EGEDESONSÖZ – İzmir’in Karaburun ilçesine bağlı Mordoğan Mahallesi’nde Samsun merkezli Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş.’nin bölgede hayata geçirmeyi planladığı 240 odalı turizm konaklama tesisi ve tatil köyüne ilişkin ÇED süreci başlatıldı.
TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi ile TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, projenin yer aldığı bölgeye ilişkin imar planlarına karşı açtıkları davanın sürdüğünü belirterek planlama sürecine tepki gösterdi. Odalar, tarım alanının turizm alanına dönüştürüldüğünü, parselasyon planının dava sürerken tapuya işlendiğini savunarak kapsamlı ÇED süreci yürütülmesi çağrısında bulundu.
Planların kamu yararını ve yerel katılımı dışladığını savunan odalar, söz konusu düzenlemeleri “koruma adı altında işlenen bir kent suçu” olarak nitelendirdi.
Odaların açıklamasına göre, proje alanına ilişkin biyolojik çeşitlilik araştırma raporu doğrultusunda verilen “Hassas B Zonu” kararı “Tampon Zon” olarak değiştirildi. Meslek odaları, bu değişiklikle yapılaşmanın önünün açıldığını ileri sürdü.
Açıklamada, Bakanlığın 23 Şubat 2026 tarihli onayıyla mevcut planlarda “Tarım Alanı” olarak belirlenen bölgenin “Turizm Alanı” kullanımına dönüştürüldüğü belirtildi.
Odalar ayrıca dava süreci devam ederken 7 Temmuz 2026’da askıya çıkarılan parselasyon planının tapuya işlendiğini, daha önce tarım alanı kullanımında bulunan parsellerin tapuda “arsa” niteliği kazandığını kaydetti. Yeni oluşturulan 948 ada 1 parselin 146 bin 760 metrekarelik yüzölçümünün, planda öngörülen tatil köyü alanıyla birebir örtüştüğü ifade edildi.
Proje alanının Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde kaldığına dikkat çeken meslek odaları, böylesine hassas bir bölgede turizm potansiyelini önceleyen planlama anlayışının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğunu savundu.
Meslek odaları, ekolojik açıdan hassas bir bölgede Proje Tanıtım Dosyası ile yetinilmemesi ve kapsamlı bir ÇED süreci yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde ekolojik yıkım geri dönülemez bir noktaya ulaşmadan, bu yıkımın acilen durdurulması” çağrısı yapıldı.

Meslek odalarının açıklaması şu şekilde:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bilimsellikten uzak, parçacıl ve rant odaklı bir anlayışla onaylanan; “İzmir ili, Karaburun ilçesi, Mordoğan Mahallesi 510 ada 6, 7, 8 parseller ile 512 ada 1 parsele ilişkin 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı”nın yürütmesinin durdurulması ve takiben iptaline karar verilmesi talebi ile 22.06.2026 tarihinde açtığımız dava devam etmektedir.
Kamu yararını ve yerel katılımı tamamen dışlayan söz konusu planların, "koruma" adı altında işlenen bir kent suçu olduğunu 26.06.2026 tarihli açıklamamızda[1] kamuoyuna duyurmuştuk.Geldiğimiz aşamada 12.10.2026 tarihinde Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından 240 odalı “Turizm Konaklama Tesisi ve Tatil Köyü”ne ilişkin ÇED başvurusunun yapıldığı görülmektedir. Proje alanı, Proje Tanıtım Dosyasında da belirtildiği üzere “Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi” sınırları içerisindededir. Böylesine “korunma”sı gereken hassas bir alanda, bölgenin turizm potansiyelini önceliklendiren planlama anlayışı ile plan kararları üretilmesi şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırıdır.
Türkiye’de koruma ve planlama mevzuatı, kurumların mevzuatın arkasından dolanması ile delinmektedir. Öyle ki söz konusu proje alanına ilişkin;
- Bakanlığın 09.09.2024 tarih ve 10386047 sayılı Olur'u ile onaylanan "İzmir ili Karaburun İlçesi Mordoğan Mahallesi 510 Ada 6- 7-8 Parseller ve 512 Ada 1 Parsel Doğal Sit Alanı Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Raporu" doğrultusunda “Hassas B Zonu” kararı, “Tampon Zon” olarak değiştirilmiş, yapılaşmanın önü açılmış,
- Bakanlığın 23.02.2026 tarih ve 14983386 sayılı Olur’u ile 1 Numaralı Cumhurbaşkanı Kararnamesinin 109. maddesi uyarınca onaylanan “koruma” amaçlı imar planları ile mevcut plan kararlarında “Tarım Alanı” kullanım kararında kalan planlama alanı “Turizm Alanı” kullanım kararına dönüştürülmüş,
- Dava sürerken 07.07.2026 tarihinde askıya çıkarılan parselasyon planı tapuya işlenmiş, dava konusu planlardan önce “Tarım Alanı” kullanım kararında kalan parseller tapuda “arsa” niteliği kazanmış; yeni oluşan 948 ada 1 parselin yüzölçümü (146.760 m²), planda öngörülen tatil köyü alanıyla birebir örtüşecek şekilde belirlenmiştir. ÇED başvurusu da bu yeni parseller (510 ada 32, 33, 35, 36; 947 ada 1; 948 ada 1) üzerinden yapılmıştır.
