Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1569 yılından bu yana küresel standart olarak kullanılan geleneksel Mercator dünya haritasını terk etti. Afrika Birliği üyesi 54 ülkenin ortak sunduğu tasarıyla, kıtaların gerçek yüz ölçümlerini yansıtan "Equal Earth" (Eşit Dünya) haritasının yeni küresel ölçüt olması hedeflenen sonuç.
Yani, sömürgeci dünya haritalarda bile haksızlık yapmış. Eşitsizlik burada bile varmış. Bu dünyada nereye baksak sömürgeci dünyanın yalanları, bahaneleri ve oyunları ile karşı karşıyayız. Meğer ne kadar çürümüş bir dünyada yaşıyormuşuz. Afrika’yı 500 yıldır olduğundan küçük göstermiş. Kendi ülkelerini olduğundan büyük. İnanılmaz...
Subliminal Üstünlük İletisi
Okullarda öğrendiğimiz, sık sık baktığımız harita bile bir yalanmış meğer. Bilmiyordum, bu karar alınınca bu yaşımda öğrendim çünkü ben haritacı değilim. Daha ne yalanlarla yaşıyoruz acaba? Eşitsizlik abidesiymiş bu harita da haberim yokmuş. Bu haritayı çizip kullanan Avrupalılar Avrupa’yı haritanın tam ortasına koymuş, ABD’de bu işe bozulurmuş meğer.
Yani bizim dünya haritasına baktığımız ilk andan itibaren aldığımız subliminal ileti Avrupa dünyanın ortasındadır. Merkezindedir. Sürpriz mi insanların Avrupa meraklısı, Avrupa hayranı olması. Onlar dünyanın merkezi! Grönland’ı Afrika kadar bilirmişiz ama meğer 14 katı küçükmüş…
Beş Asırlık Yalan Sömürgecilik Mirası
Afrika Birliği üyesi 54 ülke tarafından Birleşmiş Milletlere (BM) sunulan tasarıda Afrika'yı dünya haritasında küçük gösteren ve 1569 yılından bu yana küresel standart olarak kabul edilen geleneksel Mercator projeksiyonunun terk edilmesi ne kadar gecikmiş. Bahanesi de varmış beş asırdır. Navigasyon kolaylığı içinmiş. Kılıfı da hazırmış…
Afrika'nın toplam yüzölçümü; Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Japonya, Meksika ve Avrupa'nın büyük bölümünü aynı anda içine alabilecek genişlikte yer kaplıyormuş. Yeni öğrendik. Tarihçiler ve coğrafyacılar, geleneksel haritanın Kuzey Yarımküre ülkelerini görsel olarak devleştirirken Küresel Güney'i küçülttüğünü ve bunun da uluslararası ilişkilerde bilinçaltı bir üstünlük algısı oluşturduğunu savunuyor.
Üstenci Değil Eşit Dünya
Afrika Birliği destekli kampanya ise bu algıyı kırmak adına 2018 yılında uluslararası bir kartografi ekibi tarafından geliştirilen ve alanları gerçeğe uygun oranlarla yansıtan "Equal Earth" (Eşit Dünya) modelinin küresel ölçüt haline sonunda geldi ama daha düzeltilecek şeylerde yolumuz çok uzun. Mavi Vatanımızı Meis bahanesi ile bozmak isteyen kötü niyetli haritalardan kurtulalım mesela…
Okullarda öğretilen her türlü müfredat da Batı kaynaklı. Onlar üstünlük taslayarak ne derlerse bizler sorgulamadan onu uyguluyoruz. Örneğin Finlandiya’nın eğitimdeki büyük başarısı. O da bir balon mu acaba? Ben gidip bir eğitimci olarak yerinde yani Finlandiya’da inceledim. Özel hiçbir şey bulmadım ama öğrencilere Müslümanlığın aşağılandığının anlatıldığını bizzat gördüm.
Kendi Eğitim Planımızı Kendimiz Yapalım
Bu mu iyi eğitim? Ben sorguladım Finlandiya’yı. Özel hiçbir şey bulamadım orada. CİA eliyle ülkemizde sınav sorularının çalındığı, FETÖ öğrencilerinin askeri ve ayrıca en iyi okullara, üniversitelere girdiği bir dünyada Finlandiya’da oyun ve serbestlik ağırlıklı, boş bir eğitim de acaba bir kandırmaca, yanlış yönlendirme olabilir mi? Okullarda öğretilen ağır matematik ve fizik güncel hayatta ne kadar kullanılıyor mesela?
Ben bir elektronik mühendisiyim ama bunu sorguluyorum. Onun yerine okullarda duygusal zekâ, etik, iletişim, finans gibi yaşamın içindeki konular öğretilse öğrencilere daha faydalı olabilir mi? Fizik ve matematiği tamamen iptal edelim demiyorum tabii ki, böyle anlaşılmasın, onlar da bir dil, bir lisan, zekâ geliştirmek için de gerekli. Ölçüyü, içeriği gözden geçirelim, belki biraz hafifletelim, böylece yukarıdaki konulara da yer açabilelim diyorum.
En önemlisi, artık Batının dediği her şeye inanmayalım.