Hasan Malay Anısına…

İlk cümleler sevgili Prof. Ersin Doğer Hocam'dan gelmiş: Sakin Kitap rahmetli Prof. Dr. Hasan Malay'ın günümüzden 30 yıl önce yazdığı ve 1992 yılında dönemin Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın'ın desteği ile basılan 'Hellenistik Devirde Pergamon ve Aristonikos Ayaklanması' başlıklı kitabı için Sakin Kitap adına Çağrı Öner bir önsöz yazmamı isteyince o yıllara ilişkin anılarım canlandı. Yeni kurulmakta olan Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümüne İzmir Müzesi'nden henüz geçiş yapmıştım.

Bölümde ilk karşılaştığım birkaç kişiden biriydi Hasan Malay. Öğretmen kökenliydi ve Batı Anadolu'nun köylerinde öğretmenlik yaparken Batı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri Yunanca-Latince bölümünü bitirmiş ve yeni kurulmakta olan Arkeoloji Bölümüne Eski Yunanca dersi vermek ve akademik kariyer yapmak üzere gelmişti. Kısa sürede Hasan Malay'ın hem dostu hem de ilk fahri öğrencisi oldum. Hem eski hem de yeni Yunanca'ya merakım vardı. O da zaten Girit kökenli olması nedeniyle Girit lehçesine ve Eski Yunanca'ya hakimdi. Hemen hemen her gün birbirimize modern Yunanca ile laf atar eğlenirdik. Bu aramızdaki arkadaş ilişkisi vefat edinceye kadar sürdü. En büyük kaybımız ise erken emekli olması oldu. Onun yıllarca Lydia bölgesinde gerçekleştirdiği yüzey araştırmalarının bazılarına katılma fırsatı buldum. Fakülteye kadar gelen definecilerin satın aldıkları ve üzerlerinde Girit lehçesi ile Latin alfabesi kullanılarak yazılan define haritalarını okumaya çalışırken çok eğlenirdik.

2004 yılında onun teşviki ve İsmail Akçura'nın sponsorluk desteği ile başlayan Aigai (Köseler Kalesi) antik kenti kazılarında gün yüzüne çıkardığımız eski yunanca yazıtları büyük bir sabırla okuduğuna ve tüm titizliği ile yazıtları bilimsel makalelere dönüştürdüğüne tanık oldum.

Hasan Malay sadece iyi bir bilim insanı değil aynı zamanda toplumun eğitimi için de katkılar yapmaya çalışan alçakgönüllü bir aydındı. 90'lı yılların başında 'Antik Çağda Kölelik' ve elinizde tuttuğunuz 'Hellenistik Devirde Pergamon ve Aristonikos Ayaklanması'gibi popüler kitapları ile eski çağ tarihine ilişkin doğru bilgileri kamuoyu ile paylaşmaya gayret etti. Aydınlarımız antik çağda Akdeniz'deki Roma devletine karşı patlayan ayaklanmalara ilişkin sadece gladyatör Spartaküs'ü tanırken bu kitapla Spartaküs isyanından 70 yıl önce Batı Anadolu'yu saran ve ideolojik temelleri de olan Aristonikos'u ve onun sınıfsal temellere dayanan ayaklanmayı da öğrenmiş oldu. Nitekim bu kitaptan sonra yazarlar çizerler tarafından Aristonikos ayaklanması şiirlere ve romanlara konu edildi.

Hasan Malay'ın eski çağ tarihine yaptığı büyük katkının öğrencileri tarafından çoğaltılacağına ve hatırasının sürdürüleceğine inancım tam. Bana yaptığı mesleki katkılar için de teşekkür ediyorum. Huzur içinde uyusun.

****

Smyrna Bayraklı Höyüğü kazıları Başkanı Prof. Cumhur Tanrıver ise şöyle demiş: 1982 yılı ekim ayının son günlerinde Yunanca hocam olarak ilk defa tanıştığım Hasan Malay, tüm akademik hayatım boyunca izlediğim, öğrendiğim, feyz aldığım bir mentor oldu. O, uzun yıllardan beri Lydia başta olmak üzere Batı Anadolu'nun farklı noktalarında sürdürdüğü epigrafik yüzey araştırmalarında bulduğu ve büyük çoğunluğunu müzelere kazandırdığı yazıtları titizlikle yazdığı yabancı dillerde makale ve kitaplarla bilim dünyasına tanıtırken, kamuoyunun ilgisini çekecek bazı konularda da Türk okuyucusu için Türkçe eserler ortaya koymaya gayret etti.

