Geçen hafta İzmir’e 83 sanatçının yapıtlarını Fransa’dan getiren Arkas’ın Lumina isimli sergisini anlatmaya başlamıştım. Sanatseverler için bu hafta sürdürüyorum. Lumina: Renk ve Işık Sanatı, kendi başına kapsamlı bir sergi olmasının yanı sıra Arkas Sanat ile Centre Pompidou arasında kurulan beş yıllık iş birliğinin de başlangıç noktasını oluşturuyor.
Program kapsamında Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde beş tematik sezon gerçekleşecek ve her sezon Centre Pompidou koleksiyonundan iki sergi izleyiciyle buluşacak. Toplam 10 sergiden oluşan program, eserlerin İzmir’e taşınmasının ötesinde iki kurum arasında kültürel açıklık, bilgi paylaşımı ve uzun vadeli iş birliğine dayanan bir yapı kuruyor.
Titreşen Işık ve Enerji Dalgaları
Birçok sanatçı hızlı teknolojik dönüşümlere, doğal dünyaya yeniden yönelen bir ilgiyle karşılık verdi. Doğal ışığın geçiciliği, değişen gökyüzü manzaraları ve ışıkla aydınlanan görünümler, doğrudan Monet’den ilham alan Joan Mitchell’ın La Grande Vallée adlı eseri gibi çalışmaların odak noktasını oluşturur. Bu anıtsal tablo, Etel Adnan ve Shirley Jaffe’nin parlak ve geometrik peyzajlarıyla karşıtlık oluşturan güçlü fırça darbeleri içinde titreşen ışık ve enerji dalgalarıyla hayat bulur.
20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Color Field (Renk Alanı) resmi, rengin sanat içindeki konumunda köklü bir dönüşüme işaret etti. Soyut Dışavurumculuğun yoğunluğundan uzaklaşan sanatçılar, kısmen akrilik boyanın yaygınlaşmasının sağladığı olanaklarla, düz yüzeylere, açıklığa ve doygun renklerden oluşan geniş alanlara yöneldiler. Algının araştırılmasına dayanan Op Art (Optik Sanat) ise görmeyi etkin ve değişken bir deneyime dönüştürür.
Hareket yanılsaması yaratan optik etkiler aracılığıyla izleyiciyi doğrudan sürece dahil eder; anlatıya dayanmak yerine gözü harekete geçirir. Serginin öne çıkan eserleri arasında, Gerhard Richter’in 1973 tarihli 1024 Farben (350-3) adlı, 254 × 478 santimetre ölçülerindeki eseri yer alıyor. Bu kompozisyon, insan gözünün ayırt edebildiği tüm renk tonlarını göstermek amacıyla, kesin bir matematiksel sistem ile rastlantısallığın birleşimi doğrultusunda düzenlenmiş yüzlerce renk birimini bir araya getiriyor.
İkinci Sergi: Rengin İçinden
Sezonun ikinci sergisi, “Through Color” da Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. Nisan 2026’da merkezin açılışında izleyiciyle buluşan “Sonia & Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı” seçkisinin küratörlüğünü üstlenen Anna Hiddleston, Noémie Fillon ile birlikte “Lumina: Renk ve Işık Sanatı” ve “Through Color” sergilerinin de küratörü.
Arkas Sanat, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas’ın koleksiyonculuk ve sanat alanındaki birikimini geniş kitlelerle paylaşma yaklaşımı doğrultusunda 2011 yılında İzmir’de faaliyete geçti. Sergileri, koleksiyonları, yayınları ve öğrenme programlarıyla farklı dönem ve disiplinlerden sanatçıları izleyiciyle buluşturan Arkas Sanat, bugün İzmir’in farklı noktalarına yayılan yedi sanat merkeziyle faaliyetlerini sürdürüyor.
Centre Pompidou
1977’den bu yana Centre Pompidou, yaşayan ve topluma bağlı bir kültür mekânı olarak, topluma derinlemesine kök salmış ve dünyaya açık çok disiplinli bir merkez olmuş. 2025 yılında, yenileme çalışmaları süresince ve yeniden açılışına kadar aktif ve dinamik kalmasını sağlayan gerçek bir dönüşüm sürecine girmiş. Son on beş yıldır Centre Pompidou, gezici sergiler, seçkin eser ödünçleri ve uzun soluklu iş birlikleri aracılığıyla uluslararası varlığını güçlendirmiş.
Lumina: The Art of Color and Light / Lumina: Renk ve Işık Sanatı
26 Eylül 2026 – 14 Şubat 2027
Lucien Arkas Sanat Merkezi, İzmir
Küratörler: Anna Hiddleston, Centre Pompidou Uluslararası Projeler Küratörü; Noémie Fillon, Centre Pompidou Yardımcı Küratörü
Düzenleyen: Centre Pompidou ve Arkas Sanat
Sergi Sponsoru: İş Sanat