Nobel ödülleri dünyadaki en ünlü ve prestijli ödüllerden biri. Bilim alanında birçok dalda birincisi. Bu hafta sıklıkla Nobel yazıları yazdık, bugün de ödüllerin arkasındaki sıra dışı insanı Alfred Nobel'i tanıyalım.

Peki yaşadığı hayatı kendisi 'parlak' buluyor muydu? Evet demek kolay değil.

Ingrid Carlberg'in Nobel biyografisine göre, Stockholm'de zor bir çocukluk geçirmişti. Sadece fakir değildi, ileri yıllarda saygın bir bilim insanı olacak olan bu çocuk (hayatı boyunca 355 patenti vardı) okulda öğrenme güçlüğü çeken çocuklar için bir sınıfa yerleştirilmişti.

O zaman da bazı öğretmenler bazı çocukları anlayamıyorlarmış anlaşılan. Yenilik ve icatlar Nobel'in kanından olabilir mi? Alfred'in babası Immanuel de bir mucitti, ancak oğlu kadar başarılı olamadı.

Yani 'evde icat çıkarma!' diyen ebeveynler yoktu.

Baba Immanuel'in ilk icatları arasında, bir nehri geçmesi gereken askerler için yüzen bir cihaz ve rahatça oturulabilecek bir yastık olarak da kullanılabilen, kötü kokulu kauçuktan yapılmış bir sırt çantası vardı. Ancak Immanuel'in icatları büyük borçlara yol açtı ve alacaklılarından kaçarak Rusya'daki Saint Petersburg'a gitti; bu kent oğlu Alfred'in sonraki yaşamında önemli bir rol oynayacaktı.

Nobel ailesi Rusya'ya taşındığında ve Alfred burada patlayıcılar geliştirmeye başladığında işler düzeldi. Ne yazık ki, Immanuel Rusya'da bir kez daha iflasla karşı karşıya kaldı ve İsveç'e geri döndü. Alfred ve babası, Nobel ailesinin en küçük oğlu Emil ile birlikte, Stockholm'de nitrogliserinle deneyler yaptı.

Bu deneylerin bulguları, sanayileşme ve tıp alanında önemli katkılarda bulundu. Ancak Alfred, 1867'de dinamit icat ederek nitrogliserini daha güvenli hale getirmenin bir yolunu bulmadan önce birçok trajik olay yaşandı. Örneğin, 1864'te Alfred'in küçük kardeşi Emil, Stockholm yakınlarındaki aile laboratuvarında meydana gelen bir nitrogliserin patlamasında öldü - ardından şehirde nitrogliserin üretimi yasaklandı.

Ancak bu aile trajedisi Alfred'i hedefinden uzaklaştırmadı. İsveç'in Vinterviken kentindeki bir fabrikada patlayıcı üretmeye devam etti - artık endüstriyel ölçekte. Bu fabrika, nitrogliserinin dengesizliğinden kaynaklanan kazalarda birkaç kez yıkıldı - çok sayıda işçinin ölümüne yol açtı.

Nobel'in fabrikası şüphesiz çalışmak için tehlikeli bir yer olmasına rağmen, aynı zamanda nitrogliserinin kalp ilacı olarak faydalarının ortaya çıkarılmasına da yardımcı oldu. Fabrika işçileri nitrogliserine maruz kalmaları nedeniyle sağlıklarında değişiklikler yaşadılar. Kimyasal, kan damarlarını gevşeterek kalbe kan akışını ve oksijeni artıran bir vazodilatör olarak önemli fizyolojik etkilere sahiptir. 1998'de, Nobel fizyoloji veya tıp ödülü 1998, Robert F. Furchgott, Louis J. Ignarro ve Ferid Murad'a 'kardiyovasküler sistemde sinyal molekülü olarak nitrik oksit ile ilgili keşifleri' nedeniyle ortaklaşa verildi.

19. yüzyılda ödüllerin çoğu ulusaldı, ancak Alfred Nobel enternasyonalist bir tavır içindeydi. Çocukluğunu İsveç'te, gençliğinin ilk yıllarını Rusya'da, sonraları petrol peşindeyken Azerbaycan'da, hayatının geri kalanını ise Fransa'da geçirdi ve İtalya'nın San Remo kentinde bir tatil evi vardı. Şu not da aklınızda olsun. San Remo'daki yetkililer her yıl Stokholm'deki yıllık Nobel ödül törenini ve ziyafetini süslemek için çiçek göndermeye devam ediyorlar.

Nobel ödüllerine karşı en sert tepki İsveçli milliyetçilerden değil, Alfred'in ölümünden sonra miraslarından mahrum bırakılan Nobel'in kendi ailesinden geldi. Aile, birkaç vasiyet olduğunu fark etti ve her vasiyetle birlikte giderek daha az para aldılar, ta ki en büyük miktarı ödüllere bırakan son versiyona kadar. Alfred Nobel'in asistanı ve vasiyet icracısı Ragnar Sohlman'ın, ödüller için yoğun bir şekilde lobi faaliyeti yürüttüğü de başka bir gerçek.

