Dönemin gazetesi Akşam’ın 28 Temmuz 1932 tarihli nüshasında yer alan "Gazi heykeli 50 bin kişinin alkışları arasında, başvekilin nutku ile açıldı" manşetli tarihi gazete kupürü, Erken Cumhuriyet Dönemi’nin en simgesel anıtlarından birinin doğuşuna tanıklık eder. İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda denizle kentin kesiştiği noktada yükselen Gazi Mustafa Kemal Atatürk Anıtı, 27 Temmuz 1932 tarihindeki görkemli açılışından bu yana 94 yıldır İzmir’in, Milli Mücadele’nin ve Türk heykel sanatının en önemli sembollerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Gazete haberinde aktarıldığı üzere, 27 Temmuz 1932 günü İzmir adeta bayram havasına bürünmüştür. 9 Eylül 1922’deki tarihi kurtuluşun 10. yıl dönümünün eşiğinde gerçekleşen tören için İzmirliler sabahın erken saatlerinde sokaklara dökülmüş; caddeler, meydanlar ve binalar bayraklar, çiçekler ve yeşilliklerle donatılmıştır.
Açılışa dönemin Başvekili İsmet (İnönü) Paşa, İzmir Valisi Kâzım (Dirik) Paşa, Ordu Müfettişi Fahrettin (Altay) Paşa, Kolordu Komutanı Ali Hikmet Paşa, Mürsel Paşa, Hüsnü Paşa ve Cevdet Kerim Bey gibi devletin ve ordunun üst düzey kademeleri katılmıştır. Tören öncesinde Reşadiye tayyare hangarları, İzmir Müzesi, Buca at koşusu sahası ve Öksüz Çocuklara Yardım Cemiyeti ziyaret edilmiş; ardından saat 18.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda 50 bini aşkın coşkulu yurttaşın ve askeri birliklerin (asker, jandarma, bahriye unsurları) katılımıyla anıtın açılışı yapılmıştır.
Kupürdeki şu cümleler, o günkü coşkuyu ve kurtuluş hafızasını net bir biçimde aktarmaktadır: "İzmirliler, aradan on sene geçtikten sonra, 1922'deki kurtuluş günlerinin heyecanlı, mesut dakikalarını tekrar yaşıyorlardı... Başvekil İsmet Paşa'nın sevimli çehresiyle her görüldüğü yerde alkış tufanı kopuyordu."
Sanat Tarihi Açısından İzmir Gazi Heykeli’nin Önemi
İzmir Atatürk Anıtı, İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica (1869–1959) tarafından tasarlanmış ve tunçtan dökülmüştür. Erken Cumhuriyet Dönemi’nde meydan heykelleri aracılığıyla kamusal alanda oluşturulan yeni görsel kimliğin ve Türk plastik sanatlar tarihinin en nitelikli süvari heykellerinden biridir.
Atatürk, şaha kalkmış atı "Sakarya" üzerinde, mareşal üniforması ve peleriniyle tasvir edilmiştir. Atatürk'ün sağ eliyle denizi işaret eden duruşu, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası olan "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!" emrini ve zafer yürüyüşünü plastiğe döker.
Kozak’tan getirilen kaidenin yan yüzlerinde yer alan bronz kabartmalar (rölyefler), zaferin arkasındaki toplumsal dayanışmayı simgeler. Bir yüzde cepheye mermi taşıyan Türk kadınları ve savaşan Mehmetçik yer alırken, diğer yüzde zaferi ve Cumhuriyet’in getirdiği aydınlığı temsil eden figürler işlenmiştir.
Anıt, yönünü denize ve batıya çevirerek hem İzmir’in Akdeniz kenti kimliğini vurgular hem de Cumhuriyet’in batılılaşma ve modernleşme hedeflerine görsel bir gönderme yapar.
Cumhuriyet Tarihi ve Kent Belleği Açısından Anlamı
1922 yılındaki Büyük İzmir Yangınının ardından harabeye dönen kentin yeniden imarı sürecinde Cumhuriyet Meydanı, modern İzmir'in odağı olarak planlanmıştır. Bu anıtın 1932’de meydanın merkezine dikilmesi, yangın sonrası küllerinden doğan bir kentin yeniden inşasındaki özgüveni ve Cumhuriyet rejiminin kamusal alandaki varlığını simgeler.
Açılışında Başvekil İsmet Paşa’nın konuşmasıyla taçlanan heykel, yalnızca bir liderin büstü veya anıtı değil; bir ulusun bağımsızlık iradesinin, Kurtuluş Savaşı’nın ve sonrasındaki çağdaşlaşma atılımlarının somutlaşmış bir abidesidir.
94 yılı geride bırakan İzmir Cumhuriyet Meydanı Gazi Heykeli, 1932 yılındaki gazete manşetinde belirtildiği gibi 50 bin kişinin coşkulu alkışlarıyla başladığı yolculuğuna, bugün de İzmir’in kentsel hafızasının, milli bayramların ve toplumsal buluşmaların kalbi olarak devam etmektedir. Pietro Canonica’nın usta işçiliği ve dönemin milli ruhu, bu anıtta birleşerek Türkiye’nin estetik ve tarihi mirasına paha biçilmez bir eser kazandırmıştır.
Ne mutlu bize böyle bir heykelimiz var!