Türkiye'nin iyi yönetilmeme sebeplerinden birisi de siyasetle uğraşanların vasıfsızlığıdır.
Nasıl ki bir musluk tamircisi ya da tezgahtar işe alınırken bir takım kalifiye özellikler aranıyorsa, 'siyaset yapacağım' diyenlerde de belirli niteliklerin aranması elzemdir.
Milletvekili adayı olacak kişilerin temel politik, tarih, felsefi, ekonomi, sosyal bilimler, diplomasi vs. konuları haiz olması zorunlu olmalıdır.
Bir örnek vermek gerekirse; on üç yılı aşkın yaşadığım ABD'de bir koleje başvururken bile, 'art studies' diye sınıflandırılan ve sosyal bilimleri kapsayan dersleri almadan herhangi bir okula kayıt yaptıramazsınız.
Keza, ABD'de ana dil İngilizce olduğu halde üniversitelere öğrenci seçiminde, kompozisyon yazma becerinizi geliştirmek ve dile daha iyi hakim olmanızı sağlamak amacıyla İngilizce dersi alınması, her hangi bir bilim dalına kabulün ön şartları arasındadır.
Ülkemizde ise söz konusu olan, insanlarımızın yediden yetmişe tümünün kaderini ellerinde tutacak olan yönetici adayların seçimidir.
Memleketin coğrafyasını, tarihini, ekonomik ve toplumsal yapısını, dış politikayı bilmeyen insanların ülke yönetimine talip olması ne kadar doğrudur?
Siyaset bilimi de tıpkı diğer disiplinlerde olduğu gibi, uzmanlık ve tecrübe gerektirir. Bu nedenle bu alanda görev yapacak ya da hizmette bulunacak kişilerin her bakımdan donanımlı ve profesyonel olması beklenmelidir.
Profesyonelliğin ilk ve en önemli koşulu olan eğitim ise maalesef günümüz politikacılarının başta gelen eksikliğidir. Bir diğer eksiklik de siyasetteki hizmet ya da görev süresinde devamlılık aranmamasıdır. Oysa her alanda uzmanlaşma dediğimiz nitelik, ancak uzun yıllara dayanan bir birikimle elde edilebilir.
Nitekim, Türk siyasetinde ve yönetim yapısında revizyonist adımlar atmanın zamanı çoktan gelmiştir. Bu konuda ilk adım, çeşitli sosyal bilim dallarında ihtisas sağlayacak milletvekili okulları açılmasıyla atılabilir. Ayrıca, sadece bu okullardan mezun olanlar bir sınava tabi tutularak milletvekili adayı olmaya hak kazanmalıdır.
Çetin Altan'ın öteden beri kinayeli bir şekilde eleştirdiği gibi, Meclis hiç bir yere kapağı atamayanların hazineden geçinme maksadıyla doluştukları bir cahiller ve ehliyetsizler kulübü olmaktan çıkarılmalıdır artık.