Kasaba mahkemesinden çıkan karar

Alfred Nobel'in vasiyetiyle ilgili enteresan bir hikaye var: Nobel Ödülleri'nin doğuşunu anlatan ilginç bir anekdot. Nobel'in servetini insanlığa fayda sağlayacak buluşları ve çalışmaları ödüllendirmek üzere vasiyet etmesi, Fransa ve İsveç'te hukuki tartışmalara neden olmuştu. Nobel'in İsveç ile olan bağları ve Karlskoga'daki mal varlığı, özellikle atlarının orada bulunması, İsveç'teki küçük bir mahkemenin vasiyetin yürütülmesinde yetkili olmasına yol açtı. Sonuçta, Nobel Ödülleri, Nobel'in hayatını geçirdiği ve önemli bağlarının bulunduğu İsveç'te, Karlskoga mahkemesinin kararı doğrultusunda ortaya çıktı.

Bu hikaye, Alfred Nobel'in vasiyeti kadar, bu vasiyetin uluslararası hukuki boyutlarını ve kişisel bağlantılarının kararların şekillenmesindeki rolünü de gözler önüne seriyor.

Şimdi gerçeği yazma zamanı:

Nobel Ödülleri'nin doğuşu, Alfred Nobel'in 1895 yılında yazdığı vasiyete dayanır. Nobel dinamitin mucidiydi. Ancak, icat ettiği dinamitin savaşlarda ve yıkıcı amaçlarla kullanılmasından rahatsızlık duymaya başlamıştı. 1888 yılında erkek kardeşi Ludvig'in ölümünden sonra Fransız basınında çıkan ve yanlışlıkla Nobel'in öldüğünü belirten bir başlık, onun hayatını değiştirdi: 'Ölüm Tüccarı Öldü.'

Gazetecinin hatalı başlığı Nobel ödülünü yarattı. Nobel, kendi mirasının ölümcül bir buluşa dayandırılmasını istemediği için bu tür eleştirilerle anılmaktan kaçınmak amacıyla servetini insanlığa faydalı olacak bilimsel, kültürel ve barışçıl çalışmaları desteklemeye karar verdi.

Nobel, 27 Kasım 1895 tarihinde Paris'teki bir İsveç-Norveç kulübünde vasiyetini yazdırdı. Bu vasiyette, servetinin büyük bölümünün çeşitli kategorilerde ödüller verilmek üzere kullanılmasını istedi. Nobel Ödülleri için belirlenen kategoriler şunlardı: Fizik, Kimya, Tıp/Fizyoloji, Edebiyat, Barış. (Ekonomi bilimleri için Nobel ödülü çok daha sonra, 1968'de verilmeye başladı).

Nobel'in vasiyeti, İsveç ve Norveç'te ciddi tartışmalara yol açtı. Nobel'in akrabaları bu duruma karşı çıktı, çünkü büyük bir servet söz konusuydu. Ayrıca, Nobel'in ölümünden sonra bu vasiyetin uygulanması için net bir plan ya da yapısal bir düzenleme yoktu. Ancak Nobel'in isteği, zamanla çeşitli hukuk süreçleri ve bürokratik işlemler sonrasında hayata geçirildi.

Sonunda Nobel Vakfı kuruldu ve vasiyette belirtilen beş alanda ödüller dağıtılmaya başlandı. İlk Nobel Ödülleri 1901 yılında verildi. Bu ödüller, o zamandan bu yana dünya çapında en prestijli ödüller arasında yer almakta ve Nobel'in insanlığa olan katkılarını yaşatmaya devam etmektedir.

Nobel'in çalışmalarından kimya ve fizik ödülleri takip etti, ancak daha şaşırtıcı olanı - Nobel'in savaş silahlarının geliştirilmesine yaptığı önemli katkılar göz önüne alındığında - barış ödülü galiba en önemli 'günah çıkartma' !.

Nobel'in en yakın arkadaşlarından biri, en çok satan savaş karşıtı roman Lay Down Your Arms'ı yazan pasifist Bertha von Suttner'dı. Alfred Nobel'in parasını barış hareketine bağışlamasını istediği düşünülüyor, ancak Alfred bunun yerine bir ödül finanse etmeyi seçti. 1905'te von Suttner, Nobel barış ödülüne layık görülen ilk kadın ve Marie Curie'den sonra Nobel Ödülü'nü kazanan ikinci kadın oldu.

O zamanlar kadınların ödül alabilmesi bir çılgınlık olarak görülüyordu.

Diğer ödüller İsveç'te Barış Nobel'i neden Norveç'te veriliyor diye düşünebilirsiniz. Ancak Alfred için Oslo, ödüllerden biri için doğal bir yer olarak görülüyordu. Alfred'in öldüğü zamanda bile İsveç ve Norveç birlik halindeydi, sanki tek ülke gibi davranıyorlardı. O nedenle Barış ödülünün Norveç'te verilmesini istedi.

Umarız bu ödüller sonsuza kadar devam eder.