Metehan UD/ EGEDESONSÖZ - İzmir Demokrasi Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu yayımlandı. Raporda üniversitenin bütçe gerçekleşmelerinin yanı sıra ihale ve doğrudan temin uygulamaları, Erasmus hibelerinin kullanımı, taşınır malların kaydı ve muhafazası, üniversitenin adı kullanılarak kurulan vakıf üzerinden gerçekleştirilen tahsilatlar ve zamanında yerine getirilmeyen yükümlülükler nedeniyle ortaya çıkan ek mali yükümlülüklerle ilgili tespitlere yer verildi.

Sayıştay denetçileri, bazı mal ve hizmet alımlarının parasal limitlerin altında kalmak amacıyla parçalara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiğini belirlerken, üniversitenin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi için aynı yıl içinde üç kez diş malzemesi ve iki kez dizüstü bilgisayar alımı yaptığını tespit etti. Raporda ayrıca taşınır kayıtlarında 34 milyon 855 bin 415 TL tutarında malzemenin üç günde toplu şekilde kayıtlardan çıkarıldığı, bu malzemelerin hangi birimlere verildiğinin ve nerelerde kullanıldığının belirlenemediği kaydedildi.

BÜTÇENİN YÜZDE 98,22’Sİ KULLANILDI
Sayıştay raporundaki mali verilere göre İzmir Demokrasi Üniversitesi’ne 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile 993 milyon 410 bin TL ödenek tahsis edildi. Yıl içerisinde 381 milyon 200 bin 762 TL ödenek eklenirken, 172 milyon 294 bin 312 TL ödenek düşüldü. Böylece üniversitenin yıl sonu toplam ödeneği 1 milyar 202 milyon 316 bin 450 TL’ye yükseldi.

Üniversite bu ödeneğin yüzde 98,22’sine karşılık gelen 1 milyar 180 milyon 963 bin 839 TL’yi kullandı.

Harcamaların önemli bölümünü personel giderleri oluşturdu. Personel giderleri için ayrılan 640 milyon 967 bin 100 TL ödeneğin 629 milyon 821 bin 501 TL’si kullanıldı. Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderlerinde 67 milyon 714 bin 900 TL ödeneğin 67 milyon 230 bin 155 TL’si harcandı.

Mal ve hizmet alımları için ayrılan 112 milyon 984 bin 450 TL’nin 107 milyon 27 bin 949 TL’si, cari transferler için ayrılan 23 milyon 513 bin TL’nin 21 milyon 607 bin 999 TL’si kullanıldı.

Sermaye giderlerinde ise 357 milyon 137 bin TL’lik ödeneğin 355 milyon 276 bin 235 TL’sinin harcandığı görüldü.

Üniversitenin özel bütçesi dışında TÜBİTAK, Erasmus destekleri ve Avrupa Birliği hibelerinden toplam 9 milyon 626 bin 639,12 TL bütçe dışı kaynak da kullanıldı.

GELİR 1,1 MİLYAR TL’Yİ AŞTI
Üniversitenin 2025 yılı bütçe geliri tahmini 993 milyon 410 bin TL olarak belirlendi. Yıl sonunda gerçekleşen net bütçe geliri ise 1 milyar 99 milyon 967 bin 2,72 TL oldu.

Raporda üniversitenin dönem faaliyet gelirinin 1 milyar 210 milyon 826 bin 939,92 TL, faaliyet giderinin ise 914 milyon 375 bin 905,89 TL olduğu belirtildi. Gelirlerden indirim, iade ve iskonto toplamı 441 bin 294,50 TL olarak kaydedilirken, enflasyon düzeltmesi toplamı 2 milyar 758 milyon 750 bin 61,07 TL olarak hesaplandı.

Üniversite 2025 yılını 3 milyar 54 milyon 759 bin 800,60 TL olumlu faaliyet sonucu ile tamamladı.

Üniversiteye bağlı Döner Sermaye İşletmesinin gelirleri 13 milyon 428 bin 337,03 TL, giderleri ise 9 milyon 653 bin 767,33 TL oldu. Döner sermaye işletmesi dönem sonunda 4 milyon 209 bin 489,09 TL kâr elde etti.

