“Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kıymetli cümlesinin hikayesi; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladığımız bugün çok daha anlamlı. Kimseyi dışarıda bırakmadan herkesi kucaklayan bir anlayışı temsil ediyor.
“Kimse yoksa da cumhuriyet var, gençlik var, demokrat insanlar var,” derim ülkeye dair çok umutsuzluğa kapıldığım zamanlarda. Çünkü en karanlıkta çıkış yolunu bizlere hep cumhuriyet gösterdi. Pusulası, hiç yanıltmadı yanıltmaz da.
Bu değerli cümleyi aklınızda tutarak okumaya devam etmenizi rica edeceğim.
Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın, Osman Aksüner Mahallesi 1.Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’nin tanıtımıyla ilgili haberleri takip etmişsinizdir.
Basın mensubu arkadaşlarım; haberin içeriği, önemi ve gündem içindeki yerini dikkate alarak sizlere haberi ulaştırdı. Hepsinin emeğine sağlık. Ben ise haberin başka bir boyutuna ayna tutmak istiyorum bugün. Çünkü haberin arka plan dokusunu hem akademik kariyeri hem de saha deneyimi olan haberci gözüyle paylaşmak istedim. Bence bizlerin, haberi yazarken sizlerin de okurken, izlerken ve dinlerken çok yönlü düşünmesi toplumsal yaşam için önemli.
Örneklerle başlıyorum.
Habere ait fotoğrafları incelediğimde ben orada bir belediyenin proje tanıtım haberi görmedim sadece. Çünkü mevzuyu buraya sıkıştırmak yapılan işe de verilen emeğe de haksızlık olur.
Neden mi?
Az önce size Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünden bahsettim.
“Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
Şehir planlama, inşaat, kentsel dönüşüm gibi teknik sunumların ve mühendislik hesaplarının erkek egemen bir dünyanın parçası olduğunu düşünenlere inat, o gün sahnede bir cumhuriyet kadını vardı. Yalnızca bir belediye başkanı olarak değil; cumhuriyetin kadınlara tanıdığı eğitim, temsil ve yönetimde yer alma hakkının somut bir göstergesi olarak da dikkat çekiyordu Başkan Kınay.
Hele elbiseyi kıyafet olarak tercih etmesi ve tüm detayları buna göre planlaması bence hedef kitleyi merkeze alan bir noktaydı. Çünkü tüm bunlar, güçlü ve etkili bir iletişimin olmazsa olmazıdır.
Erkek ağırlıklı salonda bir kadının, hedeflediği kent modelini vizyon olarak ortaya koyması haberlere konu olan mevzu kadar dikkate değerdi.
Politika muhabirliğinden yetişmiş ve haberin kokusunu iyi alan bir kadın gazeteci olarak da hemcinslerimin; siyasetin kaygan zemininde ayakta durabilmek için çok daha fazla çabaladığını iyi biliyorum. Her şeye rağmen asla pes etmediklerini de…
Çünkü cumhuriyet, kadınlara yalnızca seçme ve seçilme hakkı vermedi. Aynı zamanda hayatın her alanında var olabilme cesareti de sundu.
“Kimsesiz değilsin, yanındayım. Asla pes etme,” dedi. Bunu içselleştirdiği miz için hayatın tam da merkezindeyiz.
Bugün kadınların belediye başkanlığı yapabilmesi, birçok alanda uzmanlaşması, mühendislik konuşabilmesi, kenti planlayabilmesi ve toplumun geleceğine dair söz kurabilmesi yıllar önce açılan o eşitlik kapısının doğal sonucudur.
Bu yüzden, Karabağlar’daki yalnızca bir proje tanıtım haberi değildi.
Gelelim projenin detaylarına?
Karabağlar, hepimizce malum ki kentsel dönüşüme en çok ihtiyaç duyulan ilçemiz. İlçenin yüzde 25’inin dönüşüm alanı içinde olduğu belirtiliyor. Sayın Kınay, “Bu nedenle sağlıklı ve güvenli barınma hakkını önceleyen çalışmalar bizim için temel öncelik. Bilimsel verilerle, akademisyenlerle, danışma kurullarımızla ve saha çalışmalarıyla yol haritamızı oluşturduk” diyor.
Yerinde ve değer esaslı dönüşüm anlayışı bu noktada mahalleliyi mahallesinden koparmadan, aidiyet duygusunu göz ardı etmeden ortak akılla yol yürüme esasına dayanıyor. Sosyal kırılganlık verilerinin de sürecin bir parçası olması ayrıca kıymetli. Çünkü şehri betona boğarak kentlilik bilinci oluşturulamayacağı düşüncesini somut çalışmalarla ortaya koymak gerçekten önemli.
Sözün özü Başkan Kınay ve ekibi; kadınların yönettiği, anlattığı ve şekillendirdiği bir geleceği ortaya koydu o gün.
Hepimizin aynı bütünün parçası olduğu mesajını eşit yurttaşlık temelinde çok güzel verdi.