Daha önce İzmir’de Yeni Parti ve CHP’nin durumuna ilişkin gözlemlerimizi yazmıştık. Ancak bu gözlemlerimiz belli ölçüde kendi çevremiz ve sosyal medyaya ya da haberlere yansıyanlar üzerine dayanıyordu.
Geçen gün BAYATEV’in bir araştırması ile karşılaşınca, bu konuyu yeniden yorumlama ihtiyacı duydum. BAYATEV İzmir’de faaliyet gösteren bir vakıf, herhangi bir parti veya siyasi kuruluş ile doğrudan bağlantısı yok, daha çok eğitim ve akademik konularla ilgilenen bir kurum.
Bu vakıf bir süredir üç ayda bir, İzmir Barometresi adında bir araştırma yayınlıyor. Bu araştırma belli standart sorulara dayandığı gibi, güncel bazı gelişmeleri de ölçmeye çalışıyor. Bu programın başında eski öğrencilerimden sosyolog Dr. Serkan Turgut var. Kendisi ile de son yayınlanan araştırmanın sonuçları hakkında biraz değerlendirme yaptık.
Yaz aylarını içeren İzmir Barometresi araştırmasında, İzmirli seçmenlerin eğilimleri de sorulmuş. Butlan öncesi yapılan araştırmalarda CHP, İzmir’de %50 ve 51 gibi istikrarlı bir desteğe sahip iken, şimdi Yeni Parti’nin kuruluşu ile dengeler değişmiş.
Buna göre İzmir seçmeninin %47’si Yeni Parti’ye destek açıklarken, CHP’yi destekleyenlerin oranı %4 düzeyinde kalmış. Yani ikisinin toplamı yine önceki CHP’nin oyu.
Yeni Parti genel başkanı Özgür Özel, bizi karpuz gibi ortadan ikiye böleceklerini sandılar ama öyle olmadı, karpuz bütün olarak bizle, sapı da ellerinde kaldı demişti. Bu değerlendirmede bir sorun yok. Yani Butlan atamasını gerçekleştirenler amacına ulaşamadı. Ama az da olsa, bu kitleden bir parça koptu. Ya da ince de olsa bir dilim koparıldı. Zaten genel gözlemler de o yönde.
Eski CHP’li seçmeninin %90’nından fazlası İzmir’de yeni adrese taşınmış gözüküyor.
Diğer partilerin desteğine gelince, İzmir’de AKP’nin desteği %26 düzeyinde tespit edilmiş. İyi Parti %5, DEM %5, Zafer Partisi %4, MHP%3, TİP %2 gözükürken diğer bazı partilerin desteği %1 düzeyinde gözükmektedir.
Bir de partilerin desteklerini artırma potansiyelleri bakımından, bazı sorular sorulmuş. Bir partiye oy verme ve vermeme ihtimali bakımından sorgulandığında, İzmirli seçmenin %40’ı Yeni Parti’ye kapalı olduğunu, buna karşılık %64’nün de AKP’ye kapıları kapattığı anlaşılıyor.
Yeni Parti’nin büyüme potansiyeli, ilginçtir Zafer Partisi ve DEM seçmeninin karar değiştirmesine bağlı. Yani Zafer Partisi seçmeni %67’si ve DEM seçmeninin yarıdan fazlası, adeta ikinci tercih olarak Yeni Parti’yi görüyor.
Şu anda CHP’de olan seçmenin de yarısı Yeni Parti’ye kapılarını tamamen kapatmış gözükmüyor. Onun için tabana yansıyan sert kutuplaşmayı da Yeni Parti açısından iyi yönetmek gerekir.
Araştırma verilerine baktığımızda İzmirli seçmen, Kılıçdaroğlu CHP’sine karşı oldukça mesafeli duruyor. Serkan ile görüşmemizde, önceki araştırmalara göre Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkinin daha da arttığından söz etti.
İzmirli seçmenlerin %64’ü AKP’ye oy verme ihtimallerinin olmadığı ortaya çıkmış. İzmir genelinde seçmenlerin %81’de hiçbir şekilde CHP’ye oy vermeyeceğini ifade etmiş. Yani uzun yıllardır İzmirli seçmenler AKP’ye karşı net bir mesafe koyarken, artık CHP ilk sıraya yerleşmiş bulunuyor.
Bu araştırma verileri, genel gözlemlerimizi ve daha önce yaptığımız yorumları destekler nitelikte. Ama bize ek olarak gözlem şansına sahip olmadığımız alanın da verilerini sunması bakımından değerlendirmeye değer sonuçlardır.
Yeni Parti, şu anda mevcut iktidar ve Saray rejimine karşı muhalefetin amiral gemisi durumundadır. DEM’in muhalefet potansiyeli oldukça zayıflamıştır. Öcalan’ın etkisi arttıkça bu süreç devam edecektir. İyi Parti ve Zafer Partisi de milliyetçi cephenin muhalif kanadını teşkil etmekle birlikte, seçmen toplaşma yeri olarak Yeni Parti’yi görüyor.
CHP’nin Saray rejimine muhalefet etme şansı hiç yok. Parti içinde iktidar kavgası ile meşgul olup, Yeni Parti’ye muhalefeti sürdürecekler. Onun için CHP’nin, İzmir seçmeninin muhalefet karakterine uygun bir parti olma ihtimali yok. Bu sadece İzmir ile ilgili bir durum değil elbet. Saray’a ve Tek Adam rejimine itiraz edemeyen bir parti ve partilerin toplumsal muhalefeti temsil etme şansları olmayacaktır.