İktisadi İşletmenin ise 9 bin 434,61 TL gelire karşılık 11 bin 306,62 TL gider gerçekleştirdiği ve 1.872,01 TL zarar ettiği kaydedildi.

ALIMLAR PARÇALANARAK DOĞRUDAN TEMİNE GİDİLDİ
Sayıştay’ın en dikkat çekici bulgularından biri mal alımlarının kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi oldu.

Raporda, bazı mal alımlarının parasal limitlerin altında kalmak amacıyla kısımlara bölündüğü ve bu yolla doğrudan temin edildiği belirtildi. Sayıştay, bunun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkeleri ile Kamu İhale Genel Tebliği’ne aykırı olduğunu bildirdi.

Kanuna göre idarelerin ihalelerde saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, kamuoyu denetimi ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerini gözetmesi gerekiyor. Ayrıca ihale usulüyle karşılanması gereken ihtiyaçların eşik değerlerin altında kalmak amacıyla kısımlara bölünmesi yasak.

Sayıştay, 2025 yılında üniversitenin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi için üç kez diş malzemesi, iki kez de dizüstü bilgisayar alımı yaptığını tespit etti. Denetçiler, söz konusu alımlar birlikte değerlendirildiğinde toplam tutarların doğrudan temin için öngörülen sınırı aştığını belirledi.

Raporda, 2025 yılı için büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki idareler açısından doğrudan temin sınırının 800 bin 366 TL olduğu belirtildi. Sayıştay, ihale yoluyla temin edilmesi mümkün olan alımların parçalara bölünerek doğrudan temin edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu vurguladı.

Üniversite yönetimi ise bundan sonraki süreçte benzer nitelikteki mal ve hizmet ihtiyaçlarının yıllık bütçe planlamaları kapsamında ele alınacağını, harcama birimlerinden gelen taleplerin konsolide edilerek kısımlara bölünmeden karşılanması konusunda gerekli özenin gösterileceğini bildirdi.

Raporda “Kamu İdaresi cevabında, benzer nitelikteki mal ve hizmet ihtiyaçlarının yıllık bütçe planlamaları stratejik olarak yapılmasına ve harcama birimlerinden gelen talepler konsolide edilerek kısımlara bölünmeksizin karşılanması hususunda gerekli özenin gösterileceği ifade edilmiştir. Bu itibarla, yapılan alımlarda saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği ve kaynakların kullanımında verimliliği sağlamak için aynı veya niteliği itibarıyla bütünlük sağlayabilecek alımların doğrudan temin usulüyle gerçekleştirmek amacıyla parasal limitlerin altında kalacak şekilde kısımlara bölünmemesi ve ihtiyaçların önceden belirlenip belirli bir plan dahilinde ve mevzuat hükümleri çerçevesinde temin edilmesi gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.

SÜRELİ İŞLERDE SÖZLEŞME YAPILMADI
Raporda ayrıca doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen ve belirli bir süreyi gerektiren bazı işler için sözleşme yapılmadığı tespit edildi.

Mevzuata göre teslimi, sunumu veya yapımı belli bir süreyi gerektiren doğrudan temin alımlarında sözleşme imzalanması gerekiyor.

Sayıştay, üniversitenin bazı alımlarında bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini belirledi. Üniversite yönetimi ise bundan sonra belli bir süreyi kapsayan alımlarda yükleniciyle sözleşme düzenleneceğini bildirdi.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Kamu İdaresi cevabında, yapılacak ve belli bir süreyi kapsayan alımlarda yüklenici ile sözleşme düzenleneceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak; doğrudan teminle yapılacak alımlarda malın teslimi veya hizmetin ya da yapım işinin belli bir süreyi gerektirmesi durumunda, alımın mutlaka bir sözleşmeye bağlanması gerekmektedir.

