Yalnızlıktan dem vursam yine kendimi tekrarlamış olacağım besbelli…
Ama inanın, gurbet elde on beş yıl yaşadıktan sonra dahi, bayramları yabancı bir diyarda yaşamaya alışamak mümkün değil galiba…
Sizi temin ederim ki, eski bayramların tadının kalmadığından yakınanlar, başka kültürlerin bayramlarını yaşamak zorunda kalsalardı, onlar da kendi bayramlarını özlemeden yapamazlardı…
Amerika'da bilmem kaçıncısını geçireceğim Cadılar Bayramı yaklaşıyor mesela…
Küçüklüğünde çocuğuma batman, superman gibi çizgi film kahramanlarının kıyafetlerini giydirip, diğer çocuklarla birlikte akşam karanlık çöker çökmez, kapı kapı dolaşıp şekerleme toplamaya çıkmanın dışında bir kez dahi kutlamadığım…
Cadılar Bayramı'ndan hemen sonra Şükran Günü gelecek…
Arkadaşlarla, birimizin evinde, hindi dolmalı yemeklere katılmak dışında bir anlam ifade etmeyen…
Şükran Günü'nden sonra Christmas ve yılbaşı kutlanacak…
Christmas sabahı, oğlum için, eve kurulmuş bir çam ağacının altında, O'nun önceden hazırladığı istekler listesine göre dizilmiş hediye paketlerini açmak dışında bir heyecan bulamadığım…
Yılbaşı ise dünyanın hemen yerinde kutlanıyor sayılır…
Oysa bizim bayramlarımız! Dini bayramlarımız değil sadece bahsettiğim…
Cumhuriyet Bayramı ya da Zafer Bayramı gibi bayramlarımızda daha çok vatan özlemi basar beni.
Yalnızca vatan özlemi mi?
Boğazıma düğümlenen burukluğun acı tadı ve yüreğime çöreklenen hüznün tarifsiz kederini anlatmak çok zor!
Çok zor çünkü, hangi bayram olursa olsun 'vatandan uzak olmak' en zoru!
Ne yaparsanız yapın, hangi yana dönerseniz dönün, kıbleniz ve aklınız daima vatan istikametine ayarlı… Ve böyle zamanlarda yalnızlığınız daha çok perçinleşiyor, daha da dibe vuruyor sıla…
Demek ki diyorum, adı ne olursa olsun, bayram demek; aile ziyareti, sevdiklerinle kucaklaşmak, sokakta her gün karşılaştığın esnafın selamı, konu komşu gezmesi, bir fakiri sevindirmek, bir çocuğun el öpmesi, avucuna ya bir harçlık, ya şekerleme yerleştirmek, tek başına da olsan bir memleket ağacının dibine oturup havasını suyunu teneffüs etmek, özgürlüğüne kadeh kaldırmak, sağlığına şükretmek, güzel günler düşlemek ve yarına umutla bakabilmek…
Biliyorum, iç açıcı bir bayram yazısı olmadı ama, bayramlarımızı memlekette geçirme şansına nail olanlar için ben yine de derim ki;
Siz siz olun, en iyisi 'ah nerede o eski bayramlar' falan diye şikayet etmeksizin ailenizin, dostlarınızın, sevdiklerinizin ve onlarla hala aynı vatan toprağı üzerinde bir bayramı daha, sağlıkla ve beraberce geçirmenin keyfini çıkarın…