Metehan UD / EGEDESONSÖZ – İzmir’de Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda, belediyenin mali yapısına ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Raporda, bütçe açığının son beş yılda büyüdüğü, toplam borçların 2 milyar 566 milyon TL’yi aştığı, personel giderlerinin belediye gelirleri üzerindeki baskısının arttığı ve ödenemeyen yükümlülükler nedeniyle faiz ve gecikme zammı yükünün oluştuğu belirtildi.

Sayıştay denetiminde ayrıca belediyeye ait taşınmazların güncel değerlerinin belirlenmemesi, personel hizmet alımı kapsamında çalışan işçiler için kıdem tazminatı karşılığı ayrılmaması, şartları taşımadığı halde indirimli emlak vergisinden yararlanan mükellefler bulunması ve geçmiş yıllardan devreden alacakların düzenli takip edilmemesi gibi bulgulara yer verildi.

BÜTÇE AÇIĞI 968,9 MİLYON TL’YE ULAŞTI
Raporda yer alan verilere göre Çiğli Belediyesi, 2025 yılında 3 milyar 362 milyon 807 bin 692 TL bütçe giderine karşılık 2 milyar 393 milyon 885 bin 103 TL gelir elde etti. Böylece yıl sonunda bütçe açığı 968 milyon 922 bin 589 TL olarak gerçekleşti.

Belediyenin bütçe dengesi 2020 yılında 88 milyon 738 bin TL açık verirken, bu tutar 2021’de 55 milyon 395 bin TL, 2022’de 114 milyon 571 bin TL, 2023’te 277 milyon 248 bin TL ve 2024’te 548 milyon 205 bin TL oldu. 2025 yılı itibarıyla bütçe açığı, 2020 yılına kıyasla yaklaşık 11 katına çıktı.

Sayıştay, belediyenin yıllar boyunca devam eden bütçe açıklarının mali tablolara da yansıdığına dikkat çekti.

TOPLAM BORÇ 2,5 MİLYAR TL’Yİ AŞTI
Rapora göre belediyenin 2025 yılı sonu itibarıyla toplam borcu 2 milyar 566 milyon 131 bin TL’ye ulaştı. Bu tutarın 2 milyar 221 milyon 90 bin TL’si kısa vadeli, 345 milyon 41 bin TL’si ise uzun vadeli borçlardan oluştu.

Kısa vadeli borçların belediyenin toplam gelirlerine oranı yüzde 92,78, uzun vadeli borçların gelirlerine oranı yüzde 14,41, toplam borçların gelirlerine oranı ise yüzde 107,20 olarak hesaplandı. Buna göre belediyenin toplam borcu, bir yıllık gelirini aştı.

Raporda, belediyenin gelirlerinin giderlerini karşılama oranının yüzde 71,19 seviyesinde kaldığı belirtildi.

Sayıştay, belediyelerin konsolide bilanço üretmemesi nedeniyle personel şirketinin kamu kurumlarına olan borçlarının ve bu borçlara ilişkin faiz ve gecikme zamlarının belediyenin mali tablolarındaki toplam borç tutarına dahil olmadığını da kaydetti. Raporda, belediye şirketlerinin vergi ve SGK borçlarının ana para ve gecikme yükleri bakımından belediyenin de sorumluluğunun bulunduğu, bu borçlar hesaba katıldığında gerçek borç yükünün bilançoda görünen tutarın üzerine çıkabileceği ifade edildi.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Kurumun yıllar itibarıyla sürekli bütçe açığı vermesi mali tablolarına da yansımış ve 2025 yılı sonu itibarıyla kurumun toplam borç miktarı 2.566.131.956,31 TL'ye ulaşmıştır. Söz konusu borçların %86,55'ine tekabül eden 2.221.090.069,24 TL'si kısa vadeli borçlardan, %13,45'ine tekabül eden 345.041.887,07 TL'si ise uzun vadeli borçlardan oluşmaktadır. Kurum borçlarının gelirlerine oranına baktığımızda, kurumun kısa vadeli borçlarının toplam gelire oranının %92,78, uzun vadeli borçlarının gelirine oranının %14,41, toplam borçlarının gelire oranının ise %107,20 olduğu görülmektedir. Diğer bir ifade ile kurumun 1 yıl içinde ödenmesi gereken borç miktarı toplam gelirlerinin %92,78'ine, ödenmesi gereken toplam borçları toplam gelirinin %107,20'sine ulaşmış bulunmaktadır. İdare gelirlerinin giderleri karşılama oranı ise %71,19 seviyesindedir.

842 TAŞINMAZ HACİZLİ
Belediyenin mali yapısındaki bozulmanın sonuçlarından biri de gayrimenkuller üzerindeki hacizler oldu.

Hamza Dağ’dan AK Parti’ye geçen Yıldız’a ziyaret
Hamza Dağ’dan AK Parti’ye geçen Yıldız’a ziyaret
İçeriği Görüntüle

Sayıştay raporunda, belediyenin envanterinde bulunan 1040 gayrimenkulün 842’si üzerinde haciz bulunduğu belirtildi.

Raporda, finansman açığının belediyeyi yüksek faizle borçlanmaya zorladığı, kamu kurumlarına ve piyasaya olan borçların zamanında ödenemediği, bunun da yüksek tutarlı gecikme faizi ve zamlarına yol açtığı kaydedildi. Gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin ve borç-alacak takası yoluyla taşınmazların değerlendirilmesinin de belediyenin mali yapısındaki riskleri ortaya koyduğu vurgulandı.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Buna göre, kurumun finansman açığı nedeniyle bankalara olan toplam borcu 283.284.078,05 TL olup, bu borcun faizi 100.070.691,27 TL'dir. Banka kredilerinin faizinin ana paraya oranı ise %54,62'dir. Aynı şekilde finansman yetersizliği nedeniyle zamanında ödenemeyen vergi, SGK prim borçları gibi kamu kurumlarına olan borçların toplam tutarı 145.206.277,40 TL olup, bu tutarın %86,82'sine tekabül eden kısmı gecikme zammı ve gecikme faizinden kaynaklanmaktadır. Kurumun 2025 yılı sonu itibarıyla toplam borç yükünün önemli kısmını piyasaya olan borçlar ve Belediyenin de sorumluluğunun bulunduğu şirketlerinin kamu kurumlarına olan borçlarından oluşmaktadır. Söz konusu borçlar nedeniyle, kurumun envanterinde bulunan toplam 1.040 gayrimenkulün 842'si üzerinde haciz konulmuş bulunmaktadır.

PERSONEL GİDERLERİ GELİRİN YÜZDE 84’ÜNÜ AŞTI
Sayıştay denetiminde, belediyenin mali durumunu olumsuz etkileyen en önemli unsurlardan birinin personel giderleri olduğu belirtildi.

Vergi ve SGK primleri dahil personel giderleri 2025 yılında 2 milyar 14 milyon 774 bin TL olarak gerçekleşti. Bu tutar, toplam bütçe giderlerinin yüzde 59,91’ine, belediyenin toplam gelirlerinin ise yüzde 84,16’sına karşılık geldi.

Raporda, belediye personel şirketinde çalışanların sayısının 2020 yılı başında 843 iken 2025 yılı sonunda 1166’ya yükseldiği belirtildi. Böylece çalışan sayısı beş yıllık dönemde 323 kişi arttı.

Sayıştay, belediye şirketinin hakediş, vergi ve SGK prim borçlarının zamanında ve tam olarak ödenememesine rağmen personel sayısının artırılmaya devam edildiğine dikkat çekti. Ayrıca işçiler için toplu iş sözleşmeleriyle enflasyonun üzerinde zamlar yapılması ve memurlara yasal sınırın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesinin mali yapı üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.

SOSYAL DENGE TAZMİNATINDA 181,5 MİLYON TL’LİK FARK
Rapordaki bir diğer önemli bulgu, sosyal denge tazminatı ödemelerine ilişkin oldu.

Çiğli Belediyesi’nin 2020-2025 yılları arasında ödediği toplam sosyal denge tazminatı 303 milyon 835 bin TL olarak hesaplandı. Raporda, aynı dönem için yasal tavana göre ödenebilecek tutarın 122 milyon 261 bin TL olduğu belirtildi.

Böylece yasal tavanın üzerinde yapılan ödemelerin toplamı 181 milyon 574 bin TL’ye ulaştı.

2025 yılında ödenen toplam sosyal denge tazminatı 118 milyon 144 bin TL olurken, raporda yasal tavana göre bu tutarın 44 milyon 835 bin TL olması gerektiği belirtildi. Böylece yalnızca 2025 yılında yasal sınırın üzerinde 73 milyon 308 bin TL ödeme yapıldığı hesaplandı.