ERASMUS HİBESİNDEN HAREKETLİLİKLE İLGİSİ OLMAYAN HARCAMA
Sayıştay’ın bir diğer bulgusu Erasmus+ kapsamında üniversiteye tahsis edilen kurumsal destek hibesinin kullanımına ilişkin oldu.

Raporda, öğrenci ve personel hareketliliklerinin desteklenmesine yönelik olmayan yemek ve konaklama giderlerinin kurumsal destek hibesi kapsamında ödendiği belirtildi.

Erasmus+ kurumsal destek bütçesinin kırtasiye, posta, telefon, ofis donanımı, dijitalleşme, personel eğitimi, dil hazırlığı, akademik tanınma, bilgilendirme ve basım gibi belirli faaliyetler için kullanılabileceği aktarıldı.

Ancak Sayıştay, bu bütçeden Erasmus+ yükseköğretim öğrenci ve personel hareketliliğiyle ilgisi bulunmayan hiçbir harcama yapılamayacağını vurguladı.

Üniversite yönetimi, harcamaların harcama yetkilisinin bilgisi ve onayıyla yapıldığını belirtmesine karşın Sayıştay, harcama yetkilisinin onayının tek başına yeterli olmadığına dikkat çekti. Denetçiler, yemek ve konaklama faturalarında yapılan harcamaların öğrenci hareketliliğiyle ilgisini gösteren bir unsur bulunmadığını belirtti.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Kamu İdaresi cevabında, kurumsal destek hibesinin kullanımının Harcama Yetkilisinin takdirinde olduğu ve söz konusu harcamaların Harcama Yetkilisinin bilgisi ve onayı ile yapıldığı ifade edilmişse de, Yükseköğretim Kurumları İçin El Kitabı'nın ilgili bölümünde; belirlenen ilke ve kurallara aykırı olmamak kaydıyla harcama yapılabileceği, öğrenci ve personel hareketliliği ile ilgisi bulunmayan hiç bir harcamanın yapılamayacağı belirtilmektedir. Yemek ve konaklama faturalarının ödenmesine ilişkin belgelerde ise yapılan harcamaların öğrenci hareketliliği ile ilgisini gösteren bir unsur bulunmamaktadır. Sonuç olarak, kurumsal destek hibesi bütçesinin Erasmus Ofisi ihtiyaçları için kullanılması, kullanım kurallarına uygun olmayan giderlerin yapılmaması gerekmektedir.

34,8 MİLYON TL’LİK TAŞINIR KAYDI
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri üniversitenin taşınır mallarına ilişkin işlemler oldu.

Sayıştay denetiminde, demirbaş niteliğindeki bazı taşınırların tüketim malzemesi gibi tüketim ambarına kaydedildiği ve herhangi bir taşınır istek belgesi olmadan tüketime sunulduğu gerekçesiyle ambar ve sistem kayıtlarından çıkarıldığı tespit edildi.

Denetçiler, 22 Ekim 2025, 29 Ekim 2025 ve 3 Kasım 2025 tarihlerinde toplam 33 adet Varlık İşlem Fişi düzenlendiğini ve 34 milyon 855 bin 415,59 TL tutarındaki tüketim malzemesinin toplu şekilde ambar kayıtlarından çıkarıldığını belirledi.

Daha çarpıcı olan ise söz konusu malzemelerin hangi birimlere verildiğinin ve nerelerde kullanıldığının bilinmemesi oldu. Sayıştay, kayıtlardan çıkarılan malzemelerin bir bölümünün aslında demirbaş niteliğindeki dayanıklı taşınırlardan oluştuğunu da tespit etti.

Varlık İşlem Fişlerinde tüketim malzemelerini isteyen birimlerin bulunmadığı, taşınır istek belgelerinin tamamında talepte bulunan kişinin taşınır kayıt yetkilisiyle aynı kişi olduğu belirtildi.

Ayrıca bu çıkış işlemlerinin onayının, 24 Eylül 2025 tarihi itibarıyla bu yönde görevi bulunmayan bir personel tarafından İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ve Harcama Yetkilisi sıfatıyla yetkisiz şekilde yapıldığı tespit edildi.

