Toplumda vasatlaşmanın siyasette yansımaları, görüntü ve gürültüden ibaret sığ ve satıh söylem olarak kulakları tırmalıyor.

Küresel Dünya düzeninde neo liberalizmin yol açtığı ahlak ve karakter çöküşü, vasatlaşan toplumda çabuk karşılık buldu.

Küresel dönemin liberal normlarıyla yerle bir edilen değerlerin etkisi yok olunca, vasatlaşma başladı. Tüketim ekonomisinin empoze ettiği tüketim kültürü, tükete tükene vasatlaşan toplumu inşa etti.

Yeni toplumda siyasal partilerin durumu tam olarak umutsuz vaka. Çökmekte olan sistemi giderayak topluma dayatmak, siyaset yapmak…Vekilliğini yapmak için milletten 310 bin lira maaş, 201 bin lira emekli maaşı karşılığı Meclis’te konu mankeni gibi oturmayı içine sindiren kişinin adı, milletvekili…

Muhafazakârlar dindarlığı öne çıkararak siyasal İslam’ın yolunu açtı. Daha sonra, İmamoğlu-Özel’in Yeni Partisi’nin “Yeni Türkiye” mutabakatı, tarihin doğru tarafında durarak CHP’yi tarihe gömdü.

Laik hukuk devleti ortadan kaldırılırken CHPayakta kalamazdı, gereği yapıldı. Cumhuriyet’in federasyona dönüşmesine çok az kaldı.

Son zamanlarda görüldü ki siyaset yapmayı sağ ve sol cenahı eş zamanlı kafa kola almaya indirgeyen siyasetçinin aldatma kapasitesi müthiş…Mesela, abdest alırken, namaz kılarken tesadüfen çekilen görüntülerle mütedeyyinlerin oyuna talip Yeni Parti liderleri Özel ve İmamoğlu’nun Cuma namazları boşuna değil. Onlara göre; seçmenin sol cenahı, yumruğu kaldırıp “Yaşasın emek!” diye bağırınca koşa koşa geliyor, seçmenin sağ cenahı ise Cuma namazına giden lideri görünce koşarak geliyor. Sağcıyla sağcı, solcuyla solcu, usta işi siyaset...

Sonuç olarak, siyaset vasatının sağ ve sol yansımaları endişe yaratıyor. İktidar grubu, parantezi kapatarak Osmanlı’ya dönüş hazırlığında…

Ana muhalefet ise ulus devletin yok edilişine seyirci kalmanın yollarını arıyor. Cumhuriyet’i savunur gibi yaparken federasyona seyirci kalmanın yolları…

Hazin ama gerçek, çerçeve yasayı CHP imzalıyor, Yeni Parti imzalamıyor, ama sürece karşı da değil, sadece biçim yönünden eleştiriyor. “Ha-vet” diyerek seçmeni kandırıyor.

Yeni siyaset, yeni Dünya düzeni kurulurken ödenecek ağır bedellere halkların boyun eğmesini sağlayacak yolları açıyor. Sağdan, soldan sunulan kurtuluş reçetelerine itibar etmemek lazım. Çünkü hepsi yalan söylüyor.