RÖPORTAJLAR
22 Ocak 2015 Perşembe

Berkinler milletvekili olmak için mi öldü?

Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Yüksel Çakmur gazeteci Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı…

Berkinler milletvekili olmak için mi öldü?

50 yıllık CHP’li bir çınar Yüksel Çakmur. Henüz 29 yaşındayken Buca’ya Belediye Başkanı seçilerek atıldığı siyaset arenasında iki dönem milletvekilliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı görevlerinde bulundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı. Kendisini, kökten CHP’li diye tanımlasak sanırız yanlış olmaz. Bu sevgisine rağmen dost acı söyler misali, CHP’ye çok acı eleştirilerde bulunmaktan geri durmuyor. Örgüt diyor, taban diyor, parti içi demokrasi diyor. CHP yüzünü sola dönmeli diyor. Çakmur, “Türkiye’nin lokomotif olan bir CHP’ye ihtiyacı var. Solun CHP’ye, CHP’nin sola ihtiyacı var” derken;kontenjan, önseçim, sıra hesapları yapan CHP’ye “Berkinler, milletvekili olmak için mi öldü” diye yürek söken bir soru yöneltiyor. Karşınızda Yüksel Çakmur’un bıçak kemiğe dayanmış açıklamaları…

Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Yüksel Çakmur gazeteci Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı…


ÜNUZ: Size göre CHP İzmir’in kalesi midir?

ÇAKMUR:
İzmir, CHP’nin kalesi değildir. İzmirliler pragmatik ve demokrat insanlardır. İzmir’de kazanan CHP değil, AKP’den korku partisidir. Özgürlüğünün elinden gideceğini düşünen İzmirliler, ‘Oyumu bir yere vereyim’ diyor. AKP’nin baskısından, diktatörlüğünden korkuyor ve CHP’ye istemeyerek oy veriyor. Çıkarın gerçekten halka dokunan insanlar ve projeler, İzmirliler seve seve oy versinler.

DOKAK: Çatı adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu doğru isim miydi?

ÇAKMUR:
Şimdi bizim politikamızı irdelememiz gerek. Acaba muhafazakar islam ya da muhafazakar sağ politikalar prim yapıyor diye, iktidara getiriyor diye onların envanterinden mi faydalanmak; yoksa o politikaların karşısına sosyal demokrasi ideolojisini mi getirmek? Türkiye’de size düşen bir görev var. Bugün milyonlarca genç sokaklarda mücadele ediyor, etkinliğini ortaya koyuyor. Onların taleplerini biz acaba alabiliyor muyuz? O milyonlarca gencin talepleri nedir? Basın özgürlüğü yok Türkiye’de, eleştiri yok. Aynı 12 Eylül. 12 Eylül’den daha şiddetli durumlar dahi var.
Biz o sarayın bin odasıyla hiç uğraşmayalım. Ama o saraydan gelen sese çok dikkat edelim. Bir takım yardakçı basın ile beraber bir beyin yıkama mekanizmasının kurulduğu ortamda bizim çok özenli ve dikkatli olmamız lazım. Bütün solu absorbe etmeden, asimile etmeden, yutmaya çalışmadan, bütünleştirebilecek bir gücü ve ilkeyi ortaya koymamız lazım. Türkiye’de solun CHP’ye, CHP’nin sola ihtiyacı var. Türkiye’nin sosyal demokrat Cumhuriyet Halk Partisi’ne, lokomotif olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var.

BİAT KÜLTÜRÜNÜ YIKMAK

DOKAK: Peki mevcut hükümetin bu kadar oy almasının nedeni sizce nedir?

ÇAKMUR:
Şimdi biz acaba iktidara yaklaşıyor muyuz? Bakın iki dudak arasından sadece bir Genel Başkanın seçtiği milletvekilleri karşılarına oturursa, o karşılarına oturan iki dudak arasından çıkmış milletvekilleri örgütünü mü düşünür, halkı mı düşünür, yoksa tekrar milletvekili seçebilmek için o iki dudağa mı bakar? Tabana, halka, örgüte mi bakar? Yoksa onu seçecek genel başkana mı bakar? O Genel Başkan da eğer bu düzenden, eğer bu kurduğu parti içi düzenden memnun değilse bunu değiştirmeye çalışmıyorsa demek ki bu düzen işine geliyor demektir.
Bakın Türkiye’de bir biat kültürü var. Bu biat kültürünü mutlaka yıkmak lazım. Oligarşi kadar tehlikeli, yani Türkiye’de oligarşi kadar tehlikeli bir rejim anlayışı var. Bu biat kültürünü yıkmak için biat edenlerle yola çıkılmaz. Biat kültürü özgürlük temelleri içinde özgür insanlarla yıkılır. Bakınız önseçim yok. Niye başaramadık deniyor. İktidara neden gelmiyoruz? E önseçim yok, halk yok, taban yok, başarı da yok. Bunun cevabı gayet basit. Siz kendi örgütünüzü hor görürseniz seçme ve seçilme hakkı vermezseniz, siz kendi örgütünüzü parti içerisinde iktidar yapmazsanız nasıl iktidar olacaksınız?
Bu iktidar demokrasiyi mahvetti. Özgürlükleri mahvetti. Eleştiri özgürlüğü yok. Aynı 12 Eylül gibi. 12 Eylül Anayasası geldiği zaman talep etmek yoktu, eleştirmek yoktu. Hepsi yasaktı ama övmek serbestti. Şimdi aynı kültür Türkiye’ye geldi. Yalnız biat kültürü yerleştirilmedi. Bunun karşısına getirilmesi gereken demokrasi kültürü de ortadan kalktı. Bu bir kültür. Biz eğer demokrasiye inanıyorsak, o demokrasi kültürünü partiye sokmak zorundayız. Yoksa bu halk bize inanmaz.

