Dünya dijital dönüşüm ve değişime hazırlanıyor.

Doğusuyla batısıyla yeryüzünde otoriter dönemin kapıları aralanıyor. Sistem dengeden çıkınca kurallar, yasalar, kurumlar işlevini yitirmeye başladı. Doğan boşluk, oligarşik yapıların ihtiyaca uygun müdahaleleriyle dolduruluyor.

Yeni Türkiye’nin temelleri de 24 Ocak kararlarını izleyen 80 darbesiyle atıldı.

1980-2000 döneminde, tasfiye ve geçiş sürecine tanık olduk.2000 yılından itibaren, değişim sağ cenahta AKP ile ete kemiğe bürünürken, Deniz Baykal’ın tasfiyesiyle yeni CHP’nin kapıları açıldı.

Hazin ama gerçek, Cumhuriyet devrimine AKP-CHP-MHP hattında son veriliyor.

CHP yönetiminin her saat başında, “devlet kuran parti, Atatürk’ün partisi, baba ocağı” yaygarası tam olarak kabahat örtme telaşıdır.

Gerçek yürüyor, siyasetin finansmanıyla başlayan kirlenme aldı başını gitti.

Yeni Türkiye, kimlik siyasetiyle oluşturulan yeni sosyolojiye dayalı politikalarla inşa ediliyor. Yeni sosyolojiyle varılmak istenen hedefte Kürt-Arap-Türk federasyonu var. Ancak bu federasyonda Alevilerin durumu henüz belirsizliğini koruyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun dönüşü durduk yere değil. O iş Ö. Özel’i aşar.

Yeni Türkiye, sınırların yeniden çizileceği, devletlerin dönüştürüleceği, paranın ve mülkiyetin yeniden tanımlanacağı koşullarda geleceğini arıyor. Veya başına gelecekleri oturmuş bekliyor.

Yeni anayasa yakında yapılacak. Yeni Türkiye’nin Doğu-Batı Bloku ekseninde rotası böylece belli olacak. Ana muhalefet bu meselede artık netleşmeli.

Sistem çöküyor. Çağın aptal toplumlarının bunu anlaması uzak ihtimal. Statükonun devamı için gösterilen çabaya bakılırsa, aptallık çok baskın.

Aptallık, insan evriminin durduğu koşullarda insanlık durumunu ifade ediyor, hakaret değil. Yapay zekadan sonra, beynini kullanmaktan büyük ölçüde vazgeçen insanın yeni durumu.

Velhasıl, Dünya’nın yeni düzeninde, akıllı sistemlere koşulsuz itaat edecek toplumlar ve kamusal alan inşası başladı. Paradigma çöktü veya çökertildi, yeni değeler sistemi oluşturuluyor.

Yeni Türkiye’yi değişim ve dönüşümün getirdikleri ve getirecekleri bağlamında konuşmak gerek. Sonucunda, bir çağ kapanıyor.

Ve böyle giderse, ne yazık ki Türkiye ancak sistemin periferisinde yer alabilecek.