Sayıştay, söz konusu ödemelerin belediye bütçesi üzerinde ek yük oluşturduğunu kaydetti.

FAİZ VE GECİKME ZAMLARI BORÇ YÜKÜNÜ ARTIRDI
Raporda, belediyenin kamu kurumlarına, bankalara ve piyasaya olan borçları ile faiz yükleri de incelendi.

2025 yılı sonu itibarıyla kamu kurumlarına olan 77 milyon 723 bin TL ana para borcuna 67 milyon 482 bin TL gecikme zammı ve faizi eklendi. Böylece bu borçların toplamı 145 milyon 206 bin TL’ye ulaştı. Gecikme faizi ve zamlarının ana para tutarına oranı yüzde 86,82 olarak hesaplandı.

Bankalara olan 183 milyon 213 bin TL ana para borcuna karşılık 100 milyon 70 bin TL faiz yükü oluştu. Toplam banka borcu 283 milyon 284 bin TL’ye yükselirken, faiz tutarının ana paraya oranı yüzde 54,62 oldu.

Raporda ayrıca belediye şirketlerinin kamu kurumlarına olan borçlarının ana para tutarı 1 milyar 999 milyon 626 bin TL, faiz ve gecikme zammı tutarı ise 1 milyar 906 milyon 17 bin TL olarak kaydedildi. Bu iki kalemin toplamı 3 milyar 905 milyon 644 bin TL’ye ulaştı.

Şirketlerin kamu kurumlarına olan borçlarında faiz ve gecikme zammının ana paraya oranı yüzde 95,32 olarak hesaplandı.

Sayıştay, zamanında ödenemeyen borçların faiz ve gecikme zammı yükünü büyüttüğünü, bu durumun da belediyenin mali sürdürülebilirliğini daha fazla riske attığını belirtti.

YATIRIM HARCAMALARININ PAYI YÜZDE 2,14
Belediyenin mali yapısındaki sorunların hizmet ve yatırım kapasitesine de yansıdığı raporda vurgulandı.

2020 yılında 17 milyon 577 bin TL olan yatırım harcamaları, 2025 yılında 71 milyon 993 bin TL’ye yükseldi. Ancak yatırım harcamalarının toplam bütçe giderleri içindeki payı aynı dönemde yüzde 5,72’den yüzde 2,14’e geriledi.

Yatırım harcamalarının bütçe giderleri içindeki payı 2022 yılında yüzde 7,72’ye kadar çıkarken, 2024 yılında yüzde 0,95’e düştü. 2025 yılında ise yüzde 2,14 olarak gerçekleşti.

Raporda, personel giderleri ve diğer yükümlülüklerin belediye bütçesi üzerindeki ağırlığı nedeniyle yatırımlar dahil diğer harcamalara ayrılabilen kaynakların azaldığı ifade edildi. Mali yapıdaki sorunların yalnızca borç ve faiz yüküyle sınırlı kalmadığı, belediyenin temel görev alanlarındaki yatırımlara kaynak ayırma kapasitesini de etkilediği belirtildi.

GELİRLERİN YÜZDE 55,65’İ MERKEZİ İDARE PAYLARINDAN
Sayıştay raporunda belediyenin gelir yapısına da dikkat çekildi. Belediyenin toplam gelirlerinin yüzde 55,65’inin merkezi idareden aktarılan paylardan, yüzde 44,35’inin ise öz gelirlerden oluştuğu kaydedildi.

Raporda, merkezi idare paylarına yüksek bağımlılığın mali açıdan risk oluşturduğu belirtilerek, bu paylarda kesinti yapılması halinde belediyenin temel giderlerini karşılamakta zorlanabileceği ifade edildi.

BELEDİYE: PERSONEL ALIMI DURDURULDU, BORÇLAR İÇİN ADIM ATILDI
Sayıştay raporunda belediyenin bulgulara ilişkin yanıtlarına da yer verildi. Çiğli Belediyesi, mali yapının düzeltilmesi ve risklerin azaltılması için bazı önlemler alınmasının gerekli olduğunu kabul etti.

Belediye tarafından verilen yanıtta, personel giderlerinin ve istihdamın kontrol altına alınması amacıyla ihtiyaç analizi yapılacağı, analiz tamamlanana kadar yeni personel alımının durdurulduğu belirtildi. Personele yapılan ödemelerin yasal sınırlar içinde tutulması için görüşmelerin sürdürüldüğü, birim bazında iş analizleri yapılarak ek ödemelerin önüne geçilmesinin hedeflendiği ifade edildi.

Kamu borçlarından kaynaklanan gecikme faizi yükünün azaltılması için borçların yapılandırıldığı, borç-alacak takası ve gayrimenkullerin değerlendirilmesi yoluyla bazı taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırıldığı ve finansman sağlanmaya başlandığı da belediyenin yanıtında yer aldı.

Belediye ayrıca vergi, harç ve kira alacaklarının tahsilatını artırmak için çalışmalar yürütüldüğünü, geçmiş dönem alacaklarında icra ve ödeme emri süreçlerinin hızlandırıldığını bildirdi. Eksik beyanların tespiti için saha taraması yapıldığı, kaçak tabela, işgaliye ve ilan-reklam vergilerinin belirlenmesi amacıyla dijital envanter oluşturulmasının hedeflendiği kaydedildi.

Şirketlerin mali disiplininin sağlanması, personel giderleri dışındaki cari harcamalarda tasarrufa gidilmesi ve yatırımlara öncelik verilmesi de belediyenin açıkladığı önlemler arasında sıralandı.

Sayıştay, belediyelerin kâr amacıyla faaliyet göstermesinin beklenmediğini ancak kamu hizmetlerinin zamanında ve aksatılmadan sunulabilmesi için mali yapının sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı. Raporda, gelir, harcama ve borçlanma alanlarında gerekli tedbirlerin alınması gerektiği sonucuna varıldı.

TAŞINMAZLARIN GÜNCEL DEĞERLERİ KAYITLARA ALINMADI
Sayıştay denetiminde belediyeye ait taşınmazların güncel değerlerinin belirlenmediği ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı da tespit edildi.

Raporda, tapuda Çiğli Belediyesi adına kayıtlı taşınmazların güncel rayiç değerlerinin belirlenmediği, bu nedenle mali tablolardaki arsa ve araziler, yeraltı ve yerüstü düzenleri ile binalar hesaplarında eksik bilgi oluştuğu belirtildi.

Mevzuat uyarınca belediyeye ait taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, maliyet bedelinin belirlenemediği durumlarda ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınması gerekiyor. Denetimde bu işlemlerin yapılmadığı kaydedildi.

Belediye, bulguya verdiği yanıtta konunun muhammen bedel tespit komisyonuna havale edildiğini ve taşınmazlara ilişkin değerleme işlemleri tamamlandıktan sonra gerekli muhasebe kayıtlarının yapılacağını bildirdi.

HİZMET ALIMI İŞÇİLERİ İÇİN KIDEM TAZMİNATI KARŞILIĞI AYRILMADI
Raporda, personel hizmet alımı kapsamında çalışan işçiler için kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı da tespit edildi.

Belediyenin muhasebe kayıtlarında faaliyet dönemi içerisinde ödenmesi öngörülen kıdem tazminatları için 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı’nda yalnızca kadrolu işçilere yönelik 540 bin 684 TL karşılık ayrıldığı belirtildi. Uzun vadeli kıdem tazminatları için kullanılan 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı’nda bulunan 5 milyon 2 bin TL’lik karşılığın da yalnızca kadrolu işçileri kapsadığı kaydedildi.

Böylece personel hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçiler için kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı ortaya konuldu.

Sayıştay ayrıca, bu işçiler için kıdem tazminatı ödemesi yapılması gerektiğinde, karşılığın ödeme günü oluşturulduğunu ve ödeme sonrasında ters kayıtla iptal edildiğini tespit etti. Raporda, kıdem tazminatı yükümlülüklerinin önceden hesaplanarak ilgili muhasebe hesaplarında izlenmesi gerektiği vurgulandı.

Belediye, personel hizmet alımı yapılan Çibel Temizlik Hizmetleri İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den kıdem tazminatı tutarlarına ilişkin bilgi istendiğini, bildirilen tutarlar için 2026 mali yılında muhasebe kayıtlarının yapılmaya başlandığını bildirdi.

USÜLSUZ EMLAK VERGİSİ İNDİRİMİ TESPİTİ
Sayıştay denetiminde, indirimli emlak vergisinden yararlanma şartlarını taşımayan kişilerin de uygulamadan faydalandığı tespit edildi.

