Şimdi yine anneler günü nedeni ile bütün anneler kutsanacak.
'Cennet anaların ayağı altındadır' gibi klişeleşmiş laflarla güya anneler ihya edilecek ve bir anneler günü daha böyle savuşturulacak.
Üstelik de bunlar memleketin anası ağlatılırken yapılacak...
Gerçi memleketin anasının gözyaşları hiç dindirilmedi ki!
PKK'lıların analarına sorsanız; hangisi ben oğluma ya da kızıma 'dağa çık, terörist ol' dedim, der?
Ya da hangi ana askere giden oğlu için, gönül rahatlığıyla, 'kurşun sıkmayı ya da ölmeyi' dileyebilir?
Evlatlarımız ateşe atılırken kimse biz analara soruyor mu?
Akil Adamlar heyetinde mesela, evladını terör savaşında kaybetmiş bir tek ana niye yok?
O analar evlatlarını kaybettiklerinden beri akıllarını da kaybetmişlerdir diye mi acaba?
Zaten adı olmayan kadının aklı da yok diye düşünülüyor olmasın sakın!
'Saçı uzun, aklı kısa' deyişi size neyi hatırlatıyor?
Zannediyorlar ki analarımıza sevgi ve saygıda hürmet göstermekte eksiklik etmezsek, onlara değer verdiğimizi de ispat etmiş oluruz.
Böylece vicdanlarımız her daim rahat...
Mecliste 'en az babalarımız kadar neden analarımızın da olmadığını' sormak, çoğunluğun aklına gelmez?
Bizi yetiştirecek ve insanlık cemiyetine kazandıracak analarımız eğitimde, iş bulmada ve bilimde neden babalarımızdan daha geride diye sormak keza...
Ama duygu sömürüsü yapılacaksa, bir derdimiz, sıkıntımız olduğunda hemen anaların dizinin dibine koşacağız.
'Ağlarsa anam ağlar' diyeceğiz...
Öylemi?
Bir taraftan da 'kadının sırtından köteği, karnından bebeği eksik etmeyeceksin' zihniyetinin köklerinin kazınamadığı bir toplumda...
'Sana kürtaj yasssaaakk, sana kırmızı ruj yasssaaak' vs. diye esip esip gürlerken...
Çocuk anne, töre cinayetleri, kadına uygulanan şiddet ve fuhuş yapmak zorunda bırakılan
analar vs. konusundaki rakamlar Cumhuriyet tarihinde tavana vurmuş iken...
Fazla söze hacet yok o zaman...

Bu kafayla memleketin anası daha çok ağlayacak demek ki...