Türkiye'deki siyaset ortamı öyle bir hale geldi ki, medya ve muhalefet, Başbakan Erdoğan'ın ya da AKP'li bakan ve milletvekillerinin ne yumurtladığıyla oturup kalkıyor.
İçişleri Bakanı'nın Uludere hakkında söylediklerinden sonra bu kez Başbakan'ın kürtaj ve sezeryan konusunda yaptığı konuşma ülke gündemine oturdu.
Başbakan bu konuşmayı nerede yapmış? Partisinin kadınlar kongresinde. Kendi gündemini yaratamayan muhalefet ve basının araştırma konusu bulmakta zorlanan! köşe yazarlarına gün doğdu hemen. Balıklama üstüne atlayan her kafadan ayrı bir ses...
Size ne? Başbakan kendi partisinin kongresinde ne derse desin. Mecbur musunuz Başbakan'ın ya da AKP'li yöneticilerin ağzından her çıkanı siz de ağzınıza alıp sakız yapmaya diye, soran yok.
Yaz aylarının başlamasıyla birlikte terör de tırmanmaya başlamış, önümüzdeki günler PKK eylemlerinin hızını artırmaya gebe imiş, her gün ülkenin dört bir yanından şehit haberleri geliyormuş, yakında Suriye ve İran ile başımız bir daha çıkaramayacağımız büyük bir belanın içine girebilirmiş, Türk ordusu dalga dalga tutuklamalarla kendi yurdunda esir düşürülmüş, tutuklu milletvekillerine özgürlük yolu tamamen kapanmış, ifade özgürlüğünde dünyadaki ülkeler arasında listenin en sonuna düşmüşüz, bütün bunlar ne gam!..
Varsa yoksa Başbakan şunu dedi, AKP'li bakan ve milletvekilleri bunu dedi.
Başbakan'ın yaptırdığı son üç ankete göre AKP'nin oy oranı; %52, %54 ve %56. Yani AKP Hükümeti'ni yönetenler ne derse desin, ne yaparsa yapsın, bu sonuçlara göre halkın çoğunluğu onları ve yaptıklarını onaylıyor. Doğru mu, değil mi?
Bundan muhalefetin çıkarması gereken dersin 'haticeye değil de neticeye bakmak' olması gerekmez mi?
Akıllı ve öngörülü bir muhalefet, iktidardan kim ne dedi diye bakıp laf yetiştireceğine, gündemi kendi ürettiği alternatif politikalar ve söylemlerle etkilemeyi başarabilmelidir.
Marifet Recep Tayyip Erdoğan'ın ya da diğer iktidar mensuplarının ağzının içine bakıp, tuzaklarına düşmek değildir. Marifet ülkede yanlış giden ne ise halka bunu en doğru şekilde anlatabilmenin ve çözümlerine halkı ikna edebilmenin yollarını bulmaktır.
Merak ediyorum... CHP ya da MHP 'bir seçimde hangi partiye oy verirsiniz' diye en son ne zaman anket çalışması yaptırdı? Ellerinde böyle bir ankete dair sonuç var ise öğrenmek isterim.
Yakında önümüzde yerel seçimler var. CHP ve MHP adaylarını belirledi mi? Ya da yerel seçimlerde aday olacakları, parti yöneticileri mi belirleyecek yoksa örgütlerin belirlemesine mi izin verilecek? Yerel seçimlere örgütler nasıl hazırlanıyor?
Bütün bunları boşuna mı soruyorum?
Yerel seçimleri bekleyin görün!.. AKP'nin bir kez daha güçlü çıkacağı yerel seçimlerin arkasından istedikleri gibi dayatacakları yeni bir anayasanın geleceğinden kimse kuşku duymasın.
Bu arada muhalefet de (sadece partiler değil, medya ve tüm sivil toplum kuruluşları da buna dahil) nal topluyor olur.
Görülecektir ki, önemli olan nihayetinde 'O dedi, bu dedi, ne dedi' değil, halkın ne diyeceğidir!..