EGEDESONSÖZ- CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Basmane Çukuru ile ilgili büyükşehir belediyesi ve ilgili firmalar arasında yaşanan uzlaşı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıç, Tunç Soyer döneminde arazinin bir bütün olarak büyükşehire geçmesi yönünde açılan davayı hatırlattı.

Dava sürecinin büyükşehire lehine gittiği evrede uzlaşı olduğunu kaydeden Kılıç, arazinin yüzde 30'unda hak sahibi olan büyükşehir belediyesinin davadan feragat etmesinin detaylarının bilinmediğini de ekledi.

Kılıç, paylaşımında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İzmir Milletvekilleri Rıfat Nalbantoğlu, Rahmi Aşkın Türeli ve Mahir Polat ile eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i etiketledi.

Kılıç açıklamasında şunları söyledi:

BASMANE ÇUKURU’NDA İZMİR’İN HAKKI MASADA BIRAKILAMAZ!

Basmane Çukuru sıradan bir arsa değildir. İzmir’in tam kalbinde, kırk yıldır çözülemeyen; kentin hafızasına, hukukuna ve kamu vicdanına mal olmuş bir meseledir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılında “Burası İzmirlinindir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülküdür” diyerek arsanın tamamının mülkiyetini almak için hukuk mücadelesi başlattı.

Dava devam ederken, bilirkişi görüşleri belediyenin lehineyken ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin elini güçlendiren bir hukuki süreç yürürken, bugün neden daha dar bir hukuki pozisyon kabul edildi?

Önceki dönemde İzmir’in hakkını almak için açılan dava neden sonuçlanması beklenmeden başka bir zemine taşındı?

2021’de taşınmazın tamamının belediyeye ait olduğu savunulurken, bugün neden yüzde 30’luk bir hak üzerinden uzlaşma yoluna gidiliyor?

CHP'den "Foça" açıklaması: Fıçı ihanet etti!
CHP'den "Foça" açıklaması: Fıçı ihanet etti!
İçeriği Görüntüle

Aradan geçen sürede İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aleyhine ne değişti?

Bilirkişi raporları belediyenin elini güçlendirirken bu geri adımın gerekçesi nedir?

Ve en önemlisi: İzmir bu protokolle ne verdi, karşılığında ne aldı, İzmir’in hakkı neden daraltıldı?

Kimse “40 yıllık sorun çözüldü” diyerek bu soruların üzerini örtemez.

Elbette Basmane Çukuru çözülsün. İzmir’in merkezindeki bu utanç görüntüsü ortadan kalksın. Ancak çözüm, İzmir’in hakkından eksilterek üretilemez.

Dün İzmir Büyükşehir Belediyesi adına hukuk mücadelesi verenlerin savunduğu hak bugün neden daha dar bir çerçeveye sıkıştırılıyor?

Eğer belediyenin elindeki hukuki ve ekonomik haklardan vazgeçildiyse, bunun gerekçesi de hesabı da İzmirliye açıkça anlatılmalıdır.

Çünkü mesele bir arsa, bir bina ya da bir proje değildir. Mesele İzmir’in malına, hukukuna ve geleceğine sahip çıkıp çıkmadığınızdır. Bugün atılan yanlış bir imza, yarın telafisi mümkün olmayan bir hak kaybına dönüşebilir.

Ve unutulmamalıdır: İzmir’in hakkından vazgeçmenin siyasi sorumluluğu da ağırdır, tarihi sorumluluğu da.

İzmir kamuoyu bunun cevabını hak ediyor.