EGEDESONSÖZ- DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Urla ilçesi Demircili Koyu’nda aylardır gündemden düşmeyen Gökbey gemisini TBMM gündemine taşındı.

DEM Partili İbrahim Akın, geminin kaçak söküm süreci, Demircili Koyu’na nasıl getirildiği, çevresel riskleri ve aylardır neden kaldırılmadığına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Ulaştırma ve Altyapı ile, Sağlık Bakanlığı’na ve İçişleri Bakanlıklarına yazılı soru önergeleri verdi.

“GEMİ NEDEN AYLARDIR KALDIRILMADI?”
Akın soru önergesinde, “İzmir’in Urla ilçesi Demircili Koyu’nda bulunan Gökbey isimli gemiyle ilgili süreç, kaçak gemi sökümünün ötesine geçen ciddi bir kamu denetimi ve çevre koruma sorununa dönüşmüştür. Bakanlığınız İzmir İl Müdürlüğü tarafından yapılan 6 Ocak 2026 tarihli denetimde, Gökbey isimli geminin karaya yanaştırıldığı, oksijen kaynaklarıyla kesilmeye başlandığı, kesilen parçaların sahile bırakıldığı ve söküm işlemi için Çeşme Liman Başkanlığından izin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu tespit üzerine Çevre Kanunu kapsamında 2 milyon 346 bin TL idari para cezası uygulanmış ve sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiştir. Ancak aradan geçen aylara rağmen gemi Demircili Koyu’ndan kaldırılmamış, geminin bulunduğu yerde sökülemeyeceği belirtilmesine karşın 8 Ağustos 2026 tarihinde yeniden kaçak söküm girişiminde bulunulduğu kamuoyuna yansımıştır. Bu gelişme üzerine Urla Belediyesi tarafından geminin bulunduğu alanda 24 saat zabıta nöbetine başladığı belirtilmektedir. Daha önce konuyla ilgili Bakanlığınıza verilen yazılı soru önergesine verilen yanıtta bakanlığınız tarafından yapılan resmi işlemler sıralanmış olmakla birlikte, geminin bulunduğu hassas kıyı alanına nasıl getirildiği, çevresel risklerin boyutu, geminin neden aylarca kaldırılmadığı ve hangi kurumun kaldırma işlemini gerçekleştireceği konularında kamuoyunun sorularına açıklık getirilmemiştir” dedi.

GEMİ DEMİRCİLİ’YE NASIL GETİRİLDİ?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yönelttiği sorularda geminin Sığacık Limanı’ndan hangi tarihte ve hangi hukuki veya idari işlem kapsamında çıkarıldığını soran Akın, Gökbey’in Demircili Koyu’na çekilmesi için hangi kurumlardan izin alındığının açıklanmasını istedi. Akın, geminin hareket ettirilmesi sırasında liman başkanlıkları, Sahil Güvenlik birimleri ve diğer kamu kurumlarının bilgilendirilip bilgilendirilmediğini de sordu.

Akın soru önergesinde, “Gökbey isimli geminin İzmir-Urla Demircili Koyu’ndaki varlığı ve kaçak söküm süreci, yalnızca çevresel açıdan değil, denizcilik ve liman denetimi açısından da ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Gemiyle ilgili 6 Ocak 2026 tarihinde yapılan resmi denetimde, Çeşme Liman Başkanlığından söküm izin belgesi alınmadan söküm faaliyetine başlandığı tespit edilmiş ve Çeşme Liman Başkanlığı tarafından idari işlem başlatılmıştır. Ayrıca Gökbey’in geçmişte çeşitli adli soruşturmalara konu olduğu, gemi hakkında göçmen kaçakçılığı dosyası kapsamında el koyma ve muhafaza süreçlerinin yaşandığı kamuoyuna yansımıştır. Daha sonra istinaf süreci sonucunda geminin belirli bir ceza dosyasında suçta kullanıldığına ilişkin yeterli bağ kurulamadığı gerekçesiyle geminin sahibine iadesine karar verilmiş ve gemi 5 Ağustos 2026 tarihinde şirkete teslim edilmiştir. Ancak bu süreç, çok temel soruları ortadan kaldırmamaktadır: Bir geminin belirli bir suç dosyasında müsaderesine hükmedilmemiş veya geminin suçta kullanıldığı yeterli delille kanıtlanamamış olması, geminin kaçak söküm faaliyetine ve çevresel mevzuata aykırı biçimde işlem görmediği anlamına gelmemektedir. Ayrıca hakkında hukuki ve adli süreç bulunan bir geminin nasıl Sığacık’tan çıkarılarak Demircili Koyu’na getirildiği de hâlâ yeterince açıklığa kavuşmamıştır” ifadelerine yer verdi.

