İktidara yakın gazeteciler toplanmış, “Dünya beşten büyük!” diye zıplaya zıplaya bağırıyorlar. Dostlar eylemde görsün… Bir an düşündüm, sonra hak verdim; Yani “850 milyar, 2 milyardan büyük!” diye mi bağıracaklardı?
Küreselleşen Dünya düzeninin liberalleri, ikibinlerin başında inşa ettikleri “fena halde serbest piyasa düzeni” ile 24 yıldır Cumhuriyet’i dönüştürüyorlardı. Bu dönüşümün altyapısı, “24 Ocak Kararları” ile başlayan1980-2000 döneminde hazırlandı. Tarım ve sanayi can çekişiyor, sosyal güvenlik politikaları çöküyor, işsizlik büyüyor, halk gün be gün fakirleşiyor, Cumhuriyet’in sonu geldi gelecek.
İşte bu hengamede, piyasalar böylesine serbest iken durmak olmaz, diyen ne kadar şark kurnazı varsa, hepsi soluğu siyasette aldı ve köşeler tutuldu.
Sonunda, şark kurnazı uyanıkların bütün köşeleri tuttuğu koşullarda ortaya çıkan yeni Türkiye’de servet el değiştirirken para kazanmanın yolları da karanlığa gömüldü.Ne ki karanlıkta olup biten işler, ellerine ayaklarına dolaşmaya başladı.
Köşeleri tutanların kolay para alışkanlığı zamanla o kadar büyüdü ki kontrol imkansızlaştı. Kim kimi kontrol edecekti… Ve dengeler bozulunca, bir süredir toplumun önüne atılan kurbanlar dikkat çekmeye başladı.
Dengeden çıkan düzende iktidara destek olmak için ikiye bölünen ana muhalefet daha kaça bölünecek ki ortalık yatışsın! CHP “arınıyoruz” diyor, olmuyor. Yeni Parti cami avlusundan ayrılmıyor, yine olmuyor.
Sanki bir dönem son buluyor. Fakat “son buluş sarsıntıları” yıkıcı etki yapacak gibi… Muhtemelen, bu yıkıcı etkiden muhalefet de nasibini alacak. Kolay paranın çekiciliğinin girdabında sağıyla soluyla bir bir ortalığa dökülüyorlar.
Ya sonra? Şimdilik, sonrası meçhul. Soluğu Yemen’de mi alırlar, Gazze’yi mi kurtarmaya giderler, göreceğiz. Hasar çok büyük, durum düzelecek gibi değil.
Ve yandaş gazeteciler fena halde telaş içinde zıp zıp zıplarken bağırıyorlar, “Dünya beşten büyük!” Belli ki sıranın kendilerine de gelmesinden korkuyorlar. Umudu Gazze’ye, İsrail’e bağlamışlar. Fakat günün birinde İsrail’den, “Tamam, artık susun!” uyarısı gelirse ne yaparlar, orası karışık.
Büyük suçları devlete rağmen işlemek imkânsız. Ancak sürgit o suçu işlemek de mümkün değil. Suçun sağladığı güç eninde sonunda devlet otoritesini tehdit ediyor. Ülke tam bu aşamada. Ve yönetim duruma müdahale etmenin telaşında.
Bindik bir alamete, bakalım yolculuk nereye?