“AK Parti’ye geçecek” iddiaları gündemden düşmeyen ve yoluna bağımsız devam eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 95’inci İEF açılışına ve 9 Eylül Resepsiyonu’na ev sahipliği yaptı.

İki organizasyon da Başkan Tugay'ın İzmir siyasetindeki temas kapasitesini ölçmek açısından güçlü birer test oldu.

Belediye başkanı, şehrin sorunları ile ilgilenir ancak makamın kendisi doğal olarak kentin siyasi merkezlerinden biridir. Milletvekillerini, ilçe belediye başkanlarını, parti örgütünü, iş dünyasını ve kent aktörlerini belli günlerde aynı masanın çevresinde toplayabilmesi de siyasi ağırlığının göstergelerinden biridir.

Whatsapp Image 2026 09 05 At 21.25.41

İKİ ORGANİZASYONDAKİ KATILIM KONUSUNA “TESADÜF” DEMEK ZAYIF KALABİLİR

İEF açılışında ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı: İzmir milletvekillerinden hiçbiri törende yer almazken AK Parti, CHP, YENİ Parti il başkanlarının da koltukları boştu. Belediye başkanlarının katılımı ise sınırlı kaldı. İş dünyasının önemli isimlerinde İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener yoktu. Geçmişte EGİAD’ın ve BASİFED’in başkanlıklarını yapan YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen dahi protokolde yoktu. Cemil Tugay konuşmasında da merkezi yönetim, yerel yönetimler ve iş dünyasının kent meselelerinde aynı hedef etrafında buluşması gerektiğini özellikle vurgulamıştı. “Ortak İzmir” söylemi ancak boş koltuklara söylenmiş oldu.

Dün düzenlenen 9 Eylül resepsiyonunu İEF açılışından bağımsız değerlendirmemek gerektiğini düşünüyorum. İEF'e katılmamak tek başına siyasi mesaj sayılmayabilirdi. Siyasetçilerin belki de kendi programları, kişisel mazeretleri vardı. Ama aynı tablo birkaç gün içinde ikinci kez ortaya çıkarsa "tesadüf" açıklaması zayıf kalabilir.

YENİ PARTİ’NİN TAVRI VE CHP’NİN BEKLENTİSİ…

9 Eylül gibi İzmir için son derece sembolik olan bir günde Büyükşehir Belediye Başkanı'nın verdiği resepsiyona milletvekili olarak sadece YENİ Partili Ümit Özlale katıldı. Geriye kalan 27 milletvekili resepsiyonda yoktu. YENİ Parti, AK Parti'nin il başkanları katılmazken gecenin sürprizini CHP İl Başkanı Utku Gümrükçü yaptı.

YENİ Parti'nin Özlale dışındaki siyasi aktörlerinin iki organizasyonda da görünmemesi, Özlale'nin katılımını kurumsal bir temsilden ziyade bireysel bir katılım görüntüsü oluşturduğunu söylemek mümkün.

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün katılımı oldukça anlamlıydı. Gümrükçü'nün katılımını yalnızca protokol gereği olarak okumamak gerekiyor. CHP açısından Tugay'la siyasi köprüler tamamen atılmış değil. Üstelik resepsiyonda çok sayıda CHP'li ilçe belediye başkanının bulunması, CHP'nin yerel siyaset ayağının Tugay'la temasını ve beklentisini sürdürdüğünü gösteriyor. Milletvekilleri düzeyinde ise aynı sıcaklıktan söz etmek mümkün değil.

Belediye başkanlarının resepsiyona katılımı ise İEF’ten bir tık fazla olduğunu söylemek mümkün.

Peki yoluna bağımsız devam eden Cemil Tugay, kentte bağımsız bir siyasi merkez oluşturabiliyor mu? İki organizasyonun verdiği cevap –şimdilik- çok güçlü biçimde “evet” değil. Bağımsız bir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın siyasi gücü, farklı partilerden aktörleri kent gündemi etrafında buluşturabilmesiyle de ölçülür. İEF bunun için mükemmel zemindi. 9 Eylül ise bundan bile güçlü bir ortak payda idi.