İÇİMİZDEKİ HİTLER’LER

YALDIZ: Sayın Başkan özetle şunu mu söylüyorsunuz? Yani iktidara gelememek halkın, esnafın değil CHP’nin bir problemidir. Doğru mu ?

ÇAKMUR:
12 Mart’larda, 12 Eylül’lerde bazı bazı laboratuvarlarda siyaset bilimi üzerine çalışmalar yapıldı. Ortadoğu’da, Kafkaslar’da. Türkiye’ye de bunun yansımaları geldi. Bu alternatifsiz siyasettir. Bu alternatifsiz siyaseti yarım yamalak Özal ortaya koyup götürmeye çalıştı. Alternatifsiz siyaset. Bu iktidar diyor ki, biz 12 Eylül’le mücadele edeceğiz, hakkından geleceğiz. Yahu siz 12 Eylül’le mücadele edemezsiniz. Siz 12 Eylül’ün öz ve öz vahşi çocuğusunuz.
Şimdi bu alternatifsiz siyasetin eşit değeri faşizmdir. Onun için bu alternatifsiz siyasetin Türkiye’de kökünü kazımak lazım. Eğer biz bunu başarırsak Türkiye’ye demokrasi ışıkları gelmeye başlar. Şimdi bakın bu iktidara bütün bu sosyal kurumları, başta basını ve medyayı kilitlemiş durumda. Kendine özgü basın kuruyor. Şimdi Hitler’i örnek alabilirler haklardır. Bazı tipler Hitler’i örnek alabilirler, Çavuşesku’yu örnek alabilirler. Salazar’ı, Franco’yu Mussolini’yi örnek alabilirler. Alsınlar özgürdürler. Ama bir şeyi eklemek lazım. Sonlarını da örnek alsınlar.
Bugün saray yapılıyor. Yapılsın 2 bin oda olsun, 3 bin oda olsun, daha büyük saray olsun. Ama Çavuşesku’yu unutmasınlar. Hitler, “Bin yıl sürecek benim iktidarım” dedi. Toplum bütün bilincini kaybetmişti. Algılama oyunları vardı. Daha muhteşemleri vardı, Goebbels’ler vardı. Bunları unutmayalım. Şimdi örnek kimi alacak, herkesin içinde bir Hitler var. Onu susturanlar demokrat , barışçıl. Susturamayanlar azıtmış bir faşist. Bu Hitlerleri susturmak zorundayız. Türkiye’nin düzeninde bunları hatırlamakta, hatırlatmakta fayda var.

İKTİDAR OLMAYA DA, HALKA DA İNANMIYORUZ

YALDIZ: Bugün gelinen noktada CHP ne kadar sorumludur. Yani bugünkü iktidar sahiplerini asıl yenilmez kılan muhalefet olmadı mı?

ÇAKMUR
: Yahu bakar kör olmamak lazım. Türkiye’de bütün o namuslu onurlu insanlara, o gençlere bakalım. O gençler sokakta can verdi. Milletvekili olmak için değil, Bakan olmak için değil. Sarısülükleri, İsmailleri, annesi yuhalatılan 15 yaşındaki Berkinleri anımsayalım. Onlar niçin öldü? Onlar milletvekili olmak için, kontenjan için mi öldü? 15 mi yapalım, 20 mi yapalım. Onlar için mi öldü gençler?
Milyonlarca genç Gezi olaylarında, “Ya ben şuradan birine yaranayım da ben şuradan bir milletvekilliğini kıvırayım” diye mi öldü? Ya da “Ben öleyim de, anama babama miras kalsın” diye mi öldü? Eğer biz iktidar olmak istiyorsak nasıl o şerefli, o haysiyetli, o namuslu gençler canlarını verdiler demokrasi için özgürlük için. Biz de koltuk düşünmeden bu mücadeleyi sokakta namusumuzla, onurumuzla, ideolojilere inanarak yapmak zorundayız.
Bir parti ideolojisiz olamaz. Sağdan da alayım. Aşırı sağdan da alayım, onları belediye başkanı yapayım. A partisinden alayım bir milletvekilini. B partisinden de alayım sağda duran bir milletvekilini, ben onu Bakan yapayım. Bu kafayla gidilirse iktidara yaklaşılamaz. Bir defa iktidara inanmıyoruz. Ağzımıza iktidar kelimesini alamıyoruz. Biz iktidar alternatifi olmamalıyız. Biz iktidar olmak için yola çıkmalıyız. Ve yüzlere gözlere bakarken yüzümüz kızarmadan yürümeliyiz. Nasıl o gençler canlarını verdiler, biz de canlarımızı ortaya koyarak, gelecek kuşaklar için bu mücadeleyi vermek zorundayız.
Biz eğer ideolojiye, Türkiye’nin aydınlığına inanıyorsak canımızı ortaya koyarak mücadele edeceğimiz günleri yaşıyoruz. Kontenjandan şu milletvekilini çıkarayım. Gideyim Genel Başkan’a da dalkavukluk yapayım. “Sen en büyüksün diyeyim”, beni yazsın. Böyle bir düzen olur mu? İktidarı kaybetmekten konuşuyoruz. Halka inanmıyoruz. Bir Genel Başkan’dan başlayıp en alta kadar inin. Kendi kendilerine milletvekili yazıyorlar. 


