Cemil Tuğay, aday olarak açıklandığında gelen tepkiler üzerine, dönemin CHP Genel Başkanı olarak Özgür Özel, adayının arkasında dururken, “sütte leke var, onda yok” demişti. Ama hepimiz biliyoruz ki, Tuğay’ın atanması ne liyakat ne karakteri ile ilgiliydi. İzmir’de diğer başkanlar, Kılıçdaroğlu yanında dururken, Cemil Bey, değişimciyim diyen tek başkandı. Yani Özel’in gerekçesi duygusaldı.
Bu darbe koşulları, siyaset sınıfının ne kadar lümpen ve çürük olduğunu net olarak ortaya koydu. Özel, İmamoğlu ve Yavaş üçlüsü, aynen daha önceki CHP merkezi gibi, kayırmaya dayanan ölçütlerle aday belirlediler. Oysaki değişim ve yenilenme tam da buradan başlamalıydı.
Senin adamın benim adamım sitemi terk edilmeli, olabildiğince objektif liyakat ölçüleri kullanılmalıydı. CHP yönetimi değişmiş ama yöntem değişmemişti. Hatta CHP Genel Merkez baronları bile bir iki kişi dışında aynı kalmıştı. Veli Ağbaba, Erdoğan Toprak, Gürsel Erol, Bülent Tezcan vs.
Cemil Tuğay’ın doktorluğunu bilmem ama iyi bir kent yöneticisi olmadığı kanaatindeyim. Karşıyakalı değilim ama orada başkanlık yaptığı dönem için de hemen hiç olumlu gözlem ve kanaate rastlamadım.
İşçiler ve sendikalar ile ilişkilerde, kentin önemli gündem maddeleri olan Basmane Çukuru ve Çeşme Projesinde hep kamucu tutuma mesafeli durdu. Onu Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi sırasında tek takdir ettiğim davranışı, Özel’in ısrarına rağmen, Aykut Erdoğdu’yu Genel Sekreter ataması idi. Fakat daha sonra sanırım Veli Ağbaba’nın talimatları ile çok adam aldı belediyeye ve bürokraside atamalar yaptı.
Cemil Tuğay, bu süreçte öyle laflar etti ki, şu anda onların hepsini yuttu. Yutturdular daha doğrusu. AKP’ye geçme ihtimalim milyonda bir bile yok dedi, yuttu. AKP’ye geçersem karım beni boşar dedi, onu da yuttu.
Siyasi ahlakın ve ilkelerin olduğu bir sistemde, bir temsil görevindeki kişi, kendi takdiri ile başka partiye geçemez. Öyle, Özel’in etrafında sıkıntılı adamlar var demekle olmaz o iş. Var tabi. Bunu yeni mi öğrendin? Erdoğan’ın etrafı sıkıntısız insanlarla mı dolu?
İzmir deprem şehri, büyük felaket yaşanabilir, iktidar elimi kolumu bağlıyor da dedi. İşte bu iyice tutarsızlık batağı. Bunu ortalama sağduyu sahibi olan herkes bilmiyor mu? Bunları bilerek neden CHP’den aday oldun? Sadece sen değil, seçmen de bunu bildiği halde sana, daha doğrusu mecburen sana oy verdi, CHP adayısın diye.
Bu seçmene ihanettir. Şehre ihanettir. Başka tanımı yok. Bunu şimdi Özgür Özel de üst perdeden söylüyor ama onun önce bir özür borcu var seçmene. Bunu yapmalı bence, aylar önce de yazdık, Özel, İmamoğlu ve Yavaş, seçmenden özür dilemeli.
Özlem Çerçioğlu olayında da özür gelmedi, mazeret geldi. Eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu, meydanlarda adaylığını açıkladı, onu boşa düşürmek istemedik dedi. Ama elinde geçmiş dönemlere ilişkin üç klasör soruşturma evraklarını sallayarak. Bu evraklar elinize yeni geçmemiştir herhalde.
Cemil Bey, CHP’li seçmende büyük bir öfkeye yol açtı. Sadece İzmir değil ülke genelindeki CHP’li seçmenlere büyük bir hayal kırıklığı yaşattı.
Bu aleni bir yolsuzluktur. Mühürsüz oy çalmaktan, trafoları arızalandırıp, sandıkları çalmaktan daha beter bir hırsızlık.
Baskıya ve tehdide dayanamamış olabilir. Birçoğu gibi, kodes yerine rozeti tercih etti. Oysaki, onurlu davranış, seçmen iradesini çalmadan, Belediye Başkanlığını bırakmaktı. Ne hakkın var ki, Saraya ve Tek Adam rejimine karşı direnen bir şehri, içeriden teslim ediyorsun?
Sütte leke yok ama Cemil Tuğay’da var. Bu lekeyi ömür boyu taşıyacak.