Dünya müziklerini türk ezgileri ile birleştirip, bizleri yepyeni bir sound'la tanıştıran Dolapdere Bİg Gang grubuna bir İzmirli katıldı.’¶
Aslen Karşıyakalı olan Ertaç Demirçelik, grubun yeni solisti. Ertaç bizleri kırmadı ve müzik kariyerinden, İstanbul'da yaşamaya kadar sevenleri için sorularımızı yanıtladı.
Sevgili Ertaç, Müzik ne zamandır hayatında var?
Kendimi bildiğimden beri. Bizim evden müzik hiç eksik olmazdı. Üç yaşımızdan itibaren müzik, en büyük eğlencemiz ve merakımızdı. Babamın da çok geniş bir plak koleksiyonu vardı. Biz gündüzleri ikiz kardeşimle bunları dinleye dinleye, neredeyse her gün yeni bir şarkı öğrenir, akşam babam gelince de ona söylerdik. Ama bunu bir ritüeli vardı. 1980-81'de, her gece elektrik kesintisi yaşanırdı. Gaz lambası eşliğinde yemek sonrası, kardeşimle elele tutuşur, masaya çıkar, selam verir, şarkımızı söylerdik. Şarkı sonrası Annem'le Babam'ın alkışlarına karşılık, yine selam verir, masadan inerdik. Bu aslında bizim ilk sahnemizdi.
İlkolkul yıllarında da bu fasıl okulda devam etti. Öğretmenimiz Bahar Hanım, ders 5 dakika erken bittiğinde bizi karatahtanın önüne şarkı söylemeye çağırırdı.
Ortaokul'da Fatih Koleji'ne başlayıp dil öğrenmemle beraber, İngilizce şarkı söyleme merakım başladı ve Silence adlı lise grubuna solist olmamı sağladı. İlk sahne tozunu orada yuttum. İzmir'deki çeşitli okullarda, kendi okulumuzda birçok konser verdik.

Müzik sevdan okul hayatını etkiledi mi?
Etkilemez mi ?Bilkent Üniversitesi'ne başladığım sene, hemen Confusion adında bir grup kurduk ve Ankara'daki, barlarda sahne almaya başladık. Sırf bu yüzden 4 yıllık İşletme Fakültesi'ni 6 yılda bitirebildim!
Sonra ne oldu?
Okul bittikten sonra "artık parti bitti" dedim ve aile işimize kardeşimle beraber devam etme kararı aldım. Hemen askere gittim, döner dönmez de çalışmaya başladım. Boutique Brawo markasıyla 9 sene mağazacılık yaptım.
Mavişehir Ege Park’’ın içindeki değil mi?
Evet, halen de devam ediyor. İkiz kardeşim Sertaç mağaza ile ilgileniyor. Ben de İzmir’’e geldikçe uğruyorum. Sadece yurt dışından özel koleksiyonları getiriyoruz ama cepleri de yakmamaya özen gösteriyoruz.
Mağazacılık sektöründeyken de müzik hayatında mıydı?
Tabii ki. En son 2009 sonbaharında evde kendi bestelerimi kaydetmeye başladım. Ümit Yaşar Oğuzcan, Cemal Süreyya, Aziz Nesin gibi şairlerin şiirlerini besteledim. Üniversite'den yakın arkadaşım, İsmail Özdemir'in müthiş şarkı sözlerini de atlamamak lazım. Bende çok büyük ufuk açmıştır. Kısa bir süre sonra, kendim de söz yazmaya başladım. Ortaya çıkan şeyler beni heyecanlandırmaya başladı. "Bunlardan ne olur?" merakıyla yaptıklarımı önemli birkaç müzik adamına dinlettim ve cesaret verici, çok olumlu tepkiler aldım. Fuat Güner'in desteği ile 2010 Ağustosu'nda müzik işine girmeye karar verdim. Fuat Güner'in süpervizörlüğünde, Cengiz Köroğlu'yla aranje ve kayıt çalışmalarına başladım.
