Metehan UD/ EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin elektrik tedarik şirketi İZETAŞ’ın 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda dört ayrı bulguya yer verildi. Raporda, şirketin belediye meclisi kararı ve gerekli izinler alınmadan kurulduğu, sermaye artışlarında meclis kararının bulunmadığı, elektrik tüketim vergisinin bazı abonelere hatalı uygulandığı ve bağımsız denetim, hukuk danışmanlığı ile yeminli mali müşavirlik hizmetlerinin ihale mevzuatına aykırı biçimde doğrudan sözleşmeyle alındığı belirtildi. Sayıştay, kuruluş sürecindeki eksikliklerin giderilmesini istedi.
SAYIŞTAY: BELEDİYE KAYNAKLARIYLA FİNANSE EDİLEBİLİR
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2021 yılında kurulan İzmir Elektrik Tedarik AŞ (İZETAŞ), 2022 yılından itibaren belediye, bağlı kuruluşları ve iştiraklerine elektrik tedarik hizmeti veriyor. Şirketin 2022 yılında 20 milyon 867 bin TL, 2023 yılında 64 milyon 160 bin TL, 2024 yılında ise 40 milyon 938 bin TL net zarar ettiği, 2025 yılında 109 milyon 941 bin 735 TL net kâr açıkladığı kaydedildi.
Sayıştay raporundaki ilk bulgu, şirketin kuruluş sürecindeki hukuki eksikliklere ilişkin oldu. Raporda, İZETAŞ’ın İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararı alınmadan ve gerekli Cumhurbaşkanı izni bulunmadan kurulduğu belirtildi.
İZETAŞ, 20 Eylül 2021 tarihli İZENERJİ AŞ Yönetim Kurulu kararıyla 2 milyon TL başlangıç sermayesiyle kuruldu. Şirketin yüzde 100 hissesi İZENERJİ’ye ait. İZENERJİ’nin sermayesinin yüzde 60,54’ü İZELMAN AŞ’ye, yüzde 39,46’sı ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait. İZELMAN’ın da belediyeyle bağlantılı ortaklık yapısı nedeniyle Sayıştay, İZETAŞ’ı belediyenin dolaylı iştiraki olarak değerlendirdi.
Raporda, belediye şirketlerinin kuruluş ve sermaye artırım süreçlerinde belediye meclisinin yetkisinin devre dışı bırakılamayacağı vurgulandı.
Sayıştay, belediye şirketlerinin kamu kaynağı kullandığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Belediye şirketleri, sermayelerini belediye veya belediyenin ortağı olduğu diğer şirketlerden sağlayarak kamu kaynağı kullanan şirketlerdir.”
Raporda, şirket sermayesindeki azalma ya da sermayenin karşılıksız kalması durumunda belediye bütçesinden sermaye artırımı yapılabileceği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Bu durum Belediye Meclisi’nin kurulmasına onay vermediği şirketlerin zararlarının Belediye kaynakları ile finanse edilmesi sonucunu yaratmaktadır.”
Sayıştay, belediye şirketlerinin kendi yönetim kurulu kararlarıyla yeni şirket kurmasının denetim ve sorumluluk bakımından risk oluşturduğunu da belirtti. Raporda, bu yapının doğurabileceği risk şu sözlerle anlatıldı:
“Mevcut şirketlerin kendi yönetim kurulu kararları ile yeni şirket kurması, yeni kurulan şirketlerin yönetiminin kurucu şirketin ortaklarından oluşması, hukuki sorumluluğun doğması halinde şirketlerin ve yöneticilerin birbirini ibra etmesi sonucunu ortaya çıkarabilmekte, dolayısıyla hatalı ve kusurlu yönetim sonucunda doğabilecek zararların göz ardı edilebilmesi riski meydana gelmektedir.”
SERMAYE 205 MİLYON TL’YE ÇIKTI, MECLİS KARARI ALINMADI
İZETAŞ’ın sermayesi, kuruluşundan sonra 2021 yılında 12 milyon TL’ye, 2022 yılında 60 milyon TL’ye, 2023 yılında 135 milyon TL’ye ve 2024 yılında 205 milyon TL’ye yükseltildi. Sayıştay, bu artışlar için İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararının alınmadığını tespit etti.
