Muktedirin hal ve gidişi endişe yaratıyor. Dünya hiç olmadığı kadar güvensiz. Yeni dengeler oluşuncaya kadar insanlığa cehennemi yaşatacak koşullar oluştu.

Mülkiyet toplumlarında iktidar, muktedirin iflah olmaz arzusudur. Muktedir olmanın yolunu açan mülkiyete dayalı piyasa ve iktidar olgusu, toplumsal örgütlenmenin hiyerarşik yapısını inşa ediyor.

Piyasa koşullarında oluşan hiyerarşinin tam olarak tanımı; Altta kalanın canı çıksın! Bu durumu sosyal bilimlerle allayıp pullayıp topluma yutturan akademik allameyi o kadar da ciddiye almamak lazım.

Piyasaya düşen bütün ilişkiler alınır satılır olunca ahlak çöktü, karakter bozuldu. Paradigma çökmesi böylece başladı. Dengeden çıkan sistem yeniden dengeye geri dönemiyor. Ve sistem dengeden çıkınca zuhur eden hengamede, efendilerin akşamdan sabaha değişen kararlarla sürüklenişi, tehlikeyi büyütüyor.

ABD’ye karşı İngiltere-Kanada ittifakı ve bu ittifakı ilgiyle izleyen Avusturalya, Hindistan… Doğu-Batı ekseninde süren mücadelenin Pasifik, Atlas Okyanusu hattında tehlikeli tırmanışı… Ortadoğu’da süren dizayn çalışmaları ve enerji hatlarında kontrol… Avrupa’nın belirsizlik koşullarında gelgitleri…

Sistem ayar tutmuyor. Sokaktaki insan başının çaresine bakmak için suça sarıldı. Muktedir ise otokrasiye bağladı umudunu. Paradoks; yoksul suç işlemekten vazgeçerse hayatta kalamayacak, muktedir ise otokrat yapıdan vazgeçerse ayakta kalamayacak. Gerçekte, demokrasi her iki cenahta da dikkate alınmıyor. Buna karşılık, Avrupa’da aşırı sağın önlenemez yükselişi sürüyor.

Muktedirin mazereti var, iktidarı kaybetmemesi gerekiyor. Fakat kendisine iktidar getiren sistem sürekli erör veriyor. Üretim krizde, piyasalar alarm veriyor, iklim krizi büyük tehdit, kamusal alan normları işlemiyor, açlık ve yoksulluk büyüyor.

Mesele şu ki sistemin ürettiği bilgi, topluma normalin benimsetilmesini sağlıyor. Birçok disiplinin itaati sağlamak için oluşturulduğunu söylemek abartı olmaz.

Ancak sistem çökerken, gündelik hayatın her alanında işler kontrolden çıkıyor. Bilimsel yaklaşım veya iyi niyet de çare olamıyor.

Yüzyıl sonra, Dünya bir kere daha derin bir bunalım yaşıyor. Egemen zümreler, sistemde değişim/dönüşüm sürecini yönetemiyor. Suç bütün kapıları açar oldu. Devlet otoritesinin zayıfladığı koşullarda, otokratik yönetimlere yöneliş başladı.

Başımıza gelecek var.