Yakınlarda bir sokak röportajında vatandaşın biri, bir soruya karşılık : “Yorgun bir eşeği yokuşa sürümek” mealinde bir söz etmişti!
Duyunca düşündüm ki… Zaten kimileri, birilerini yermek ya da övmek için ; bazı hayvan adlarını kullanırlar ya ;
Bazan da bunu, örneğin : devrimci Rosa Luxemburg için ‘Komünistlerin Kara koyunu’, diyerek biraz yerme… Bazan da örneğin zeki ve kurnaz bir politikacı Churchill için de ‘Tilki’ anımsatması halinde övme şeklinde yaparlar. Yani niyete açık bir durum vardır ortada…
Yedi yıl kadar önce kaybettiğimiz Sayın
Şeref Bakşık, İsmet İnönü döneminin CHP Genel Sekreteri ve İzmir Senatörüydü…
Bir miting konuşmasında, sanıyorum zamanın Başbakanı için : “Merkepten düşmüş karpuza döndü” deyince… Neden “eşek” yerine “merkep” kullandığını sormuştum. Bana : ‘eşek’ kelimesi insanı rencide edici, ‘merkep’ kelimesi ise insanı incitici olur da, ondan demişti!
***
Senatör At ya da Konsolos At : İncıtatus!
Yedi ünvanlı İspanyol asilzadesi gibi, adı Galius Julius Caesar Augustus Germanicus’tu. Takma adı Caligula idi… Roma İmparatorluğunun 3.İmparatoru oldu 25 yaşında. 37 - 41 yılları arasında hüküm sürdü.
Çılgın mıydı kaçık mıydı? Bir kere, aşırı savurgandı… Tuhaftı. Ensest ilişki içinde bir ahlak yoksunuydu. Vicdanı yoktu, acı da çekmezdi. Belki de gelmiş geçmiş en kötü ve zalim bir insandı...
Senatörlere müthiş tepkisi vardı. Hep aşağılardı. En çok sevdiği atı... İncıtatus’a biner, onları koşturur atlarla yarıştırırdı.
Senatörlerin eşlerini, kızlarını aşağılar, halka da onlar için “size sundum” derdi!
Onları daha da rencide etmek için
olmalı ki… Atını senatör bile yapmak istedi.
Ona mermerden saray yaptırdı. Altın varaklı koltuklarla döşedi. Altından yapraklarla besledi! Bir söylentiye göre de atını,
Konsolos yapmak istedi. Ama at “atça’” dan başka dil bilmezdi!
Bir bahane bulur, insanları idam ettirirdi.
Bir generalini de idam ettirmek istiyordu.
Ama adam çok dürüsttü, bahane bulamadı da,
‘Sen çok dürüstsün, Romalı olamazsın.
Seni vatana ihanetten tutukluyorum’ dedi.
Ve, dünyaya… Kötülüğün temelini attı!
***
Halk dünyanın her yerinde, bizdeki çok güzel söylemle “beytülmala el uzatanlara” çok kızar!
Buna bir örnek Belediye Başkanı (!) Barsik’di.
(Sayın Kemal Anadol göndermişti) ;
Rusya’nın kuzeyi Sibirya, 13 milyon km2’lik bir yer. Türkiye’nin 17 katı. ABD’den daha büyük. 36 milyon insan yaşıyor... Dünya ormanlarının, % 25’ i burada. Dünya tatlı su rezervinin % 20’si burada. En fazala eksi 64,4 sıcaklık da burada...
Bir kent var burada, 700 bin nüfuslu Barnaul. Altay dağlarının yakınında. Moskova’ nın 3600 km doğusunda...
Siyasetçilerin yolsuzluk ve adamcılığından gına gelmişti artık. Bir belediye başkanları vardı, adı İpor Savintsev... Belediye arazilerini yakınlarına verdi diye, istifa etmek zorunda kaldı Ağustos 2015’de. Oğlu da, dolandırıcılık ve zimmetten Tayland’a kaçtı.
İngiliz Guardiyan Gazetesinin bir haberiydi ;
Belediye Başkanlığı seçimi yapılacaktı.
6 aday çıktı. Biri de, 18 aylık bir kedi. Adı da Barsik!
Bu 6 adayı, sosyal medya üzerinden kamuoyu yoklamasına soktular... Seçim sloganı da, “Sadece fareler Barsik’e oy vermez” di.
Afişler oy vermez, ama verdirirdi!
Sonuç ;
Oyların % 91,2 sini Barsik aldı. Tabii ki, başkanlığı ona vermediler!
İyi Pazarlar...