Raporda, belediye meclisinin şirketlerin kuruluşu ve sermaye artışları konusundaki yetkisinin kanunla düzenlendiği belirtilerek, şirketin belediyenin doğrudan değil dolaylı iştiraki olmasının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı kaydedildi.
İZETAŞ’ın kuruluşuna ilişkin meclis kararı bulunmamasına karşın belediyenin şirkete kredi garantisi verdiği de raporda yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, 15 Aralık 2021 tarihli ve 1451 sayılı kararıyla İZETAŞ’ın 50 milyon TL nakdi ve 50 milyon TL gayrinakdi kredi kullanabilmesi için belediyenin garantör olmasına karar verdi.
Sayıştay, kuruluş işlemlerinin yalnızca İZENERJİ yönetim kurulu kararıyla gerçekleştirilmesini mevzuata uygun bulmadı. Raporda, kuruluş sürecindeki eksikliğin giderilmesi için gerekli yasal prosedürlerin tamamlanması gerektiği ifade edildi.
Şirket yönetimi ise İZETAŞ’ın belediyenin doğrudan ortak olduğu bir şirket olmadığını, sermaye artışlarının ana hissedar İZENERJİ’nin yönetim kurulu kararlarıyla yapıldığını savundu. Ayrıca Danıştayın 2010 tarihli kararına atıf yapılarak belediye şirketlerinin başka şirketlere ortak olması veya sermaye iştiraki sağlaması durumunda Cumhurbaşkanı izninin gerekli olmadığı görüşü dile getirildi.
Ancak Sayıştay, bu açıklamaları yeterli bulmadı. Raporda, belediye meclisinin sermaye artışına karar verme yetkisinin kanunda açıkça düzenlendiği ve şirketin dolaylı iştirak olmasının meclis kararı zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı belirtildi.
ELEKTRİK VERGİSİNDE YANLIŞ ORAN TESPİTİ
Sayıştay’ın ikinci bulgusu, elektrik tüketim vergisinin bazı abonelere hatalı uygulanmasına ilişkin oldu. Raporda, elektrik tüketimlerinin fiili kullanım amacına göre ayrıştırılmaması nedeniyle bazı abonelere indirimli vergi oranı uygulanarak eksik tahakkuk yapıldığı belirtildi.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na göre imal ve istihsal ile taşıma işlerinde tüketilen elektriğin satış bedeli üzerinden yüzde 1, bu kapsam dışında kalan tüketimlerin ise yüzde 5 oranında vergilendirilmesi gerekiyor.
Sayıştay, vergi oranının abonenin unvanına veya faaliyet konusuna göre değil, elektriğin fiilen hangi amaçla kullanıldığına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Raporda, yolcu taşımacılığı yapan bir şirketin taşıma faaliyetinde kullandığı elektriğin yüzde 1 oranında vergilendirilebileceği, ancak taşıma faaliyeti dışında kalan tüketimlerinde yüzde 5 oranının uygulanması gerektiği belirtildi. Uluslararası fuarlara ilişkin vergi istisnasının da yalnızca mevzuatta belirtilen alan ve koşullarla sınırlı olduğu kaydedildi.
Şirket yönetimi, belediye iştiraklerinin elektrik tüketimlerinin ana faaliyet konularına göre vergilendirildiğini, idari ofislerin ve yönetim merkezlerinin ana faaliyetten ayrı değerlendirilemeyeceğini savundu. Tek sayaç üzerinden ölçüm yapılması nedeniyle tüketimlerin teknik olarak ayrıştırılamadığı da ifade edildi.
Sayıştay ise bu gerekçeyi yeterli bulmadı. Raporda, farklı faaliyetlerin bulunduğu işletmelerde tüketimlerin ayrı sayaçlar üzerinden izlenmesi ve doğru vergi oranının uygulanmasını sağlayacak kontrol mekanizmalarının oluşturulması gerektiği belirtildi.