Mevzuat uyarınca belirli şartları taşıyan kişilerin, Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskenleri için indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanabilmesi mümkün. Denetimde, belediyeden alınan indirimli emlak vergisi mükellefleri listesi, Çiğli Vergi Dairesi kayıtlarıyla karşılaştırıldı.

Karşılaştırma sonucunda, vergi dairesinde aktif işyeri ve mükellef kaydı bulunan 28 kişinin aynı zamanda emlak vergisi muafiyetinden yararlandığı belirlendi.

Raporda, indirimli vergi uygulamasından yararlanma şartlarını taşımadığı halde gerçek dışı taahhütte bulunan veya durumundaki değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergilerin cezalı ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmesinin mümkün olduğu hatırlatıldı.

Belediye, indirimli emlak vergisinden yararlanan mükelleflere ilişkin gerekli kontrollerin yapılacağını bildirdi. Sayıştay ise gelir kaybının önlenmesi için şartların karşılanıp karşılanmadığını belirleyecek sürekli ve etkin bir takip mekanizması kurulması gerektiğini kaydetti.

1,89 MİLYON TL’LİK ALACAĞIN TAKİBİ YAPILMADI
Rapordaki bir diğer bulgu, belediyenin kişilerden alacaklarına ilişkin muhasebe kayıtlarıyla ilgili oldu.

Denetimde, 140 Kişilerden Alacaklar Hesabı’nda yıllar itibarıyla devreden toplam 1 milyon 895 bin 42 TL alacak bulunduğu, bu tutarların tahakkuk ve tahsiline yönelik işlemlerin düzenli biçimde takip edilmediği belirtildi.

Mevzuata göre belediyenin diğer alacaklarının niteliğine uygun şekilde takip edilmesi ve tahsil işlemlerinin zamanında yürütülmesi gerekiyor.

Belediye, bulguya verdiği yanıtta alacakların tahsili için gerekli işlemlerin başlatıldığını ve tahsilat süreçlerinin takip edileceğini bildirdi.

Sayıştay, her bir alacak için ayrı takip dosyası oluşturulması ve tutarların tahsil edilinceye kadar düzenli biçimde izlenmesi gerektiği sonucuna vardı.

ÇİĞLİ’DE KADIN VE ÇOCUK KONUKEVİ AÇILMADI
Sayıştay raporunda, Çiğli Belediyesi’nin nüfusu 100 binin üzerinde olmasına rağmen kadın ve çocuklar için konukevi açmadığı tespit edildi. TÜİK’in 31 Aralık 2024 tarihli verilerine göre ilçenin nüfusunun 215 bin 697 olduğu hatırlatılan raporda, 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince belediyenin konukevi açmasının zorunlu olduğu vurgulandı.

Kadın konukevlerinin şiddete veya istismara maruz kalan kadınların ve beraberlerindeki çocukların korunması, geçici barınma ihtiyaçlarının karşılanması ve sosyal destek hizmetlerine erişimleri açısından önem taşıdığı belirtildi.

Belediye, bulguya ilişkin yanıtında konukevi açılması için belediyenin öncelikleri ve bütçe imkânları çerçevesinde gerekli çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılacağını bildirdi. Sayıştay ise kadınlar ve çocuklar için konukevi açılması gerektiği sonucuna vardı.

KAÇAK YAPILARA YÖNELİK YAPTIRIMLARDA EKSİKLİK
Raporda, imar mevzuatına aykırı yapıların denetimi ve bu yapılara yönelik yaptırımların uygulanması konusunda da eksiklikler tespit edildi. Yapı tatil zaptı düzenlenen ve inşaatı durdurulan bazı yapılar hakkında gerekli işlemlerin zamanında yapılmadığı, 13 taşınmaza yaptırım uygulanmadığı, yalnızca bir yapıya yaptırım uygulandığı belirtildi.

Belediye encümenince verilen bazı imar para cezalarının tahsil edilmediği, yapı tatil zaptı düzenlenmesine rağmen aykırılığı giderilmeyen yapılarla ilgili savcılık ve ilgili kurumlara gerekli bildirimlerin yapılmadığı kaydedildi. Ayrıca altı ay içinde yıkılmayan yapılar için Bakanlık nezdinde gerekli girişimlerin çoğu durumda gerçekleştirilmediği ifade edildi.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi kapsamında gerekli yaptırımların uygulanması gerektiğini hatırlatan Sayıştay, kaçak yapıların denetiminin etkinleştirilmesi, encümen kararlarının hayata geçirilmesi ve idari para cezalarının tahsil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Belediye, ruhsatsız ve ruhsat eki projelerine aykırı yapılarla ilgili idari yaptırımların uygulanması, para cezalarının tahsili ve süreçlerin hızlandırılması için gerekli idari ve teknik çalışmaların yürütüleceğini bildirdi.

ENERJİ YÖNETİM SİSTEMİ KURULMADI
Sayıştay denetiminde, belediyenin yıllık toplam enerji tüketimi 250 ton eşdeğer petrol (TEP) ve üzerinde olmasına rağmen enerji yönetim sistemi kurulmadığı, hizmet binaları için enerji kimlik belgesi alınmadığı ve enerji yöneticisi görevlendirilmediği tespit edildi.

Raporda, kamu binalarında enerji tasarrufu hedeflerinin 2030 yılına kadar asgari yüzde 30 olarak belirlendiği hatırlatıldı. Ancak Çiğli Belediyesi’nde enerji verimliliğine yönelik çeşitli uygulamaların eksik kaldığı belirtildi.

Denetimde; bazı binalarda dış cephe yalıtımı için önlem alınmadığı, ısıtma kazanlarında yıllık baca gazı ölçümü ve brülör ayarlarının yapılmadığı, aydınlatma sistemlerinde enerji tasarruflu uygulamaların kısmen hayata geçirildiği kaydedildi.

Bunun yanında yüksek verimli ısı pompalarının kullanılması, sıcak su ihtiyacının güneş enerjisinden karşılanması ve yeni araç alımı veya kiralanmasında elektrikli araçların öncelikli değerlendirilmesi konularında çalışma yürütülmediği belirtildi. Yeni hizmet binasında merkezi ısıtma otomasyon sisteminin de belirtilen kriterlere uygun şekilde çalıştırılamadığı ifade edildi.

Belediye, rapordaki eksikliklerin ivedilikle giderileceğini bildirdi. Sayıştay, enerji verimliliği uygulamalarının hayata geçirilmesinin enerji maliyetlerini azaltmak, kamu kaynaklarını verimli kullanmak ve çevreyi korumak açısından gerekli olduğunu kaydetti.

BELEDİYENİN 49 TAŞINMAZINDA RUHSAT VE İSKÂN EKSİKLİĞİ
Çiğli Belediyesi’nin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan bazı taşınmazların yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine sahip olmadığı da raporda yer aldı.

Belediyenin kullanımındaki kayıtların incelenmesi sonucunda işyeri, mağaza, kır kahvesi, büro, büfe, halı saha, sosyal tesis, çay ocağı, kafeterya ve balık mezat yeri gibi farklı amaçlarla kullanılan 49 taşınmazın yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi veya yapı kayıt belgesinin bulunmadığı tespit edildi.

Raporda, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin yapıların imar mevzuatına uygunluğunun denetlenmesi açısından önem taşıdığı belirtilerek, özellikle deprem riski bulunan İzmir’de belediyelerin bu konudaki sorumluluklarını titizlikle yerine getirmesi gerektiği vurgulandı.

Belediye, taşınmazların mevcut durumlarının belirlenmesi, arşiv kayıtlarının incelenmesi ve gerekli proje çalışmalarının tamamlanması için ilgili birimlerin koordinasyonunda çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Mevzuata uygun hale getirilebilecek yapıların ruhsatlandırılması ve yapı kullanma izin belgelerinin alınması için gerekli işlemlerin yürütüldüğü ifade edildi.

Sayıştay, taşınmazların imar mevzuatına uygun hale getirilmesi ve gerekli belgelerin temini için hukuki ve idari adımların atılması gerektiği sonucuna vardı.

PAZAR YERLERİNDE AYNI KİŞİLERE İKİDEN FAZLA TEZGAH TAHSİSİ
Sayıştay raporunda Çiğli Belediyesi’nin pazar yerlerindeki satış yeri tahsislerinde mevzuata aykırılık tespit edildi. Rapora göre, ilçedeki 9 farklı pazar yerinde bir kişiye doğrudan ya da dolaylı olarak en fazla iki satış yeri verilebileceği yönündeki kurala rağmen, birinci dereceden akraba olan kişilere dolaylı yoldan ikiden fazla satış yeri tahsis edildi.

