Bugün Pazar…

Hiç bitmeyen sevgi ve saygıyla…

Atatürk'ü bu köşede anma ve hatırlama günü…

Bir kez daha…

Az bilinen yaşanmış bir öyküyü paylaşalım…

Bunu yaparken de…

O günlerin anılarını bugünlere taşıyan herkesi…

Saygıyla analım…

***

Onuncu Yıl Nutku…

Yıllar, yıllar önce bu milletin yolunu ışıklandıran…

Bir şanlı söylem olarak tarihe mal oldu…

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından…

Bizzat…

Türkiye Cumhuriyeti'nin '10. Yıl' kutlamalarında…

29 Ekim 1933 Pazar günü…

Ankara Hipodromu'nda seslendirilerek tarihe geçti…

O nutuk…

Millî Mücadelenin beş yılı ile…

Şanlı Cumhuriyet'in…

İlk 10 yılının öz anlatımını özetliyordu…

Ulu Önder Atatürk'ün…

O metni okuması…

Toplam altı dakikada gerçekleşti…

Bir buçuk sayfadan oluşuyordu ama…

Bugün bile…

Gözleri nemlendiren…

Bir millete benzeri olmayan bir sesleniş olarak…

Kalplerde yaşıyor…

***

Herkes bilir ama tekrarında yarar vardır…

***

'Onuncu Yıl Nutku'nda…

Hem millî mücadelenin kimlere karşı ve…

Niçin verildiğini anlatılır, hem de bu mücadelenin…

Cumhuriyet kurulduktan sonraki süreçte…

Yapılması gerekenler ve…

Yapılacak olanlar konusunda önemli bilgileri bulursunuz…

O hazineden farksız metin…

'Türk milleti' seslenişi ile başlar…

'Ne mutlu Türküm diyene…'

Cümlesi ile son bulur…

***

Atatürk, '10. Yıl Nutku'nu…

Ekim ayının ortalarında…

Bir gece geç saatlerde…

Kendi el yazısı ve kurşun kalemle hayata geçirmişti…

Bu konuşma daha sonra daktilo edildi…

Atatürk…

Cumhuriyet Bayramı'na bayrama birkaç gün kala…

En yakın çalışma arkadaşlarına okudu ve…

'Ne dersiniz?' diye sordu…

Onların fikirlerini aldı; mürekkepli kalemle…

Üzerinde düzeltme ve ilaveler yaptı…

Bu düzeltmeleri bile kimseye bırakmadı…

Her harfin her kelimenin üstünde tartıştı…

Esinlendi ama…

Yine de sadece kalbinin sesini dinledi…

O metnin üstünde…

Başka bir kalem dolaşmadı…

Gazi Mustafa Kemal…

29 Ekim 1933 Pazar günü konuşmasını…

Elinde tuttuğu bu metin üzerinden yaptı…

***

O Tarihi konuşmayı…

Yüz binlerce kişinin geldiği Cumhuriyet Meydanı'nda seslendirdi…

Radyolardan tüm yurda naklen yayınlandı…

Milyonları heyecanlandıran o konuşma…

Törene Sovyetler Birliği'nden davet edilen…

Yönetmen Sergey Yutkeviç tarafından filme alındı…

O film…

Kültür Bakanlığı arşivlerinde korunuyor…

***

Atatürk…

Törenden 48 saat önce…

Tarihçi ve siyasetçi Hikmet Bayur'u çağırdı ve…

'Gece çalıştım ve nutku yazdım…' dedi…

Bayur bu kağıtları aldı, hemen okudu…

Atatürk, doğrudan milletine hitap ediyor ve…

Geçen 15 yılın muhasebesini yaparken…

İlerde yapacaklarının da ipuçlarını veriyordu…

'Türk'ün başına, 'Büyük' kelimesini eklemişti…

'İstiklal Savaşı'na başladığımızın 15'inci yılındayız' cümlesinde…

'İstiklal'in üzerini çizip 'Kurtuluş' yapmıştı…

Sonra hala kulaklarımızda çınlayan o ünlü cümle geliyordu:

'Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır... Kutlu olsun!'

Cümlenin devamında…

'Türk milletinin bir ferdi olarak bu büyük güne kavuşmanın derin sevinç ve heyecanı içindeyim' diyordu…

Sonradan cümle içindeki 'büyük gün'ü ise 'kutlu gün' şeklinde değiştirmişti. Mesela, 'Mecburiyet yetmez, azim gerekir'in devamı şöyleydi: 'Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık... Bu işlerin başındaki en büyük yapı, temeli...'

Cümlenin burasında bir okla sayfanın başına gitmiş ve şunu eklemişti:

'...Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki muvaffakiyeti, milletin bir ve beraber olarak azimkarane yürümesine borçluyuz.'

Cümlenin 2. sayfadaki devamında şu ifade vardı:

'Fakat yaptıklarımızdan asla memnun ve mağrur olamayız…'

Ardından bu cümleyi şöyle düzeltmişti:

'Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyeti karşısındayız.'

Bu son cümleyi de 'mecburiyeti ve azmindeyiz' diye düzeltmişti sonra...

Ve…

Bitirirken o muhteşem paragraf:

'Türk milleti! Ebediyete akıp giden her on senede bu büyük millet bayramını, daha büyük şerefler, saadetler, sulh ve ('sulh ve'nin üzeri çizilmiş) huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene!'

İşte, bunun için Atatürk'ün yazıp bizzat seslendirdiği…

'10. Yıl Nutku' 91 yıldır hala kalpleri titretiyor…

Sonsöz: Ulu Önder Atatürk, 'Nutuk'u tarihi bir metin olması gayesiyle kaleme aldı…Ve bunun yanı sıra siyasi bir hesaplaşma yapmak, Türk milletine yapılan icraatlar hakkında bir hesap ve öğüt vermek ve geleceğe dair ışık tutmak gibi amaçlarla da yazıya dökmüştür…