ÖNSEÇİMİMSİ METOTLAR…

YALDIZ: Siz olsanız Mehmet Bekaroğlu’nu partiye alır mıydınız?

ÇAKMUR:
İsimlere girmeyelim. Zihinleri konuşalım. Eğer bir zihniyet değişikliği yapacaksanız açıklayın halka. Deyin ki Refah, deyin ki Saadet, deyin ki Fazilet ilkeleri Türkiye’yi kurtaracak ilkelerdir. Bunu deyin. Deyin ki Anavatan felsefesi Türkiye için çok önemlidir. Deyin ki, DYP felsefesi Türkiye’yi kurtaracak felsefedir. O zaman onların Bakanlarını alın. Ama bir şeyi unutmayın alırken. Bu bir futbol takımı değil. Öyle ideolojiler bitti, ideolojiler yok dediğiniz zaman geriye ceset kalacağını bilin.
İdeolojiler yaşam kaynağıdır. Yani bir altı oku düşündüğünüz zaman altı okun oklarıyla uğraşarak şudur budur demeyelim. Dibindeki demokrasi özsuyunu kurutmayalım. O hayat suyunu, can suyunu kurutmayalım. Eğer o okları kurutursak bir romatizmalı ihtiyarın elleri gibi o oklar eğri büğrü olur. O kaynak kıymetlidir. Demokrasi kaynağı. Buna sahip çıkalım, ideolojimize de sahip çıkalım ve inanarak konuşalım. İnanarak mücadele edelim. Taklitçi olmayalım. O ilkeler bizi iktidara taşır. Çünkü sol yapmak demektir, yaratmak demektir.
Eğer biz buna inanırsak halk da bize inanır. Sol aynı zamanda bir ahlaktır. Bir vicdandır. Bir akıldır, bunu ilke edelim. İlkeli siyaset yapalım. Yani biz iktidara taşınmak için kirli sermayeyle de birlikte olabiliriz. E biz bu iktidarın bir takım parçaları var, o parçaları da biz yanımıza alabiliriz o neleri kullandıysa enstrüman olarak onları da kullanabiliriz…Siz partiniz üyelerinin iradesini ayaklar altına alarak iktidar olamazsınız. İktidar olabilmeniz için örgütün mobilize olması lazım. Yukarıda üç beş kişi kontenjan hesapları yaparken yüzde şu yetmedi, yüzde bu olsun. Önseçimimsi metotlarla, anket usulüyle ferman usulleriyle, aldatmaca eğilim yoklamaları, temayül yoklamaları…

ÖRGÜTTEN KORKMAYIN

DOKAK: Ne yapmaya çalışıyorlar? Ön seçim yapılacak denildi sonra yüzde kotası uygulanacak denildi. Yarın belki başka bir şey denilecek…

ÇAKMUR:
Ben size şimdi başka bir şey söyleyeceğim. Ben buraya gelirken açık olalım, namuslu olalım dedim değil mi? Kafamın içinde tilki dolaştırıyorsam, buraya menfaat için geldiysem, yüzümüz aynaya dönük olsun diyoruz ya, ben değersiz bir insanım. Çünkü ben buraya egoizm için geldim. Menfaat için geldim, bencil olarak geldim. Benden hiçbir şey olmaz. Biz iktidar olmak istiyorsak önce kendimize, ilkelere, onurumuza inanacağız, samimi olacağız. İçimiz dışımızda olacak. Dürüst olalım.
Nedir demokrasi? Halkın halk tarafından halk için yönetimi. E şimdi sizin tüzüğünüzün ikinci maddesinde ne var? İnsan haklarına, hukukun üstünlüğüne dayalı, laik, çağdaş, katılımcı, çoğulcu, hakça bir demokratik düzen kurmak üzere diyorsunuz. Demokrasi eleştiri ve özeleştiri rejimidir. Eleştirenlerden, halktan korkmayalım. Kendi örgütümüzden korkarak, kendi örgütümüzü suçlayarak yürürsek nerede katılımcılık…

YALDIZ: Her şeyi söylüyorsunuz somutlaştırmıyorsunuz. Bir hayal kırıklığı var Yüksel Çakmur’un dünyasında. Bu demokrasi ağrınızı uzun vadedir izliyoruz. Baykal’a olan muhalefetinizin sebebi buydu. Bu dönem sizdeki hayal kırıklığının sebebi nedir?

ÇAKMUR:
Sayın Genel Başkana iki tane mektup yazdım ben. Biri yerel seçimler öncesi, biri milletvekili seçimleri öncesi. Bu söylediğim bütün fikirlerin çoğunu anlattım. Şimdi siz bu partinin içinde yıllarını vermiş insanlara kulak vermezseniz, doğru nedir, yanlış nedir? Ya da bunları söylüyorsunuz ama bunlar yanlıştır, doğru olan bunlardır diye irdelemede bulunmazsanız… Siz yöneticisiniz, siz değer vereceksiniz.