Üniversite yönetimi, konuya ilişkin inceleme ve soruşturmanın sürdüğünü Sayıştay’a bildirdi.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

Bir apartman dairesinde 3 erkek ölü bulundu!
Bir apartman dairesinde 3 erkek ölü bulundu!
İçeriği Görüntüle

İdareye ait tüketim çıkış kayıtları incelendiğinde 22.10.2025, 29.10.2025 ve 03.11.2025 tarihlerinde toplam 33 adet Varlık İşlem Fişi düzenlenerek 34.855.415,59 TL tutarında tüketim malzemesinin toplu bir şekilde ambar kayıtlarından çıkış işleminin gerçekleştirildiği görülmüştür. Malzemelerin hangi birimlere verildiği ve nerelerde kullanıldığı da bilinmemektedir. Hatta malzemelerin bir kısmının demirbaş niteliğine haiz dayanaklı taşınırlardan oluştuğu görülmüştür. Varlık işlem fişlerinde tüketim malzemelerinin istek birimleri bulunmamakta olup, taşınır istek belgelerinin tamamında talepte bulunan kişinin taşınır kayıt yetkilisi ile aynı kişi olduğu görülmüştür. Ayrıca, söz konusu çıkış işlemleri onayının 24.09.2025 tarihi itibarıyla uhdesinde bu yönde bir görev bulunmayan personel tarafından İdari Mali İşler Daire Başkanı ve Harcama Yetkilisi olarak yetkisiz bir şekilde yapıldığı tespit edilmiştir. Bu itibarla, İdare tarafından tüketim malzemelerinin birimlere kullanılmak üzere devir işlemlerinde Taşınır İstek belgelerinin aranması, ambarlarda noksan çıkan, kaybolan, çalınan veya yok olan taşınırların kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik olup olmadığı araştırılarak sorumlular saptanıp bir tutanakla belirtilmesi ve mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Kamu İdaresinin cevabında, taşınır çıkış işlemlerine ilişkin inceleme ve soruşturmanın devam ettiği ifade edilmiştir

AMBARDA KAYITTA OLMAYAN 3 BİN 755 MALZEME
Taşınır kayıtlarındaki başka bir bulgu ise elektronik kayıtlarla fiziki durum arasındaki uyumsuzluk oldu.

Sayıştay, temizlik tüketim malzemeleri ambarındaki taşınır kayıt sisteminde bulunan malzemelerin tamamının tüketim çıkışlarının yapılmasına rağmen fiziki incelemede ambarda halen malzemeler bulunduğunu belirledi.

Denetim sonucunda ambarda 23 kalem halinde toplam 3 bin 755 adet malzemenin bulunduğu tespit edildi.

Bu malzemelerin tamamının tüketime verilmiş gibi kayıtlardan düşüldüğü belirlendi. Sayıştay, teslim edilmeyen malzemelerin kayıtlardan çıkarılmaması ve elektronik taşınır sistemi ile fiziki ambar mevcudunun uyumlu hale getirilmesi gerektiğini bildirdi.

YIL SONU SAYIMI DA YAPILMAMIŞ
Denetimde üniversitenin 2024 yılı sonunda gerçekleştirmesi gereken taşınır sayımlarını ve sayım sonrası işlemleri yapmadığı da tespit edildi.

Mevzuata göre kamu idarelerine ait taşınırların yıl sonlarında sayılması, sayım sonuçlarının tutanaklara işlenmesi ve kayıtlarla fiziki durumun karşılaştırılması gerekiyor.

Sayıştay, bu işlemlerin yapılmadığını belirlerken üniversite yönetimi, 2025 yılı içerisinde Sayım Kurulu tarafından fiili sayım gerçekleştirildiğini ve taşınır kayıtlarıyla muhasebe kayıtları arasındaki uyumun sağlandığını bildirdi.

