Şehirler dişidir; Ama İzmir daha bir dişidir. Kadının, kentin sosyal yaşamında ağırlığı vardır. Erkekler kadın sözü dinlemeyi bilir. Aile içinde kadın egemenliği kompleks yaratmaz.
Badem veya pos fark etmez, bıyıklı siyaseti, hele İzmir gibi bir kentte, çok rahatsız edici buluyorum. Siyasette erkek egemenliği, siyasal söylemin düzlemini sorunlu hale getiriyor. Gelin görün ki erkek egemen siyaset rutindir.
Hal böyle iken, nasıl olduysa, Konak'ta bu tabu yıkılmaya başladı; Belediye başkanlığı için Sema Pekdaş ve İlknur Denizli yarışıyor. CHP Konak İlçe Başkanlığına bir kadın seçildi: Nilüfer Akyüz.
Göreceksiniz bu değişim ve rekabet siyasette kaliteyi yukarılara çekecek.
Kaliteyi yukarılara çekecek diyorum, çünkü erkeğin siyasetten para kazanması, hoyratlığı ve kavgacı üslubu siyasete olan güveni sarstı; Oysa toplumun barışa ve sevgiye ihtiyacı var. Ve bunu gerçekleştirecek biricik güç kadınlardır.
Kadınlar, öldürmeyi ve savaşmayı sevmezler; Onların ön saflara gelmesi, toplumu kuşatan sorunların çözümüne giden yolları çok daha kolay açacaktır.
Gün boyunca, Nilüfer Akyüz hakkında eleştiri yazısı yazmam konusunda telkinde bulunanlar oldu. Nedeni, aramızın soğuk olmasıdır. Ve bu talepte bulunanların çoğunun kadın olması ayrıca not edilmesi gereken bir durumdur.
Fakat benim mesafeli duruşum geçeği değiştirmez; Nilüfer Akyüz o yönetimde yapılabilecek en doğru seçimdir. Ayrıca başkanlık görevini layıkıyla yerine getireceğine de inanıyorum. Hatta önceki başkandan çok daha iyi başkanlık yapacağından eminim.
CHP Konak İlçe örgütünde çalışan kadınları dayanışmaya çağırıyorum; Konak'ta her şeye rağmen iyi şeyler oluyor. Bu bir şanstır. Sema Pekdaş'a ve Nilüfer Akyüz'e sahip çıkın. Ülke için, İzmir için, siyaset için, CHP için ve kendiniz için iyi şeyler yapmak istiyorsanız, onları destekleyin.
Biz erkekler her şeyi çok kötü yaptık. Dünyanın hali ortada. Ben, kadınların bu kötü gidişin önünü alabileceğine inanıyorum.
Yeter ki, Tansu Çiller vakasındaki gibi erkekleşmesinler.