Yerel seçimler üzerinden 2,5 yıl geçti. Görev sürelerinin yarısını dolduran belediye başkanlarının performansı oldukça tartışmalı durumda…

Kentin makro ölçekli sorunu ise derinleşen yoksulluk…

Pandemi döneminden başlayarak ekonomide başlayan yapısal bozulma, yoksulluğu ve yoksunluğu katlanamaz boyutlara ulaştırdı. Fiyatlar durdurulamıyor. En değerli para ile pazardan ancak yarım kilo peynir alınabiliyor. En kötü evin kirası 20 bin TL. Emeklilerin büyük bölümü çocuklarından gelen desteklerle ancak yaşama tutunabiliyor.

İzmir’de doğrudan sosyal yardım kişi sayısı 380 bine ulaşmış durumda... Çarpan boyutuyla nüfus olarak 1 milyona yakın insan sosyal yardımla ayakta kalabiliyor. Yoksulluğun ve yoksunluğun varoşlardaki karşılığı ise maalesef çeteleşme faaliyetlerinin artışı ile oluyor. Ücretsiz olan tek şey varsa o da hava…

Merkezi iktidar da yerel yönetimler de sosyal yardımlar konusunda elinden geleni yapsa da koli dağıtarak yoksulluğun çözülemeyeceğine herkes hem fikir… Merkezi iktidarın artık bir sosyal afete dönüşmeye başlayan ekonomik krizi durdurma noktasında elinde sihirli bir değnek bulunmuyor. Reçete olarak sunulan Orta Vadeli Program ise meyvelerini vatandaş nezdinde somut olarak henüz verebilmiş değil.

İzmir’de yerel yönetimlerin kent yoksulluğu ile ilgili inovatif çözümler üretme noktasında istenen performansı sergileyebildiğini söylemek de pek mümkün değil. (Kent Lokantaları’nı bu konudan ayrı tutmak gerekiyor. Projenin İstanbul merkezli ortaya çıktığını ve bir parti politikasına dönüştürüldüğünü eklemek gerekiyor)

Ancak yerel yönetimler nezdinde İzmir'de öne çıkan 3 tane icraat görülüyor:

-İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZMAR’ı… (Sık sık muhabirlerimiz market-pazar haberi yapıyor. Karşılaştırmalı haberlerimizde fiyat konusunda en uygun ürünlerin İZMAR’da satıldığını gördük)

-Çeşme Belediyesi’nin Kiralık Sosyal Konut Projesi… (Çeşme’de kira fiyatları baş döndürücü… Memurlar dahi İzmir’den gelip gidiyor. İlk etabın Mart 2027’de tamamlanması hedefleniyor)

-Bornova Belediyesi’nin Kent Kasap projesi… (Durumu olmayan ve sosyal markete üye olan vatandaşlar ile emekliler ve 65 yaş üzerinde vatandaşlara satış yapılıyor. Fiyat oldukça makul)

Yaşadığımız dönem, derinleşen yoksulluğa karşı kamunun nasıl refleks gösterdiği ve hangi yöntem ve biçimlerle hayata müdahale ettiğinin, edeceğinin öne çıktığı bir dönem...

İzmir'in bu anlamda bir bakiyesi var ancak ne kadar yeterli tartışılır.
*
Yoksulluğun daha iyi yönetildiği değil yoksulluğu üreten koşulların ortadan kalktığı, üretilen zenginliğin eşit biçimde paylaşıldığı günleri görmek umuduyla...

Olanı biteni anlamak, yorumlamak ve anlatmak istedim.