Duyduk duymadık demeyin! Tirajikomik Yol Yapım Ekibi'nden son bir haber geldi:
'Üçyol-Üçkuyular Metro Hattı 7 ay daha uzayacakmış!'
-Aslında şaşırmadık bu habere, değil mi?
-7 yılın yanında 7 ayın lafı mı olur!!
-Yok şaşırmadık, alıştık.
-Ama alıştık alışmasına da…
Yılan hikayesinin devam ederken yorumlar, konuşmalar… Sadece konuşma var ortada. Ama hepsinde de ana fikir aynı:
Şaşkınlık, bıkkınlık, güvensizlik, isyan duyguları…
İlk kazmanın 2005'te vurulduğu İnönü Caddesi metro yol yapımında yolun sonuna hala gelemedik. İki yıl sonra, bir iki yıl sonra daha,…. Olmuş 7 yıl! 10 yılı tamamlarız gibi geliyor bu gidişle. Hadi hayırlısı…'Ne sonu olmayan bir yolmuş bu böyle! Ne bitmez çileymiş bu böyle!' dedik, diyoruz. Vallahi hiçbirimiz anlayamadık. Ne 'Ha gayret, bitecek' diyerek verdiğimiz destekler, ne de acımasız eleştiriler bir sonuç verdi! 'Aynı tas, aynı hamam' yıllardır vesselam. Bu konuyla ilgili 5 ay önce de bir yazı yazmıştım. Bir arpa boyu dahi yol alınamamış.
Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu, konuyla ilgili açıklama yapmış. Ben de harfi harfine okudum açıklamaları. Her okuduğumda bıkmışlığın ve şaşırmışlığın alışkanlık boyutu daha da artıyordu. Ama bu sefer gerçekten başkanın yaptığı yorumları cümlesi cümlesine yorumlamak ve anlayabilmek istedim. Bu anlam veremediğimiz duruma içimden biraz olsun hak vererek rahatlayabilmek istedim.
'Vallahi canhıraş çalışıyoruz. Önemli olan metronun bitmesi. Elimizden gelen en kısa sürede bu metroyu bitireceğiz.' sözleri çok anlamsız geldi her şeyden önce. Çünkü önemli olan sonuçtur. Çabalar ve çalışmalar sonuca varmak için yapılır. Ama burada, hepimizin bildiği gibi, 7 yıl çalışma yapıldıysa bile sonuca varılamamıştır.
'Elde olmayan nedenlerden dolayı…' demiş Aziz Başkan. Elde olmayan nedenler elbet olabilir anlayabiliriz. Fakat her sorunun da bir çözümü vardır. Hele bu kadar uzun bir zaman zarfında. Hadi çözüm bir süre bulunamayacak diyelim, o zaman neden hep bir süre veriliyor? Bunun kolay bir süreç olduğunu iddia etmiyoruz. İnönü Caddesi altyapısının metro yapımı için zor bir altyapı olduğunun farkındayız. Fakat neden her defasında bir tarih sözü veriliyor? Artık bu, çok sinir bozucu olmuyor mu?! Aslında hemen hepimizin bu konuda en çok takıldığımız nokta bu: 2005'ten beri verilen tarihin gelmemesi!
Aziz Kocaoğlu'nun '2014 yerel seçimleri öncesi vatandaş Evka-3'ten Üçkuyular'a rahat rahat gidecek' açıklaması karşısında ne düşüneceğimi bilemedim. Şimdi burada sevinmemiz mi gerekiyor? Yani biraz daha sabredip, teselli olmamız mı,…?
AKP'nin konu ile ilgili muhalefetini ise Kocaoğlu, siyaset yapmak olarak değerlendirmiş. Evet, bu siyaset yapmaktır. Fakat karşılığında da siyaset yapmak gerekir. Verilecek en güzel cevap da, iş ve icraat ile siyaset yapmaktır rakibine. Ve eğer iktidar partisinden gelen bir köstek varsa da, bunun açık bir şekilde kamuoyuna belgeleriyle duyurulması gerekir.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve diğer belediye başkanlarının da bilmesi gereken bir durum var ki, o da şu: Şu anda seçime ister 22 ay kalsın, ister 6ay. Önemli olan İzmir halkı için yapılacakları mümkün olan en iyi ekip çalışması ve en kısa sürede yapabilmek, sözünün arkasında durabilmek. Yoksa son yerel seçimden itibaren 4.5 yıl işler olacak diye devamlı ileri tarihlere atılıp, seçimden önceki son 6 ayda sihirli değnek değmişçesine oluvermesi bir şey ifade etmez, bence. İzmir halkına göre de… Bu bir aldatmacadan öteye geçmez maalesef.
'Dost acı söyler' sözünden hareketle, ben de gerçekleri, yanlışları ve tepkileri kaleme almaya ve duyurmaya çalışıyorum naçizane. 2014 yerel seçimlerinde parti olarak İzmir'de belediye yönetiminde CHP'yi görmeyi gönülden arzu ederim. Ama bu zihniyet ve bu yapıyla değil! Aksi takdirde, bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, 'İzmir Fatihi' CHP'nin yaklaşık iki yıl sonra 'İzmir Gazisi' olması kaçınılmazdır. Kısaca diyorum ki, uzadıkça uzayan trajikomik yol yapımı trajik bir sonuca sebeb olmaz, umarım.