Fazıl Say'a sosyal medyadaki paylaşımından dolayı bir dava açılması ve bunun ceza yaptırımı ile sonuçlandırılması evrensel hukuk ilkelerine göre keyfiyete dayanan bir uygulamadan başka anlamlandırılamaz.
Bu davayla, yargının iktidarın dümen suyuna tamamen girdiği bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Bu ve benzeri davalarla amaçlanan; güya, dini konulardaki hassasiyetleri koruma savıyla çağdaş, Atatürkçü ve laik değerleri savunan Fazıl Say gibi değerleri gözden düşürmek ve yıldırarak sindirmektir...
Bu sayede aslında topluma; 'bakın, Atatürkçü ve laik geçinenler, dinimize nasıl da kolay hakaret edebiliyorlar, ama bakın biz de nasıl cezalarını veriyoruz, yanlarına kar bırakmıyoruz' şeklinde mesaj verilerek, 'halkın dini duygularının sömürülmesinin' dik alası yapılmaktadır!
Bu davanın ve verilen cezanın haklılığını savunanlar, bir tek Yahudi, Hristiyan ya da Müslüman'a 'Say'ın paylaştığı (retwett) sözler onlarda nasıl bir rahatsızlık uyandırmış olabilir' diye sormuşlar mıdır?
Ayrıca, bütün bir toplumun manevi duyguları adına dava açmak hukuk işgüzarlığından başka bir şey değildir...
Eğer Say'ın paylaştığı sözler bazı kesimlerin dini ve manevi duygularını incitiyorsa; o zaman, Amerika'da yaşayan bütün Hinduların da aynı gerekçeye dayanarak inek eti yiyenlere dava açması gerekir!
İddia ediyorum; sosyal medyada, İsa'nın babasının Allah olamayacağını iddia eden olsa dahi, Hristiyan Batı toplumlarında buna içerleyecek kesimler vardır ama, hiç bir aklı evvel bundan dolayı dava açmaz herhalde... Kaldı ki açsa bile sonuçsuz kalacaktır...
Ne yazık ki, Ortaçağda ünlü bilim adamı Galileo'yu mahkum eden zihniyet ne idiyse bugün Türkiye'de Say'ı mahkum eden zihniyet de aynısıdır...
Bu gidiş çok korkutucu bir gidiştir...
Çünkü, pek yakında aynı zihniyet, sokakta başı açık kız ve kadınlarımıza da aynı gerekçeyle pekala saldırabilir...
Saçı açıktı, kolu açıktı, manevi duygularımı tahrik etti diye, kız ve kadınlarımız saçlarından yerlerde sürüklendiğinde;
Say'a verilen cezanın gerekçesi, saldırganlara pekala emsal teşkil edecektir!
Ve kimse çıkıp da buna itiraz edemez!
Durum bu kadar vahim, bu kadar utanç vericidir...
Ben kendi adıma, Say'a açılan bu davayla beraber verilen cezayı kınıyor, kendisinden özür diliyorum...
Son söz;
Tarih de Galileo'yu mahkum edenleri 'karanlığın cellatları' olarak mahkum etti ve böylece cehennemdeki yerlerini aldılar...
Oysa, Galileo dünya döndükçe yaşayacak...