Önce gazetelerin son sayfalarında çıkan bir habere bakalım. Belkide çoğu insanımızın dikkatini çekmemiştir.

Haber şöyle:” Urfa’dan Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine gelen mevsimlik tarım işçileri,hergün saat beşte kalkarak ilçedekiayçiçeği,pancar ve kapak gibi ürünlerin çapasını yapıyor. Güneş doğmadan güne başlayan işçiler zorlu mesainin ardından akşam saatlarinde çadırlarının yolunu tutuyor.Tarım işçilerinden Hatice Umdu,”Mevsimlik işçi olarak saat beşten ondokuza kadar çalışıyoruz.Herkesin uyuduğu saatlarde biz sabahleyin tarlaya geliyoruz.Çadırlarda yaşamak zor.Yılın 12 ayının 7 ayını burada geçiriyoruz(*)

Bir tarımcı olarak bende çok sayıda tarım işçisinin dramına tanıklık etmiştim.Ancak bir tanesi canımı yakmıştı.İzmir’in Kınık ilçesinde kurutmalık domates işçilerinin çok zor koşullarda çalıştıklarını,derme çatma çadırlarda barınan işçilerin çok küçük bebelerin de kızgın güneş altında oynadıklarını gözlemlemiştim.

Mevsimlik Tarım İşçileri” Kimlerdir?

Her yıl sayıları milyonlarla ifade edilen gezici mevsimlik işçiler; Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak gibi iller başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Bölgesi'nden ilkbahardan başlayıp sonbahara kadar Türkiye'nin farklı bölgelerine çalışmaya giderler.

Mevsimlik tarım işçiliğine giden Suriyeli göçmen sayısı ise son yıllarda oldukça yüksek.

Mevsimlik işçilerin çalışma takvimi ise ürünlerin hasat zamanına göre belirlenir.

Mevsimlik Tarım İşçileri” Statüsü Ne?

Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları, ilk defa 2010/6 sayılı Başbakanlık Genelgesiyle düzenlenmişti.Daha sonra Korana’nın çıkışıyla 2017 yılında mevsimlik tarım işlerinde yapılabilecek hizmetler Başbakanlık’ın 2017/6 sayılı Genelgesi ile yenilenmişti.

Mevsimlik Tarım İşçileri Açısından Çözüm Var Mı?

Çözüm için önce şunlar sorulabilir mi?

• Türkiye’de mevsimlik tarımsal işçilik sonsuza değin sürecek mi? Bir başka deyişle mevsimlik tarım işçiliğini yaratan neden konusuna çözüm bulunmayacak mı? Konuya bir de buradan bakmak gerekmez mi?

• Mevsimlik tarım işçiliğin temelinde, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi'nin feodal yapısı ve geri kalmışlık sorunu yok mu? Sorun, aynı zamanda ayrılıkçı terör hareketi tarafından kullanılmıyor mu?

• İşsizlik; topraksızlık, toprak yetersizliği ve bölgedeki sanayi ve hizmet sektörünün eksikliğinden beslenmiyor mu?

Çözüm Ne?

Çözümün birinci ayağı, “Bölgede Sosyal Devlet İlkesi”nin gerçekleştirilmesi.

Bunun birbiriyle bağlantılı üç aşaması var. Nedir bunlar?

• Kalıcı bir toprak reformunun yapılması,

• Toprak reformu ile birlikte çiftçilerin kooperatif örgütlenmesinin egemen kılınması,

• Kamu yönlendiriciliği ve egemenliğinde tarımsal sanayinin kurulması

İkinci ayağı da, giderek güçlenen dinsel eğitim yerine Türkiye’de Cumhuriyet ile başlatılan ulusal ve laik eğitim ve eğitim birliği ilkesinin yeniden güçlü bir şekilde yaşama geçirilmesi.

Aslında, değinilen konular salt Doğu ve Güneydoğu’yu değil, bütün Türkiye’yi ilgilendirmiyor mu?

(*)Herkes uyurken onlar tarlada”,Nefes Gazetesi,28 Haziran 2026 s.8

3 Temmuz 2026