İKTİDARI TAKLİT EDİYORLAR

YALDIZ: Bugün partiye umut olsun, yıldız olsun diye getirilenler var. Yarın da. Aynı şeyler tekrar mı ediyor CHP’de? Böyle bir ters döngüyle havan da su mu dövülüyor?

ÇAKMUR:
Siz bugün Türkiye’nin yanlışlarına götüren bir iktidarı taklit haline düşmüşseniz, kuşkuları yaratmışsanız, siz birçok sağ partiden transfer yaparsanız ve bu partiyi bir futbol takımı gibi görüyorsanız yanlış yapıyorsunuz demektir. Yani kelin merhemi olsa başına sürer. Sizin aldığınız bu insanlar diğer partideydi. Kendi partilerini kurtarsalardı. Madem ki bu kadar köklü, bu kadar nitelikli, bu kadar güçlü insanlar kendi partilerini kurtarsalardı. Bitmiş. Transfer ederek oy alamazsınız. Transfer yaparak iktidara yaklaşamazsınız. Siz ideolojinizle, fikrinizle, demokrasilere bakış açınızla… Bugün sosyal devlet bitmiş, sosyal adalet bitmiş, hukuk devleti bitmiş, hukukun üstünlüğü param parça olmuş. İnsanlar umutsuz, mutsuz.

YÜZÜNÜZÜ SOLA DÖNÜN

ÜNUZ: Biz bunları CHP’den ne zaman duyacağız, asıl konu bu.

ÇAKMUR
: İşte bu yankı bu. Hanzade durup dururken bravo mu dedi? Aydın, kültürlü, birikimi olan bir insan. Bunu söyletiyorsunuz. Bakın ben söylemiyorum. Yüzünüzü sola dönün, yüzünüzü sokağa dönün. Dünya çapında bir Gezi olayı oldu. Bunu görmemezlikten gelemezsiniz. Etkin, milyonlarca genç sokakta canı pahasına demokrasi için, özgürlük için mücadele ediyor. Menfaat için değil. HES’leri kuruyorlar, bugün Türkiye’de kent dönüşümü diye bir rant dönüşümü kuruyorlar. Bir işadamı çıkıyor halkın anasına küfrediyor. Bu küstahlar yeni ihaleler alıyor. Sokakta insanlar gazlanıyor, coplanıyor, dövülüyor, öldürülüyor. Binlerce zeytin katlediliyor. Ne soran var, ne bakan var. Bunları soracak olan CHP.

HALK BİLMEZ, BEN BİLİRİM KAFASI

ÜNUZ: Hangi CHP?

ÇAKMUR
: Ben aranızda kimse incinmesin, kimse kırımasın, kimse gelip de, ya Ege’de Sonsöz basın organında Yüksel nutuk attı. Biz yokuz bizleri al aşağı etti, bizi kötüledi demesin diye ben söylüyorum. Kendimi koyarak söylüyorum. Suçluysam kendimi ilan etmek istiyorum. Beni Genel Başkan yardımcısı kabul edin. Yaptım da. Ben 15 kişinin içine girdim 30 yaşımdan beri. O zaman böyle 70 – 80 kişi parti meclisinde yoktu. 15 kişinin beni arasına soktular.
Bu örgüte kirli diyorlar, bu örgüt seçmesini bilmez diyorlar. Halk bilmez, taban bilmez, örgüt bilmez, ben bilirim kafası var CHP’de. Yapmayın bunu. Bu örgütü itham etmeyin. Yani ananızı babanızı itham etmiş olursunuz. Bu örgüt bizim anamız. Bu varsa CHP var, bu örgüt yoksa yok. Ne demek yüzde 20 kontenjan, yüzde 25. Yani burası milletvekili imalathanesi mi? Ne olacak? Türkiye zifiri bir karanlık yaşıyor. Yarın ne olacağımız belli değil. Aileler çocuklarımı okutayım mı, Avrupalara gitsin canı kurtulsun oğlumun kızımın diye düşünürken, biz o milletvekilliğinin maaşını mı düşünüyoruz, menfaatleri mi düşünüyoruz?


YALDIZ: Ne yapacaksınız?

ÇAKMUR:
Eleştireceğiz, tartışacağız.

YALDIZ: Onun ötesine geçecek misiniz?

ÇAKMUR:
Ben size örnek vereceğim. Mahatma Gandhi diyor ki, okyanusa bak diyor. Okyanusun içindeki küçük lekelere bakma ve okyanusu lekeli sayma diyor. Böyle birkaç mevzi olay oldu diye CHP’nin içinde demokrasi ihlal edilir mi? Oligarşi kurulur mu, demokrasi rafa kaldırılır mı? Olağanüstü hal ilan edilir mi? Önseçim yapmam, demokrasi yok lağvettim ben getireceğim. Kim var yanlarında bunu yapanların? Belki şimdi onlar da özeleştiri yapıyor. Keşke yapmasaydım, keşke demokrasiye sahip çıksaydım. Bu örgüte saygı duysaydım diyorlar…
 
İSTİNASIZ, ŞARTSIZ ÖNSEÇİM

YALDIZ: Peki sayın Başkan önseçimi istisnasız, şartsız mı istiyorsunuz?