5957 sayılı Kanun ve Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik, aynı pazar yerinde bir kişiye en fazla iki satış yeri verilmesini öngörüyor. Mevzuata aykırılığın tespit edilmesi halinde tahsislerin iptal edilmesi veya kira sözleşmelerinin feshedilmesi gerekiyor.

Belediye ise yanıtında, birinci dereceden akraba olan kişilerin bağımsız ticaret yapma hakkına sahip olduklarını ve talepleri doğrultusunda tahsis yapıldığını belirtti. Sayıştay, yönetmelikteki “doğrudan ya da dolaylı” sınırlamasının akrabalar için de geçerli olduğunu vurgulayarak uygulamanın serbest rekabeti zedeleyebileceğine dikkat çekti. Raporda, tekelleşmenin önlenmesi ve tüketicilerin haklarının korunması için mevzuata aykırılıkların giderilmesi gerektiği ifade edildi.

PERSONEL GİDERLERİ YASAL SINIRI AŞTI: ORAN YÜZDE 52,47
Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılı personel giderleri, belediye şirketlerinde çalışanlar da dahil edildiğinde yasal sınırın üzerine çıktı. Sayıştay raporunda, toplam personel giderinin 1 milyar 302 milyon 2 bin 455,45 TL olduğu, bu tutarın hesaplamaya esas alınan bütçe gelirlerine oranının yüzde 52,47’ye ulaştığı belirtildi. Mevzuatta öngörülen üst sınır ise yüzde 40 olarak hesaplandı.

Rapora göre, belediyenin 2024 yılı kesinleşmiş bütçe gelirleri 1 milyar 723 milyon 955 bin 218,91 TL oldu. Yeniden değerleme oranı olan yüzde 43,93 uygulanarak hesaplanan tutar 2 milyar 481 milyon 288 bin 746,58 TL’ye ulaştı. Bu tutarın yüzde 40’ına karşılık gelen 992 milyon 515 bin 498,63 TL, yıllık personel giderleri için belirlenen üst sınır olarak hesaplandı.

Sayıştay, yasal sınır aşılmasına rağmen personel şirketinde çalışan işçi sayısında ve ücret gruplarında maliyeti artıran değişiklikler yapıldığını, bu işlemler için gerekli izinlerin alınmadığını tespit etti. Raporda, 2025 yılında dört farklı müdürlük tarafından yılın farklı dönemlerini kapsayan beş ayrı doğrudan hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerdeki işçi sayısı ve ücret gruplarının mevzuata aykırı biçimde değiştirildiği kaydedildi.

Personel şirketinde çalışan işçi sayısının 2020’de 843, 2021’de 829, 2022’de 923, 2023’te 1.329, 2024’te 1.154 ve 2025’te 1.166 olduğu belirtildi. Sayıştay ayrıca personel ücretlerinin belirlenmesinde hangi ölçütlerin esas alınacağının sözleşmelerde açıkça düzenlenmediğine ve ücret sınıflarının belediyenin onayı olmaksızın değiştirildiğine dikkat çekti.

Belediye, yanıtında bulgulara katıldığını belirterek personel giderlerinin yasal sınırlar içinde tutulması ve doğrudan hizmet alım sözleşmelerinin mevzuata uygun hale getirilmesi için gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.

KAMU BORÇLARINDA 67,4 MİLYON TL’LİK GECİKME FAİZİ VE ZAMMI
Çiğli Belediyesi’nin kamu kurumlarına olan vadesi geçmiş borçları, gecikme faizi ve zamlarıyla birlikte 145 milyon 206 bin 277,40 TL’ye ulaştı. Sayıştay raporunda, 2025 yılı sonu itibarıyla borcun 77 milyon 723 bin 313,44 TL’sinin ana para, 67 milyon 482 bin 963,96 TL’sinin ise gecikme faizi ve zammından oluştuğu belirtildi.

Raporda, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi kamu kurumlarına ödenmesi gereken borçların, gecikme faizi veya zammı gibi ek mali yük doğurmaması için öncelikli olarak ödenmesi gerektiği hatırlatıldı.

Belediye, borçların zamanında ödenememesini bütçe açığına, taşınmazlar üzerindeki kamu hacizleri nedeniyle arsa satışlarından kaynak sağlanamamasına ve personel maaşları ile acil kamu hizmeti harcamalarına öncelik verilmesine bağladı. Yanıtta, gerekli kaynakların oluşturulması ve borçların zamanında ödenmesi için çalışma yapılacağı ifade edildi.

KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA PAYININ GECİKME FAİZLERİ BİLDİRİLMEDİ
Sayıştay, Çiğli Belediyesi’nin emlak vergisi mükelleflerinden tahsil ettiği taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payına ilişkin gecikme faizlerini Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına (YİKOB) bildirmediğini ve aktarmadığını tespit etti.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında emlak vergisinin yüzde 10’u oranında tahsil edilen katkı payının, ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde beyan edilerek yetkili kuruma aktarılması gerekiyor. Sayıştay raporunda, katkı payının zamanında ödenmemesi nedeniyle mükelleflerden tahsil edilen gecikme faizlerinin de ana parayla birlikte ilgili kuruma bildirilip ödenmesi gerektiği vurgulandı.

İncelemede, Çiğli Belediyesi’nin tahsil ettiği söz konusu gecikme faizlerini YİKOB’a verilen beyannamelere dahil etmediği, bu tutarları emlak vergisine ilişkin gecikme faizleriyle birlikte kendi bütçesine gelir kaydettiği belirtildi. Raporda, kültür varlıklarını koruma payına ilişkin gecikme faizleri için YİKOB’a herhangi bir bildirim veya ödeme yapılmadığı kaydedildi.

Söz konusu bulguya ilişkin belediyenin yanıtı ve aktarılmayan gecikme faizlerinin toplam tutarı, paylaşılan rapor bölümünde yer almıyor.

5,4 MİLYON TL’Yİ AŞAN HURDA VARLIĞI İÇİN İŞLEM EKSİKLİĞİ
Sayıştay, Çiğli Belediyesi’nde hurdaya ayrılan demirbaşların toplanması, ambara alınması, satışı ve imhasına ilişkin kurumsal bir sistem bulunmadığını tespit etti. Raporda, hurdaya ayrılması planlanan taşınırların Harmandalı şantiye alanında açıkta ve yığınlar halinde bekletildiği, bazıları için hurdaya ayırma işlemlerinin başlatılmadığı ve bu durumun değer kaybına yol açtığı belirtildi.

Belediyenin mali tablolarında önceki yıllardan devreden 3 milyon 169 bin 251,44 TL tutarında hurda varlığı bulunduğu, 2025 yılı içinde hurdaya ayrılmasına karar verilen 2 milyon 230 bin 374,30 TL tutarındaki hurdanın elden çıkarılması için de işlemlerin etkin şekilde yürütülmediği kaydedildi. Böylece raporda işlem eksikliği bulunan hurda varlıklarının toplamı yaklaşık 5,4 milyon TL olarak ortaya çıktı.

Belediye, yanıtında bazı muhasebe kayıtlarının düzeltildiğini, hurda varlıkların tespiti için sayım yapıldığını ve Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) ile yazışmalar sonucunda hurda alım programına dahil olunduğunu bildirdi. Hurda yönetim sistemi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

DOĞRUDAN TEMİNDE İHTİYAÇLARIN PARÇALARA BÖLÜNDÜĞÜ TESPİTİ
Sayıştay raporunda, Çiğli Belediyesi’nin bazı mal ve hizmet alımları ile yapım işlerini, ihale mevzuatındaki parasal limitlerin altında kalacak şekilde parçalara bölerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirdiği belirtildi.

Raporda, birbirine yakın tarihlerde ve aynı ihale kapsamında temin edilebilecek nitelikteki ihtiyaçların ayrı alımlar halinde karşılandığı kaydedildi. Örnek olarak yol bakım ve onarımında kullanılan beton bordür ve dolgu malzemeleri ile taşıtların bakım ve onarımına ilişkin alımlar gösterildi.

2025 yılında büyükşehir belediyesi sınırları içindeki idareler için doğrudan temin limiti 800 bin 366 TL olarak belirlenmişti. Sayıştay, yıl boyunca planlanabilecek ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı.

Belediye, alımların ilçe genelinde ortaya çıkan anlık ve acil ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapıldığını belirterek 2026 yılından itibaren ihtiyaçların önceden belirlenmesi ve planlı hareket edilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi. Sayıştay ise beton bordür, dolgu malzemesi ve yedek parça gibi belediye hizmetlerinde süreklilik arz eden ihtiyaçların önceden planlanabileceğine dikkat çekerek, aynı ihale kapsamında karşılanabilecek alımların bölünmesine son verilmesi gerektiğini ifade etti.