İZDENİZ bünyesindeki İzmir Marina işletmesinin fiili kullanım durumunun belirlenerek yüzde 5 oranında vergilendirilmesi için çalışma başlatıldığı bilgisi de raporda yer aldı.
KAMU İHALE KURUMU’NA BAŞVURU YAPILMADI
Üçüncü bulgu, İZETAŞ’ın mal ve hizmet alımlarında Kamu İhale Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (g) bendinde düzenlenen istisnaya ilişkin başvuru süreciyle ilgili oldu.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında bulunan belediye şirketleri, belirli koşullar altında ticari ve sınai faaliyetlerine yönelik bazı alımlarını istisna kapsamında gerçekleştirebiliyor. 2025 yılı için bu kapsamdaki parasal sınır 122 milyon 748 bin 129 TL olarak belirlendi.
Ancak Sayıştay, İZETAŞ’ın söz konusu istisnadan yararlanabilmek için Kamu İhale Kurumu’na usulüne uygun başvuruda bulunmadığını tespit etti.
Denetim üzerine şirket tarafından başvuru yapıldığı ifade edilse de bu açıklamayı doğrulayacak bilgi ve belgelerin Sayıştay’a sunulmadığı kaydedildi.
Raporda, istisnanın uygulanabilmesi için başvuru ve değerlendirme sürecinin işletilmesi gerektiği belirtilerek, istisnadan yararlanılması öngörülen durumlarda Kamu İhale Kurumu’na usulüne uygun başvuruda bulunulması gerektiği ifade edildi.
HUKUK, DENETİM VE YMM HİZMETLERİ İHALESİZ ALINDI
Sayıştay raporundaki dördüncü bulgu ise şirketin bağımsız denetim, hukuk danışmanlığı ve yeminli mali müşavirlik hizmetlerini satın alma yöntemiyle ilgili oldu.
Raporda, söz konusu hizmetlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen usuller uygulanmadan, doğrudan sözleşme imzalanarak alındığı belirtildi.
Denetim tespitlerine göre şirketin finansal tablolarının denetlenmesi için bağımsız denetim hizmeti alımında teklif alınmadı; hizmet sunucusu yönetim kurulu kararıyla belirlendi. Hukuk danışmanlığı hizmeti, İzmir Büyükşehir Belediyesi İştirakler Koordinasyon Kurulu’nun tavsiyesi üzerine ilgili avukatla doğrudan sözleşme imzalanarak karşılandı. Yeminli mali müşavirlik hizmeti de yönetim kurulu kararıyla belirlenen hizmet sunucusundan doğrudan sözleşmeyle alındı.
Şirket yönetimi, bu hizmetlerin uzmanlık ve güven ilişkisi gerektirdiğini, ayrıca şirketin ticari sırlarını içerdiğini belirterek doğrudan sözleşme yöntemini savundu.
Sayıştay ise hizmetlerin niteliğinin ihale mevzuatına aykırı alım yapılmasını haklı kılmayacağını değerlendirdi. Raporda, ticari sırların gizlilik sözleşmeleri ve cezai şartlarla korunabileceği belirtilerek şu ifadeye yer verildi:
“Ticari sır hususu ise ihale dokümanlarına eklenecek gizlilik sözleşmesi ve cezai şartlarla yasal güvence altına alınabilmektedir.”
Sayıştay, kanunda istisna kapsamında sayılmayan hizmetlerin ilgili ihale usulleriyle veya koşulları oluştuğunda doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Raporda dört ayrı bulgu kapsamında; İZETAŞ’ın kuruluş ve sermaye artırım süreçlerindeki hukuki eksikliklerin giderilmesi, elektrik tüketim vergisinin fiili kullanım amacına göre doğru uygulanması, ihale istisnasına ilişkin başvuru sürecinin tamamlanması ve hizmet alımlarında kamu ihale mevzuatına uyulması gerektiği vurgulandı.