ÇAKMUR:
İstisnasız, şartsız ve ertelemeden. Eğilim yoklaması değil, hakim huzurunda. Arkadaşlar sizden fikir yardımı rica ediyorum. Başka türlü biz nasıl mutlu olacağız, nasıl özgür bir ortamda yaşayacağız? Zifiri karanlık. Yani bakın sokakta gençler bizim haklarımız için öldü. Eğer biz onların yaptıklarını yapmazsak, yüzümüzü demokrasiye özgürlüğe dönüp, aynı o mücadele etme kararlılığını göstermezsek o gençler boşuna ölmüş demektir.
Ben milletvekilliğinde önce şunu düşünürüm. Yalnız Türkiye’de değişim dönüşüm değil CHP’de değişim, dönüşüm. Kadrosuyla, fikriyle, ideolojisiyle beraber yüzleşerek, tarihiyle yüzleşecek cesareti gösterecek milletvekillerine ihtiyaç var Türkiye’de. Biz her ne pahasına olursa olsun milletvekili olalım diyorsak, Makyavelist usullerle aşırı sağdan da, biraz da soldan alalım dersek böylesine garip, böylesine banal bir hal yaratırsak biz iktidar olabilir miyiz? Bizim fikrimiz ne, kadrolarımız ne? Biz nereye gitmek istiyoruz?


YALDIZ: Peki yapmadılar, yapmayacaklar. Siz eleştireceksiniz, belki sizin gibi birkaç kişi daha çıkıp eleştirecek. Hatta bu konuyu yargıya taşıyacak Sabri Ergün gibi bir takım isimler çıktı. Yüksel Çakmur yapmazlarsa yine de aday olacak mı?

ÇAKMUR:
Bu kadar konuştuk birçok şey söyledik. Eğer böyle bir adam eğilimde demokrasi diyor, özgürlük diyor, insan hakları diyor. Şimdi bütün bu haksızlıklar ve adaletsizlikler olurken Türkiye’de ve bunun yansıması benzeşik olarak. Yani şimdi ustası varken çırağına niye oy versinler CHP’de oluyor ise. Ben her şart altında kardeşim açık söyleyeyim, bir Hasan Hüseyin neyse böyle ekipler var. Şu sayılara bak, sende bütün listeler var. Kongre delegeleriyle mi biz bu işi... “Kaç, 120 bin civarında mı? Bir de ön seçim delegelerine bak. Onlar da 25. Hangisinde daha avantajlıyız. Önseçim delegeleriyle. E bu seçim delegeleriyle demokrasi gelsin. Kardeşim samimi olun. Burada 120 bin insan var, burada 25 bin insan var. Buraya yüz kişi gitmiş biri yüzde 51 almış, biri yüzde 49 almış, o 49 alanların hepsini partisiz sayıyorsunuz. Yüzde 51 alanlardan da 13 tane önseçim delegesi 18 tane de kongre delegesi seçiyorsunuz. Yüzde 75 partiliyi yok sayıyorsunuz. Siz nasıl demokratsınız?

YALDIZ: Bu kısım Aziz Bey’e geliyor sanırım.

ÇAKMUR
: Kimseye gelmiyor, bu genele geliyor. Ben olsam mertçe söylerim. Diyorum işi şahsileştirirsek, isimlendirirsek ana mesele gider. Ben birilerini kastetsem, kastederek söylerim.

TEMAYÜL YOKLAMASI ALDATMACADIR

ÜNUZ: Bu şartlar altında ne yapacaksınız?

ÇAKMUR
: Şimdi bu kadar konuşma , bu kadar görüşme ilkeden bahsettik. Yani bir defa şunun adını koyalım. Yüzde 15 kontenjan, şimdi yüzde 20 olmuş. Yüzde 80’le de önseçim diyorsanız, hiç eveleyip gevelemeye gerek yok. Bu temayül yoklaması gibi yani önseçim kelimeleriyle bir aldatmacadır. Örgütümüzü, toplumumuzu aldatmayalım. Kendi örgütünüze güveneceksiniz, inanacaksınız. İnanacaksınız ki mobilize olsun. Örgüt mobilize olmazsa iktidar olamazsınız. Hücrelere kadar demokrasi, hücrelere kadar özgürlük. Şimdi bu eğer bu şekilde yapılmıyorsa bunun adı temayül yoklaması, anket usulü akıl karıştırmadır, zihin bulandırmadır. Siz bir defa hukuku inkar ediyorsunuz. Hukuk devleti kuracağız diyenler, hukuku yadsır mı?

YALDIZ: Çünkü bazı üyeler para ödemiyormuş...

ÇAKMUR:
O ayrıntı. Sonra bir soru var. Bu örgüt kötü, bu örgüt şöyle böyle. Bunu kullanan en üsttekiler. Peki siz örgütün neresindesiniz? Asli faal değil misiniz? Siz örgütün başısınız. Eğer bir yerlerde haksızlık varsa, adaletsizlik varsa sağlıksızlık varsa bunun kurtarılmasının tedavisi yine demokrasidir. Tepeden inme usuller değildir, zorlama değildir. 


PM’DE OLMAK İSTERİM

YALDIZ: Yüksel Çakmur örgütün kantarına hangi şartlarda çıkacak? Çıkacak mı?