DOĞRUDAN TEMİNDE YÜZDE 10 SINIRI ÜÇ ALIM TÜRÜNDE DE AŞILDI
Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılında doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirdiği mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde, Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü alınmadan uygulanabilecek yüzde 10’luk sınırın aşıldığı tespit edildi.

Sayıştay raporuna göre, mal alımları için bütçeye konulan 406 milyon 258 bin TL ödeneğe karşılık doğrudan temin kapsamında 120 milyon 205 bin 769,35 TL harcama yapıldı. Bu kalemde yüzde 10’luk sınırın 79 milyon 579 bin 969,35 TL aşıldığı belirtildi.

Hizmet alımlarında 195 milyon 377 bin 500 TL ödeneğe karşılık 31 milyon 10 bin 351,45 TL doğrudan temin harcaması gerçekleştirildi. Bu kalemde sınırın 11 milyon 472 bin 601,45 TL aşıldığı kaydedildi.

Yapım işleri için ayrılan 117 milyon 500 bin TL ödeneğe karşılık doğrudan teminle 14 milyon 680 bin 845,19 TL harcama yapıldığı, yüzde 10’luk sınırın ise 2 milyon 930 bin 845,19 TL aşıldığı tespit edildi.

Belediye, yanıtında mevzuatta belirlenen sınırların dikkate alınacağını ve doğrudan temin harcamalarının takip ve kontrolünün daha etkin yürütüleceğini bildirdi. Sayıştay, sınırın aşılmasının zorunlu olduğu durumlarda Kamu İhale Kurulu’ndan uygun görüş alınması gerektiğini hatırlattı.

1998’DEKİ KOOPERATİF SÖZLEŞMESİ 27 YILDIR TAMAMLANMADI
Sayıştay raporunda, Çiğli Belediyesi’nin bir yapı kooperatifinden alması gereken konut ve dükkanların yıllardır teslim alınamadığı, sözleşme yükümlülükleri yerine getirilmemesine rağmen fesih ve cezai yaptırım süreçlerinin işletilmediği belirtildi.

Rapora göre, belediyeye ait iki parseldeki arsalar 1998 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmeleriyle yapı kooperatifine verildi. Sözleşmeler kapsamında belediyeye yüzde 23 pay ayrılması ve inşaatın 48 ay içinde tamamlanması öngörüldü. Ancak inşaatın tamamlanmadığı, belediyeye düşen bağımsız bölümlerin teslim edilmediği ve mücbir sebepler ortaya konulmadan kooperatife çeşitli tarihlerde süre uzatımları verildiği kaydedildi.

Belediyenin payına düşen bağımsız bölümler, 2013 yılında 153 mesken ve 8 dükkan olarak belirlenirken, 2023’te yapılan düzenlemeyle 146 mesken ve 8 dükkan olarak kayda geçti. Bu taşınmazların satışına yönelik 2024 yılında alınan kararların ardından yapılan ihale ise muhammen bedellerin düşük bulunması gerekçesiyle iptal edildi.

Sayıştay, sözleşmede inşaatın tamamlanması için belirlenen 27 Ağustos 2005 tarihinden 31 Aralık 2025’e kadar yaklaşık 247 ay geçtiğini, buna rağmen inşaat seviyesinin yüzde 0 olarak tespit edildiğini bildirdi. Raporda, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait Sayıştay denetim raporlarında da yer alan bulguya rağmen aradan yaklaşık 10 yıl geçmesine karşın düzeltici işlem yapılmadığı ve 18 Mart 2024’te sözleşme süresinin 31 Aralık 2028’e kadar uzatıldığı belirtildi.

Belediye, 2026 yılında sözleşmeden kaynaklanan zararların tazmini için dava açıldığını ve yargı sürecinin devam ettiğini bildirdi. Ancak Sayıştay, sözleşmenin feshedilmesi, gecikme cezalarının tahsili ve belediyenin güncel rayiç değerler üzerinden uğradığı zararların giderilmesi için gerekli hukuki girişimlerin tamamlandığına ilişkin bilgi verilmediğini kaydetti.

Raporda, belediyenin haklarının korunması için sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi, gecikme cezalarının tahsil edilmesi ve belediyenin uğradığı zararların giderilmesi yönünde işlem yapılması gerektiği vurgulandı.

SAHİPSİZ HAYVAN UYARISI: BARINAK YETERSİZ, BÜTÇE TAM HARCANMADI
Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik görevlerin yeterince yerine getirilmediği belirtildi. Raporda, sokak köpeklerinin toplanmadığı, yeterli kapasitede hayvan bakımevi ve barınak yapılmadığı, bu amaçla bütçeden ayrılan kaynağın tamamının harcanmadığı tespitlerine yer verildi.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında belediyelerin sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek ve sahiplendirilinceye kadar bakımevlerinde barındırmakla yükümlü olduğu hatırlatılan raporda, belediyelerin bu çalışmalar için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin belirli bir oranında kaynak ayırması gerektiği vurgulandı.

Sayıştay, Çiğli’de sahipsiz köpeklerin sokaklarda dolaşmaya devam ettiğini ve bu hayvanlarla ilgili mevzuat çerçevesinde yeterli işlem yapılmadığını belirtti. Raporda, “Söz konusu bu durum, 5199 sayılı Kanun hükümlerine açıkça aykırılık teşkil etmekle birlikte, özellikle sahipsiz sokak köpeklerinin sebep olabileceği saldırılar insan ve toplum sağlığını tehdit etmekte ve belediyeye karşı tazminat davası açılması riskini de bünyesinde barındırmaktadır” denildi.

Belediye yönetimi ise yıl boyunca Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Ayrılan bütçenin 784 bin 738,80 TL’lik bölümünün çeşitli nedenlerle kullanılamadığı belirtilirken, hayvanların barınma kapasitesini artırmak amacıyla doğal yaşam alanı kurulmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğü ifade edildi. Sayıştay, sahipsiz köpeklerin toplanması ve sahiplendirilinceye kadar barınaklarda bakılması gerektiğini kaydetti.

35,5 MİLYON TL’LİK BORÇLANMAYI BAKANLIK ONAYI OLMADAN YAPTI
Sayıştay raporunda, Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılının ocak-mayıs döneminde borçlanma limitini aşan tutarda borçlanma işlemini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayı olmadan gerçekleştirdiği tespit edildi.

Rapora göre, belediyenin borçlanma limiti hesaplanırken 2023 yılı bütçe gelirlerindeki 925 milyon 481 bin 217,50 TL’lik net tahsilat esas alındı. Yeniden değerleme oranları uygulanarak yapılan hesaplamada, belediyenin yıl içinde belediye meclisi kararıyla gerçekleştirebileceği iç borçlanma tutarı 211 milyon 75 bin 869,14 TL olarak belirlendi. Bu sınırı aşan borçlanmalar için Bakanlık onayı alınması gerekiyordu.

Ancak Çiğli Belediyesi, 6 Ocak 2025 tarihli ve 19 sayılı meclis kararıyla 212 milyon 48 bin 375,94 TL, 7 Mart 2025 tarihli ve 32 sayılı meclis kararıyla da 34 milyon 542 bin 481,81 TL borçlandı. Böylece toplam borçlanma tutarı 246 milyon 590 bin 857,75 TL’ye ulaştı.

Sayıştay, belediyenin Bakanlık onayı olmadan 35 milyon 514 bin 988,61 TL limit üstü borçlanma yaptığını belirtti. Belediye yönetimi, bundan sonraki borçlanma işlemlerinde raporda belirtilen hususların dikkate alınacağını bildirdi.

Raporda, 2025/2 sayılı Borçlanma İşlemleri Genelgesi’nin 12 Şubat 2025’te yürürlüğe girdiği hatırlatılarak, 7 Mart 2025 tarihli borçlanmanın Bakanlık onayı olmadan yapılmasının mevzuata aykırı olduğu ifade edildi.

56 SAYIŞTAY İLAMI İÇİN 1,4 MİLYON TL TAHSİL EDİLMEDİ
Çiğli Belediyesi’nin önceki denetim dönemlerine ilişkin kesinleşmiş Sayıştay ilamlarını yerine getirmediği de rapordaki bulgular arasında yer aldı.

