Akdeniz’in iki büyük adası : Girit ve Kıbrıs.

Türkler ve Rumlar birlikte yaşardı. İkisinde de Rumlar tarih boyunca enosis ateşiyle yanardı.

Nitekim Girit, 1897’de masa başında Yunan’a kaybedilmişti. Venizelos Girit’in 1913 yılında Yunanistan’a bağlanmasını sağlamıştı...

Venizelos 1864’de daha Osmanlı’da iken Girit’te doğmuş, 1936’da Paris’te ölmüştü.

1910 ile 1933 yılları arasında 12 yıldan fazla Yunanistan Başbakanlığı yapmıştı.

Bir bölümü de 1919-1922 arasında gerçekleştirilen Kurtuluş Savaşımızın içinde geçmişti…

***

“Bütün Dünya 2000” in 2010/12 sayısında, Biray Üstüner’in derleme yazısına göre…

İşte bu Venizelos, 12 Ocak 1934 günü oturdu Oslo’daki Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığına çok özetlediğimiz şöyle bir mektup yazdı ;

Yedi asra yakın süre boyunca Yakın Doğu ve Orta Avrupa’nın büyük bir kısmı kanlı mücadelelere sahne oldu…

Mustafa Kemal Paşanın hasımlarına karşı yaptığı milli harekat galibiyetle sonuçlandı ve 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile, bu istikrarsız durum sona erdi.

Teokratik bir rejim içinde yaşayan, din ile hukuk kavramlarının birbirine karıştığı çökme yolundaki bir imparatorluğun yerini güç ve hayat dolu modern ve milli bir devlet aldı.

Büyük devrimci Mustafa Kemal Paşanın başlattığı hızla, mutlakiyetçi sultanlar rejimi yıkılmış ve gerçekten laik bir devlet kurulmuştur.

Barışı takviye hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti’ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleriyle birlikte yürümüştür.

Türkiye kendi milli sınırları ile samimi şekilde yetinerek, Yakın Doğu’da barışın gerçek bir savunucusu olmuştur...

Kanlı mücadeleler nedeniyle uzun yıllar Türkiye ile düşman durumunda kalan biz Yunanlılar, Osmanlı İmparatorluğu’nun yerini alan bu ülkede gerçekleşen köklü değişikliklerin etkilerini duyan ilk kimseler olduk.

Türkiye’ye barış elimizi uzattık. O, bu uzanan eli samimiyetle kabul etti… Barışın borçlu olduğu bu kıymetli katkının sahibi Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşadır.

Bu nedenle 1930 yılında Yunan Hükümet Başkanı sıfatıyla ben, Türk-Yunan andlaşması’nın imzası ile Yakın Doğu’da barışa doğru yeni bir devir başlarken, Mustafa Kemal Paşa’yı Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref duyarım…

***

CHP, 9 Eylül 1923’de Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kuruldu. İlk Genel Başkanı da Atatürk oldu.

İkisinin de başarılarından dolayı olmalı ki… Benim iki büyük eserim vardır. Biri : Türkiye Cumhuriyeti, Diğeri : Cumhuriyet Halk Partisi” demişti.

Ama bir bakmalı, eserilerinden ikincisi olan CHP’nin şimdi ki haline… Özellikle de evlatlarına karşı kullandığı diline ;

*Zamanın düşman ülkesinin sergilediği Dostça dile,

*Bir de bizde, kimilerinin sergilediği Hoyratça dile!

İyi Pazarlar…

Not :

1- Buca seçimlerinin firesiz ve tartışmasız başarılması ; Başkan Dr. Cemil Tugay’ın Liderliğinin ve İl Başkanı Çağatay Güç’ün birlikteliğinin sonucudur...

2-Başkan Görkem Duman’ın, vesayetçi davranmamasının, payı da önemlidir…