Evlatlarını Yiyen Devrim

Kahire, 8 Şubat 1963

Saddam Hüseyin, 8 Şubat 1963’te Irak’ta darbe başladığında Kahire’de sürgündeydi. Burada eğitimini sürdürmüş, sürgündeki Iraklı Baasçılarla ilişkilerini korumuştu. Bağdat’tan gelen haberler, Irak’a dönüşünün önünü açabilecek bir değişime işaret ediyordu.

O sabah Bağdat’tan gelen haberler sıradan değildi. Irak ordusunun bazı birlikleri ayaklanmış, Baasçılarla Arap milliyetçisi subaylar Abdülkerim Kasım yönetimine karşı harekete geçmişti. Bağdat Radyosu darbecilerin eline geçmiş, yeni bir devrimin başladığı ilan edilmişti. Fakat Kasım henüz teslim olmamıştı. Savunma Bakanlığında kendisine bağlı askerlerle birlikte direniyordu.

Saddam için bu haberlerin kişisel bir anlamı vardı. Dört yıl önce Kasım’a yönelik başarısız suikast girişimine katılmış, ardından Irak’tan kaçmak zorunda kalmıştı. Şimdi kendisini sürgüne gönderen siyasi düzen çökmek üzereydi. Darbenin liderleri arasında bulunan Abdüsselam Arif ise Kasım’ın sıradan bir rakibi değildi. Beş yıl önce onunla Irak monarşisini devirmiş, daha sonra ölüm cezasına çarptırıldığında Kasım tarafından bağışlanmış eski silah arkadaşıydı.

Bağdat, 14 Temmuz 1958 — Beş Yıl Önce

Irak ordusuna bağlı birlikler sabaha karşı Bağdat’a girdiğinde Haşimi monarşisinin sonu gelmişti. Hür Subaylar hareketinin iki önemli ismi Abdülkerim Kasım ile Abdüsselam Arif, İngiltere’yle yakın ilişkiler içindeki kraliyet yönetimine karşı birlikte hareket etmişti. Darbe sırasında genç Kral II. Faysal ve kraliyet ailesinin bazı üyeleri öldürüldü. Başbakan Nuri Said de kaçmaya çalışırken hayatını kaybetti. Cumhuriyet ilan edildiğinde sokaklarda yeni yönetimi kutlayan kalabalıklar vardı; ancak devrimin ilk günlerine şiddet ve intikam eylemleri de eşlik ediyordu.

Kasım başbakan, Arif ise başbakan yardımcısı ve içişleri bakanı oldu. İki subay monarşiyi devirmek konusunda anlaşmıştı fakat Irak’ın geleceğine ilişkin düşünceleri farklıydı. Arif, Cemal Abdülnasır’ın Arap birliği idealini destekliyor, Irak’ın Mısır ve Suriye’nin oluşturduğu Birleşik Arap Cumhuriyeti’ne katılmasını istiyordu. Kasım ise Irak’ın bağımsız bir cumhuriyet olarak kalmasını savunuyordu. Siyasi görüş ayrılığı giderek kişisel bir iktidar mücadelesine dönüştü.

Kasım, 1958 sonbaharında Arif’i görevlerinden uzaklaştırarak Batı Almanya’ya büyükelçi olarak göndermek istedi. Arif bunu kabul etmemekte direndi. Aralarındaki sert görüşmelerden birinde Arif’in silah çektiği anlatılır; ancak olayın ayrıntıları kaynaklarda farklı biçimlerde aktarılır. Kısa süre sonra tutuklanan Arif, 1959’da ölüm cezasına çarptırıldı. Kasım cezayı uygulatmadı ve eski arkadaşının daha sonra serbest bırakılmasının yolunu açtı. Aralarındaki düşmanlık ise sona ermedi.

Bağdat, 8 Şubat 1963 — Kuşatma

Beş yıl sonra Abdüsselam Arif, Kasım’ı devirmeye çalışan subayların arasındaydı. Darbeciler sabahın erken saatlerinde harekete geçmiş, hava kuvvetleri komutanı Celal el-Avkati öldürülmüş ve radyo binası ele geçirilmişti. Bağdat’ın üzerinde savaş uçakları dolaşırken tanklar Savunma Bakanlığını ateş altına alıyordu. Binanın içindeki Kasım, kendisine bağlı askerlerle direnişi sürdürmeye çalışıyordu.

