AK Parti İzmir’’de aylardan bu yana düğüm haline gelen sürecin çözülmesi yolundaki ilk adım önceki gün İl Başkanlığı’’na Ömer Cihat Akay’’ın atanmasıyla atıldı. İlk adım diye niteliyorum çünkü Genel Merkez vücuda kalp naklini yaptı, bundan sonra vücuda kanı pompalayacak olan kalbi hep birlikte gözlemleyeceğiz. Göreve gelir gelmez ayağının tozuyla basın toplantısı düzenleyen İl Başkanı Akay, üstü kapalı ya da açık bir çok mesaj verdi. Bu mesajlar içinde en önemlisi ise hiç şüphesiz yeni bir dönemin başladığını müjdelemesiydi. Ömer Cihat Akay’’ın toplantıdaki söylemleri kimilerine göre her İl Başkanının göreve geldiğinde yaptığı klasik söylemler olsa da teşkilatın kıdemlileri verilen mesajların önemi konusunda hem fikir.
AK Parti’’de teşkilat içinde en çok dillendirilen ve umutsuzluk yaratan konu özellikle son bir yıldan beri yürütülen soğuk savaş olmuştu. ’“Ekipler arası denge’” diye nitelendirilen bölünmelerin de temelinde bu vardı. Teşkilatlar arasında hemen herkesin bildiği ve bir çok dostumdan bizzat duyduğum ’“Herkes birbirinin yüzüne gülüyor ancak kapalı kapılar arkasında başkalarının açığını arşivliyor. İnsanlar kendi gölgesinden korkar oldu’” serzenişleri de bunun en önemli kanıtıydı.
’“Peki ama daha dün bir bugün iki’… Akay hangi mesajıyla bu psikolojik mücadele dönemin bittiği mesajını verdi?’”
İl Başkanı Akay’’ın, atanmasından daha saatler bile geçmeden çeşitli mihraklar tarafından eller ovuşturulmaya başlandı. Yeni İl Başkanı daha koltuğuna bile oturmadan siyasette herkesin alışık olduğu genel olarak ciddiye bile alınmayan ama bazılarınca can simidi olarak görülen bazı hamleler yapılmaya çalışıldı. Geçmiş defterler açıldı, İzmir’’in sosyal demokrat yapısını göz önünde bulunduran bu mihraklar ’“Akay, Milli Görüş geleneğinden geliyor, İzmir’’e uymaz. Hatta bu nedenle daha önce hapis bile yatmış’” dedikodusu pompaladı. Hatta bazı ulusal gazeteler bile bu hamlelere alet oldu. Tam da bu süreçte Akay, düzenlediği basın toplantısında 1985 yılında o dönemde üyesi olduğu siyasi parti için bir gece tertip ettiğini, kadın ve erkekler programda ayrı oturduğu için İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılandığını, 163. maddeden dolayı 20 ay cezaevinde yattığını dile getirdi. Hatta, ''Bu cezayı zul olarak kabul etmedim omzumda şeref madalyası olarak taşıdım’” dedi. Yani konuyla ilgili net ve açık yüreklilikle cevap vererek parti içinde son bir yıldan bu yana yaşanan soğuk savaş (yüzüne gül, arkasını dönünce iki puan al) döneminin bittiğini vurguladı. Diğer bir deyişle ’“Herkes kartlarını açık oynasın’” döneminin başladığının mesajını verdi. Geçmişte bu tür sıkıştırmalarda ’“Önce Genel Başkanıma sormam gerekiyor, o ne isterse onu söylerim’” şeklinde verilen cevaplara alışık olan teşkilat, bu kez samimi ve dik duruşlu bir İl Başkanının göreve geldiğinin işaretini aldı.
Ömer Cihat Akay’’ı iyi tanımadığım için bu konuda teşkilatta birden fazla kişiden dinlediğim bir tasviri de aynen yayınlıyorum:
’“Genel Merkez bu son atamayı yapmadan önce özellikle tüm İl Başkanlarının teşkilat tarafından beğenilen ve beğenilmeyen özelliklerini irdeleyerek profillerini çizdi. AK Parti’’nin İl Başkanlarının profilini çizmek için Kurucu İl Başkanı İsmail Katmerci’’nin henüz teşkilatlanma sürecinde görev yapması nedeniyle onu ayrı tutmalıyız. AK Parti’’deki İl Başkanları’’nın profilini çizersek Ali Aşlık sert mizacı nedeniyle eleştiriliyordu ancak siyasi manevralar konusunda uzmandı. Siyasetin bir bilim olduğunu özümsemiş bir insandı. Aydın Şengül, denge politikaları nedeniyle sıkıntı yaşadı. Ancak İletişimi, güler yüzü ve insani ilişkileri çok iyi biliyordu. Ömür Kabak, sert tavırlarıyla teşkilatı kırıp döküyordu ama çok çalışkandı. Yeni İl Başkanı siyasi tecrübe olarak Ali Aşlık’’ı, sivil toplum kuruluşlarındaki görevlerinin verdiği birikimle insani ilişkiler konusunda Aydın Şengül’’ü, mesleki kariyerindeki disipliniyle çalışkanlık konusunda Ömür Kabak’’ı sollayacak bir isim olarak atandı’”
Özet olarak teşkilat atanan isimden memnun görünüyor. Bu memnuniyetin temel nedeni ise geçmişte ’“Kime selam versek onun ekibinden damgası yiyoruz’” sıkıntısını yaşayan partililer bu atamayla Başbakan Erdoğan’’ın ’“Ekip’” tartışmalarına son verdiğini çok iyi okumuş durumda.