YURTTAŞLAR İHBAR ETMESE KAÇAK SÖKÜM FARK EDİLMEYECEK MİYDİ?
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye soru soran DEM Partili Akın, Gökbey’in kaçak sökümünün rutin kamu denetimiyle değil, yurttaşların ve çevre örgütlerinin uyarıları sonucunda gündeme gelmiş olmasının denetim mekanizmaları açısından soru işareti oluşturduğunu belirtti.
Akın soru önergesinde, 6 Ocak 2026 tarihinden bu yana İzmir Valiliği, Urla Kaymakamlığı, jandarma, Sahil Güvenlik ve diğer ilgili birimler tarafından kaç denetim gerçekleştirildiğini sordu.

Akın açıklamasında, “Geminin izinsiz biçimde sökülmeye başlandığı, ancak olayın resmi makamların düzenli denetimiyle değil, yurttaşların ve çevre mücadelesinin ihbarları sonucunda görünür hale geldiği kamuoyuna yansımıştır. Kaçak sökümün resmi olarak tespit edilmesinin ardından idari para cezası uygulandığı ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiştir. Buna rağmen 8 Ağustos 2026 tarihinde yeniden kaçak söküm girişiminde bulunulduğu belirtilmektedir. Bu gelişmenin ardından Urla Belediyesinin, geminin bulunduğu alanda 24 saat zabıta nöbeti başlatmak zorunda kaldığı ifade edilmektedir. Bir geminin kaçak sökümünün engellenmesinin, belediye zabıtasının sürekli nöbet tutmasına bağlı hale gelmesi, merkezi idare ve kolluk birimlerinin sorumluluklarının gereği gibi yerine getirilip getirilmediği sorusunu doğurmaktadır” dedi.

“ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞI RİSKİ ARAŞTIRILDI MI?”
Akın’ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yönelttiği soruların önemli bir bölümünü ise geminin ve bulunduğu kıyı alanının çevresel açıdan oluşturabileceği riskler oluşturdu. Gökbey’in bulunduğu Demircili Koyu ve çevresinde 6 Ocak 2026’dan bugüne kadar kaç denetim yapıldığını soran Akın, 8 Ağustos’taki yeni kaçak söküm girişiminin ardından Bakanlığın hangi idari veya adli işlemleri gerçekleştirdiğinin açıklanmasını istedi. Akın ayrıca gemi ve çevresinde asbest, ağır metal, hidrokarbon, sintine suyu, yağ ve diğer tehlikeli maddeler açısından güncel inceleme yapılıp yapılmadığını sordu. Gemide donanım malzemesi olarak asbest ve diğer tehlikeli maddelerin bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı bir envanter çalışması yapılıp yapılmadığını da soran Akın, Demircili Koyu’nda deniz ve kıyı ekosisteminin etkilenme düzeyinin belirlenmesi amacıyla bağımsız üniversiteler ve uzman kuruluşların katılımıyla kapsamlı bilimsel araştırma yapılıp yapılmayacağını gündeme getirdi.

Sünnet düğününde 367 kişi zehirlendi: Adli ve idari soruşturma
Sünnet düğününde 367 kişi zehirlendi: Adli ve idari soruşturma
İçeriği Görüntüle

ÖNERGE NEDEN YANITLANMADI?
Akın’ın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yönelttiği soru önergesinde ise daha önce verilen soru önergesinin akıbeti gündeme getirildi. Gökbey’in kaçak söküm sürecinde kesildiğini ve yeniden söküm girişiminde bulunulduğunu hatırlatan Akın, gemide veya çevresinde asbest, ağır metal, hidrokarbon, sintine suyu, atık yağ ve diğer toksik maddeler bakımından Sağlık Bakanlığı tarafından herhangi bir ölçüm, analiz veya numune alma çalışması yapılıp yapılmadığını sordu.

Akın ayrıca bölge halkı, kıyı kullanıcıları, balıkçılar ve gemi çalışanları açısından olası sağlık risklerinin değerlendirilip değerlendirilmediğinin açıklanmasını istedi. Akın açıklamasında, “Gemi ve çevresinde asbest, ağır metal, hidrokarbon, sintine suyu, atık yağlar ve diğer tehlikeli maddelerin bulunup bulunmadığına; bu maddelerin denize, kıyı toprağına veya besin zincirine karışıp karışmadığına ilişkin kamuoyuna açık, güncel ve bağımsız bir halk sağlığı değerlendirmesinin bulunup bulunmadığı ise belirsizliğini korumaktadır” dedi.