Sistem kuran aklın trajik uygarlık öyküsü, piyasa kültürüyle mütecanis aptallık çağında son bulacak gibi…

İnsan ilişkilerinin salt çıkarlara dayalı alışveriş kıvamında sürdürüldüğü modern zamanların sosyolojisi, serbest piyasa ekonomisinin tüketim kültürüyle hemhal. Toplumsal hayatın “mülkiyet-piyasa-para” üçgeninde inşasını ve örgütlenmesini sağlayan sistem, üretim ilişkilerine mecbur insanı ekonomiyle teslim alıyor. Ve insani bütün değerler alışveriş kıvamında piyasada şekilleniyor. Öyle ki selam vermek bile bu alışverişe dahil. Siyasal ve sosyal ilişkiler alışveriş koşullarında piyasaya düştüğünden sadece satıh ve ucuz ilişkiler revaçta.

Bilgi metalaştı. İnsanın ne bildiği değil, bildiğinin piyasada kaç para ettiği önemli.

Toplumsal ilişkilerde bileşik kaplar kuralı işliyor. Tükeniş, toplumun bütün katmanlarımda karakter ve ahlak zafiyetiyle hemhal zuhur etmiş bulunuyor. Yalan ve iki yüzlü ahlak en büyük değer.

Öte yanda, demokrasi, insan hakları, kendini ifade özgürlüğü savunucuları söze gelince mangalda kül bırakmamakla birlikte, kendileri gibi düşünmeyenlere husumet beslemek konusunda oldukça cömertler. Ya onlar gibi düşüneceksin ya da düşmansın. Böyle de demokratlar…

Aydınlanma, ilerleme, gelişmede ifadesini bulan modernite, tüketim kültürü hariminde tükettiği insanlığı yok oluşun eşiğine getirdi. “Olmak” yerine “sahip olmak” tercihi insanı tüketim cehenneminde yok ediyor.

Varoluşu bir gösteriye dönüştüren sistemde, ekranlarda seyreden hayatın görüntüsüyle özdeş kimlik tutsağı insanın varlık ile hiçlik arasında gerilip kalmanın tuhaf hazzıyla tükenişi…

Yeni hayat, sanal evrende beyinlerin dijital otoriteye itaatiyle şekilleniyor. Artık düşünen, karar veren insana ihtiyaç yok. Yazılımların gölgesinde yapay zekâ ile yönetilmeyi benimseyen insan, bu defa, sanal otoriteye itaat ediyor. Bundan böyle, sistemi yöneten insanlar göz önünde olmayacak. Görünmez olan otorite adeta tanrısallaşacak.

İnsan önce piyasaya düştü. İnsani değerler öylece oluştu. Değerler sistemindeki deformasyon ve dejenerasyonun getirdiği yıkım, sanal evrende yeni hayatı başlatıyor.

Galiba, insan evrimi yön değiştiriyor.