İncelemede, Sayıştay İlamları Cetveli’nde kayıtlı 56 ayrı kaleme ilişkin toplam 1 milyon 442 bin 622,45 TL kamu alacağının bulunduğu, bu tutarların sorumlularından herhangi bir tahsilat yapılmadığı tespit edildi. Ayrıca ilamlarda belirtilen tazmin tutarlarına hüküm tarihinden itibaren uygulanması gereken kanuni faizin de hesaplanmadığı belirtildi.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’na göre kesinleşen ilamların 90 gün içinde yerine getirilmesi gerekiyor. Tazmin tutarlarının kanuni faiziyle birlikte tahsil edilmesi ve tahsilatın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülmesi gerektiği hatırlatıldı.

Belediye yönetimi bulguya katıldığını, alacakların tahsili için gerekli işlemlerin başlatıldığını ve sürecin takip edileceğini bildirdi. Sayıştay ise kesinleşmiş ilamlarda yer alan tutarların tahsil edilmesi gerektiğini vurguladı.

MEMUR MAAŞLARINDAN GIDA BANKASI VE BURS KESİNTİSİ
Sayıştay raporunda, Çiğli Belediyesi’nde bazı memurların maaşlarından “gıda bankası” ve “burs” adı altında kesinti yapılarak belirli kuruluşlara para aktarıldığı tespit edildi. Raporda, belediyenin bu kapsamda yardım toplama yetkisi bulunmadığı ve yetkili makamlardan izin alınmadığı belirtildi.

2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’na göre, yetkili makamdan izin alınmadan yardım toplanamıyor. Sayıştay, maaşlardan yapılan kesintilerin bu düzenlemeye aykırı olduğunu kaydetti.

Belediye yönetimi, söz konusu kesintilerin 2026 yılında sonlandırıldığını bildirdi. Ancak bu açıklamayı doğrulayan herhangi bir kanıtlayıcı belgenin sunulmadığı raporda ifade edildi. Sayıştay, izin alınmadan maaşlardan kesinti yapılarak yardım toplanması uygulamasının sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.

ÜÇ İÇ DENETÇİ KADROSU BOŞ, TEFTİŞ MÜDÜRÜ ATAMASI YAPILMADI
Çiğli Belediyesi’nde iç denetçi kadrolarına atama yapılmaması ve teftiş müdürü kadrosunun boş bırakılması da Sayıştay’ın tespitleri arasında yer aldı.

Raporda, belediyede üç iç denetçi kadrosu ihdas edilmiş olmasına rağmen bu kadrolara atama yapılmadığı ve denetim dönemi itibarıyla herhangi bir iç denetim raporu düzenlenmediği belirtildi. Ayrıca teftiş kurulu müdürü kadrosunun norm kadro cetvelinde bulunduğu, ancak Teftiş Kurulu Yönetmeliği hazırlanmadığı ve kadroya atama yapılmadığı kaydedildi.

Sayıştay, bu eksikliklerin kurumun denetim, rehberlik ve kontrol süreçlerinde zafiyet oluşturduğunu, mali disiplin ve etkin iç kontrol sisteminin kurulmasını engellediğini değerlendirdi.

Belediye yönetimi, Rehberlik ve Teftiş Kurulu Müdürlüğü Yönetmeliği için hazırlık çalışmalarının başladığını ve bulguda belirtilen eksikliklerin giderileceğini bildirdi. Sayıştay, mevzuata uygun biçimde iç denetçi istihdam edilmesi, yönetmeliğin hazırlanması ve gerekli Bakanlık görüşü alınarak ilgili kadroya atama yapılması gerektiğini kaydetti.

4 MİLYON TL’LİK BİTKİ ALIMI İHALESİZ YAPILDI
Çiğli Belediyesi’nin park, bahçe ve yeşil alanlarda kullanılmak üzere gerçekleştirdiği 4 milyon 14 bin TL tutarındaki ağaç ve bitki alımları da Sayıştay raporuna girdi. Alımların, Kamu İhale Kanunu’nun istisnaları arasında yer alan 3/a maddesi kapsamında değerlendirilerek ihalesiz gerçekleştirildiği tespit edildi.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3/a maddesi, belirli tarımsal ve hayvancılık ürünlerinin kuruluş amacı veya mevzuatı gereği işlenmesi, değerlendirilmesi, iyileştirilmesi ya da satılması amacıyla doğrudan üreticilerden alınmasını istisna kapsamında tutuyor.

Sayıştay, belediyenin ağaç, ağaççık, çalı ve bitki alımlarını park ve bahçelerin bakımı, onarımı, yeniden düzenlenmesi ve dekoratif peyzaj çalışmaları için yaptığını belirtti. Bu alımların, söz konusu istisna hükmünde belirtilen amaçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Raporda, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun belediyelere park ve yeşil alan yapma görevi vermesinin, tarımsal ürünlerin işlenmesi, değerlendirilmesi, iyileştirilmesi veya satılması amacıyla alım yapıldığı anlamına gelmediği vurgulandı. Sayıştay, bu nedenle 4 milyon 14 bin TL’lik alımın 4734 sayılı Kanun’un 3/a maddesi kapsamında ihalesiz yapılmasının uygun olmadığını belirterek, bu nitelikteki alımların temel ihale usulleriyle gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Belediye yönetimi ise park, bahçe ve yeşil alan yapma görevinin mevzuatta tanımlandığını belirterek alımların istisna kapsamında olduğunu savundu. Sayıştay, bu açıklamayı yeterli bulmayarak istisnadan yararlanılabilmesi için alımların da kanunda belirtilen amaçlarla yapılması gerektiğini yineledi.

TASARRUF TEDBİRLERİ UYARISI: İZİN ALINMADAN ORGANİZASYON HARCAMASI
Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda, Cumhurbaşkanlığı’nın tasarruf tedbirlerine ilişkin genelgesine aykırı harcamalar yapıldığı tespit edildi. Raporda, uluslararası toplantılar ve millî bayramlar dışındaki kardeş belediye ve kardeş şehir toplantıları, açılış törenleri ve gezi organizasyonları için harcama yapıldığı belirtildi.

17 Mayıs 2024 tarihli ve 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde, belirli organizasyonlar kapsamında gezi, kokteyl, yemek ve benzeri davetlerin düzenlenmemesi, hediye verilmemesi ve bu adlar altında ödeme yapılmaması öngörülüyor. Genelge’de ayrıca, zorunlu ihtiyaçlar ve izin gerektiren durumlar için belediyelerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan izin alması ve harcamalara ilişkin verileri Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi’ne kaydetmesi gerekiyor.

Sayıştay, Çiğli Belediyesi’nin söz konusu harcamalar için Bakanlıktan izin almadığını ve harcamaları ilgili bilgi sistemine kaydetmediğini belirterek uygulamanın genelge hükümlerine aykırı olduğunu kaydetti.

Belediye yönetimi, harcamaların yerel hizmetlerin tanıtılması, belediyeler arası iş birliğinin geliştirilmesi ve kamu hizmetlerinin gereği kapsamında yapıldığını savundu. Bundan sonraki süreçte genelgeye uyulacağı, zorunlu durumlarda gerekli izinlerin alınacağı ve harcama verilerinin sisteme zamanında girileceği bildirildi.

8 ARAÇLIK KİRALAMA İŞİNE SAYIŞTAY ELEŞTİRİSİ
Çiğli Belediyesi’nin sürücülü araç kiralama hizmetini, personel şirketi Çibel Temizlik Hizmetleri İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden doğrudan temin yöntemiyle alması Sayıştay raporuna girdi. Raporda, araç kiralama hizmetinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve doğrudan temin limitleri gözetilmeden bu yöntemle alım yapılmasının mevzuata uygun olmadığı belirtildi.

İncelemeye göre, Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yıl boyunca sekiz araç sürücülü olarak kiralandı. Sayıştay, araç kiralama hizmetinin personel şirketinden sınırsız biçimde doğrudan alınabilecek hizmetler arasında bulunmadığını, bu alımların ilgili ihale usulleri ve parasal limitler çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Raporda ayrıca, araçların sürücülü kiralanması nedeniyle şoförler için yapılan ödemelerin hesaplanmasında da mevzuatta öngörülen yönteme uyulmadığı tespit edildi. Aylık araç kiralama bedeli hesaplanırken taşıtların kasko değerleri ile brüt asgari ücret üzerinden belirlenen tutarların dikkate alındığı, ancak şoför ücretlerinin hesabında taşıt edinimine ilişkin esaslarda belirtilen yöntemin yerine personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarındaki ücret sınıfları ve sözleşme hükümlerinin esas alındığı kaydedildi.

