Bahar doğadaki canlılar için uyanışın simgesidir. Bayramlarsa 'kavuşmanın, sevincin, küskünlüklerin sona erip barışmanın'…
21 Mart günü bütün Türk dünyasında, Ortadoğu ve Yakın Asya coğrafyasında yüzyıllardır 'bahar bayramı' olarak kutlanır. Bu tarihten itibaren soğuk havalar ve kış etkisini kaybetmeye, havalar ısınmaya, çiçekler açmaya, gündüzler uzamaya, geceler kısalmaya başlar. Bu anlamda 21 Mart, bu coğrafyada yaşayanların, tabiat güçlüklerini yenmede sürdürdüğü zorlu mücadelelere karşı ilan ettiği zaferin de miladıdır adeta.
Anadolu ve Asya topraklarının bu kesiminde yaşayan halklar bugüne kadarki varlıklarını binlerce yıldan beri çetin doğa koşullarıyla savaşma becerileri ve azmi sayesinde devam ettirebildiler. Bu toprakların insanı, en ziyade, 'barış, birlik ve dayanışma içerisinde' olduğu dönemlerde doğaya galabe çaldı… Uygarlıklar kurdu… İnsanlık medeniyetinde ileri adımlar attı...
Yeryüzü uygarlığının da ilk merkezi olan bu bölgede tarih sahnesine çıkan kimi kavim ve uluslar doğayla savaşmak yerine birbirleriyle savaşmayı tercih ettiklerinde ise birer, birer tarih sahnesinden yok olup gittiler...
Tabiat ana insanoğluna en güzel dersi galiba böyle öğretiyor; 'Birlik olmayan milletler insanlık aleminde bir varlık gösteremeden silinip, kayboluyorlar… Çünkü savaşlar ancak doğadaki engelleri ve kötülükleri ortadan kaldırmak için yapıldığında yapıcıdır. Diğer türlüsü insanlık ve uygarlık için sadece büyük bir yıkımdan ibarettir'.
21 Mart'la birlikte bizim de memleketimizde 'bahar bayramının manasına' yaraşacak bir bayram havası esecek mi acaba?
Kuşlar yuvalarından özgürce uçup havalanırken uydurma sebeplerle hapishanelere tıkılanların demir parmaklıklarına konup 'O'nlar için de özgür günleri muştulayan' nağmelerle ötecek mi?'
Mustafa Balbay mesala, büyüdüğünü göremediği çocuklarına bu bayramda kavuşma sözü verip, sonra da gerçekten bir bayram coşkusuyla sarılabilecek mi?
Doğadaki uyanışın simgesi sayılan 'bahar bayramı' etnik ve dini ayrımcılıklarla vatanımızı bölmeye çalışan emparyalistlere ve savaş tüccarlarına karşı uyanışın da başlangıcı olacak mı?
Şairin söylediği gibi memleketimin dağlarına bu kez bahar gelecek mi?
Tüm bu sorulara 'evet' demek ne kadar zor olsa dahi biz yine de bütün vatansever yiğitlerimizi, şairin mahpusta iken bile yitirmediği umudun dizeleri ile selamlayalım;
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Arap baharı diye yutturularak yeni sömürge düzenine göre şekillendirilmek istenen tüm Ortadoğu coğrafyasının dağlarına gerçek bahar, doğadaki canlıların silkinip uyanması gibi bu bölge halklarının, emperyalizmin kirli savaşlarına karşı gerçek bir uyanış başlattığı gün gelecektir.
İşte o gün, şairin türkü de olmuş dizelerini demir parmaklıklar ardında olanlar için değil, bir bahar bayramı havasında mutlulukla söyleyeceğiz…