Ayrıca ortak kullanım alanlarında bulunan dayanıklı taşınırlar için gerekli listelerin düzenlenmediği ve bazı taşınırlara mevzuatın öngördüğü şekilde sicil numarası verilmediği tespit edildi.

VAKIF BULGUSU YİNE SAYIŞTAY RAPORUNDA
Sayıştay raporundaki bir diğer önemli bulgu ise üniversitenin adı kullanılarak vakıf kurulması ve bazı gelirlerin bu vakıf üzerinden tahsil edilmesi oldu. Bu bulgu önceki senenin raporunda da yer almıştı.

Rapora göre 27 Aralık 2017 tarihinde “İzmir Demokrasi Üniversitesi Güçlendirme Vakfı” adıyla bir vakıf kuruldu. Sayıştay, üniversite tarafından düzenlenen bazı etkinliklere ilişkin kayıt ücretlerinin bu vakıf tarafından tahsil edildiğini tespit etti.

5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun kapsamında kamu kurumlarının adlarının dernek ve vakıflarca kullanılmasına ve kamu kurumlarının sunduğu hizmetlerle ilgili olarak bu kuruluşlar tarafından ücret, bağış veya katkı payı gibi karşılıklar alınmasına ilişkin sınırlamalar bulunuyor.

Sayıştay, üniversitenin adıyla kurulan vakfın bazı etkinliklerden kayıt ücreti tahsil etmesini bu mevzuat kapsamında değerlendirdi.

Raporda ayrıca 17 Eylül 2021 tarihli Senato kararıyla, vakıf üniversitelerinde görevlendirilen öğretim elemanlarının ders ücretlerinin yüzde 25’inin üniversiteye ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak söz konusu ödemelerin üniversite yerine vakıf nezdinde açılan banka hesaplarına yatırıldığı belirtildi.

Sayıştay, üniversitenin özel bütçe geliri olarak tahsil edilmesi gereken kamu kaynaklarının vakıftan tahsil edilmesi gerektiğini bildirdi.

Üniversite yönetimi ise İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ilgili vakıf hakkında inceleme başlatıldığını, inceleme sonucunun tebliğ edilmesinin ardından takip ve tahsil işlemlerine başlanacağını açıkladı.

Raporda “Üniversite özel bütçe geliri olarak tahsil edilmesi gereken kamu kaynaklarının 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Yetkisiz Tahsil ve Ödeme başlıklı 72’nci maddesi uyarınca İzmir Demokrasi Üniversitesi Güçlendirme Vakfı’ndan tahsil edilmesi gerekmektedir. Kamu İdaresi cevabında, ilgili Vakıf nezdinde İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldığı, inceleme sonucunun tebliğ alınması sonrasında takip ve tahsilat işlemlerine başlanılacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Üniversite tarafından yürütülen faaliyetlerde herhangi bir vakıf adı kullanılmaması ve bu faaliyetlere ilişkin gelirlerin Üniversite tarafından tahsil edilmesi gerekmektedir.” denildi.

ELEKTRİK BORCU GECİKTİ, FAİZ ÖDENDİ
Sayıştay’ın mali bulguları arasında üniversitenin bazı yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle ek mali yükümlülüklere maruz kalması da yer aldı.

Denetçiler, bütçede yeterli ödenek bulunmasına rağmen bazı mal ve hizmet alımları ile elektrik giderlerinin zamanında ödenmediğini belirledi.

Bu nedenle elektrik giderlerinin takip eden aylarda gecikme bedeliyle birlikte ödendiği, ayrıca idari para cezalarının ödendiği tespit edildi.

Bunun yanında yükleniciler tarafından kesilen faturaların vergilendirme döneminin geçirilmesi nedeniyle zamanında beyan edilmediği ve bu durumun üniversite açısından ek mali yükümlülük oluşturduğu kaydedildi.

Sayıştay, gecikme faizi, idari para cezası ve benzeri ek maliyetlerin oluşmaması için yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi gerektiğini belirtti. Üniversite yönetimi ise sorumluluğu bulunan kişiler hakkında rücu ve tahsil işlemlerinin başlatıldığını bildirdi.