Belediye yönetimi, araç kiralama alımlarının doğrudan hizmet alımı yoluyla yapılabileceğini ve alımların doğrudan temin eşiğinin altında kaldığını savundu. Ayrıca 1 Ocak 2026 itibarıyla Çibel’den araç kiralama hizmeti alımının sona erdirildiği bildirildi. Sayıştay ise araç kiralamanın personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu yöntemin herhangi bir limit gözetilmeden kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

MUAFİYETİ OLAN BELEDİYE TAŞINMAZLARINDA ELEKTRİK VERGİSİ ÖDENDİ
Çiğli Belediyesi’nin kamu hizmetine ayrılan veya kamunun kullanımına açık, gelir getirmeyen taşınmazlarına ait elektrik faturalarında muaf olduğu elektrik tüketim vergisini ödediği tespit edildi.

Sayıştay raporunda, belediye hizmet binaları, kamu hizmeti sunulan diğer binalar ile park ve bahçelere ait elektrik faturalarında elektrik tüketim vergisi tahakkuk ettirildiği ve bu tutarların belediye tarafından ödendiği belirtildi.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 16’ncı maddesi uyarınca belediyelerin kamu hizmetine ayrılan veya kamunun yararlanmasına açık, gelir getirmeyen taşınmazları çeşitli vergi, resim ve harçlardan muaf tutuluyor. Sayıştay, elektrik tüketim vergisinin belediye tarafından ödenmesinin yanı sıra, verginin fatura matrahına dahil edilmesi nedeniyle bu tutar üzerinden KDV de hesaplandığına dikkat çekti.

Raporda, elektrik tüketim vergisinin dağıtıcı şirket tarafından tahsil tarihini takip eden ayın 20’nci gününe kadar belediyeye aktarılabilmesine karşın, belediyenin faturayı önceden ödediği ve bu süre boyunca olası faiz gelirinden de mahrum kaldığı ifade edildi.

Belediye yönetimi bulguya katılarak hatalı ödemelerin düzeltilmesi amacıyla elektrik dağıtım firmasına resmi yazı gönderildiğini ve konunun takip edildiğini bildirdi. Sayıştay, muafiyet kapsamındaki taşınmazların elektrik tüketim vergisi ile bu vergiden kaynaklanan KDV’nin ödenmemesi gerektiğini kaydetti.

13 FİRMANIN TEKLİF VERDİĞİ ARAÇ İHALESİNDE YALNIZCA 2 TEKLİF GEÇERLİ KALDI
Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği araç ve iş makinesi kiralama ihalesi, şartnamelerdeki yeterlilik kriterleri ve rekabet koşulları nedeniyle Sayıştay’ın eleştirilerine konu oldu.

Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/544990 ihale kayıt numaralı “Muhtelif Araç ve İş Makinesi Kiralaması (Sürücüsüz ve Akaryakıtsız) Hizmet Alımı” ihalesi, 15 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirildi. 730 takvim gününü kapsayan ihale için hazırlanan idari şartnamede benzer iş olarak yalnızca evsel atık toplama ve taşıma araçları ile hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonu kiralama işleri kabul edildi.

Sayıştay, ihale kapsamında damperli kamyon, minibüs, binek araç, çift kabin kamyonet ve farklı özelliklerde hafif ticari araçların da bulunduğunu, buna karşın benzer iş tanımının yalnızca belirli araç gruplarıyla sınırlandırılmasının diğer alanlarda faaliyet gösteren firmaların ihaleye katılımını kısıtlayabileceğini belirtti.

İhale öncesinde altı firma tarafından şartname hükümlerine ilişkin itiraz ve şikâyet başvurusu yapıldığı belirtilen raporda, dokümanlarda zeyilnameyle herhangi bir değişiklik yapılmadığı da kaydedildi.

İhaleye 13 firma teklif verdi ancak değerlendirme sonucunda 11 firmanın teklifi geçici teminat ve yeterlilik belgelerindeki eksiklikler nedeniyle geçersiz sayıldı. İhale, geçerli teklif veren iki firmadan ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibine bırakıldı.

Sayıştay, ihale dokümanlarına yönelik çok sayıda itiraz, benzer iş tanımının rekabeti daraltabilecek niteliği ve 13 tekliften yalnızca ikisinin geçerli kalması gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Raporda, ihale sürecinin yeniden gözden geçirilmesi ve iptal seçeneğinin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Belediye yönetimi ise benzer iş tanımının yaklaşık maliyetin büyük bölümünü oluşturan kent temizliği ve çöp toplama araçları esas alınarak hazırlandığını, tekliflerin geçersiz sayılmasının mevzuat gereği olduğunu ve ihalenin geçerli teklif üzerinden sonuçlandırılmasının uygun bulunduğunu savundu. Sayıştay, geçersiz tekliflerin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmediğini, ancak ihale dokümanlarının rekabet üzerindeki etkisinin ve sınırlı sayıdaki geçerli teklifin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

KAKLIÇ VE SASALI’DA TARIM ARAZİLERİNDEKİ AYKIRI YAPILARA DENETİM EKSİKLİĞİ
Çiğli’nin Kaklıç ve Sasalı ova bölgesindeki tarım alanlarının tarım dışı amaçlarla kullanılması ve bu alanlardaki imara aykırı yapılarla ilgili gerekli denetim ve yaptırım süreçlerinin işletilmemesi Sayıştay raporunda yer aldı.

Raporda, tarım alanlarında düğün salonu, hafriyat alanı, malzeme deposu, otomobil boya ve kaporta atölyesi, makine imalat tesisi, CNC atölyesi, PVC doğrama üretim tesisi, makine yedek parça atölyesi, nakliye işletmesi, seramik üretim tesisi ve mobilya mağazası gibi tarım dışı kullanımlar bulunduğu belirtildi.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılabilmesi belirli şartlara ve izin süreçlerine bağlı. İmar mevzuatına aykırı yapıların tespit edilmesi durumunda ise yapı tatil tutanağı düzenlenmesi, mühürleme, idari para cezası ve gerekli koşullarda yıkım süreçlerinin işletilmesi gerekiyor.

Sayıştay, Kaklıç ve Sasalı’daki söz konusu yapılarla ilgili belediye tarafından herhangi bir kontrol ve yaptırım sürecinin yürütülmediğini tespit etti. Raporda, tarım arazilerinin korunması ve imara aykırı yapılaşmanın önlenmesi için ilgili mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği vurgulandı.

Belediye yönetimi, bölgedeki kullanımların yürürlükteki imar planları, plan notları ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmeye başlandığını bildirdi. Açıklamada, tespit edilecek aykırılıklar için tutanak ve yapı tatil zaptı düzenlenmesi, mühürleme işlemleri ile gerekli idari yaptırımların uygulanması ve ihtiyaç halinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla koordinasyon kurulması yönünde çalışma yürütüleceği ifade edildi.

SOSYAL YARDIM DENETİMİ: MÜKERRER ÖDEMELERİN ÖNÜNE GEÇİLEMEDİ
Çiğli Belediyesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda, sosyal yardım süreçlerinde mükerrer ve haksız ödemelerin önüne geçilmesi için gerekli kontrollerin yeterince yapılmadığı belirtildi. Raporda, belediyenin diğer kamu kurumlarının verilerinden tam olarak yararlanmadığı, sosyal yardım alan kişilerin durumlarındaki değişikliklerin düzenli biçimde kontrol edilmediği tespitine yer verildi.

Sayıştay incelemesinde, sosyal yardım yapan diğer kurum ve kuruluşlarla gerekli yazışmaların yapılmadığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi’nden Veri Paylaşım Yönetmeliği kapsamında yararlanılmadığı kaydedildi. İlk başvuruda yapılan incelemenin ardından yardımlar devam ederken belirli aralıklarla gerçekleştirilmesi gereken ikincil kontrollerin de etkin yürütülmediği belirtildi. Evli olmasına rağmen eşi aynı hanede görünmeyen kişiler için ilave inceleme yapılmadığı da rapordaki tespitler arasında yer aldı.

Belediye yönetimi ise mükerrer ve haksız yardımların önüne geçilmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ile “Sosyal Yardım Verilerinin Paylaşımı ve Ortak Takibine İlişkin İşbirliği Protokolü” imzalandığını ve protokolün kısa sürede uygulamaya geçirileceğini bildirdi. Valilik ve kaymakamlık gibi diğer kamu kurumlarıyla da veri paylaşımına yönelik yazışmalar yapılacağı ifade edildi.

SOSYAL DENGE SÖZLEŞMESİNE İTİRAZ: İZİN VE SOSYAL HAKLAR DÜZENLEMESİ
Çiğli Belediyesi ile TÜM BEL-SEN arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, mevzuata göre sözleşme konusu olmaması gereken düzenlemelere yer verildiği belirtildi. Sayıştay raporunda, 1 Nisan 2024’ten itibaren geçerli sözleşmede çeşitli sosyal haklar, izinler ve sağlık uygulamalarının düzenlenmesi eleştirildi.