Bu senaryoda Bakanlığın ÇED başvuru süreçlerini bir prosedür olarak yerine getirdiğini biliyoruz. Oysa ekolojik açıdan bu denli hassas bir alanda Proje Tanıtım Dosyası ile yetinilmemeli, kapsamlı bir ÇED süreci işletilmelidir. Meslek odaları olarak kentlerimizin, doğal alanlarımızın korunması ve bilimsel kararlar ışığında yürütülmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz. Ancak geldiğimiz aşamada yürütülen mücadelenin eşiği alınan planlama kararlarının ötesindedir.
Doğayı sömürülmesi gereken bir meta olarak gören bu aklı gayet iyi tanıyoruz.
“Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi”nde ekolojik yıkım geri dönülemez bir noktaya ulaşmadan, bu yıkımın acilen durdurulması konusunda yetkili kurum/kuruluşları sorumlu davranmaya, “koruma” adı altında yürütülen talan projelerinden vazgeçmeye çağırıyoruz. Aksi takdirde, 240 odalı bir tesisin su ihtiyacıyla derinleşecek kuraklık, artacak trafik yükü, atık sulardan kaynaklanacak koku sorunları, tarım alanı ve zeytinlik kaybı ile kıyı ve dere ekosistemlerinde yaşanacak tahribat “doğal afet” ile açıklanamayacaktır. Bu sorunların sorumluluğu, kararların altında imzası bulunanlara ait olacaktır!
Geleceğe bırakacağımız en değerli miras, yaşanabilir bir kent ve korunmuş bir doğadır. İzmir’i bilim, teknik ve kamu yararı doğrultusunda savunmak yalnızca meslek odalarının değil, geleceğe karşı sorumluluk duyan her yurttaşın görevidir. Tüm İzmirlileri kent mücadelesinde sesimize ses olmaya, sözümüzü birlikte çoğaltmaya çağırıyoruz.
İzmir’in geleceğinin, bütüncül planlama ilkeleri yerine sermaye gruplarının noktasal yatırım taleplerine göre şekillendirilmesine izin vermeyeceğimizi, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz!

PROJE HAKKINDA
Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından hazırlatılan proje tanıtım dosyasına göre alan, Karaburun’un Mordoğan Mahallesi’nde bulunan 510 ada 32, 33, 35 ve 36 parseller ile 947 ada 1 ve 948 ada 1 numaralı parselleri kapsıyor.
“Turizm Konaklama Tesisi ve Tatil Köyü (240 oda)” adıyla hazırlanan proje için 1 milyar 958 milyon 758 bin 559 TL yatırım bedeli belirlendi.
YAKLAŞIK 290 BİN METREKARELİK ALAN
ÇED dosyasında proje alanının yol alanlarıyla birlikte yaklaşık 289 bin 797 metrekare büyüklüğünde olduğu, yaklaşık 288 bin 143 metrekarelik bölümünde planlama kararı geliştirildiği belirtildi.
Turizm alanlarında emsal 0,30, yapı yüksekliği ise en fazla iki kat olarak öngörüldü. Kıyı kenar çizgisinden itibaren ilk 50 metrelik bölümün park, sonraki 50 metrelik bölümün ise günübirlik tesis alanı olarak düzenlenmesi planlandı. Günübirlik tesis alanlarında emsal 0,05, yapı yüksekliği ise en fazla 4,5 metre olarak belirlendi.
Proje kapsamında ulaşım bağlantıları için 15 metre genişliğinde trafik yolu ile özellikle orman alanlarıyla sınır oluşturan kesimlerde yangın güvenliğine katkı sağlaması amacıyla 10 metre genişliğinde taşıt yolları düzenlenmesi öngörüldü. Alandaki Kılıç Deresi ve Kaplan Deresi için de ilgili kurum görüşleri doğrultusunda belirlenen ıslah güzergâhları ve servis yollarının planlara işlendiği belirtildi.
ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİNDE
ÇED dosyasına göre proje alanı, Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alıyor. Dosyada, proje alanının 1. derece doğal sit ve 3. derece arkeolojik sit alanı dışında kalan bölümlerini kapsadığı belirtildi.
İMAR PLANLARI YARGIYA TAŞINMIŞTI
Mordoğan’da aynı bölgede turizm kullanımı öngören imar planları daha önce de tartışma konusu olmuştu. Mart 2026’da askıya çıkarılan planlarda, yaklaşık 289 bin 797 metrekarelik planlama alanının 146 bin 760 metrekarelik bölümünün tatil köyü, 84 bin 666 metrekarelik bölümünün ise otel alanı olarak ayrılması öngörülmüştü. Günübirlik tesis alanı için de 12 bin 925 metrekarelik bölüm belirlenmişti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, söz konusu planlama sürecinde alanın üst ölçekli planlarda tarım alanı ve doğal karakteri korunacak alan olarak belirlenmesine dikkat çekerek turizm kullanımına yönelik talebin plan kararları ve plan bütünlüğüyle çeliştiği yönünde görüş bildirmişti.
Planlara karşı Karaburun Belediyesi, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi ve TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi tarafından yürütmenin durdurulması ve iptal istemiyle dava açılmış, Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Kent Konseyi de yargı sürecine müdahil olmuştu.
Mordoğan'da otel, tatil ve günübirlik tesis alanı ilan edilen 28 hektarlık bölgeye ilişkin askıya çıkan parselasyon planına Karaburun Sivil İnisiyatifi de itiraz etmişti. İnisiyatif, üst ölçekli planlara aykırılık bulunduğunu savunarak, planlara karşı açılan davalar sonuçlanmadan uygulamaya geçilmesinin kamu yararına aykırı olduğunu belirtmiş ve parselasyon planının iptalini istemişti.