Tam bu sırada, taa ortaokuldaki grubumdan beni tanıyan arkadaşım Çağlar ile karşılaştık. Sohbet sırasında artık müziğe başladığımı ve yaptıklarımı anlatırken, O da bana, Dolapdere Big Gang'in müzik direktörü ve klavyecisi Gökay Süngü'yü tanıdığını, grubun solisti Emir'inin askere gideceğini, sonrasında da grupla devam etmeyeceğini ve grubun yeni bir solist aradığını anlattı ve tanışmamız hatta beraber çalışmamızı tavsiye etti. Eylül ayında Gökay'la tanıştık ve çok iyi anlaştık. Ekim ayı itibarı provalara başladık, 4 provadan sonra, Kasım ayı itibarı ile de grubun solistliğini yapmaya başladım.
Solistliğin dışında, çok da güzel gitar çalıyorsun.
Dolapdere Big Gang'de gitar olmadığı için sadece söylüyorum. Fakat gitarın bendeki yeri apayrı.15 yaşında, Kuşadası'ndaki mağazamızda çalışırken kazandığım ilk parayla aldığım akustik Fender'imi kendi kendime öğrenip çalmaya başladım ve o tarihten itibaren elimden gitar hiç düşmedi. Hatta "o" gitarım hiç düşmedi. Hala onu çalıyorum. Bestelerimi genelde gitarla yaparım. Klavye de çalıyorum. Hatta elektronik müzik yanı sıra jingle veya film müziği çalışmalarımda klavye kullanıyorum. Ama akustik gitarım elimdeyken, kişiliğimin bile değiştiğini hissediyorum. Bir şeye kafa yorup, onunla yatıp, onunla kalkmaya başladığınızda sonuç bambaşka oluyor. İnan ki, gece 2'de, 3'de uyur uykumdan uyanıp bir şeyler bestelediğim oluyor. Söz yazılmayı bekleyen çok bestem duruyor kenarda. Bazen de sözüyle beraber müzik geliyor. Bazısı 10 dakikada, geldiği gibi tamamlanıyor. 10 dakikada yazılan şarkılardaki duygu yoğunluğu bambaşka oluyor. Çünkü düşünmeden, içinden geleni kaydediyorsun o an. Şu an itibarı ile en az 3 Türkçe, 1 İngilizce albüm yapacak kadar beste çalışmam var.
Şarkılarımın haricinde, elektronik müzik, dizi, film müzikleri ve jingle'larım var. Yapıp yapıp kenara atıyorum. İleride doğru projelerde kullanmak üzere..Ha bir de çocuk şarkılarım var. O da çok sevdiğim ve önem verdiğim bir proje.


İzmirliler seni Opus’’un yakışıklı solisti olarak tanıyorlar’…
İzmir'de 2005'te ilk Rena'da (şimdiki Boombox), gitarist arkadaşım Ekrem'le 2 gitar akustik bir programla başladık. Gruba kadar gitti iş. Güzel bir gruptuk. Weplay adıyla, 2 seneye yakın çaldık o grupla. 2.sene çok sevdiğim ağabeyim Serhat Kayacan'ın mekanı Opus'a geçtik. Sonra işlerin yoğunluğundan 1 sene ara verdim. Tekrar bir şeyler yapma isteği duyduğumda, Fatih Koleji'ndeki müzik hocam, Esat Çe ile yine akustik bir proje yaptık. Opus'un alt katını bize özel hazırlattı Serhat Ağabeyim, sağolsun. Zaten kendisi çok farklıdır. İlişkimiz de ayrıdır. O hep "burası senin mekanın demiştir", her istediğimde de sahneyi vermiştir. En keyif aldığım programlarım hep Opus'da olmuştur.
Dolapdere Big Gang'in solistisin, hayatında ne gibi değişiklikler oldu?