İki organizasyon, Cemil Tugay'ın hangi partiye yakın olduğunu değil, bütün partilerin Tugay'a hangi mesafede durduğunu gösterdi. YENİ Parti kurumsal olarak uzak, CHP kapıyı tamamen kapatmış değil, AK Parti ise geçiş iddialarına rağmen görünür biçimde mesafeyi koyuyor.

Whatsapp Image 2026 09 05 At 21.46.26

AK PARTİ'NİN İZMİR SİYASETİ CEMİL TUGAY'IN TRANSFERİNİ “GERÇEKTEN” İSTİYOR MU?

İki organizasyon üzerinden AK Parti’ye bir parantez açmak gerekli olduğunu düşünüyorum.

Transfer konusu aylardır konuşuluyor. İddialar geliyor. Yalanlamalar geliyor, yeni iddialar ortaya atılıyor. Programdan önce bile transfer tarihi verenler oldu. Sahadaki fotoğrafa baktığımızda durum ilginç. Tugay'ın adı en fazla AK Parti ile anılıyor ama Büyükşehir'in iki önemli organizasyonunda AK Parti'nin siyasi temsili yok. AK Partili siyasetçilerin de iki etkinlikte olmamaları da -Başkan Tugay’ın AK Parti’ye geçeceğinin konuşulduğu süreçte- bir hayli manidar.

MAHMUT ATİLLA KAYA’NIN VE CEYDA BÖLÜNMEZ ÇANKIRI’NIN ÇIKIŞLARI…

Son dönemde AK Parti Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ve Ceyda Bölünmez Çankırı’nın aldığı siyasi tavır dikkat çekiyor. Kaya neredeyse her gün İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni hedef alan bir açıklama yapıyor. Eleştirinin dozu da giderek yükseltiyor. Çankırı ise son günlerde büyükşehir belediyesine yönelik eleştirilerini arttırdığı görülüyor.

İnsanın aklına şu sorular geliyor: AK Parti, Cemil Tugay'a neden mesafeli? Kentin iki siyasi figürü, birkaç ay sonra kendi partisine katılması ihtimali bulunan bir belediye başkanına neden bu kadar yüksek perdeden muhalefet eder? AK Parti içerisinde Tugay transferine sıcak bakmayan bir damar var mı?

Tugay'ın AK Parti'ye katılması sıradan bir belediye başkanı transferi olmayacak. Tugay parti içerisinde nerede konumlanacak? İzmir teşkilatıyla ilişkisi nasıl olacak? Mevcut milletvekilleri ve parti kadrolarıyla nasıl bir güç dengesi kurulacak? Ve en önemlisi; 2029'da Büyükşehir adayı kim olacak? Kaya’nın ve Çankırı’nın aldığı pozisyonun siyasi anlamını bu soruların yanıtında bulunabilinir. Meseleyi düz biçimde “Kaya ve Çnakırı Tugay’ı istemiyor” olarak yorumlamak da yetersiz olabilir. Ankara'nın Tugay hesabıyla İzmir’in Tugay hesabının birebir aynı olduğunu varsaymak hata olabilir.

Whatsapp Image 2026 09 05 At 21.18.26

İKİ ORGANİZASYON DA BİR SİYASİ GÜÇ TESTİ OLDU

Toparlarsak;

-İki organizasyonda da Tugay'ın gelecekteki siyasi adresine ilişkin net bir işaret görmedik.

-CHP kapıyı tamamen kapatmış görünmüyor.

-YENİ Parti artık Tugay’a kurumsal olarak mesafeli davranıyor.

-AK Parti ise iki organizasyon üzerinden yorumlarsak sahada en görünür mesafeyi koyan parti durumunda.

İEF ve 9 Eylül resepsiyonu farkında olmadan bir siyasi güç testi oldu. Bu testin en zor sorusu ise şu oldu; AK Parti’nin İzmir teşkilatı “gerçekten” Tugay’ı istiyor mu?