Raporda, sözleşmenin “Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı maddesinde kadın çalışanlara 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bir gün izin verilmesi ve kadın çalışanlara ayda bir gün özel izin tanınması gibi düzenlemelerin bulunduğu aktarıldı. Engelli çalışanlara 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile Engelliler Haftası’nda izin verilmesi, 10 yaş ve altında çocuğu bulunan çalışanlara okul giriş ve çıkış saatlerinde izin sağlanması, ev taşıyan personele araç temini ve üç gün izin verilmesi de sözleşmede yer alan hükümler arasında sıralandı.

Ayrıca 0-12 yaş arası çocuğu raporlu olan anne ve babalara mazeret izni verilmesi, birinci derece yakınlarının ağır hastalığında çalışanlara 10 iş gününe kadar ücretli refakat izni tanınması ve çalışanlara genel sağlık taraması yapılması gibi düzenlemelerin de sözleşmeye eklendiği belirtildi. Kadın çalışanların talebi doğrultusunda HPV aşısı yaptırılmasına ilişkin hüküm de raporda yer aldı.

Sayıştay, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin toplu sözleşme statüsünde olmadığını ve bu sözleşmelerde merkezi toplu sözleşmelerle belirlenen sınırların dışında düzenleme yapılamayacağını vurguladı. Raporda, “Sadece sosyal denge tazminatına ilişkin hususları içermesi gereken sosyal denge sözleşmesinde, sosyal yardımların veya faaliyetlerin de düzenlenmesi; mali yükümlülük içerip içermediğine bakılmaksızın Anayasa, personel kanunları ve sendikal hak olarak dönemler itibarıyla akdedilen Toplu Sözleşmelere aykırıdır” değerlendirmesi yapıldı.

Belediye yönetimi, tespitlere katıldığını belirterek sosyal denge sözleşmesinde sosyal yardımların ve faaliyetlerin düzenlenmesine son verileceğini bildirdi. Sayıştay ise sözleşmelerde mevzuatta yer almayan konulara ilişkin düzenlemelere yer verilmemesi gerektiğini kaydetti.

AVANS UYGULAMASI ELEŞTİRİSİ: İVEDİ OLMAYAN ALIMLARDA DA KULLANILDI
Sayıştay raporunda, Çiğli Belediyesi’nin bazı iş avansı ödemelerinde mevzuata göre ön ödeme yapılması mümkün olmayan harcamalar için avans kullandığı tespit edildi. Kırtasiye, çeşitli malzemeler, baskı ve cilt giderleri, yedek parça ve demirbaş alımları gibi harcamalarda avans yöntemine başvurulduğu belirtildi.

Raporda, 2025 yılı için ön ödeme üst sınırının 12 bin 300 TL olduğu hatırlatılarak avansın genel bir ödeme yöntemi olmadığı vurgulandı. Bu yöntemin yalnızca ilgili mevzuatta öngörülen ve gerçekleştirme işlemlerinin tamamlanması beklenemeyecek ivedi ya da zorunlu giderlerde, gerekli şartların sağlanması halinde kullanılabileceği ifade edildi.

Sayıştay, söz konusu yöntemin ivedi ve zorunlu olmayan giderlerde kullanılmasının harcamaların ön mali kontrol ve diğer denetim süreçlerinden geçmeden yapılmasına yol açabileceğine dikkat çekti. Ayrıca avans uygulamasının bir satın alma yöntemi olmadığı, mal ve hizmet alımlarının ilgili ihale mevzuatına uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerektiği kaydedildi. İncelemede, avans uygulamasının belediyede genel bir uygulamaya dönüştürüldüğü ve alımlara ilişkin ihale mevzuatının gerektirdiği belgelerin düzenlenmediği tespitine yer verildi.

Belediye yönetimi bulguya katıldığını, avans uygulamasının genel bir yönteme dönüşmemesi ve gerekli belgelerin hazırlanması amacıyla çalışmalara başlandığını bildirdi. Sayıştay, ön ödeme yönteminin yalnızca mevzuatta öngörülen koşulların oluşması halinde kullanılması gerektiğini belirtti.

ÇİĞLİ’DE EĞLENCE VERGİSİ TAHSİL EDİLMEDİ
Çiğli Belediyesi’nin sınırları içinde eğlence hizmeti sunan ve eğlence vergisine tabi olan işletmelerden vergi tahakkuk ve tahsilatı yapılmadığı tespit edildi. Sayıştay raporunda, belediye kayıtlarında bu kapsama giren işletmeler bulunmasına rağmen söz konusu işletmeler için vergi işlemlerinin gerçekleştirilmediği belirtildi.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında, belediye sınırları içindeki belirli eğlence işletmelerinin vergiye tabi olduğu hatırlatıldı. Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerleri için mevzuatta belirlenen tutarlar üzerinden vergi alınması gerektiği kaydedildi.

Belediye yönetimi, tespitlere katıldığını ve eğlence vergisi tahakkuk ettirilmeyen işletmelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını bildirdi. Sayıştay, vergi mükellefiyetlerinin belirlenmesi ve tahakkuk ile tahsilat süreçleri için saha araştırmalarının etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

9 BİN 977 İŞYERİ İÇİN İLAN VE REKLAM VERGİSİ TESPİTİ
Çiğli Belediyesi’nin ilan ve reklam vergisi mükellefiyetlerine ilişkin kayıtları ile vergi dairesinin aktif işyeri listesi karşılaştırıldı. İnceleme sonucunda, 9 bin 977 işletme için ilan ve reklam vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği belirlendi.

Sayıştay raporunda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan ilan ve reklamların vergiye tabi olduğu hatırlatıldı. Mükellefiyet tesis edilmemesi ve bu işyerleri için vergi tahakkuku yapılmaması nedeniyle belediyenin gelir kaybına uğradığı ifade edildi.

Belediye yönetimi, tespitlere katıldığını ve mükellefiyet tesis edilmeyen işyerleriyle ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını bildirdi. Raporda, vergiye tabi işletmelerin belirlenerek ilan ve reklam vergisi işlemlerinin tamamlanması gerektiği kaydedildi.

8 BİN 55 İŞYERİNİN ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ MÜKELLEFİYETİ BULUNMUYOR
Çiğli Belediyesi’nin çevre temizlik vergisi kayıtlarında da eksiklik tespit edildi. Sayıştay incelemesinde, vergi dairesinin faal mükellef listesinde belediye sınırları içinde 12 bin 203 aktif işletme bulunduğu, buna karşılık çevre temizlik vergisi mükellefiyeti tesis edilen işyeri sayısının 4 bin 148 olduğu belirlendi.

Buna göre 8 bin 55 işyeri için çevre temizlik vergisi mükellefiyeti bulunmadığı rapora yansıdı. Sayıştay, çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ve vergi kapsamına giren işyerlerinden vergi alınmaması nedeniyle belediyenin gelir kaybına uğradığına dikkat çekti.

Belediye yönetimi, bulguya katılarak vergi tahakkuk ettirilmeyen işyerleriyle ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını belirtti. Raporda, belediye sınırları içindeki aktif işletmelerin incelenmesi, vergi mükellefiyetlerinin oluşturulması ve tahakkuk ile tahsilat işlemlerinin tamamlanması gerektiği ifade edildi.

9 BİN 126 İŞYERİNİN RUHSATI BULUNMUYOR
Çiğli Belediyesi’nin işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin kayıtları ile vergi dairesinden alınan aktif işletme listesi karşılaştırıldı. Sayıştay raporunda, vergi mükellefiyet kaydı bulunan 9 bin 126 aktif işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının olmadığı tespitine yer verildi.

Raporda, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik uyarınca yetkili idarelerden usulüne uygun ruhsat alınmadan işyeri açılamayacağı ve çalıştırılamayacağı hatırlatıldı. Bununla birlikte mimar, mühendis, avukat ve doktor gibi bazı meslek gruplarının kendi meslek odalarından ruhsat alabilme durumları bulunduğundan, belediyenin kontrol birimlerince ayrıntılı saha araştırması yapılması gerektiği belirtildi.

Belediye yönetimi, ruhsatı bulunmayan işletmelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını bildirdi. Sayıştay, ruhsatsız faaliyet gösteren işyerlerinin belediye kayıtlarına alınması, ruhsat işlemlerinin tamamlanması ve işyeri açma izin harcının takip ve tahsilat süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.