Metro'ya binebiliyorum, insanlar sokakta üstüne atlamıyor.. Bu anlamda bir değişiklik yok hayatımda! (gülmeler)’…İşin aslı, bence pek bir değişiklik olmadı daha. 3 canlı tv programı ve 2 konser yaptık henüz. Fakat Dolapdere Big Gang ile yapacağımız çok şey var ve bunların heyecanı bile bir dinamizm getiriyor insanın hayatına. Bu benim çok inandığım bir proje. Grubun müthiş bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Özellikle yurtdışı işleri beni çok motive ediyor. Ciddi tecrübeler kazanmak, yeni insanlar tanımak, müzik dünyasında belli bir çevre edinmek, yüzümün tanınması, müzikten kazandığımla yaşar hale gelmem.. Bunlar hep Dolapdere Big Gang'in hayatımdaki artıları. Ayriyeten grup arkadaşlarımın hepsini çok seviyorum. Onlarla beraber iş yapmaktan keyif alıyorum. Her şey bu kadar pozitif olunca da hayatın da daha keyifli oluyor. Hepsinden önemlisi ne istediğini bilmek, bu yönde bir şeye karar verip, adım atmak, hayata karşı cesur olmak. Dolapdere Big Gang bu cesaretimin ödülüdür.
İzmir'den sonra İstanbul'da yaşamak nasıl?İstanbul'un ve İzmirin kariyerin açısından artıları ve eksileri nelerdir?
İstanbul'da yabancılık çekmiyorum. Zaten iş hayatındayken de sık gelip gittiğim bir yerdi İstanbul. Sevdiğim yerleri, keyif aldığım noktaları önceden belli bir şehre taşınmakta bir sorun
yok.
yok.
Dostluklar ve arkadaşlıklar konusunda da şanslıyım aslında, benim Bilkent'deki en iyi dostlarımın çoğu zaten burada. Halam, kuzenlerim, akrabalarım burada. Bunlar hep artı. E zaten işin kendisi, sektör hepsi burada. Dolayısıyla, benim şu anda yapmak istediğimi yapmak isteyen biri, zaten İstanbul'da olmak zorunda!
İzmir'e gelince. Ailem ve kız arkadaşım İzmir'de. Can dostlarım İzmir'de. Dolayısıyla kalbim İzmir’’de. Özlüyorum hepinizi. Ha bir de yılların alışkanlığı, dükkanda işler nasıldır diye meraktan, aklımın bir kısmı da hala İzmir'de.
Rahatlık, sıcaklık, huzur İzmir'de.. tatil de Çeşme'de :)
Grup elemanları olarak boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
Grup elemanları dediğiniz, hepsi çok yetenekli, piyasada tanınmış müzisyenler. Dolayısıyla, çeşitli sanatçıların albüm kayıtlarında ve konserlerinde sıkça çalıyorlar. Daha çok müzik üretmek için de evde kayıtlara devam. Eh, spora da başladığımı sayarsak, pek boş vakit de kalmıyor. Daha hala, seslendirme yapmak, değişik bir sinema filminde oynamak gibi düşüncelerim var.. Bakalım, kısmet..
Sosyal hayat açısından bakarsak, prova sonrası Asmalımescit’’te mekan mekan geziyoruz ya da, sevdiğimiz müzisyenlerin çaldığı yerlere, konserlere gidiyoruz.
Hayranlarının sana ulaşabileceği bir facebook grubu ya da fan sayfan, web siten var mı?
www.dolapderebiggang.com gerubun resmi internet sitesi. Grubu sevenler her türlü bilgiye bu siteden ulaşabilirler. Şahsi olarak da Facebook harici bir sosyal paylaşım ortamım yok. İşle ilgili bağlantılarımda da [email protected] adresini kullanıyorum.
Buradan dinleyicilerine söylemek istediğin bir şey var mı?
Herkese, mutlu sağlıklı, keyifli bir yıl diliyorum. Kimse müziksiz kalmasın diyorum. Ege'de Sonsöz'e de teşekkür ederim. Düzenli takip ediyorum ve canım İzmirimin, aydın insanlarını daha da bilgilendirme çaba ve çalışmalarını, naçizane takdir ediyorum, başarılar diliyorum.
Ve tabi Denizciğim, sana da çok teşekkürler ayırdığın vakite ve dostluğuna..