Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suat Taşer Kültür Merkezi'ndeki 'Milli Bilinç, Güçlü Türkiye' programına katıldı.
Programda konuşma yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını satır başları şu şekilde:
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANINIZ SOYER’İ ZİYARET EDECEĞİM
“Aileleri ve acıları dinledik. Acının ne olduğunu yaşayanlar daha iyi bilir. Bizler acıları dinlerken vicdanımızın sesini de dinliyoruz. Nede bu acılar, neden bu felaketler? Ülkede hakim var, savcı var, güvenlik güçleri var. Bunların görevi adaleti sağlamak. Eğer bunlar olayları kapatmak gibi bir rol üstlenirse devlet yara alır. Devlet adaleti saplayan bir kurumdur. Onun liyakatli kadroları adalet için mücadele eder. Olayları örtmek için savcı, hakim işbirliği yaparsa adalet kavramı son bulur. Yarın sizin Büyükşehir Belediye Başkanınız Tunç Soyer’i ziyaret edeceğim. Onun için de adalet arıyoruz.
HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR
Milli bilincin tanımını yapalım. Milli bilinç geçmişi ezberlemek değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır. Her bir birey mekanı, konumu ne olursa osun adalet için mücadele etmek zorundadır. Adalet kavramı kutsaldır. Adalet kutup yıldızı gibidir, kainat onun etrafında döner. Toplumun aradığı da odur. İnsanlık tarihi aslında bir adalet mücadelesi tarihidir. Ademden bu yana insanoğlu hep adaleti aradı. Haksızlıklar karşısında susmayacağız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
DEVLETİ YÖNETENLERİ SORGULAMAZSANIZ SONUÇ ALAMAZSINIZ
Aileleri dinledik. Beklentilerini dinledik. Hepsi adalet için mücadele ediyorlar. Onlar yaşadıkları acıların başkaları tarafından yaşanmamasını istiyorlar. Acılarını bu sorumluluk bilinci içinde anlattılar. Buradan bir ders çıkarmak gerekirse, milli bilinç geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır. Onlar bu sorumluluk bilincinde yaşadıklarını sizlere anlattılar. Milli bilinç farklı düşünen insanların gelecek için birlikte savunma yapmasıdır. Bu ülkede bizler huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bir ülkede huzur sağlayacak olanlar devleti yönetenlerdir. Devleti yönetenler haksızlığa ve adaletsizliğe karşı önlem alıyorlar mı? Türkiye’nin belalarından birisi uyuşturucudur. Binlerce evladımız bu belanın içinde. Oğlu uyuşturucuya alışmış bir anne, ‘eşim emekli ben ev kadınıyım. Akşam evin kapsını kapatıyoruz. Oğlumuz gelince bizden para istiyor. Şikayet ediyoruz, geri bırakıyorlar. Evde satılmadık hiçbir şey kalmadı. Bir anne evladının ölmesini istemez ama ben evladımın ölmesini istiyorum’ dedi. Kimler bu uyuşturucuyu getiriyor? Kimler bunları koruyor? Siyasi otorite korumuyorsa bunlar hiçbir şey yapamazlar. Siyasi otorite iktidar sahipleridir. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmezsek sonuç alamayız. Sokaktakini yakalıyoruz, asıl yukardakini almalıyız. Devleti yönetenleri sorgulamazsanız sonuç alamazsınız. İktidar sahipleri uyuşturucu baronlarıyla iş birliği yapıyorsa onları değil sokakta uyuşturucu satan çocuğu yakalarsınız. Bizler baronların kulaklarını tutup mahkemeye vereceğiz.
SİYASET VURGUN YERİ DEĞİLDİR
Bir ülkenin hazinesi o ülkeni gençleri ve insanlarıdır. Gençlerin eğitimini, istihdamını ve kendi ülkesinde gelecek kurmasını milli güç meselesi olarak görüyoruz. Bunu yaparsak Türkiye önemli aşamalar kat edecektir. Vicdanlı insanı yaşatalım ki devlet varlığını göstersin. Ahlaklı olmak tüm kötülüklere karşı mücadele etmektir. Uyuşturucu baronlarıyla, devleti soyanlarla mücadele etmiyorsanız, ‘benim hırsızım iyidir’ diyenlerle mücadele etmezseniz ülkeye adaleti getiremezsiniz. Adaleti herkes için istemeliyiz. Siyasetin ahlaki temellere indirgenmesi lazım. Siyaset ahlaki temeller üzerine inşa edilirse adaletin gücünü herkes görecektir. Bizim temel hedefimiz adaleti sağlamak. Nerede bir adaletsizlikle karşılaşırsanız bana mutlaka haber verin. Mücadele hak mücadelesidir. Adaletli olmak tüm kötülüklere karşı mücadele etmek demektir. Kişi yargıç, savcı oldum diye adaletli olmayabilir. Yeni savcı geldiğinde, adaletin peşinde koşan savcı geldiğinde dosyanın nasıl açıldığını biliyoruz. Beraber mücadele edeceğiz. Siyaset zenginleme aracı değildir, dosyaları kapatma alanı değildir. Siyaset vurgun yeri değildir. Siyaset halka hizmet etme alanıdır. Biz bunun için mücadele diyoruz. Adaleti arayanların yol arkadaşı olacağız. Adalet yara alırsa ülkenin birliği de dirliği de bozulur. CHP’nin tarihine baktığımızda da adaletin peşinde koşan Atatürk’ü görürsünüz. Ecevit’i, İnönü’yü görürsünüz. Hiçbiri siyaseti kişisel çıkarı için yapmadı. Ben de söz veriyorum, adalet gerçekleşinceye kadar bedeli ne olursa olsun, bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir. Adalet için bedel ödeyeceğiz.”




