Üniversitelerde öğrenci olayları yaşanması, bir ülkede çanların birileri için çalmaya başladığına en büyük delalettir.
Totaliter rejimlerde yargıyı, basını, aydınları baskı altına alabilirsiniz...
Hatta, askeri bile sindirebilirsiniz!
Ama öğrenci nümayişleri ve protestolarının yayılması totaliter rejimin iktidar sahipleri açısından pek hayra yorulmaz...
Yakın zaman için verilecek en iyi örneklerden biri burnumuzun ucundaki Mısır'dır.
Kahire Üniversitesi'nde başlayan eylemlerin ülke çapında destek bulması eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in alaşağı edilmesiyle sonuçlanmadı mı?
Bizimkilerin de telaşı bu yüzdendir şimdi...
Bizimkiler derken malum, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan'dan, telaş derken ise apar topar OTDÜ Rektörü ile görüşmelerinden bahsediyorum.
Abdullah Gül, öğrencilik yıllarındaki tecrübesinden biliyordur zaten.
Bir zamanlar kendisi de okuduğu üniversitede sağ görüşlü eylemci öğrencilerden biriydi.
Bu nedenle 'aman canım sıradan öğrenci olayları' deyip geçemiyor son günlerde OTDÜ'de yaşananlara. Rektör ile birebir görüşmek istemesi, bu konuda ne denli hassas olduğunu yeterince açığa çıkarıyor.
Oysa bana göre, OTDÜ ile başlayan ve diğer üniversitelere de yayılacak gibi görünen öğrenci protestoları heyecan verici.
Arap Baharı, Kürt Baharı falan derken sonunda Türk baharı da geliyor nihayet!
Baksanıza;
Ekonomi ile ilgili son göstergeler iyi değil.
AKP'ye verilen halk desteğinde en son anketlere göre belli bir düşüş yaşanıyor.
Liberaller de AKP'den yavaş yavaş yüz çevirmeye başladılar.
Negatif bulutlarla yüklü hava bir de üniversiteleri sarıp sarmaladı mı bunun önünden kopacak fırtınayı siz seyreyleyin gayri!
Ben diyorum ki; ülkeye şeriat dahi getirilmek istense, ordu bu saatten sonra artık darbe falan yapamaz ama bu öğrenci milleti var ya... Asıl ondan korkun!
Bana inanmıyorsanız ülkenin cumhurbaşkanı ve başbakanına bakın.
Etekleri bu kadar tutuşmasaydı, ODTÜ Rektörü ile ikisi birden görüşmek ister miydi?
Yine de görüşlerime katılmıyorsanız ve beni fazla paranoyak buluyorsanız o zaman tarihe bir bakın derim...
1968 yılında Fransa'nın Sorbonne Üniversitesi'nde eski düzene karşı reform isteğiyle gösteriler başlatan öğrenci protestolarının bir anda alevlenip milyonlarca işçinin desteğini arkasına alarak tüm ülkede nasıl bir grev dalgası yarattığını ve sonunda ulaştığı zaferi anımsayın...
Yine, 1968'de ABD'de Vietnam savaşına karşı üniversiteli öğrencilerin başlattığı Hippi hareketini, Berlin öğrenci ayaklanmalarını, Varşova öğrenci gösterilerini aklınıza getirin...
Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan'ların ABD 6.Filosu'na karşı protestolarını hatırlayın.
Tüm bu öğrenci gösteri ve protestoları büyük toplumsal ayaklanma ve ezilen kesimlerin direnişlerini de beraberinde getirmiştir.
Öğrencilerin sesini yükseltmesi toplumda sömürülen sınıflar arasında domino etkisi yaratarak diğer katmanlara da yayılmış ve egemen sınıfların kontrolü kaybetmesiyle sonuçlanmıştır.
1968'de Avrupa'nın bir kentinde ve ABD'de patlayan öğrenci eylemleri ilk kez mayıs ayında başladığı için 68 Baharı adıyla da tarihe kaydedilmişlerdi.
2013 yılının da Türk Baharı adıyla tarihe geçmesi dileği ile...