Zeki Müren, Ülkemizin gelmiş geçmiş en güzel seslerinin başında gelen “Sanat Güneşi”miz…

Saç stili, konuşma tarzı, giyim kuşam biçimiyle, sahnelerde devrim yaratan bir yenilikçiydi!

O’nun en sevilen şarkılarından birinin adıdır başlığımız. Bu günün siyaset özlemine de uyan şarkının, ilk dörtlüğünün ilk iki satırı şöyle :

*Elbet bir gün buluşacağız.

*Bu böyle yarım kalmayacak.

***

Biz… bir buluşma olayını şöyle yaşadık ;

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sırasında,

Karşıyaka’dan İzmir Belediye Meclis Üyesi ve CHP İzmir Merkez İlçe Başkanıydık. Rahmetli Dr. Sedat Akman İl Başkanımızdı.

Darbenin hemen ardından Parti binaları mühürlenmiş ve siyasi faaliyetleri durdurulmuştu… 16 Ekim 1981 tarihinde, CHP’de dahil tüm siyasi partiler temelli kapatılmış, parti yöneticileri olarak bizlere de bir süre, siyasi yasak getirilmişti…

1983 Genel Seçimlerine doğru CHP’nin boşluğunu doldurma uğruna iki parti kuruldu ;

*20 Mayıs 1983’de Necdet Calp Genel

Başkanlığında Halkçı Parti.

*6 Haziran 1983’de Erdal İnönü Genel

Başkanlığında Sosyal Demokrasi Partisi

(SODEP).

Bunlardan SODEP veto edildi, seçimlere katılamadı. Halkçı Parti katıldı ve % 30,46 oranında oy alarak, Parlamento’da 117 Milletvekili ile 2. Parti oldu.

Sonra bu iki parti 1985 yılında birleşerek Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) oldu.

1989 Yerel Seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı da dahil önemli kazanımlar sağladı.

Referandum sonucu liderler yasağının kaldırılmasıyla artan kamuoyu baskıları sonucu, kapatılan partilerin açılması için 1992’de özel bir yasa çıkarıldı. CHP, Deniz Baykal’ın Genel Başkanlığında açıldı ve yeniden siyasi yaşama döndü…

1994 yerel seçimlerindeki % 4,6 oy oranıyla Karşıyaka dahil bazı yerlerde SHP’ye seçim kaybettirdi… Soldaki bu oy bölünmesi üzerine, SHP ile CHP, 1995 yılında CHP çatısı altında birleşti…

Biz de, SHP Kurultay Delegesi olarak bu tarihi olayın oy kullanıcısı ve tanığı olduk…

***

Genel kabul gibi tarih tekerrür eder mi ?

Sanki edecek gibi geliyor… bize!

Ana akım partilerden ayrılarak partileşen partilerin, yaşayamadığına dair çok veriler olsa da, bu kesin bir kural değildir… CHP’den ayrılarak kurulan, Turhan Feyzioğlu’nun “Güven Partisi”, Kemal Satır’ın “Cumhuriyetçi Partisi”, Muharrem İnce’nin “Memleket Partisi” yaşayamamış ama, CHP’den ayrılan “Demokrat Parti”, darbeyle devrildiği 1950’den 1960 yılına kadar tek başına ülkeyi yöneten bir parti olmuştur.

Devamı muhafazakar kesimin Süleyman Demirel Genel Başkanlığındaki Adalet Partisi ve daha sonralarda Doru Yol Partisi… Turgut Özal Genel Başkanlığındaki Anavatan Partisi bir süreler Ülkeyi yönetenlerdir.

Keza CHP’den ayrılan Genel Başkan Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi(DSP), iktidara gelerek bir süre Ülkeyi yönetmiştir.

Kapatılan Fazilet Partisinden ayrılan yenilikçilerle kurulan “Adalet ve Kalkınma Partisi” (Ak Parti), 25 yıl süreyle ve halen de Ülkeyi yönetiyor oldular…

***

Atatürk’ün ilke ve devrimlerini ve kurduğu Cumhuriyetin değerlerini sırtlayarak yola çıkan, Milletin itici gücüyle, Özgür Özel ve Arkadaşlarınca kurulan yenilikçi ‘YENİ PARTİ’nin… Solda tek başına Ülke siyasetinde baş roller alacağı oldukça da belli gibi…

Bir belli de ; Makyavelistlerle, Arı gibi sokan dilleriyle sözde Arınmacı’larla atışmanın, yararsız ve boşuna zaman kaybı olacağı!

İşte şarkının dediği o “buluşma”, bir zaman içinde belki de kendiliğinden gerçekleşecek ;

Ve yaşarsak da biz bunu, 2.kez yaşayacağız!

İyi Pazarlar…