Dünya coğrafyasının kimi bölgeleri kışa hazırlanmaya başlarken kimi bölgeleri de yaza girmeye hazırlanıyor.
Tıpkı kimi topraklarda savaş ve ölüm gülleri açmaya yüz tutmuşken kimi diyarlarda olanca tekdüzeliği ile normal, gündelik hayatın akıp gitmesi gibi.
Şu sıralarda Ortadoğu coğrafyasında yaşayan halkların payına, bol bol acı, kan ve gözyaşı düşüyor mesela…
Bu ay on üç yılımı tamamlayacağım Atlantik ötesinde yaşayanlar ise bambaşka uğraş ve telaşların peşinde.
Üstat Orhan Veli'nin dillere pelesenk olmuş 'Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya' dizelerinde dediği gibi, ne Suriye'deki iç çatışmalar ve parçalanan bebeler, ne Türkiye'de yaşanan PKK terörü, ne de dünyanın bilmem neresindeki diğer felaket ve kıyımlar ortalama Amerikan insanının umurunda!
Dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelerle de ilgilenen Amerikalılar var tabii. En başta, dünya siyaset ve ekonomisini birinci elden yöneten petrol ve silah tüccarları ile onların çıkarlarını korumakla mükellef ve her biri alanında uzman CIA ajanları üstlerine düşeni fazlasıyla yapıyorlar ya!
Geriye, Amerikan halkının kendi özel hayatları ve tasalarıyla ilgilenme derdi kalıyor.
Eylül ayının başlamasıyla, Amerikalılar çalışma tempolarını da hızlandırdılar. Her sene böyledir bu. Geleneksel bayramlar güz mevsimi ile birlikte arka arkaya sıralanır.
Önce Cadılar Bayramı. Arkasından Şükran Günü. En uzun bayramları olan İsa'nın kutlu doğum haftası. Finalde Noel derken, tam üç ay boyunca bir bayramdan çıkıp, bir diğerine girmek için koştururlar.
Kapitalist sistemin aşırı derecede hediye verme alışkanlığı aşıladığı ve harcamaların maksimum seviyeye ulaştığı bu dönemler, aslında tüccar kesiminin de en büyük bayramlarıdır.
Bütün bir yıl boyunca pinekleyen ve devletten aldığı yardımla geçinen en miskin Amerikalı bile ekstra para kazanabilmek için can atar bu zamanda. Sebebi, tüketim ve israf bağımlılığı göz önüne alınırsa gayet iyi anlaşılır; Amerikalılar için Noel ya da Şükran Günü'nde çocuklarına ve yakınlarına hediye almak ve gösterişli yemek davetleri vermek çok önemli bir hadise haline getirilmiştir.
Atlantik ötesindekiler, kapitalist düzenin çılgınlık düzeyindeki alışverişlerle pompaladığı bayramlara hazırlanmak için harcamalarını patlatır ve tatil planları için gün sayarken Şırnak'da on Türk genci daha baharında hayata veda etmiş, Ortadoğu'nun kan çukurlarına an be an bir yenisi daha ekleniyormuş ne gam!..
Petrol ve silah tüccarları ile diğer kapitalistler, ellerini oğuşturup dünyayı istedikleri gibi sömürebildikleri sürece diledikleri yere bayram, diledikleri bazı yerlere ise savaş getirtirler nasılsa!