Ana muhalefetin iktidar yolu,çıkmaz bir sokağa nasıl dönüştürüldü? CHP’den türeyen Yeni Parti,hangi ihtiyaca cevap veriyor?
Özetle, delege pazarlıklarıyla Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkalık koltuğundan uzaklaştıran İmamoğlu-Özel ittifakı, mutlak butlan kararıyla parti içi iktidarı kaybedince çareyi yeni parti kurmakta buldu. Rivayet o ki Kılıçdaroğlu da CHP’yi güvenli limana götürecek…
Bu süreçte ortaya çıkan gerçek; her iki cenahta husumet her şeyin önünde. Hakaret ve aşağılama siyasetin yerini aldı. Her iki cenahın da yüksek motivasyonu, kendilerini ülkeden önemli gördüklerini düşündürüyor. “Önce biz, sonra Türkiye” kafasının ülkeye neler kaybettirdiğini anlamaya hiç niyetleri yok.
Oysa, sosyal demokrat partilerde kanat hareketleri olağandır. Dahası partiye güç katar. Yeter ki öncelik, ülke yararı olsun.Gelin görün ki bu gerçek ne CHP’nin ne Yeni Parti’nin umurunda.
Ana muhalefetin sol siyasetine gelince, uluslararası sistemde kapitalizmle uyumlu siyaset yapan CHP ve Yeni Parti, sol sosyal demokrasiye hayli uzak. Anti emperyalizmden anladıkları ise Leninist emperyalizm tezleriyle sınırlı. Kapitalist sistemdeki dönüşüm onları ilgilendirmiyor. Belki de okumaya zamanları yok.
İkibinli yılların siyasetinde, ana muhalefet veya muhalefet olarak AKP ile yaratılan polemik salt muhalif görüntüsü vermekten ibaret. Görüntü ve gürültüyle yapılan siyaset, çözüm üretmekten çok uzak.
Bu arada, iktidar grubu, yeni Türkiye inşasında muhtemelen son aşamaya gelmiş bulunuyor. Anayasa değişikliğini izleyecek finali bekliyoruz.
Uzun sözün kısası, sosyal demokratlar büyük bir bozgunun eşiğinde. Bu bozgun, örgütlerin niteliği ve yetkinliği konusunda tekrar tekrar düşünmeyi gerektiriyor. Kanat hareketlerini örgütleyip partiyi daha da güçlü kılmak varken, ikiye bölerek iktidar alternatifi olmaktan uzaklaştırmak… Tarih önünde bu hesap verilecek. O zaman herkes görecek tarihin doğru tarafını.
Değişen Dünya düzeninde nal toplamaya bu denli teşne olmak çok hazin.