EGEDESONSÖZ - İzmir merkezli Y-Eren Petrol ve Petrol Ürünleri Taşımacılık Otomotiv Gıda Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yaptığı bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Karar, 17 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.

Başvuru, şirkete tarım arazisinin amacı dışında kullanıldığı gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davaya dayanıyor. Şirket, yargılama sürecinde ileri sürdüğü temel itirazların mahkeme tarafından karşılanmadığını belirterek Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

Dosyayı inceleyen Anayasa Mahkemesi, derece mahkemesinin davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki iddiaları ilgili ve yeterli gerekçeyle değerlendirmediğini belirledi. Yüksek Mahkeme, bu nedenle başvurucunun Anayasa ile güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

AYM'nin kararıyla birlikte dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedildi.

Kararda şu ifadeler aldı:

Kurum'dan sosyal konut açıklaması: 81 ilde 7 milyon kişiye güvenli yuva
Kurum'dan sosyal konut açıklaması: 81 ilde 7 milyon kişiye güvenli yuva
İçeriği Görüntüle

21. Somut olayda başvurucu akaryakıt istasyonunun başka bir şirkete devredildiğine dair noterde gerçekleşen 17/3/2020 tarihli işletme devir sözleşmesinin, istasyonun satılması nedeniyle... Mahallesi... sayılı parseldeki kiraladıkları arazinin de istasyonun satıldığı şirkete devredildiğine ilişkin 10/9/2020 tarihli yazının, kiralanan taşınmazın 1/9/2020 tarihi itibarıyla boşaltıldığına ilişkin 10/9/2020 tarihli yazının örneklerini dosya kapsamına sunmuştur (bkz. § 6). Buna karşın söz konusu yapıların hangi tarihte, kim tarafından inşa edildiği, arazinin kim tarafından bozulduğu hususunda gerekçeli kararda Hâkimlik tarafından ayrı ve açık bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. İtiraz mercii de kararında anılan hususlara ilişkin olarak herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır.

22. Başvurucu iddiasını destekleyebilecek mahiyette itirazlar sunmasına rağmen Sulh Ceza Hâkimliğince bu durum gerekçeli kararda ayrı ve açık olarak tartışılmamış ve başvurucunun iddialarına cevap verilmemiştir. Sonuç olarak yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında -somut olayın özel koşullarında Hâkimlik ve itiraz mercilerinin davanın sonucuna etkili hususlar hakkında yeterli bir yanıt vermediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kararda yeterli gerekçenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

24. Başvuruda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden kararda varılan sonuca ve uygun görülen giderime göre başvurucunun adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.