleşme 19 milyon 950 bin TL üzerinden imzalandı.

MASKİ yönetimi, farkların hatalı hesaplamadan değil rekabet koşulları ve piyasa dinamiklerinden kaynaklandığını savundu. Sayıştay ise özellikle doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda gerçekçi olmayan yaklaşık maliyetlerin piyasa fiyatlarının üzerinde alım yapılması ve kamu zararına yol açılması riskini doğurabileceğini belirtti.

Raporda, ihalelerde kamu kaynaklarının verimli kullanılabilmesi için yaklaşık maliyetlerin her türlü fiyat araştırması yapılarak doğru ve gerçekçi biçimde belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

DOĞRUDAN TEMİN ALIMLARINDA ŞARTNAME VE KABUL TUTANAĞI EKSİKLİĞİ

Sayıştay raporunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bazı doğrudan temin yoluyla yaptığı iş makinesi ve taşıt kiralamalarında alımın teknik özellikleri ile süresinin belirtilmediği, piyasa fiyat araştırmalarının yeterli ayrıntı içermediği ve bazı alımlarda kabul tutanağının bulunmadığı tespit edildi.

Raporda, Elektrik, Makine ve Malzeme İkmal Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen bazı alımlarda yalnızca “iş makinesi” veya “taşıt” gibi genel ifadeler kullanıldığı, teklif verenlerin kiralanacak aracın niteliğini ve kiralama süresini bilmeden fiyat sunduğu belirtildi. Sayıştay, bu durumun mevzuata uygun alım yapılıp yapılmadığı konusunda belirsizlik yarattığını ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını engelleyebileceğini kaydetti.

Belediye yönetimi, bundan sonraki süreçte alımların kapsamı, süresi ve teknik özelliklerinin teklif aşamasında açıkça belirleneceğini, gerekli durumlarda teknik şartname hazırlanacağını ve kabul işlemlerine ilişkin belgelerin eksiksiz düzenleneceğini bildirdi.

KİRALIK ARAÇLAR ÖZEL İŞLERDE VE TATİL GÜNLERİNDE KULLANILDI

Raporda, belediyenin hizmet alımı kapsamında kiraladığı binek otomobillerin kullanımına ilişkin de tespitlere yer verildi. İncelemede, araçların daire başkanlıklarına dağıtıldığı ve bu araçları kullanacak personelin görevlendirildiği, ancak bazı araçların üçer aylık sürelerle veya herhangi bir görevlendirme yazısı olmadan tahsis edildiği belirtildi.

Sayıştay, bazı kiralık araçların personelin şehir dışındaki ikametgâhlarına gidiş gelişlerinde, özel işlerde ve tatil günlerinde kullanıldığını tespit etti. Ayrıca yükleniciler tarafından temin edilen iki aracın bulunduğu kaydedildi.

Raporda, 237 sayılı Taşıt Kanunu ve Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi uyarınca taşıtların özel işlerde ve tatil günlerinde kullanılmaması gerektiği hatırlatıldı. İhale dokümanlarında, sözleşme kapsamındaki işlerin kontrolü ve takibi gerekçesiyle idareye araç sağlanmasını öngören düzenlemelere de yer verilmemesi gerektiği vurgulandı.

Belediye, araçların özel işlerde ve tatil günlerinde kullanılmasına ilişkin aksaklıkların giderildiğini bildirdi. Sayıştay ise araç kullanımında mevzuata ve tasarruf ilkelerine uyulması gerektiğine dikkat çekti.

TASARRUF GENELGESİNE RAĞMEN GAZETE, TABLET VE EĞİTİM ALIMI

Sayıştay raporunda, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ne aykırı harcamalar yaptığı da belirtildi. İncelemede, çeşitli gazete ve internet gazetelerine abonelik bedeli ödendiği, 150 tablet bilgisayar ve 80 tarayıcı alımı için toplam 6 milyon 123 bin 241,68 TL harcandığı tespit edildi.

Raporda ayrıca “Mevzuat Eğitimi Hizmet Alımı” adı altında gerçekleştirilen iki ayrı alım için toplam 1 milyon 848 bin TL ödeme yapıldığı kaydedildi.

17 Mayıs 2024 tarihli Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nde kamu kurumlarının gazete alımı yapmaması, zorunlu haller dışında üç yıl süreyle bilgisayar ve donanım alımından kaçınması, eğitim ve benzeri ihtiyaçların öncelikle kurumların kendi personelinden yararlanılarak karşılanması gerektiği hatırlatıldı.

Belediye yönetimi, söz konusu alımların ilgili birimlerin görevleri ve hizmet ihtiyaçları doğrultusunda yapıldığını savundu. Tablet ve tarayıcıların dijital işlemlerin yürütülmesi, mevzuat eğitiminin personelin güncel düzenlemelere uyum sağlaması, gazete aboneliklerinin ise yerel gelişmelerin takip edilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Ancak Sayıştay, belediyenin 2025 yılında Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin uygulanmasına yönelik yeterli tedbir almadığı sonucuna vardı. Raporda, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması için genelge hükümlerine titizlikle uyulması gerektiği ifade edildi.