Yeni Parti'nin Urla İlçe Kongresi'nde, Aziz Kocaoğlu'nun İl Başkanı Çağatay Güç'e fırça çekerek başlattığı süreç, İl Başkan Adaylığı ile devam etti. Baştan söyleyelim, Kocaoğlu'nun eleştirdiği kişi Güç değil, Özgür Özel.

Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AKP rozeti takınca da, "ben olsam en küçük ilçeye bile atamazdım" dedi. Bunu şimdi söylemiyor, o aşamada da söyledi. Yani yine Özel'i eleştirdi.

Tuğay'ın isabetli bir aday olmadığı, partililer arasında yaygın bir kanaatti. Başından beri eleştiriliyor Özel.

Hatta Butlan CHP'sinde olanlar bütün ampül takanlar konusunda Özel'i sorumlu tutarken, Tugay'ı Karşiyaka adayı yapan, Tunç Soyer'in baronları Mustafa Özuslu ile Rıfat Nalbantoğlu'nun sorumluluğunu hatırlatanlar da bulunmakta.

Şimdi Kocaoğlu, İzmir'deki bu dağınıklığı öne sürerek, ben toparlarım, siz beceremediniz diyor. Hem genel başkana hem de genel merkezde söz sahibi olan vekillere hitaben.

Eski CHP'ye döndüreceğim diyor. Eskiden ben patronken bu dağınıllık yoktu demeye getiriyor.

Bir açıdan haklı ama bir açıdan bu karşılaştırması gerçekçi değil.

Birincisi kendisi söz sahibi olduğunda da yine onun adamı, bunun adamı kuralı geçerli idi. Bir Tugay vakası yaşanmasa da, kendisinin başkan ve belediye başkanı olarak önerdiği isimler de öyle aranıp da bulunamayacak kişiler değildi.

Ancak transfer olayını, dönemin koşulları ile kıyaslamak lazım. Geçen dönemlerde bugün yaşanan darbe koşulları yaşanmamıştı. Ama o dönemin belediye başkanları da patronaj ilişkisi ile tayin ediliyordu.

Ben de defalarca tazdım, Aziz Bey'in, yine Özel'e yönelik genç ve kadın takıntısı eleştirisi haklı. Çünkü bu bir temenni veya mümkün olduğunca diye uygulanmayıp, adeta fetiş haline getirildi. Yanlıştı. Gördük ki, kadın veya erkek, genç veya orta yaş ve hatta Alevi veya Sünni hiç de sağlam kriterler değilmiş.

Bugün Kocaoğlu'na yönelik belli bir ilgi olduğu anlaşılıyor ama çekinceli duranlar veya genel merkezin adayını destekleyenler, 78 yaşında bir siyasetçinin bu denli aktif bir göreve talip olmaması görüşünü dile getiriyorlar.

Kaba gözlemlerime dayanarak, Kocaoğlu'na destek verenlerin kahir ekseriyetini, belediye başkan, belediye meclis üyesi adayı olamayanlar oluşturuyor. Bunlar dışında samimi duygular ile hareket edenler de var tabi.

Mevcut il başkanına destek verenlerin ağırlığı ise, Yeni Parti belediye başkanlarının etkili olduğu ilçe yönetimlerinden geliyor.

Bu oyun dünde böyle oynanıyordu, bugün de böyle. Nepotizm ve himayecilik esas hastalık. Ve bu hastalık, siyasetçide nitelik aramaz.

Nitekim Aziz Bey'in geçmiş dönemlerde etrafında yer alan belediye başkanı ve vekillerin hemen hemen hiçbiri, bugün yanında durmuyor. Ayrıca Aziz Bey'in eski ekibinden Butlan CHP'sinde kalanların bir hayli fazla olması da dikkat çekici.

Çünkü artık o İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı değil. İl başkanı seçilir veya seçilmez ama şehirde ve genel merkezde eski gücünü kullanma kapasitesi sınırlı olacaktır.