Dışarıdaki çatışmaların sesi bakanlığın duvarları arasında yankılanıyordu. Başkentin farklı noktalarıyla bağlantı kurmak giderek zorlaşmıştı. Kasım’ın yakın çalışma arkadaşlarından bazıları öldürülmüş, kendisine bağlı birliklerin sayısı azalmıştı. Bir zamanlar Irak ordusunun başında monarşiyi deviren general, şimdi aynı ordunun içinden gelen bir isyan karşısında kuşatılmıştı.

Bağdat halkı gelişmeleri radyodan ve sokaklardaki silah seslerinden öğreniyordu. Kasım’ın devrilmesini isteyen Arap milliyetçileri ve Baasçılar darbeyi desteklerken komünist militanlar ve bazı siviller direnişe katılmıştı. Çatışmaların yaşandığı mahallelerde aileler evlerine kapanıyor, yakınlarından haber almaya çalışıyordu. Şehirde kimin kazandığı henüz belli değildi; ancak çatışmaların bedelini yalnızca askerlerin ödemeyeceği açıktı.

Gece boyunca süren direnişin ardından Kasım giderek umudunu kaybetti. Savunma Bakanlığından yakındaki Halk Salonu’na geçti ve darbecilerle görüşme yollarını aradı. Artık iktidarını korumaktan çok, kendisinin ve yanındaki insanların hayatını kurtarmaya çalışıyordu.

Bağdat, 9 Şubat 1963 — Son Saatler

Kasım, darbecilerin elindeki radyo merkezine telefonla ulaşmaya çalıştı. Görüşmelerde karşısına çıkan isimlerden biri Abdüsselam Arif’ti. Bir zamanlar birlikte cumhuriyet kurdukları eski silah arkadaşından, şimdi teslimiyet koşulları konusunda güvence bekliyordu. Dönemin anlatımlarına göre Kasım, ülkeyi terk etmesine izin verilmesini istedi; bazı kaynaklarda Türkiye’ye büyükelçi olarak gönderilmeyi önerdiği de belirtilir. Ancak darbeciler koşulsuz teslim olmasını istiyordu.

Kasım ile Arif arasındaki görüşmenin sözleri kaynaklarda farklı aktarılır. Ancak aralarındaki geçmiş açıktı: Kasım, birkaç yıl önce ölüm cezasını uygulatmadığı eski silah arkadaşından şimdi kendi hayatı için güvence bekliyordu.

Kasım teslim olduktan sonra beraberindeki bazı yöneticilerle Bağdat Radyo ve Televizyon Kurumunun bulunduğu binaya götürüldü. Kısa bir askerî yargılamanın ardından ölüm cezasına çarptırıldı. Arif’in infazın önlenmesi için girişimde bulunup bulunmadığına ilişkin tanıklıklar çelişkilidir; ancak infaz kararını veren askerî mahkemede yer almadığı belirtilir. Kasım’ın kaderi artık darbenin galiplerinin elindeydi.

Kasım’ın gözlerinin bağlanmasını reddettiği anlatılır. Son sözleri hakkında farklı aktarımlar bulunsa da infazın ardından yaşananlar daha iyi belgelenmiştir. Eski başbakan öldürüldü ve cesedinin görüntüleri Irak televizyonunda gösterildi. Darbeciler, Kasım’ın hayatta olduğuna ilişkin söylentilerin yeni bir direnişe yol açmasını istemiyordu. Bir zamanlar Irak halkına seslendiği yayın merkezi, şimdi ölümünün bütün ülkeye duyurulduğu yer olmuştu.

Kasım’ın öldürülmesiyle çatışmalar sona ermedi. Baas Partisine bağlı silahlı gruplar ve yeni yönetimin güvenlik birimleri, özellikle komünistleri ve eski hükümetin destekçilerini hedef aldı. Tutuklamalar, işkenceler ve infazlar yaşandı. Abdüsselam Arif ise cumhurbaşkanı olmuştu.

…devam edecek

  1. BÖLÜM KAYNAKLARI

1. PhebeMarr, The Modern History of Iraq.

2. MajidKhadduri, RepublicanIraq: A Study in IraqiPolitics since theRevolution of 1958.

3. UrielDann, Iraq Under Qassem: A PoliticalHistory, 1958–1963.