ÇAKMUR:
Siz eğer milyonlarca genci bu talepleriyle ihtiyaçlarıyla karşılayıp, onlarla bütünleşmiyorsanız, eğer siz sokaklardan, halkın içinden, bütün kurumların içinden ve her yere yerleşmiş insan kitlesinden kopuyorsanız. Siz Türkiye’ye demokrasiyi getiremezsiniz. Türkiye’ye demokrasiyi getirebilmeniz için partinin içine demokrasiyi bütün kuramlarıyla istisnasız getirmeniz lazım ki halk size inansın. Siz kendi örgütünüze inanmıyorsanız halk size nasıl inansın.

ÜNUZ: Peki siz şu noktada kantara yanıt vermiyor musunuz?

ÇAKMUR:
Veriyorum. Ben senin hayat çizgine bakayım. Dik misin düz mü? Eğri büğrü mü? Ben oraya bakmak istiyorum. Ben ne belediye başkanlığına, ne milletvekilliğine aday olmadım. Neden olmadım? Hep halkın içindeyim. Bozyaka’da varım, Uzundere’de varım, Ödemiş’te varım. Neden aday olmadım, demokrasi yok diye. 20 yıldan beri ne belediye başkanlığında, ne milletvekilliğinde. Parti Meclisi’nde de olmak isterim neden biliyor musunuz? Biraz önce söylediğim gibi özgürlük ve demokrasiyi savunmak için.

VİCDANIMI HİÇ KİRLETMEDİM

YALDIZ: Ama şöyle bir şey var. PM’de insanlar en çok sizi alkışladı ama oy vermedi.

ÇAKMUR:
Bağımlılığı ortadan kaldırmak lazım. Biat kültürünü ortadan kaldırmak lazım. Ben CHP’lileri sağlam, onurlu, gerçekten inanmış olarak görüyorum, görmek istiyorum. CHP’liler biat etmez. CHP’liler her şeyden önce mücadelecidir. Yani tabi ki onun nedenleri apayrı. Bizim bunu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Mesela belediye başkanlıkları…

YALDIZ: Yani bu delege yapısı hastalıklı diye düşünmediniz mi?

ÇAKMUR:
Yok hayır. Hiç düşünmem. Başka bir kültürü getirmek isteyenler var. Yani bu örgütün kendini değiştirme ve dönüştürme gücünün olduğuna inanması lazım. Eğer örgüt buna inanmazsa biz iktidar olamayız. Bırak kurultayı, iktidar olmanın yolu bu. O örgüte güveneceksiniz. Güvenmeyene güvenilmez.

YALDIZ: Buradan hareketle önseçim yapılmazsa ben yine yokum diyorsunuz…

ÇAKMUR:
İşi abartarak söylemiyorum. Türkiye yaşamın en kötü noktasında. Ben iyimser bir insanım, hiç pesimist değilim. Zincirbozanlar, insan dışkılı emniyet sarayı diyorlar. O sarayın altında ben pisliğini gördüm. Ben odunda yattım, odunu başımın altına koydum. Ama sadece elbisem kirlendi Narlıdere’den serbest bırakıldığım zaman. Vicdanımı hiç kirletmedim. Çocuğum için, torunum için hep düşündüm. Sana hesap sormazlar, torununa sorarlar, çocuğuna sorarlar. Ben bakan olacağım, milletvekili olacağım diye yola böyle çıkan insan bence yarı yolda kalmış bir kişiliktir. Kişiliksizlerden de hiç hayır gelmez. Yani amacımız milletvekili olmak, onun maaşı olabilir, yolluğu olabilir, selamı olabilir, kırmızı pasaportu olabilir şu olur, bu olur. Eğer biz onları düşünüyorsak, biz kişilik olarak bitmişiz.

SİZ TARANIYORSUNUZ, KONAK YANIYOR

ÜNUZ: Yeni bir partiye ihtiyaç var mı size göre?

ÇAKMUR
: Ben örgüte nasıl haramzadelik yaparım? Şimdi bana soruluyor bu örgüt olmasa girer misin? İki gözüm kör dolaşırım. Ben kendimi hiç iyi hissetmem. İlk saygısız kelimesini, utan kelimesini kendime kullanırım. Ne işim var sırf milletvekili olmak için. Namusumuzla yaşıyoruz.

YALDIZ: Yeni parti hikayelerine ne diyorsunuz? Şimdi bir sürü deneme var, hala hazırlık halinde olanlar var. Yani sokakta sizi durdurup, ya bu olmuyor serzenişlerine şahit olmuyor musunuz?

ÇAKMUR:
Ben bir örnek vereceğim. Böyle kontenjana alalım kendimizi milletvekili yapalım. Buradan da tutarsa ben genel başkanlığı bir 4 yıl daha götürürüm. Parti Meclisi de sen olursun, ben olursun bizim takım, bana oy verin milletvekili olun. Ben de belediyeler olarak sana akıtacağım söz veriyorum. Sen bana, ben sana. Siz neredesiniz ya? Siz taranıyorsunuz konak yanıyor ya. Siz böyle süs yapıyorsunuz ayna karşısında, konak yanıyor konak. Siz böyle alış verişleri bırakın da Türkiye nereye gidiyor? Eğer bir tek hilem, bir tek kötü niyetim düşüncem varsa buradan çıkmak nasip olmasın. Akıllı insan ders alan insandır. Akılcı olan insan doğruları gören insandır.
Aidiyet duygusu her kurumda önemli, siyasette de önemli. Aidiyet duygusunu yok edecek davranışlardan kaçınalım. Ben partiliyim. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Bir 50 yıl. Neden CHP’liyim? İdeolojisini beğendiğim için. Yoksa A partisine de gidebilirdim. Ya da partisiz olurdum. Yani Ümit’in, Yusuf’un, Hanzade’nin, Fahrettin’in aidiyet duygularıyla oynamayalım. Burada şurada bulunmuş o da ilkesiz, o giren de ilkesiz, alan da ilkesiz duruma düşmemeli.

