İncil'de geçen bir hikayedir…
Bir gün, halk bir fahişeyi köşeye sıkıştırır ve taşlayarak cezalandırmak ister. Bu duruma şahit olan İsa Peygamber 'aranızdan kimin hiç günahı yoksa, ilk taşı o atsın' der. Bunun üzerine, kalabalık fahişeyi taşa tutmaktan vazgeçer…
Bu hikayenin günümüz versiyonu sürekli yaşanıyor. İnsanlar kendi suç ve kabahatlerinin kefaretini, köşeye sıkıştırdıkları başka insanların günahı üzerinden ödetmeye çalışıyorlar maalesef….
Misal;
Madem darbe yapmak suçtu… Öyleyse 12 Eylül 1980 darbesinin genarallerinin hazırladığı anayasayı onaylayan ve yöneticilerine geçit veren, bu halkın yüzde 98'i de suçlulara ve suçlara göz yummaktan dolayı suçlu sayılmalıydı.
Dolayısıyla, muhtemelen 12 Eylül darbe destekçileri arasında bulunan AKP Hükümeti mensupları ile birlikte 12 Eylül Anayasası'na 'evet' diyen herkes yargılanmalıydı!
Bugünün darbe teşebbüsçüsü genarallerini yargılayanlar, o dönemlerde de savcı ya da yargıç değil miydi? O zaman neden darbe suçu işleyenlere itiraz etmediler? Neden seslerini yükseltmediler?
AKP Hükümeti ve bugünkü yargı erkini oluşturanların her biri desin ki; 'Biz 12 Eylül Anayasası'na evet demedik.'
Evet, bunu açıkça, bağıra bağıra ilan etsinler. Bu nedenle, bugün darbe teşebbüsüyle yargıladıklarının darbe yapmasına zemin hazırlayan yasaların kaldırılması için, 12 Eylül 1980'den beri nasıl bir mücadele içerisinde olduklarını ispatlasınlar…
Şimdiki demokrasi anlayışlarına göre suçlu olduklarını düşündükleri Kenan Evren'le sıkı fıkı olanlar, O'nunla yan yana resim çektirmiş bugünün tüm darbe karşıtları ve sözde demokratları da bize; o dönem, Kenan Evren ve diğer darbecilerin yakalarına 'suçlusunuz' diyerek neden yapışmadıklarını izah etsinler.
Biz de onların ne kadar demokrasi yanlısı olduklarına ve samimiyetlerine inanalım!
Yoksa o günkü darbecilerin, bugünkü Balyoz, Ergenekon vs. gibi davalarda darbecilikle suçlanan sanıklardan başka üstün yanları mı vardı?
Ya halka ne demeli?
Hem Kenan Evren rejimini alkışlayacaksın, hem de AKP'nin darbe yapmak isteyenleri yargılamasını…
Hem darbecilere karşı olacaksın, hem de darbecilere darbe yapmalarının yasal zeminini oluşturan yasalara itiraz etmeyeceksin. Üstelik bu yasalar, AKP Hükümeti'nin hala kaldırmadığı yasalar olmasına rağmen…
Hem oğlunu, kardeşini PKK ile savaşmak için davul, zurnayla 'en büyük asker bizim asker' diyerek askere göndereceksin, bununla övüneceksin, hem de oğlunu, kardeşini öldüren çetenin başı ile pazarlıklara oturan ve milli andımızı kaldıranlara; ülkede askeri vesayeti kaldırıyorlar diye methiyeler düzeceksin…
Bugünün güya darbecilerinin yargılanmasını şakşaklayanlar, tıpkı köşeye sıkıştırdıkları fahişeyi taşlamak isteyen günahkarlara benziyor…
Fahişeyi taşlamak isteyen, ancak kendisinin de günahsız olmadığını bildiği için taşlamaktan vazgeçenler, kusur ve kabahatlerini kabul edecek kadar erdemli ve insaf sahibiydiler en azından!
Bugün günahsız ve sütten çıkmış ak kaşık olmadığını kabul edecek, kaç yürekli darbe karşıtı şakşakçı gösterebiliriz acaba?