Onun, bulduğu bir yazıtı ayrıntısı ile anlamak için yaptığı çalışmalar kimi zaman yeni çalışmaların ortaya çıkması için hareket noktası oldu. Örneğin elimizdeki bu kitap, Hasan Malay'ın arkadaşı ve meslektaşı Georg Petzl ile birlikte 1983 yılında Gördes ve civarında yaptıkları yüzey araştırmasında saptadıkları bir yazıtın çalışması sırasındaki ayrıntılı okumaların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Bu yazıt Gördes'te iki parça halinde ele geçmiş ve Aristonikos'a karşı yapılan savaşlarda Mysia Abbaitis halkının önderliğini yapan Anaksimbrotos oğlu …..'yı onurlandırmak üzere Gordos'da oturan Mysia Abbaitislilerin aldıkları karar metnini kaydetmektedir. Eser şimdi Manisa Müzesi'ndedir.

Malay'ın Bergama tarihi ve özellikle Aristonikos ayaklanması üzerine çalışmaları bu yayınla kesilmedi ve hemen ardından Tarih incelemeleri dergisinde bu konuda uzun bir makale yazdı. Ben 1985-86 yıllarında Hasan Malay'ın bütün bu çalışmalarından oluşturduğu bir metin eşliğinde işlediği Eski Çağ Tarihi derslerine o dönemde ders alan başka öğrenciler gibi merakla katıldığımı hatırlıyorum. Bu makaleyi Aristonikos ve kölelik üzerine yaptığı araştırmayı yeni yeni okumalarla geliştirdiği ve antik dönemdeki tüm kölelik olgusunu incelediği Çağlar Boyu Kölelik (Ankara 1990) adlı çalışmasını yayınladı.

... Emekli olduktan sonra sadece kendi yazma isteğini tatmin etmek amacıyla yazıtlar, epigrafi ve antik devirde sosyal hayat üzerine kısa yazılar yayınlamak üzere bir internet sitesi kurdu. Burada yayınladığı yazılara özellikle önem verdi. www.hasanmalay.com sitesinde yayınladığı birbirinden değerli yazılar hala ulaşılabilir ve meraklıları için ilgi çekici bilgiler verebilir.

***

Geçen hafta da köşemize konuk olan Pınar Özlem Aytaçlar da şöyle tanımlamış bu mükemmel kitabı:

Bu kitap size Batı Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan Pergamon'u, Pergamon krallığının siyasi tarihini ve yerel bir krallık iken nasıl olup da Roma İmparatorluğu'nun en önemli müttefiklerinden biri haline geldiğini anlatacak. Sonra, uzun bir süre boyunca Batı Anadolu'nun neredeyse tümüne hakim olan Pergamon'un bu başarı hikayesinin içindeki bir 'pürüze' odaklanacak.

Roma'nın boyunduruğunu kabul etmeyen Aristonikos'un hikayesiyle tanışacaksınız. Ve belki daha da ilginci, Aristonikos'a güç veren kölelerin, yani vadedilen Güneş Ülkesi'nin ümitvar vatandaşlarının hikayesiyle...

Tarihle ilgilenen ve öğrenme isteği duyan her okurun bu kitabı bir solukta okuyacağına eminim. Çünkü bu kitap, tüm hayatını epigrafi ve eskiçağ tarihine adamış ve bu alanlardaki derin birikimini Türk okuyucuya en doğru şekliyle aktarmayı isteyen biri tarafından ve onun her zamanki mükemmeliyetçi tarzıyla, büyük bir emekle yazıldı.

Emek kelimesi, Hasan Malay'ı, hocamı düşündüğümde, aklıma ilk gelen kelimelerden biridir. Çünkü yanında geçirdiğim uzun yıllar boyunca onun, yaptığı her işi mükemmel kılmak uğruna harcadığı emeğe şahit oldum.

Tüm hayatını sadece kendi çabasıyla ve sıfırdan yaratmış bir insan olarak, son nefesine kadar çalıştı, üretti ve emek verdi. Hayat hikayesini okuyanlar, onun ilkokul öğretmenliği ile başlayıp, dünyanın sayılı epigrafistlerinden biri olmasıyla tamamlanan kariyerindeki başarısının ardında sadece ve sadece çok çalışmasının, gecesini gündüzüne katarak ve tüm hayatını buna adayarak çalışmasının rolü olduğunu bilmelidirler. Her şeyi tek başına ve kendi emeğiyle yapmış olmasıyla o, benim gözümde ulu bir çınar gibidir. Her zaman tek başına duran ve zaten başka türlü de olamayacak bir büyük ağaç...

***

Herkesin arkasından böyle yazılmaz, konuşulmaz.

Ne mutlu Hasan Malay'a…

Hasan Malay Hoca benzersiz kimlikti.

Sakin Kitap yönetimini bir kez daha kutluyorum.