İNANMIŞ YÜREKLİ 10 KİŞİ

ÜNUZ: Sizin gibi düşünen kaç kişi kaldı CHP’de?

ÇAKMUR:
Umutsuzluk, moral bozukluğu, karamsarlık çok kötü bir şey. Neden biliyor musunuz? Bağışıklık sistemini çökertir. Vücuda her türlü hastalık gelir, beyninizde de her türlü hastalık sizi işgal eder. Bu çok önemli. Şimdi Türkiye’deki insanların morali çöküyor, bağışıklık sistemi de çöküyor. Yani umutsuz ve mutsuz bir toplum oluyoruz. Size bir şey söyleyeceğim. Lütfen beni hayalperest olarak görmeyin. Ben hayalperest değilim, hiç olmamaya çalıştım. Ama hayal kurdum. Hayal kurmak suç değil. Güzel hayal kurarsınız öyle gerçekler gelişiyor. Her şey azla başlıyor inanmışlarla. Bana güvenin. Sakın bazıları şimdi alay eder. Adam ne konuşuyor, havada mı uçuyor, helyum yemiş balon mu bu? Değilim. İnanmamış on binler olacağına, inanmış yürekli 10 kişi olsun. 


DERS ALMAK LAZIM

YALDIZ: Başkanım çok teşekkür ediyoruz…

ÇAKMUR:
Yani ne olur, yeni parti olur filan. Ben şu olur, bu olur demiyorum. Ama ders almak lazım. Ve kızmadan dinleyin. Hemen böyle işaret parmağınızı sallamayın. Demokrasi eleştiri, özeleştiri rejimi. Tepeden inme baskı rejimi değil. Ders alın, dinleyin.

YALDIZ: Sanırım bu körle yatan şaşı kalkar misali, biraz bu üzüm üzüme baka baka bir şeyler oluyor. İşaret parmağını çıkarayım, gık diyeni partiden atayım. Ertuğrul Günay’ın partiden atılma süreci ile Birgül Ayman Güler’in CHP’den atılma süreci arasında yöntem bakımından bir fark yok.

ÇAKMUR
: Ya bir dakika, siz AKP’yle benzeşmeyin. Aynı metot, aynı yol. Salı günleri Genel Başkan çıkıyor, konuşuyor konuşuyor. Bütün hepsi yaşa var ol diyor. Şimdi muhalefete geliyorsunuz, bir Genel Başkan çıkıyor, konuşuyor bütün orada bulunanlar izliyor. Vücut dili de kullanıyor. Yenimahalle’den, Keçiören’den, İzmir’den gidenler belediye başkanlığını kafaya koymuş olanlar… Ben milletvekili olacağım diyen vücut dili. Genel Başkan konuşmasında sola yatarken, hep beraber hop sol doğru vücut dili. Adam sağa yatarken, hep beraber sağa… Vücut dili. Sonunda belediye başkanlığı var gördün mü? Siz milletvekili olarak meclise masal dinlemeye mi gittiniz?

 
Ne istediler, vermedik!
 
Dünyadaki her eve Türk malı girmeli
YORUMLAR
Toplam 27 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
ŞERİF AHMET KIRKURT 30 Ocak 2015 Cuma 08:44

AĞZINIZA SAĞLIK SEVGİLİ BAKANIM İNANÇLI ON ARASINDA HER ZAMAN YANINDAYIM

Yorumu oyla      13      5  
reco baba 22 Ocak 2015 Perşembe 23:58

ben demokrasiyi sevmiyorum arkadas...basa geleni bile on yil basindan atamiyorsun....omur zaten kac yil...

Yorumu oyla      13      5  
22 Ocak 2015 Perşembe 23:50

Galleria 'yı da sorsaydiniz keşke.Biz hiç unutmadik...

Yorumu oyla      12      5  
O.T 22 Ocak 2015 Perşembe 21:14

Buca'lı olacaksınız, Çakmur söz konusu olduğunda görmemezlikten, duymamazlıktan geleceksiniz. İzmir'i on yıllardır mesken tutacaksınız, Çakmur'un adı geçince 'fikrim yok' diyeceksiniz. CHP'li olacaksınız Yüksel Çakmur'dan bi haber olacaksınız. Mümkün mü? Değil ki, çok tıklanan ve okunan internet gazetesi Egede Son Söz seçim öncesi CHP'nin İzmir örgütünün nabzını tutmak adına Çakmur ile söyleşi yapmış. Doğru yapmış. İzmir siyasetinde 1970 li yıllardan bu yana kendini unutturmamış, kendisinden bahsettirmeyi başarmış, kitlelerle iletişim kurma dahisi Yüksel Çakmur'la bizleri buluşturmuş Egede Son Söz. Egede Son Söz'e teşekkür ediyor bundan sonrası için sazı elime alıyorum müsadenizle. Yüksel Çakmur'u tanımışlığım 1970 li yıllara uzanır. Bir fenomendir Çakmur. Yel değirmenleriyle döğüşen Don Kişot ile benzerliği ise hiç mi hiç yoktur. Ola ki 'roman kahramanlarına benzerliği varmıdır?' diye aklınızdan geçirdiniz. Yalan atmayayım, ben de aklımdan geçirmişimdir. İlginçtir, kendine has önemli özellikleri olan, düşünceleri ve davranışları ile fark yaratan bu kişilikle roman kahramanları arasında bağlantı kurmaya mecbur hissetmişimdir kendimi hep. Bakıyorum, not almışım yıllar önce isminin karşısına., D'artanyan. Alexandre Dumas'ın ünlü romanının silahşör karakteriyle ilişkilendirmişim Çakmur'u... Uzatmayayım, sadede geleyim. Yüksel Çakmur yaşına rağmen savaşçı ve şövalye ruhunu kaybetmemiş, görüyorum. TBMM'de de benim diyen sözüm ona genç nice siyasetçilerin yüzünü kızıla çalacağına da eminim. Ancak, (yeni) CHP kötü örnek olacağı gerekçesiyle önünü keser Çakmur ve benzer karakterlerin. Yanılıyormuyum?

Yorumu oyla      18      6  
HÜLOĞ 22 Ocak 2015 Perşembe 20:33

kongreler yaklaşıyor alırsın eline mikrofonu senden başka kimseye konuşma fırsatı vermezsin ülkeyi kurtarırsın ey eski vekil, ey eski başkan bit pazarına rağbet yok

Yorumu oyla      13      10  
chp emekcisi 22 Ocak 2015 Perşembe 19:41

Sayın Cakmur u kendisinin aday olmadığı bir seçim de gören varsa söylesin Berkin milletvekilliği için ölmedi ama sen 80 yaşında halen milletvekili olmaya çalışıyorsun

Yorumu oyla      14      8  
22 Ocak 2015 Perşembe 17:08

şirinyer pazar prjesini kastetmedim! PİRİŞTİNA'NIN adatepe seçim mitinginde adatepe'de verdiği KAPALI PAZAR YERİ SÖZÜNÜ kastettim...!!

Yorumu oyla      9      2  
derviş 22 Ocak 2015 Perşembe 17:05

bunun gibi dinozorlar sussun artık ya. berkin elvan diyo bi de utanmadan.

Yorumu oyla      13      11  
Lombak 22 Ocak 2015 Perşembe 16:40

Parti artık Pentagonkullarının partisi anlayın gari! Hani dün halktv'de çıktı ya. Anladınız siz... Pentagonlukulu ne yapar? Amed merkezli devlet mi kurar? Dersimli ne yapar? Amed merkezli devlete he mi der? Ay hadi haber spikeriniz de IMC'den Banu olsun...

Yorumu oyla      12      4  
PARTİLİ 22 Ocak 2015 Perşembe 16:27

Çakmur'un belediye başkanlığını bu izmir herzaman arıyor. Aziz kocaoğlu gibi zayıf değil bilgili, kentli herşeyden önemlisi CHP'li. Parti işlerine Aziz başkan kadar müdahale etmezdi.Koltuk aşkıyla değil hizmet aşkıyıla yanıp tutuşan bir adam yüksel çakmur. Aziz başkanla kıyaslanmayacak kadar halk adamı.

Yorumu oyla      23      6  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ne istediler, vermedik!
AK Parti İzmir Milletvekili Aydın Şengül, Ege’deSonsöz Sohbetleri’nde ...
Ben Erdoğan değilim, yerime Davutoğlu bırakmam
Ege’deSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Atilla Sertel, gazeteci Ümit Yaldız, ...
Ankara İzmir'i yozlaştırıyor!
Ege’deSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan İzmir Mimarlar Odası Başkanı Hasan ...
 
Ege'de yatırım yok!
Batıçim Genel Müdür Yardımcısı Feyyaz Ünal, Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin ...
Çöp nimettir!
Dünyada atık yönetimi konusunda lider isimlerden Alman Remondis firmasının ...
En ucuz pamuk olmayı hak etmiyoruz!
Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Barış Kocagöz, Türk pamuğunun dünyanın en ...
 
İktidar delikanlı olsun, göz boyamasın!
Tariş Zeytin ve Zeytinyağ Birliği Başkanı Cahit Çetin Ege’de Sonsöz Sohbetleri’nin ...
İzmir de ilericidir, Diyarbakır da…
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kıt kanaat yapılan kampanyaya rağmen aldığı ...
Başkanlığımın en zor dönemini yaşıyorum!
İzmir Eczacı Odası’nın 12 yıllık deneyimli Başkanı Tuncay Sayılkan konuk ...
 
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kelle Paça, 5Geyik, enformasyon, dezenformasyon
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘Evinizin sınırlarını kapatın!’
Kemal ARI
Kemal ARI
Tarihe not düşelim, camiler yine kapalı!
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Korona'nın sonuçları
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Neler oluyor?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde sezon başlamadan bitti
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva